Latour’un “Modern Değildik” Masalı: Eleştirel Teori Neden Yeni Materyalizme Karşı Çıkıyor?

Son yıllarda sosyal bilimler ve felsefede “yeni materyalizm” (New Materialisms) adında bir rüzgar esiyor. Bu akımın en bilinen yüzlerinden biri de hiç şüphesiz Bruno Latour. Latour ve yoldaşları, “insan dışı aktörlere” odaklanarak, klasik Eleştirel Teori’nin güncelleneceğini iddia ediyorlar. Ancak Krisis dergisinde yayımlanan bir makale, Nick Gietinger’in keskin kalemiyle soruyor: Bu “İdealist Materyalizm” bizi eleştirel bir ufuktan uzaklaştırıp, kapitalizmin

okumak için tıklayınız

İşçi Adam’ın (Homo Faber) Fiyaskosu: Yaşamak Dediğin Angarya Değildir, Ey Millet!

Ey ahali! Ey bu memleketin, sabahın köründe “Kutsal Mesai” namına o soğuk otobüslere, dolmuşlara tıkışan, yüzü beş karış, uykusuz, lâkin gönlü “üretim aşkıyla” dolu necip insanları! Bakın size ne tuhaf bir masal anlatacağım. Bu, “Çalışmak İbadettir” diye beynine kazınan modern insanın, yani Batılıların o havalı tabiriyle “Homo Faber’in”, nam-ı diğer “İşçi Adam’ın” fiyaskosudur. Bizim memlekette, eline küreği alan, bilgisayarı açan

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Karanlık İkizleri: Meta Toplumunda Irkçılık

Kapitalizm dendiğinde akla genellikle ekonomik terimler gelir: kâr, üretim, rekabet. Peki, en yaygın ve yıkıcı ideolojilerden ikisi olan ırkçılık  bu sistemin yapısal bir parçası olabilir mi? Geleneksel yaklaşımlar bu tür nefret biçimlerini sadece ahlaki yozlaşma veya sınıfsal çatışmanın bir sonucu olarak görürken, Julian Bierwirth’in Krisis dergisinde yayımlanan akademik çalışması, bu ideolojilerin doğrudan meta toplumunun çelişkilerinden doğan birer “zorunlu yanlış bilinç” olduğunu savunuyor. 💰

okumak için tıklayınız

Vautrin ve Bazarov: 19. Yüzyıl Romanında Nihilizmin İki Yüzü

1. Tarihsel ve Toplumsal Bağlamda Nihilizm Bazarov’un nihilizmi, Turgenyev’in ifadesiyle “Rus aydın kuşağının yeni ruhu”nun bir yansımasıdır; bu ruh, otoritelere, geleneklere, aristokratik kültüre ve idealizme kökten bir karşı çıkıştır (Turgenyev, 1862). Turgenyev’in romanın önsözünde belirttiği gibi, Bazarov “her türlü ilkeden kuşku duyan, bilimden başka otorite tanımayan” bir karakter olarak tasarlanmıştır (Offord, 1983). Vautrin’in nihilizmi ise

okumak için tıklayınız

Vautrin: Balzac’ın Toplumsal Düzen Karşıtı Figürü

Vautrin, Honoré de Balzac’ın İnsanlık Komedyası külliyatının en önemli ve en karmaşık karakterlerinden biridir. İlk olarak “Goriot Baba” (Le Père Goriot, 1835) romanında tanıtılan bu karakter, toplumsal düzenin ve ahlaki ikiyüzlülüğün sert bir eleştirisini temsil ederken, aynı zamanda roman boyunca birden fazla kimlikle ortaya çıkar. I. Kimlik ve Fonksiyonu Vautrin, esasen kaçak bir mahkûm ve

okumak için tıklayınız

Goriot Baba’nın Kızlarıyla İlişkisi: Fedakârlığın Patolojisi Üzerine Bir İnceleme

Honoré de Balzac’ın (1799-1850) İnsanlık Komedyası külliyatının merkez eserlerinden olan “Goriot Baba” (Le Père Goriot, 1835), baba Eugène Goriot ile kızları Anastasie de Restaud ve Delphine de Nucingen arasındaki ilişkiyi mercek altına alarak, fedakârlık kavramının sosyo-ekonomik ve psikolojik bir patolojiye dönüşümünü inceler. Bu inceleme, 19. yüzyıl Fransız burjuvazisinin yükselen materyalizmine karşı bir ahlaki eleştiri niteliği

okumak için tıklayınız

Psikotarihin Uzun Doğumu: Bilinçdışı Tarihi Nasıl Şekillendirir?

Carl Jung’dan Kolektif Bilinçdışının Tarih Yazımına Katkıları Psikotarih (Psychohistory), tarihi olayları, trendleri ve aktörleri psikolojik motivasyonlar ve özellikle de bilinçdışı süreçler ışığında analiz eden disiplinlerarası bir alandır. Tarih ve psikoloji bilimlerini birleştiren bu alan, sadece olayların ne zaman ve nasıl olduğunu değil, aynı zamanda insanların neden bu olayları yarattığını ve bu olaylara neden o şekilde

okumak için tıklayınız

İçeride Nasılsa, Dışarıda da Öyledir: Jung ve Yaşamın Aynası

Jungiyen psikolojinin ve hermetik felsefenin temel ilkelerinden biri olan bireyin iç dünyası, dış dünyasını algılayışını ve onunla olan etkileşimini şekillendirir. Analitik Psikolojinin Kadim Sırrı: Dış Dünyanız, İç Manzaranızın Yansımasıdır. Kadim hermetik öğretilerin yüzyıllardır fısıldadığı bir gerçek var: “As Within, So Without” (İçeride nasılsa, dışarıda da öyledir). Bu ilke, Carl Gustav Jung’un geliştirdiği Analitik Psikolojinin de

okumak için tıklayınız

Kim, Kimin Neye İnanmasını İstiyor?

Jungiyen analist Donald E. Kalsched‘ın “Who Wants Whom to Believe What?” (Kim, Kimin Neye İnanmasını İstiyor?) başlıklı makalesinde analitik psikolojinin (Jung psikolojisi) temel kavramlarından yola çıkarak, bireyin iç dünyasındaki karmaşık dinamikleri, özellikle gölge (Shadow) ve projeksiyon (Projection) süreçlerini incelemektedir. Makalenin ana teması, dış dünyada karşılaşılan çatışmaların ve inanç sistemlerinin, aslında bireyin kendi içsel çatışmalarının ve

okumak için tıklayınız

Melanie Klein’ın Kuramında Yer Alan Paranoid-Şizoid Konum Nedir ?

Melanie Klein’ın kuramında paranoyak-şizoid konum (Paranoid-Schizoid Position – PSP), yaşamın ilk 3 ila 4 ayı civarında ortaya çıktığı düşünülen, bebeğin zihinsel gelişimindeki en erken örgütlenme biçimini ifade eden bir kavramdır. Bu konum, yoğun kaygı (anksiyete) ve bu kaygılarla başa çıkmak için kullanılan belirli savunma mekanizmalarıyla karakterizedir. 🔍 Paranoid-Şizoid Konum Nedir? Bu dönemde bebek, dış dünyayı

okumak için tıklayınız

Deneyimin Politikası: Delilik Toplumun Aynası mıdır?

İskoç psikiyatrist R. D. Laing’in 1967 yılında yayımlanan etkili eseri “The Politics of Experience and The Bird of Paradise” (Deneyimin Politikası ve Cennet Kuşu) hakkındadır.Bu eser, geleneksel psikiyatriye radikal bir eleştiri getirerek, akıl hastalığının sadece biyolojik veya bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal, ailevi ve politik bir fenomen olduğunu savunur. R. D. Laing’in Radikal

okumak için tıklayınız

Protesto Psikozu: Gary Gilmore ve Ölüm Cezasının Dirilişi

Amerikalı tarihçi Steven M. Gillon tarafından 2011’de yazılan “The Protest Psychosis: How Gary Gilmore’s Case Inflamed the Death Penalty Debate and Launched a New Era of Capital Crime” (Protesto Psikozu: Gary Gilmore Vakası Ölüm Cezası Tartışmasını Nasıl Alevlendirdi ve Yeni Bir Ölüm Cezası Suçları Çağını Başlattı) adlı kitabını hiç okudunuz mu ? Bu eser, 1976’da

okumak için tıklayınız

NARSİSİZMİN ASIRLIK TERAPİSİ: Toplumun Aynası Niye Çatlak?

James Hillman ve Michael Ventura’nın “We’ve Had a Hundred Years of Psychotherapy—and the World’s Getting Worse” (Yüz Yıllık Psikoterapi Gördük ve Dünya Kötüleşiyor) tezi, özellikle Narsisistik Kişilik Bozukluğu (NKB) ve geniş çaplı toplumsal sorunlar bağlamında son derece isabetli eleştiriler sunar. O Büyük Soru: Dünya Kötüyken, Terapiden Çıkan ‘İyileşmiş’ Ego Kimin İşine Yarar? Şimdi efendim, bizim

okumak için tıklayınız

Yüz Yıllık Terapi, Bir Arpa Boyu Yol! (Dünya Niye Hâlâ Berbat, Beyler?)

Bir Alafranga Züğürt Psikoloji Eleştirisi: Yoksa Bütün Derdimiz “Ego” mu? Şimdi efendim, biz milletçe bir asırdır Batı’dan gelen her şeyi bir güzel taklit ederiz ya. Eskiden saraylılar Viyana valsi bilmezse yüzü kızarırdı; şimdi de sosyetemiz, en az bir sene analist koltuğuna uzanıp “travma” gevelememişse kendini noksan sayar oldu. İşte tam bu şatafatlı, lakin neticesiz vaziyet

okumak için tıklayınız

Yüz Yıllık Terapi: Dünya Neden Hâlâ İyileşmiyor?

James Hillman ve Michael Ventura’nun 1992 tarihli “We’ve Had a Hundred Years of Psychotherapy—and the World’s Getting Worse” (Yüz Yıllık Psikoterapi Gördük ve Dünya Kötüleşiyor) adlı kitabından alınmış, çarpıcı bir düşünceyi temel alan bir alıntıdır. James Hillman ve Michael Ventura’nın Sektöre Eleştirel Bakışı Kaynak: The Sun Magazine – “We’ve Had a Hundred Years of Psychotherapy—and

okumak için tıklayınız

Nesne İlişkileri Teorisi: Yetişkin İlişkilerinin Bebeklikten Kalan Mirası

Kimliğimizin Temeli: İçsel Memeler ve Dışsal Bağlanma Arayışı Nesne İlişkileri Teorisi (Object Relations Theory), psikanalitik bir düşünce okuludur ve kişiliğin oluşumunda biyolojik dürtülerin rolünden ziyade, erken çocuklukta bakım verenlerle kurulan ilişkilerin merkezi rolüne odaklanır. Bu teoriye göre, bir bireyin yetişkinlikte diğerleriyle kurduğu ilişki kalıpları, içselleştirdiği imajlar (nesneler) tarafından şekillenir. Temel Kavramlar ve Kuramın Özü 1.

okumak için tıklayınız

Bazı Psikanalitik Kavramlara Gündelik Örnekler

1. Yansıtmalı Özdeşleşme (Projective Identification – PI) Tanım: Bireyin (hasta), kendisi için tolere edilemez olan duygu ve düşünce parçalarını alıp, bilinçdışı bir yolla başka bir kişinin (nesnenin/analistin) içine itmesi, adeta o kişiyi bu duygularla “doldurması” veya “istila etmesi” sürecidir. Bu, sadece bir savunma değil, aynı zamanda sözsüz bir iletişim biçimidir. Gündelik Hayat Örneği 🏠 Terapi

okumak için tıklayınız

Thomas Ogden: Yansıtmalı Özdeşleşmenin Dört Yüzü

Savunmadan İletişime: Analistin Karın Ağrısı Hastanın Bilinçdışıdır Yazar: Jungish (Melanie Klein’ın İlkel Silahının, Terapinin En Güçlü Aracı Haline Gelmesi) Aziz Okuyucularım, Ey Analizin Düğüm Noktalarını Çözmek İsteyenler! Şimdi size, çağdaş psikanalizin kuramsal devrimcilerinden Thomas Ogden‘ın, Yansıtmalı Özdeşleşme (Projective Identification – PI) üzerine yazdığı, teknik açıdan en önemli makalelerinden birini aktaracağım. PI, başlangıçta Melanie Klein tarafından

okumak için tıklayınız

Thomas Ogden’dan Bion’un Zihinsel İşleyişinin Dört İlkesi

Düşünce Nasıl Doğar? Hafıza ve Arzunun Ötesindeki Analitik Alan Yazar: Jungish (Bion’un Soyut Formülleri ve Ruhsal Gerçekliğin Dönüşümü) Aziz Okuyucularım, Ey Zihnin En Karanlık Köşelerini Aydınlatanlar! Şimdi size, psikanalizin usta düşünürü Thomas Ogden‘ın, hocası Wilfred Bion‘un zihinsel işleyişe dair en temel, en soyut dört ilkesini nasıl yorumladığını anlatacağım. Bion’un bu ilkeleri, bir ruhun ham duygusal

okumak için tıklayınız

Düşsel Alıcılık ve Yorum Sanatı: Thomas Ogden’dan Bion’un Reverie Kavramına Derin Bakış

Analist, Nasıl Olur da Hastasının Rüya Göremediği Rüyaları Görmeye Başlar? Yazar: Jungish (Analizin En Sessiz ve En Canlı Bölümü: Duygusal Dönüşümün Kimyası) Aziz Okuyucularım, Ey Kelimelerin Ötesindeki Anlamı Arayanlar! Şimdi size, çağdaş psikanalizin usta isimlerinden Thomas Ogden‘ın, yorumlamanın kaynağını ve analistin zihinsel durumunu ele aldığı o temel makalesini aktaracağım: “Reverie ve Yorumlama” (Reverie and Interpretation).

okumak için tıklayınız