
İnsanı diğer canlı türlerinden ayıran en önemli özellik, sahip olduğu duygu ve düşünceleridir. Yaşamda sağlıklı ilişkiler kurabilmenin temel koşullarından birisi ise, duygu ve düşüncelerin uygun ve doğru bir şekilde dışarıya yansıtabilmesidir. (Kim, 2002). Öte yandan romantik ilişkiler, bilgi ve duygu alışverişinin yoğun şekilde yaşandığı bir ilişki biçimi olarak, yaşamın çok önemli ve vazgeçilmez bir yönünü oluşturmaktadır .(Collins, 2003)
Bu noktada, romantik ilişkilerin bireylerin ruh sağlıkları üzerinde etkili olabileceğini belirten araştırmacılardan biri olan Jack (1991), birçok toplumda kadınlarda, erkeklere göre daha yaygın şekilde görülen ve ciddi bir ruhsal problem olan depresyonu, romantik ilişkilerde görülen “kendini susturma” kavramıyla ilişkisi bağlamında açıklamaya çalışmıştır.
“Bireylerin yakın ilişkilerinde kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi engellemeleri” şeklinde tanımlamıştır.
Jack’e göre (1991) kendini susturma; bireylerin romantik ilişkilerini nasıl sürdürecekleri hakkında geliştirdikleri inançlarıyla birlikte bir grup davranışı beraberinde getiren, özellikle düşünce ve duyguların yoğun şekilde bastırılmasını ve partnerinin isteklerine uyum sağlanmasını içeren bilişsel bir şemadır.
Kendini susturma kavramına göre, cinsiyetçi toplumlarda kadınların romantik ilişkiler hakkında cinsiyet temelli beklenti ve tutumlarını içeren birtakım şemaları vardır ve bu şemalar partnerlerine yönelik uyum sağlayıcı bir bağlılığı gerektiren bağlanma davranışlarını beraberinde getirmektedir (Jack, 1999). Sözü edilen bağlanma davranışları, kadınların kendi istek ve düşüncelerinin, partnerinin istek ve düşünceleriyle çeliştiği noktada, kendilerini ikinci plana atarak, düşüncelerinin ve duygularının yoğun şekilde bastırılmasını ve partnerinin isteklerine uyum sağlayacak şekilde kendini gösteren bir dizi tutum ve davranışı içermektedir. (Jack ve Dill, 1992)
Kendini susturan bireyler başkalarının istek ve ihtiyaçlarına kendininkinden daha fazla önem verir. ( Jack 2003). Bu durumda kişinin kendinden feragat etmesi söz konusudur. Rand, akıl dışı değerleri temel alan ahlak öğretilerine göre bireyin varoluşunun asıl nedeninin kendini feda etmesi ve başkalarına hizmet etmesi olduğunu ileri sürer. (Can 2019). Dolayısıyla bu kavramda bireyin başkalarının istek ve ihtiyaçlarını kendi istek ve ihtiyaçlardan daha fazla önemsemesi (kendini kurban olarak görme), medyadan aktarılan güzellik ölçütlerinin gerçek dışı standartlara neden olarak kadınların kendilerini katı bir tutumla değerlendirmesi (dışsallaştırılmış benlik algısı), duygulara ilişkin yabancılaşma eğilimi ile benliğin bölünmesi (bölünmüş benlik) ve kendini ifade etmenin engellenmesi (kendini susturma) vurgulanmaktadır.
Erkeksi cinsiyet özelliklerin baskın olduğu kültürde kadınlar, kim olmaları gerektiğine ya da kim olduklarına ilişkin normlarla karşı karşıya kalırlar. Bu tür toplumlarda kendini susturma kadınlara özverili, hoşgörülü ve sevgi dolu olmayı empoze eden değer, norm ve imgelerdir ( Jack ve Ali 2010). Söz konusu baskının sonucunda kadınlar yakın ilişkilerinde sıklıkla kendini susturmaya başvururlar. (Zoellner ve Hedlund 2010). Bu durum toplumsal cinsiyete ilişkin özelliklerin yanı sıra ilişkinin sona erme korkusundan da etkilenmektedir ( Jack 1991). İlişkilerin sonlanması tehditi, yalnızlık duygusunu çağrıştırmaktadır. Yalnızlığa ilişkin olumsuzlukla başa çıkmak için kendini susturmaya başvuran kadınlar, bu kez de kendini susturmanın getirmiş olduğu olumsuzlukla karşı karşıya kalabilir. Bu durumda kadınların kendini sıkışmış ve baskı altında hissetmeleri olağandır. Öyle ki ilişkilerin sonlanmasıyla oluşan yalnızlık ve kendini susturma birey için hoşa gitmeyen bir durumdur. ( Jordan 2010).
Kendini susturmanın çıkış noktası her ne kadar kadınlar tarafından aktarılan söylemlerden oluşsa da, ilgili alanyazına bakıldığında erkeklerin de kimi zaman kendini susturduğu görülür (Smolak 2010). Kadınların ilişkilerini devam ettirmek için tercih ettikleri sessizliği erkekler; özerkliklerini korumak, ilişkilerde etkileşimleri kontrol altına almak ve mesafe koymak amacıyla kullanabilirler. Dolayısıyla hem kadınlar hem de erkekler için kendini susturmanın olumsuz çıktıları olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, kadınlarda kendini susturmayla ilgili araştırmalar, erkeklere göre sayıca daha fazladır. İlgili alanyazın da kendini susturmanın genellikle kadınlara özgü bir kavram olduğu görüşünü desteklemektedir. ( Jack ve Ali 2010).
Çoğu zaman çatışmadan kaçınmak, uyumu ve ilişkileri sürdürme hedeflenerek kişinin benliğini istekleri doğrultusunda ortaya koymayı engellemeye yatkınlığı şeklinde kavramsallaştırılmaktadır.
Kendini susturma, ilişkinin devamını sağlamak için geliştirilen stratejilerden de olsa sadece yakın ilişkilerle sınırlı değildir. İş yeri ilişkileri, takım çalışmaları ve meslektaşlarla olan ilişkiler bağlamında da ortaya çıkmaktadır. (Maji & Dixit, 2020). Bireylerin, arzu ve ihtiyaçlarının ifade edilmesi için desteklenmediği ilişkilerde kullandığı kendiliğini bastırma yöntemidir (Baeza ve ark., 2022). Kişiler, ilişkiyi kaybetme korkusuyla güdülenen kendini susturmayı kullanırken ilişkideki çatışmayı hissettiğinde; öfkesini açığa vurmadan, saklayarak gerçek olmayan bir uyum sergilerler. (Maji & Dixit, 2018). Yani kişilerin, yıkıcı duyguları ifade etmek yerine sessiz kaldıkları pasif bir tutumu işaret eder. (Jack, 2003)
İnsanlar çoğu zaman fedakârlığa, yakın ilişkilerde önemli bir yer atfeder ve sevgiyi tanımlarken de bunu fedakârlık üzerinden açıklar. (Noller, 1996). İlişkilerinde mutlu olma ve doyum sağlamaktan ziyade; çatışma, reddedilme ve nesne kaybından uzaklaşmayı önceleyen bu fedakârlık örüntüsünü güdüleyen mekanizma, kaçınma temelli bir özellik taşımaktadır. (Gable & Reis, 2001). Bu nedenle kaçınma temelli fedakârlık içeren bu düzenleme, ilişki içinde olumsuz örüntülerin ortaya çıkma olasılığını artırmaktadır. (Maji & Dixit, 2018). Bireyin yakın ilişkilerde uyumu sürdürmek için kendini susturmaya başvurup çaba göstermesine karşın; dikkat çeken bir şekilde ilişkideki kişiler arasında samimiyet beklenen zamanlarda duygusal mesafe ortaya çıkar. (Jack, 2011). Jack (1991) tarafından, depresyona olan eğilimle ve kadınların partnerleriyle olan ilişkilerindeki temellerle oluşan kendini susturmanın gidişatının dört boyutu tanımlanmıştır.
Kendini susturma, dört bileşenden oluşan “Kendini Susturma Ölçeği” (STSS) ile ölçülen bir kavramdır. İlki bireylerin kendilerini, kendi standartlarının aksine dış dünyanın yargılarıyla ele aldığı tutumları barındıran dışsallaştırılmış benlik algısı, ikincisi ilişkiyi sürdürmeyi amaçlayarak başkasını ön planda tutmasını barındıran fedakârlık, ilişkinin sonlanmasını önlemek amacıyla kendisinin duygu ve davranışlarını kısıtlamasını barındıran kendini susturma ve son olarak iç dünyasından çok dış dünyayı önemseyen, kendi deneyimlerinden uzaklaştığı benlik algısını barındıran bölünmüş benliği ifade etmektedir .(Jack ve Dill, 1992).
Kendini Susturmanın Boyutları Jack (1991) tarafından kavramlaştırılan kendini susturma teorisi dışsallaştırılmış benlik algısı, bölünmüş benlik, kendini feda etme ve benliği susturma olarak dört boyutta incelenir. Dışsallaştırılmış benlik algısı, kişinin kendini dış dünyanın belirlediği ölçülere göre değerlendirmesidir. Dışsallaştırılmış öz-algı, olumsuz özyargılamayı teşvik eden ve güçlendiren ve dış standartlar aracılığıyla yargılamayı içerir. Bölünmüş benlik, bireylerin duygu ve düşüncelerini bastırdığı ölçüde içsel benlik ve dışsal “sahte” benliği arasındaki bölünmeyi belirtir. (Jack ve Dill, 1992). Kendini feda etme, kendi ihtiyaçlarının geri plana atarak ilişkilerini sağlama almasına karşılık gelmektedir.Kendini susturma, benliği susturmak, kişinin sözlü ifadelerini engelleme ve potansiyel çatışmadan ve bu yakın ilişkinin olası kaybından kaçınmak için davranışlarını değiştirme eylemidir. (Jack, 1992)
Kendini susturma şemasına göre, kendini susturma düzeyi yüksek olan bireyler, sosyal ve duygusal açıdan güvenliklerini koruyabilmek, sevgilisinin/eşinin kendisini terk etmesine engel olmak ve onunla bağlılığını sürdürmek gibi birtakım nedenlerle, oldukları gibi davranabilme, kendi ihtiyaç ve gereksinimlerini fark edip ifade edebilme gibi becerilerden yoksun bir tutumu benimsemektedirler. Böylesine bir tutum, sürekli bir şekilde partnerini önceliklendirmeyi ve uyum sağlamayı içerdiği için, bir süre sonra kişinin kendi deneyim ve duygularından uzaklaşmasına, karşıdakine yönelik öfke gibi negatif duygularını bastırmasına, özsaygısının azalarak, duygusal açıdan zedelenmesine ve depresyona yatkınlığı beraberinde getirebilmektedir .(Thompson, 1995)
KENDİNİ SUSTURMA ÖLÇEĞİ
Kendini Susturma Ölçeği, bireylerin hetoreseksüel romantik ilişkilerinde, kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi engelllemelerini içeren suskunluk düzeylerinin derecesini değerlendirmek amacıyla Jack (1991) tarafından geliştirilmiş olan 31 maddelik kendini değerlendirme türü bir envanterdir. Jack ve Dill (1992) Kendini Susturma Ölçeği’nin faktör analizini yaptıkları çalışmalarında, ölçeğin dört faktörlü bir yapıda olduğunu ve bu doğrultuda faktörlerin Dışsallaştırılmış Benlik Algısı (6 madde), Fedakarlık (9 madde), Kendini Susturma (9 madde) ve Bölünmüş Benlik (7 madde) olduğunu belirlemişlerdir
Jack (1991) tarafından geliştirilmiş bu ölçekte yer alan “Sevgilimin/eşimin ihtiyaçları ve duyguları benimkilerle ters düştüğünde, kendi ihtiyaç ve duygularımı her zaman açıkça ifade ederim” şeklindeki her bir madde, 5’li likert tipi bir değerlendirmeyle yanıtlanmaktadır, 1: hiç katılmıyorum – 5: tamamen katılıyorum olmak üzere katılımcılardan, romantik ilişkilerdeki etkileşimlerinde söz konusu olan tutum ve davranışları içeren ölçek maddelerini derecelendirerek işaretlenmeleri istenmektedir. Jack (1991) gerçekleştirdiği bu çalışmada, bu üç kadın grubundan elde edilen ölçek toplam puanı ve alt ölçekler için hesaplanan puan ortalamalarını kendini susturma düzeyi için kesim noktası olarak kabul etmiştir. 31 maddeden oluşan ölçek maddelerini değerlendirirken, 1, 8, 11, 15 ve 21. maddelerin ters kodlanması gerekmektedir. Sonuç olarak, KSÖ’den alınabilecek en yüksek toplam puan en 155 ve en düşük toplam puan ise 31 olarak belirlenmiştir. KSÖ’den alınan yüksek puanlar yüksek puanlar, geleneksel açıdan toplumsal olarak belirlenmiş beklentileri karşılamaktadı
Alt ölçekler
Dışsallaştırılmış Benlik Algısı: Bu alt ölçek bireyin kendisini diğer insanlar tarafından belirlenmiş olan standartlara dayalı olarak değerlendirme ve yargılama eğilimi ile ilgili maddeleri kapsamaktadır. 6 ölçek maddesini içermektedir. 6, 7, 23, 27, 28 ve 31 numaralı maddeler bu alt ölçek kapsamındadır
Fedakarlık: Bu alt ölçek, kişinin başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyarak, ilişkilerini güvenceye alma hakkındaki eğilimlerine ilişkin maddeleri kapsamaktadır. 8 ölçek maddesini içermektedir. 1, 3, 4, 9, 10, 12, 22 ve 29 numaralı maddeler bu alt ölçek kapsamındadır. Yani kişinin ihtiyaçları ilişki kurduğu kişinin ihtiyaçları ile çeliştiği zaman, kendi isteklerinden vazgeçip vazgeçmeme eğilimi göstermesini ve buna yönelik hangi davranışı seçeceği ile ilişkilidir
Kendini Susturma Bireylerin kendilerini ifade etmeyi engellemelerini ve romantik ilişkilerinde olası bir anlaşmazlık, çatışma, intikam ya da kayıp gibi negatif durumları yaşamaktan kaçınmak ve ilişkilerindeki güveni korumak amaçlı kendilerini ifade etmeyi bastırma eğilimlerini değerlendirmeyi içeren bir alt ölçektir. Bu alt ölçek 9 maddeden oluşmaktadır ve 2, 8, 14, 15, 18, 20, 24, 26, 30 numaraları maddeleri kapsamaktadır.
Bölünmüş Benlik Kişinin kendisi için önemli bir yakın ilişki içindeyken, kendi duygu ve düşüncelerini saklayıp bastırmasından doğan, gerçek benliği ve geliştirdiği sahte benlik duygusu arasındaki uyumsuzluğun yarattığı tutum ve davranışları değerlendirmeyi içeren bir ölçektir.Bu alt ölçek 7 maddeden oluşmakta ve 5, 13, 16, 17, 19, 21 ve 25 numaralı maddeleri kapsamaktadır.
KENDİNİ SUSTURMA ÖLÇEĞİ
Lütfen aşağıda sıralanan durumlarla ilgili nasıl hissettiğinizi en iyi ifade eden sayıyı yuvarlak içine alınız. Eğer şu anda bir yakın ilişkiniz yoksa en son yakın ilişkinizde nasıl hissettiğinize ve davrandığınıza göre yanıtınızı belirtiniz.
Kesinlikle katılmıyorum:1
Katılmıyorum :2
Kararsızım:3
Katılıyorum:4
Kesinlikle katılıyorum :5
1. Önceliği kendime vermenin en iyisi olduğunu düşünürüm. Çünkü kendimden başka kimse beni düşünmez. 1 2 3 4 5
2. Çatışmaya neden olacağını bilirsem, romantik ilişkimde duygularımı dile getirmem. 1 2 3 4 5
3. Birini önemsemek demek, onun ihtiyaçlarını kendiminkilerin önüne koymaktır. 1 2 3 4 5
4. Kendi ihtiyaçlarımı sevdiklerimin ihtiyaçları kadar önemli saymak bencilliktir. 1 2 3 4 5
5. Yakın ilişkideyken kendim gibi olmayı, yalnızken kendim gibi olmaktan daha zor bulurum. 1 2 3 4 5
6. Diğer insanlar beni nasıl görüyorsa ben de kendimi öyle görme eğilimindeyim. 1 2 3 4 5
7. Günümüzde insanlardan yapması beklenen şeyleri yaptığım taktirde kendimden memnun olurum.” 1 2 3 4 5
8. Sevgilimin/eşimin ihtiyaçları ve duyguları benimkilerle ters düştüğünde, kendi ihtiyaç ve duygularımı her zaman açıkça ifade ederim. 1 2 3 4 5
9. Yakın ilişkide benim sorumluluğum, diğer kişiyi mutlu etmektir. 1 2 3 4 5
10 Birine değer vermek demek, ben farklı bir şey yapmak istesem bile, onun istediğini yapmayı seçmek demektir. 1 2 3 4 5
11. İyi hissetmek için, özgür ve kendime yeterli hissetmem gerekir. 1 2 3 4 5
12. Yapabileceğim en kötü şeylerden biri, bencil olmaktır. 1 2 3 4 5
13. Sevgilimi/eşimi memnun etmek için, belli bir şekilde davranmam gerekirmiş gibi geliyor. 1 2 3 4 5
14. Yakın ilişkilerde yüzleşmeyi göze almaktansa sessiz kalmayı tercih ederim. 1 2 3 4 5 70
15. Sorunlara ya da anlaşmazlığa yol açacağını bilsem bile duygularımı sevgilime/eşime dile getiririm. 1 2 3 4 5
16. Dışardan bakıldığında genellikle mutlu görünürüm ama kendimi içten kızgın ve isyankâr hissederim 1 2 3 4 5
17. Sevgilimin/eşimin beni sevmesi için ona, kendimle ilgili bazı şeyleri söylemem. 1 2 3 4 5
18. Sevgilimin/eşimin ihtiyaçları ya da fikirleri benimkilerle çeliştiği zaman, kendi görüşümü ortaya koymak yerine genellikle onunla hemfikir olup, konuyu kapatırım. 1 2 3 4 5
19. Yakın ilişkide olduğum zaman, kim olduğum hissini kaybederim. 1 2 3 4 5
20. İlişkide benim için önemli bazı ihtiyaçlarım karşılanamayacak gibi göründüğünde, aslında o ihtiyaçlarımın o kadar da önemli olmadığını düşünürüm. 1 2 3 4 5
21. Sevgilim/eşim, beni ben olduğum için sever ve takdir eder. 1 2 3 4 5
22. Kendim için bir şeyler yapmak, bencilliktir. 1 2 3 4 5
23. Karar verirken, kendi düşüncelerimden ve görüşlerimden ziyade diğer insanların düşünce ve görüşleri, beni daha fazla etkiler. 1 2 3 4 5
24. Öfkemi yakınlarıma nadiren açığa vururum. 1 2 3 4 5
25. Sevgilimin/eşimin, “gerçek beni” bilmediğini hissederim. 1 2 3 4 5
26. Sevgilimin/eşiminkilerle ters düştüğü zaman, duygularımı kendime saklamanın daha iyi olduğunu düşünürüm. 1 2 3 4 5
27. Çoğunlukla diğer insanların duygularından sorumlu olduğumu hissederim. 1 2 3 4 5
28. Diğer insanların nasıl hissettikleriyle ilgili daha fazla düşündüğüm için, kendimin ne düşünüp ne hissettiğimi bilmekte zorlanırım. 1 2 3 4 5
29. Yakın ilişkide, karşımdaki mutlu olduğu sürece, genellikle ne yaptığımızı önemsemem. 1 2 3 4 5
30. Yakın ilişkilerimde sorun yaratmaması için, duygularımı bastırmaya çalışırım. 1 2 3 4 5
31. Kendime koyduğum standartları hiçbir zaman karşılayamayacağım gibi geliyor. 1 2 3 4 5
Kaynakça
Can M (2019) Rasyonel Bencillik Ahlakı. Ankara, Elis Yayınları.
Jack DC, Ali A (2010) Introduction: Culture, self-silencing, and depression: A contextual-relational perspective. In Silencing the Self Across Cultures. (Eds. DC Jack, A Ali):3-17. New York, Oxford University Press.
Özgün , E.( 2026)Çocuklukta Algılanan Ebeveyn Kabul Reddi ile Kendini Susturma Arasındaki İlişkide Benlik İkileminin Aracılık Rolü .Yüksek Lisans Tezi. T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Klinik Psikoloji. İstanbul,
https://toad.halileksi.net/wp-content/uploads/2022/07/kendini-susturma-olcegi-toad.pdf
Jack, DC ve Dill, D. (1992). Kendini Susturma Ölçeği: Kadınlarda depresyonla ilişkili yakınlık şemaları. Kadın Psikolojisi Dergisi, 16, 97-106. https://doi.org/10.1111/j.1471-6402.1992.tb00242.x