“Çeviri; aslını gölgeden takip etmektir biraz da…”

“Çevirdim Dilim Yandı”, genç çevirmenlerin zevkle okuyacağı, kuramsal metinlerin sıkıcılığını taşımayan, sıcacık bir kitap. Aynı zamanda edebiyatla, dille ilgilenenlerin ve elbette meraklı okurun elinden bırakamayacağı bir kitap.

Çeviri; aslını gölgeden takip etmektir biraz da?

?İnsanın kendi yaşam çevresi dışındaki olgularla düşleri bilme çabasının bir sonucudur çeviri. Değişik toplulukların, ulusların, bilim, sanat, düşünce alanındaki çabalarını birbirleriyle paylaşabilme yoludur. (?) Bu yönüyle tek tek dillerin ötesinde bir ortak dildir, dillerin dilidir. Kıskanç bir tanrının, insanoğlunu bölüp dağıtmasından doğan olumsuz sonuçlara, Prometheus?ça bir başkaldırmadır.? (Göktürk 2002:5) cümleleri düşüyor usuma.

Çeviri; aslını gölgeden takip etmektir biraz da. Çevirmen, duracağı yeri bilirse güneş gibi, gölgeden büyük olduğu bile görülür. Asla orijinali kadar tat alamayacağınızı sansanız da, gölgenin vereceği hazlar da farklıdır. Üstelik yabancı dillerde bazılarımızın bir şeyler okuyabiliyor olması yalnız kendimize sunabildiğimiz bir armağandır. O okunanlar başkaları tarafından da okunup, dile getirilmedikçe ne kazandırır bize?

Çevirinin en değerli işlevlerinden biri, tanımadığımız bir düş ülkesinin kapılarını açabilmesidir hepimize. Üstelik çevirinin yadsınamayacak bir yönü de ülke edebiyatına katkılarıdır. T. Alkan?a göre; ?Çeviri edebiyatının, ülke edebiyatının diline en büyük katkısı, yeni anlatım olanakları sunmasıdır. Her yazarın anlatım tekniği aynı olmadığı için, hedef dilde de bu yazarların anlatımını karşılayacak bir anlatım bulmak gerekir. Bu yeni anlatım olanakları, hedef dili zenginleştirir.? (Alkan 2014: 233)

Çeviriye gönül vermiş, çalışmayı pek seven biri olarak çeviri üzerine de okumalarımı güçlendirmem gerektiğinin bilincindeyim. İşte tam da bu noktada, günlerdir elimden düşürmediğim bir kitap oldu Tozan Alkan?ın Varlık?ta yayınlanan çeviri üzerine denemelerinin derlemesi, ?Çevirdim Dilim Yandı?. Alkan; hatırlayacağınız üzere Ç.N adlı çeviri dergisini yönetmiş; çevirmene, dile, şiire, dünya yazınına bağlılığını ortaya koyan, derginin yaşaması için üstün çaba harcayan ve bu dergide modern dünya şiirinin örneklerini sunan bir çevirmen olarak iyi işlere imza atmıştır.

Alkan; bu denemelerle, Oscar Wilde?dan Borges?e, Nazım?dan Eyuboğlu?na, Anday?dan Çapan?a, Cemal Süreya?dan Tomris Uyar?a kadar pek çok yazın insanının edebi çeviriye yönelik düşüncelerini farklı açılardan ele alıyor. ?Onlar da çevirdi? diyerek Mustafa Kemal de dahil olmak üzere bu alanda ismi anılmayan pek çok kişinin çevirilerinden söz ediyor, ?Tanrım Ne Ağırdır Sözcükler? başlıklı bölümlerde ise, aktardığı anekdotlar ve örneklerle kültürün, dilin, sözcüğün önemini vurguluyor.

“Çeviri metin, kaynak metnin dil ile kültür dünyasını gereken ölçüde yankılandırmalıdır. Çevirmen, bir dilsel yapıtı yabancı bir dilde yeterli bir biçimde yeniden kurmaya yönelirken, yabancı olanın da elden geldiğince anlaşılmasını sağlamalıdır.? (Göktürk 2002: 40) Bu demektir ki; çevirmenin başat görevi, kaynak dildeki eseri kendi dilinin ve yazın geleneğinin olanakları elverdiğince canlı tutmaktır. T. Alkan da ??çevirmenin görünmez olması gerektiğiyle ilgili pek çok söz söylendi. (?) Çevirmene hakkını veren bir tek Novalis çıktı bugüne kadar. ?Çevirmen şairlerin şairidir.? diyerek, olduğundan daha büyük bir paye verir ona.? (Alkan 2014: 128) sözleriyle çevirmene hakkının teslim edilmesi gerektiğini belirtir.

Şiir, bütün hususiyeti edasında olan bir söz sanatıdır? derken Orhan Veli, şiirin biçim ve içerik açısından düz yazıdan ayrı, özgün, okurda duygu uyandırmaya yönelik, yaratıcılık taşıyan bir söz sanatları bütünü olduğunu vurguluyordu. Yaratıcılık, imge, ölçü ve seslerin ritmi gibi pek çok önemli etkenin varlığı, edebi çeviri alanının en tartışmalı ve en karmaşık yönü olan şiir çevirisinde kendini gösterir. Çevirmenin doğru çeviri yapabilmek adına hem kaynak metin yazarı karşısında hem de erek metin okuru karşısında ?sadakat? zorunluluğu olsa da, olanaklı olduğu kadar sadık ve gerektiği kadar serbest çevrilebilir bir şiir.

Bu yüzden, ?Her çeviri, bir bakıma, belli bir oranda da olsa, çevirmenin parmak izlerini taşır. (?) Yazın metinlerinin çevirmeni, kaynak metnin kafasında oluşturduğu kurmaca tasarımı, çeviri dilinde yeniden kurmak için, yaratıcı imgelemini sürekli kullanmak zorundadır.? (Göktürk 2002: 93) Alkan; kitabında yer alan denemelerinde Nazım?ın, Eyuboğlu?nun, Süreya?nın, Anday?ın, Çapan?ın bu konudaki görüşlerine yer verirken okurun da şiir çevirisi üzerine odaklanmasını sağlıyor. Şiiri şairlerin çevirmesi gerektiği genel kanısının bir yere kadar doğru olduğunu, şiir yayımlamamış yahut çevirileri şiirlerinin bir adım ilerisinde durmuş iyi şiir çevirmenleri de bulunduğunu anımsatıyor.

Çevirmenler, öteden bu yana pek çok hakarete, eleştiriye maruz kalmıştır. Etienne Dolet; Platon diyalogunu Fransızcaya çevirirken yaptığı üç kelimelik bir ekleme yüzünden Sorbonne İlahiyat Fakültesi tarafından suçlanmış, kafir durumuna düşürülmüş ve 3 Ağustos 1546?da 38. yaş gününde Paris?te yakılarak öldürülmüştür. Can Yücel; çevirileri nedeniyle Shakespeare şiirlerini ?çarpıtmakla? suçlanmıştır, bazı eleştirmenlerin Can Yücel?in çevirilerine karşı olan tutumunun altında, çevirmeni sadece aktarandan ibaret, erek metni ise özgün metne ?sadakati? derecesinde kıymetli gören anlayış yatmaktadır. T. Alkan, usta çevirmen Çapan?dan bahsederken şöyle der: ?Nurullah Ataç, Can Yücel gibi biçem ve söyleyiş özelliklerini çevirdikleri metinlere yansıtan bir çevirmen değildir Cevat Çapan. Ama onların sevapları günahlarından o kadar daha çoktur ki, eleştirmek aklının köşesinden bile geçmez.? (Alkan 2014: 267)

?Çevirdim Dilim Yandı?, genç çevirmenlerin zevkle okuyacağı, kuramsal metinlerin sıkıcılığını taşımayan, sıcacık bir kitap. Aynı zamanda edebiyatla, dille ilgilenenlerin ve elbette meraklı okurun elinden bırakamayacağı bir kitap. Denemelerin altında yayımlanma tarihleri de bulunsaydı okura tarihsel bir izlek de sunulmuş olurdu, lakin ne mutlu bana, bu denemeler şu yaz gününde çeviri yaparken bunaldığım her an yardımıma koşan cümleleri, güzel anıları barındırıyor.

Öznur Özkaya
http://ilerihaber.org/, 18-08-2014

Kaynakça:
*Çeviri: Dillerin Dili, Akşit Göktürk, YKY, 2002.

Künye: Çevirdim Dilim Yandı, Tozan Alkan, Mühür Kitaplığı, Nisan 2014, 274 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Derleme, Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Gölgelerde gezinen bir yazarın ayak izleri

Sevgili Halil Kardeş (Köye Mektuplar) kitabında yer alan birçok ayrıntı, Türk edebiyatının pek bilinmeyeni Yusuf Atılgan hakkında ilginç bilgiler barındırıyor."...

Kapat