Che : Gelecek Zaferlerin Komutanı – M. Şehmus Güzel

Che bugün yaşasaydı yapacağı ilk şey bürosundaki kapıyı çıkarıp atmak olurdu: Eğer bürosu ve bürosunun kapısı olsaydı.
Commandante Ernesto Che Guevara?nın nefret ettiklerinin başında BÜRO, BÜROKRASİ VE BUNLARA BAĞLI HER ŞEY GELİYORDU. O?nun devrimci, inanmış, samimi, içten, uçarı, çocuksu, insancıl, vefalı, yıkılmaz derecede insanoğlu insana inanmasının doğal sonucuydu bu.
O?na göre bürokrasi bütün dertlerin başında geliyordu. Bu nedenle Che?yi kravatlı kostümlü görmek olanaksızdır. Belki bir istisnası vardır: Küba?yı kesin olarak ve gizli biçimde terk ettiğinde kravat ve kostümlüdür ve hatta bıyık ve sakalını da kestirmiştir. Hepsi bu kadar… Ve bu da anlaşılabilir artık. Tebdil-i kıyafet zaruridir çünkü o durumlarda.
Bürokrasi Küba?da yeri olmayan, yeri olmaması gereken bir beladır. Onun için bütün vatandaşlar, kadın, erkek, çocuk, genç ve yaşlı Fidel Castro?ya sadece Fidel derler. Başkan?ın adı Castro değildir, sadece Fidel?dir. Ve Fidel vefalı demektir : Halkına ve inançlarına.
Bu nedenle, burada, orada veya şurada, kendilerini devrimci ilan edenlerin bir gazete, bir dergi, bir yayınevi, bir kitabevi açtıklarında ilk yaptıkları işin önce ?kendilerine? bir büro, önce ?kendilerine? bir sekreter yaklaşımı, « sayfalarında » bir tür derebeylikler kurmaları anlaşılamıyor. ?Kendileri? ve ?öbürleri? arasına birçok duvar pardon birçok kapı yerleştirmeleri çok garip. Bütün duvarların, hayır sadece bütün duvarların değil, bütün duvarların ve bütün kapıların yıkılması anında bürokrasiler de yıkılmış olacaktır. Che?den alınabilecek ilk derslerden biri mutlaka budur.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği?ni (SSCB) ziyaret ettiğinde gördükleri bu nedenle Che?yi tek sözcükle perişan etmiştir. O nedir öyle kravatlı kostümlü küçük ve büyük burjuva görüntülü adamlar. O bürolar, o kapılar, o sekreterler, o bilmem bin bir muameleler… Hani proleter eşitlik? Hani insanların kardeşliği? İşe bak sen: Lokantalarda bile işçilerin yemek yedikleri yer ayrı, ?şeflerinki? ayrı. Bir tarafta sıradan masa ve sandalyeler, tabak, çanak, çömlekler ve naylon bardaklar, öbür tarafta bembeyaz masa örtüleri, seçme tabak, çanak, çömlekler, kristal bardaklar ve müthiş bakımlı garson bayanlar. Pes !
Oysa Che için her şey çok açık ve çok basitti : Bilhassa bizde EŞİTLİK SAHİCİ, TAM VE HAKİKİ OLMAK ZORUNDADIR.
Che?nin Cezayir konuşması bu açıdan son derece önemlidir. Sadece bu açıdan da değil: SSCB içindeki ayrıcalıkların, SSCB?nin ?üçüncü dünya? ülkelerine sözüm ona ?yardımı?, ikiyüzlü ve fırsatçı ilişkileri ve daha pek çok şeyin eleştirilmesinin yazılı/sözlü belgesidir bu konuşması. Che?ye göre, SSCB, üçüncü dünya ülkelerini sömürmekten vazgeçmelidir. BİRARADA BİRLİKTE YAŞAMAK İLKESİNDEN YANA OLAN SSCB?ye rağmen, Che, ABD?ye karşı topyekûn savaş ilkesini savundu: İki, üç… daha fazla Vietnam, işte çizgimiz demesi bundan… Che?nin Küba?ya dönüşünde Fidel?le bu konu(lar) nedeniyle ciddi biçimde tartıştıklarını biliyoruz. Ve bunun üzerine Che, başka dünyalara gitmeye, kendi dünyasını oralarda yaratmaya karar verecektir. ÇÜNKÜ:
O?nun için, yaşam, boylu boyuna, boydan boya bir GERİLLA YAŞAMI OLABİLİRSE ANLAMLIDIR. Ve böyle bir yaşamda ne bürokrasiye, ne kravata ne de kostüme yer vardır. ?Yaşam bir sözcükle özetlenir o zaman: Gerilla.
Ama Bolivya dağlarında bile bürokrasi karşısına çıkar, bildik tipleri ve biçimleriyle : Bolivya Komünist Partisi sorumluları, hele genel sekreteri.
Che sev(e)medi bu adamları: Sizi gidi salon sosyalistleri sizi. Sizi gidi potansiyel bürokratlar. Küçük burjuva siyasetçiler…
Ama ihtilal her ?kapı?dan gelen yardımları en rasyonel biçimde bir potada eritme sanatı değil midir? Hele Bolivya gerillalarının daha hemen işin başında 60?ının 30?u Bolivya KP?sinden değil midir? Onların kendilerine ?eşya muamelesi? yapılmasını kabullenmeleri beklenemezdi. Bolivya KP?si nitekim mal ve adam gönderilmesinde vitesi hemen sıfıra çekti. Bolivya deneyiminde Che?nin en belirleyici hatası mutlaka buradadır: Bolivya KP?siyle ilişkilerinin sarpa sarmasında. Bolivya KP Genel Sekreteri?nin dayatmasında : ?Lider ben olmalıyım, madem ki gerilla Bolivya?da!? ısrarında ve Che?nin buna şiddetle karşı durmasında. Ama ne yapabilirdi ?
Sadece bu da değil herhalde: UMUDA yolculukta umutsuzluk taşınmamalı. Çünkü umutsuzluk bela, kaza ve ölüm getiriyor maalesef.

BOLİVYA?DA

Che, 12 Mart 1965?te Küba?yı terk etti. 1966 ekim sonu, kasım başında Bolivya?ya vardı. Şubat 1967?de Regis Debray Bolivya?da. Nisan 1967 sonunda Debray gerilladan, Che ile söyleşisinden, ayrılır ayrılmaz hemen yakalandı. Bunun üzerine Che?nin Bolivya dağlarında bulunduğu anlaşıldı. Daha önce belki tahmin ediliyordu ama kesinkes bilinmiyordu, Debray sayesinde bu artık açıklık kazanıyordu. Debray?ın bu konuda büyük bir sorumluluğu olduğu ortada. ( Bu konuda daha geniş bilgi için Fransa Mayıs 68 isimli kitabıma bakılabilir : Kibele Yayınları, İstanbul, 2010, s. 43-52.)
İşte o zaman Bolivya?da baskı, iz sürme ve zulümde bir üst vitese geçildi: 30 Mayıs 1967?de sıkıyönetim ilan edildi. Haziran ve Temmuz aylarında Bolivya Vietnam artığı yankeelerle dolduruluyor, ?eğitici? adı altında. Vietnam eskilerine, katillerine ?iş olanağı? yaratıldı.
14 Haziran?da Che 39. yaş yıldönümünü kutluyor. Madenciler grevde. Grevin başarısı merakla bekleniyor.
6 Ekim 1967?de, onca çatışma sonrasında Che ile bütünleşmiş 18 gerilladan kalan sadece 8 kişidir: Aç ve yorgun. Karşılarında ise 1.800 öldürücü, 1800 katil: Tepeden tırnağa silahlandırılmış askerler ve kan koklatılmış subayları, ABD?li eğitimciler, uzmanlar, CIA ajanları, Bolivya istihbarat elemanları, muhbirler…
7 Ekim 1967: Che?nin BOLİVYA GÜNLÜĞÜ sona eriyor.
Ama gerilla yaşamı sürüyor: Ertesi gün saat 11.30?da yeniden çatışma. Akşam üzeri, Bolivya dağlarında, cılız makilerinde, sıcaktan ve silah seslerinden ürkmüş kuşların tümü siperdeyken ve tek silah sesi duyulmazken Che yakalanıyor. Che çünkü bacağından yaralı. O gün, o akşam, o gece Che, yakındaki yoksullardan daha yoksul köyün ilkokul binasının en büyük sınıfında bekletiliyor, birbirine birleştirilmiş sıralar üzerinde, uzanmış. Che yaralıdır. Duvarda yazılar: KIŞ-İLKBAHAR-YAZ-SONBAHAR. İlkokul öğretmeni bayan, o gece, Che?ye iki yudum su, birkaç kaşık yiyecek sunuyor, yoksulluğunu büyük bir özveri ve çömertlikle Che ile paylaşıyor. Yarasını sarmak istiyor…
Bolivya İstihbarat Şefi Albay Zenteno ve CIA istasyon sorumlusu, La Paz?ın ABD?den gelecek emri kendilerine iletmesini bekliyorlar. Emir geliyor: ABD hükümeti, CIA aracılığıyla Che?nin katledilmesini emrediyor. Zenteno emri veriyor, Astsubay Madio Teran yaralı Che?yi katlediyor.
9 Ekim 1967?de Che alçakça böyle katlediliyor. Ve EFSANELEŞİYOR.
Astsubay Mario Terran bir yıl sonra yaptığı alçaklığın altında eziliyor: İntihar ediyor.
Bolivya İstihbarat Servisi şefi Albay Zenteno, emri verendir, Paris?te Bolivya Büyükelçiliği görevindeyken 1976?da Che?nin yoldaşları tarafından vuruluyor.
Che?nin yaralandığı, yakalandığı, gözaltında tutulduğu ve alçakça öldürüldüğü köyün ve çevredeki köylerin çocuk, kadın ve erkekleri için Che artık bir « aziz »dir. Son derece dinci, son derece inanmış köylüler için Che artık bir « peygamber »dir. Gidin sorun inanmıyorsanız. İşte bir duvar yazısı :
?Teşekkürler Che. Öyle bir ölüm ki asla ölmeyen. Sen bizim ışığımızsın.?
Che?nin musalla taşının duvarlarında yazılıdır bunlar. Dahası mı? İşte şunlarda orada yazılıdır:
?Senin kavgan bizim yaşam yolumuzdur.?
Önemli olan: Esperanza?yı (umudu) la vida ile (yaşamla) kurtarmaktır.
1997?de, Che?nin Afrika?daki gerilla yıllarının delikanlısı Laurent Desire Kabilla, 30 yıllık Mobutu iktidarını Zaire?nin yazgısından silip attı. Zaire, Demokratik ve Cumhuriyetçi Kongo adını aldı. Elbette Kabila bilinen gerillalardan değildi. Bir parça işveren-gerillaydı. Ama neticede altmışlı yıllarda Che ile tasarladıkları ve gerçekleştirmeye çalıştıkları yöntemle Zaire?nin doğusundan başlattığı gerilla eylemleriyle Zaire?nin baş belalarını silip süpürdü.
21. Yüzyılın başında Güney Amerika?da bir iki istisna dışında güneyden kuzeye, doğudan batıya bütün devletlerde seçimlerle işbaşına gelenler Che derslerinden geçer not alanlardır. Bu seçim zaferleri aynı zamanda Che?nin, evet O?nun, yankeelerden ve yerli işbirlikçilerinden tarihi rövanşıdır.
Onun için Che gelecek zaferlerin komutanıdır.
Onun için Marcos kendisine sadece Ast-Kumandanlığı uygun görür.
Onun için Che yarınların ütopyasıdır.

Yazan : M. Şehmus Güzel

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Uzun Yaşanmış Bir Akşamdan Bilinç Sahneleri ? Mert Sarı

İstiklal Caddesinde, Neco?yla yüksek bir yapının teras barındayız. Teras barın görüş alanı İstanbul?un ana manzarasını çepeçevre kuşatıyor. Necoya soruyorum: Neco,...

Kapat