Jung’un Parapiskoloji, Okültizm, Simya, Gnostisizm ve Astrolojiyle İlişkisi Nasıl Başlamıştır ?

Jung’un parapsikoloji, okültizm, simya, astroloji ve mistisizm gibi “bilim dışı” görülen alanlara olan ilgisi, çocukluğundaki açıklanamayan deneyimlerden başlayıp, üniversite yıllarındaki somut olaylarla pekişen ve olgunluk döneminde tarihsel/psikolojik bir zemine oturan ömür boyu süren bir araştırmadır. 1. Parapsikoloji ve Okültizm: Üniversite Yılları ve “Poltergeist” Olayları Jung’un bu konulara bilimsel merakı üniversite yıllarında başlamıştır. Bir arkadaşının babasının

okumak için tıklayınız

Jung ve Nietzsche

Jung’un Nietzsche okumaları ve ona dair değerlendirmeleri, hayranlık, korku ve derin bir psikolojik analizin iç içe geçtiği karmaşık bir süreci yansıtır. Jung, Nietzsche’yi kendisi için hem bir “paralel kader” hem de büyük bir “uyarı levhası” olarak görmüştür. Jung’un Nietzsche ile ilgili deneyimi ve değerlendirmeleri şu başlıklar altında toplanabilir: 1. Başlangıçtaki Çekince ve Korku Jung, tıp

okumak için tıklayınız

Genç Jung’un Yol Ayrımı: Üniversite Yılları, Yoksulluk ve Ruhların Peşinde

Carl Gustav Jung dendiğinde aklımıza genellikle yaşlı, bilge, pipo içen ve insan ruhunun derinliklerini çözen o ikonik figür gelir. Ancak Jung her zaman böyle değildi. 19. yüzyılın sonlarında Basel Üniversitesi’nin koridorlarında dolaşan Jung; parasızlık çeken, geleceği hakkında kararsız ve içinde taşıdığı iki farklı kişilikle boğuşan genç bir öğrenciydi. Bu yazıda, analitik psikolojinin kurucusunun üniversite yıllarında

okumak için tıklayınız

Bodrum Transfer Hizmeti ile Vip Yolculuğa Adım Atın

Bodrum’a geldiğiniz anda sizi sıradan bir ulaşım hizmeti değil, tamamen size özel planlanmış bir yolculuk karşılasın istiyoruz. Bodrum’un yerel firması olarak uzun yıllardır bu bölgede hizmet veriyor, misafirlerimize yalnızca bir araç değil, güvenli ve konforlu bir transfer deneyimi sunuyoruz. Özellikle Bodrum Havalimanı transfer hizmetimiz ile Milas–Bodrum Havalimanı’ndan itibaren tüm süreci sizin adınıza yönetiyor, Bodrum’daki yolculuğunuzu ayrıcalıklı bir

okumak için tıklayınız

İYİLİK HALİNİN BOYUTLARI / Psk. Banu Beyaz

“Wellness” kelime karşılığı olarak “iyi oluş” “esenlik” terimleri ile açıklanmış fakat uluslararası açıklamalarda iyilik hali “Well Being” olarak tanımlanmıştır. “Bireyin kendi ve sosyal çevresinde fiziksel, zihinsel ve ruhsal bütünlüğü ile en üst düzeyde sağlıklı yaşam tarzını benimsemesi” tanımı alan yazında kabul gören iyilik hali tanımı olmaktadır (Myers, vd., 2000). Yaşadığımız çağa göre, iyilik hali yalnızca

okumak için tıklayınız

“Kanunsuz” Bir Grevin Öyküsü Kavel / 1963 – Zafer Aydın

Zafer Aydın “Kavel 1963’te, Türkiye işçi sınıfı tarihinde önemli grevlerden biri olan ve 36 gün süren Kavel Kablo Fabrikası grevini anlatıyor. Türkiye Maden-İş Sendikası’na üye 220 işçinin başlattığı grevi önemli kılan başlıca husus, 1961 Anayasası’nın işçilere tanıdığı grev hakkının nasıl kullanılacağına dair yasal düzenleme olmadan yapılmış olmasıydı. Ayrıca İş Yasası’nda grev yasağı sürerken hayata geçirilmiş

okumak için tıklayınız

OLUMLU SOSYAL DAVRANIŞ (PROSOSYAL DAVRANIŞ) -PSK. BANU BEYAZ

Davranış  kavramı organizmayı bedensel ve zihinsel olarak etkileyen uyarıcılara karşı verdiği tepkiler olarak ele alınabilir ve kişinin bütün yaşamını kapsar. Davranış canlı olmakla yaşamakla özdeştir. (Eroğlu, 1998, s. 13; Karaduman, 2013, s. 56) Aristo’nun deyimiyle sosyal bir varlık olan insan, tarihin en eski çağlarından bu yana sosyal birliktelikler kurmuş ve oluşturduğu bu kollektif alanda hayatta kalabilmek

okumak için tıklayınız

Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük katliam kampı Auschwitz’den Alman halkının haberi var mıydı?

Nazi Almanyası’nda sıradan Alman vatandaşlarının Holokost’tan, özellikle de Auschwitz-Birkenau gibi imha kamplarından ne ölçüde haberdar olduğu, tarihçiler arasında “kolektif suçluluk” ve “kamusal bilgi” ekseninde en çok tartışılan konulardan biridir. Bu durumun analizi; propaganda, sosyal psikoloji ve devlet terörünün iç içe geçtiği karmaşık bir yapıyı ortaya koyar. Alman halkının bu süreçteki konumunu üç ana başlıkta inceleyebiliriz:

okumak için tıklayınız

Kohlberg’in Ahlaki Gelişim Evreleri İle Olgular Üzerinde Çalışma ve Ahlaki Eğitim – Banu Beyaz

Bu çalışmada literatürden hareketle ahlak, ahlaki gelişim, ahlaki evre, ahlaki ikilem kavramları açıklanmış daha sonra Kohlberg’in ahlaki gelişim evreleri tanıtılmış, kendisinin de araştırmalarında kullandığı meşhur eczacı ikilemi üniversite öğrencileri ile çalışılmış, dört olgunun yanıtlarından örnekler verilmiş, değerler ve ahlaki gelişimi özendirme yolları üzerinde durularak yazı sonuçlandırılmıştır. Ahlak, Latince kökenli “moral” (morality-moralitas) sözcüğünün karşılığıdır.Latincedeki anlamı ile

okumak için tıklayınız

Bir halk kendini “özel”, “seçilmiş”, “haklı” görmeye başlarsa ne olur?

Toplulukların kendilerini “özel”, “seçilmiş” veya “mutlak haklı” olarak tanımlamaları, bireysel kimliğin ötesinde kolektif bir bilinç inşa eder. Bu bilinç, dayanışmayı güçlendirebildiği gibi, dışlayıcılık, ahlaki üstünlük yanılsaması ve sistematik şiddet üretme potansiyeli de taşır. 1. Kavramsal Çerçeve Bir halkın kendini “özel” veya “seçilmiş” görmesi, sosyolojide kolektif üstünlük inancı olarak ele alınır. Bu, grubun diğerlerinden ahlaki, tarihsel ya da

okumak için tıklayınız

D.W. Winnicott’un, C.G. Jung’u Analizi

Winnicott, Jung’un Anılar, Düşler, Düşünceler Adlı otobiyografisini inceler ve. International Journal of Psycho-Analysis’teki (1964) eleştiri yazısı yazar. Bu yazıda Winnicott, Jung’un yaşamını ve teorisini psikanalitik bir perspektifle, özellikle nesne ilişkileri kuramı üzerinden radikal bir şekilde yeniden yorumlar. Winnicott’un Jung analizindeki temel saptamalar ve bunların nedensellik bağları şu başlıklar altında toplanabilir: 1. Temel Teşhis: “İyileşmiş Çocukluk

okumak için tıklayınız

Carl G. Jung’un 1 ve 2 Numaralı Kişiliklerinin Psikodinamiği

Jung’un “Anılar, Düşler, Düşünceler” adlı otobiyografisinde ve Winnicott’un analizinde detaylandırıldığı üzere, Jung’un 1 ve 2 Numaralı kişilikleri birbirine zıt karakter özelliklerine, ilgi alanlarına ve zaman algılarına sahipti. Jung, bu iki kişiliğin iç dünyasında neler yaptığını ve nasıl hissettiğini şu şekilde tanımlar: 1 Numaralı Kişilik: “Okul Çocuğu ve Günlük Benlik” 1 Numaralı kişilik, Jung’un dış dünyaya

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung’un Anne ve Babasının Psikodinamiği

Jung’un Anılar, Düşler, Düşünceler adlı otobiyografisi ve D.W. Winnicott’un Jung’a dair yazdığı eseri incelediği psikanalitik eleştirisi ışığında; Jung’un anne ve babasının psikodinamiği, ebeveynlerin kendi içsel çatışmalarının Jung’un kişiliğinde nasıl bir bölünmeye ve sonrasında bir iyileşme çabasına yol açtığı üzerinden yorumlanabilir. 1. Anne Figürü: İkili Kişilik ve Depresyon Jung’un annesi Emilie Jung, Jung’un iç dünyasındaki bölünmenin

okumak için tıklayınız

Hastalığın ‘İkincil Kazançları’ Kavramı Jung’un Nevroz Analizinde Ne Anlama Geliyor?

Jung’un kendi yaşam öyküsünde ve nevroz analizinde “ikincil kazançlar”, hastalığın kişiye sağladığı “gerçeklikten kaçış” olanağını ve sorumluluklardan sıyrılma avantajını ifade eder. Jung, bu kavramı çocukluğunda yaşadığı ve “nevrozun ne olduğunu öğrendiği” bayılma nöbetleri deneyimi üzerinden somutlaştırır. Jung’un deneyimine göre ikincil kazançların işleyişi şöyledir: Özetle, Jung için nevrozun ikincil kazancı, kişinin yaşamın zorluklarıyla yüzleşmek yerine hastalık

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung’un Çocukluğunda Yaşadığı Bayılmaların Nedeni Neydi ?

Jung’un on iki yaşında yaşadığı bayılma nöbetlerini yenme süreci ve bu süreçten çıkardığı dersler, onun karakter gelişiminde ve psikolojiye dair ilk kavrayışlarında kritik bir rol oynamıştır. Bayılma Nöbetlerini Nasıl Yendi? Jung’un nöbetleri yenmesi, dışsal bir tedaviyle değil, kendi iradesiyle ve gerçeklikle sert bir şekilde yüzleşmesiyle gerçekleşmiştir: Neler Öğrendi? Bu deneyim, Jung’un kendi psikolojisi ve yaşam

okumak için tıklayınız

C.G. Jung’un Erken Çocukluk Deneyimleri

C.G. Jung’un Anılar, Düşler, Düşünceler adlı otobiyografik eserine ve D.W. Winnicott’un incelemesine dayanarak; Jung’un doğumu, bebekliği, çocukluğu ve ergenlik döneminde yaşadığı önemli olaylar ve içsel deneyimler kronolojik bir akışla aşağıda sunulmuştur: 1. Doğum ve Bebeklik (1875 – 1878) 2. Erken Çocukluk (3 – 6 Yaş) 3. Okul Çağı ve Oyunlar (6 – 11 Yaş) 4.

okumak için tıklayınız

Goethe’nin Faust Eseri, Jung’u Nasıl Etkiledi ?

Goethe’nin Faust eseri, Jung’un “1 No” ve “2 No”lu kişilikleri arasında yaşadığı gerilim ve yabancılaşma hissi için “mucizevi bir merhem” işlevi görerek iyileştirici bir rol oynamıştır. Bu iyileşme süreci şu temel faktörlerle gerçekleşmiştir: 1. Yalnızlık Duygusunun Sona Ermesi ve Aidiyet Jung, Faust‘u okuduğunda, bu eserin Goethe’nin kendi “2 numaralı kişiliğinin” bir ürünü olduğunu fark etmiştir.

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung’un Çocukluğunda ve Gençliğinde Deneyimlediği “1 No” ve “2 No”lu Kişilikler, Onun Analitik Psikoloji Teorisini Nasıl Etkiledi ?

Jung’un çocukluğunda ve gençliğinde deneyimlediği “1 No” ve “2 No”lu kişilikler, onun analitik psikoloji teorisinin temel yapı taşlarını, özellikle Ego, Bilinçdışı, Benlik (Self) ve Kişileşme (Individuation) kavramlarını doğrudan şekillendirmiştir. Bu kişisel bölünme, sadece biyografik bir detay değil, teorisinin deneysel zeminidir. Bu iki kişiliğin Jung’un teorisine yansımaları şu başlıklar altında özetlenebilir: 1. Ego ve Benlik Ayrımı

okumak için tıklayınız

Carl G. Jung’un “1 No.” ve “2 No.” Olarak Adlandırdığı Kişilikleri

Jung’un “1 No.” ve “2 No.” olarak adlandırdığı kişilikleri arasındaki çatışma, bir tarafın diğerini yok etmesiyle değil, Jung’un bu iki kişiliğin işlevlerini anlaması, onları birbirinden ayırması ve yaşamının ilerleyen dönemlerinde bütünleştirmesiyle çözüme kavuşmuştur. 1. Belirleyici Rüya ve 1 Numaranın Seçilmesi Çatışmanın çözümündeki dönüm noktası, Jung’un gördüğü kritik bir rüyadır. Rüyasında fırtınalı bir havada, elinde titrek

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung’un Çocukluk ve Eğitim Yılları

Carl Gustav Jung’un çocukluk ve eğitim yılları, onun iç dünyasında derin bir bölünmüşlük, yalnızlık ve anlam arayışı olarak yankı bulmuştur. Bu dönemler, onun ileride geliştireceği psikolojik kuramların temelini oluşturan deneyimlerle doludur. Jung’un bu yıllardaki içsel yansımaları şu başlıklar altında toplanabilir: 1. İki Farklı Kişiliğin Ortaya Çıkışı (1 No. ve 2 No.) Jung’un iç dünyasındaki en

okumak için tıklayınız