İyi Aile Yoktur – Nihan Kaya

İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, “İyi aile yoktur” düsturuyla hareket edebilen ailedir. İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır. Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji

okumak için tıklayınız

İyi Toplum Yoktur – Nihan Kaya

Nihan Kaya, çok ses getiren kitabı İyi Aile Yoktur’dan sonra, hiç farkında olmadan topluma uygun hâle getiriliş biçimlerimizi ve bu mekanizmanın hem toplumun hem de bireyin gerçekten var olabilmesini nasıl engellediğini anlatıyor. İyi Aile Yoktur’un devam kitabı olan İyi Toplum Yoktur, sünnet, nikâh, düğün, kına gibi törenlerin bize anlatılandan çok başka amaçlara dayandığını, her törenin

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: Ateşli hayal gücü öteden beri hep mektep kaçağıdır.

Kendileri dışında sair herkes hakkında en az fikre sahip insanlar yazmaktan ve okumaktan başka işi olmayan insanlardır denebilir. Eğer elinden okumaktan ve yazmaktan başka bir şey gelmeyecekse insanın okuma yazma bilmemesi daha iyidir. Umumiyetle elinde bir kitapla dolaşan aylak bir adam gerek etrafında olup bitene, gerekse kendi kafasının içinden geçenlere dikkat kesilme gücünden veya isteğinden

okumak için tıklayınız

Schopenhauer’ın son günleri ve ölümü

İstenç Yok, Tasarım Yok, Dünya Yok Schopenhauer’ın son yıllarında nispeten sağlığı iyiydi, devamlı hareket ediyor ve temiz hava alıyordu. Hasta olan DoB’a nasihat üstüne nasihat veriyordu: “Her gün iki saat hızla yürü, bu sana bütün banyolardan daha iyi gelecek, üstelik de bedava. Bu gezintilerim olmasa yetmiş iki yaşımda, her zaman olduğum ve olacağım kadar sağlıklı,

okumak için tıklayınız

Güzelin Algılanışı Neden Bizi Mutlu Eder? – Arthur Schopenhauer

Güzelin Algılanışı Neden Bizi Mutlu Eder? Başeserimde (Piaton’un) idealar öğretisini ve onunla ilişkili olan şeyi, yani saf bilme öznesini yeteri kadar ayrıntılı olarak ele aldığım için, bunun bu anlamda benden önce hiçbir surette ele alınmamış bir değerlendirme olduğu zihnimdeki yerini korumamış olsaydı, burada ona bir kez daha geri dönmeyi gereksiz bulurdum. Bu sebepten ötürü eğer

okumak için tıklayınız

Şiir Üzerine – Arthur Schopenhauer

Divina Commedia’nın (İlahi Komedya) büyük şöhretinin bana abartılı göründüğünü içtenlikle kabul ederim. Büyük ölçüde bunun sorumlusu temel fikrin aşırı saçmalığıdır ve bunun bir sonucu olarak Hıristiyan mitolojisinin en itici boyutu Infemo’da derhal dikkatimize canlı bir şekilde sunulur. Üstelik üslup ve telmihlerin karanlıklığının da bunda payı vardır: Omnia enim stolidi magis admirantur, amantque, lnversis quae sub

okumak için tıklayınız

İlk kürtçe-latin alfabesini hazırlayan araştırmacı İsahak Marogûlov

Kürtçe için ilk Latin alfabeyi hazırlayan İsahak Marogûlov’un 140. doğum yılı. Hazırladığı Kürtçe Latin alfabesinin kabulünün ise 80. yılı. Kürtçe’nin gelişimi için büyük sarfeden Marogûlov 1933 yılında hayatını kaybetti. Kürtçe-Latin alfabesini hazırlayan İsahak Marogûlov, hayatı boyunca alfabe, dilbilgisiyle birlikte, Kürtçe öğretmenliği yaptı, akedemik yazılar kaleme aldı Aslen Asuri olan İsahak Marogûlov 1868 yılında dünyaya geldi.

okumak için tıklayınız

Schopenhauer “Bir ahmağın hayatı ölümden daha berbattır”

Seneca, ahmaklığın kendi kendisinin yükü olduğunu bildirir: ömnis stultitia laboratfastidio sui. Çok doğru bir sözdür bu, ki “Bir ahmağın hayatı ölümden daha berbattır” diyen İsa ben Sirak’ ın sözüyle mukayese edilebilir. Ve kural olarak bir insanın zihni bakımdan sefil ve genel olarak bayağı olduğu derecede topluluğa karışabildiği teslim edilecektir. Çünkü bir insanın bu dünyadaki seçimi

okumak için tıklayınız

Negatif Adalet – Schopenhauer

Negatif Adalet Schopenhauer adaleti, hakkaniyetli davranmayı kendince yorumlar. Herkese hakkını vermek değildir adil davranmak; herkese hakkı olanı vermek, zaten onun olanı vermek demektir ki, bu da zaten etik olarak anlamsızdır, çünkü o şey zaten onundur; adil davranmak, hayatın pratiğinde, “başkasının olanı ondan almamak” demektir ki, bu da karşımıza negatif bir adalet/hak anlayışı çıkartır. Adalet negatif

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: “Korkutulmuş insan kendini boyun eğmeye ve yardım için yalvarmaya zorlar”

Dinin Kökeni Korkudur Schopenhauer’in ahlak öğretisinin, ahlak bilincinde nitelikçe yeni bir basamak oluşturma olasılığı, onun dine, inanç sistemlerine yaklaşımında da önemli yansımalar gösterir. Sıkça tekrar ettiğimiz gibi düşünür, aklın içeriklerinin aklın kendi ürünü olduklarından emindi. Ona kalacak olursa filozoflar, insan davranışlarını bağlayıcı ahlak ilkeleri ararken, bunun kaynağını ‘akla’ dayandırmaya kalktıklarında bu akim ve onun içeriklerinin

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: Her türlü sınırlandırma mutlu eder.

6. Her türlü sınırlandırma mutlu eder. Görüş, etkime ve dokunma ufuklarımız ne denli dar iseler, o denli mutluyuzdur: Ne denli geniş iseler, kendimizi o denli sıkıntılı ya da endişeli duyumsarız. Çünkü bu ufuklarla birlikte, sorunlar, arzular ve korkular da büyür. Bu yüzden körler bile, bize a priori[58] görünmesi gerektiği denli mutsuz değildirler: Yüz hatlarındaki yumuşak,

okumak için tıklayınız

Acı çekmenin ortak duygusu bütün insanları birleştirir – Schopenhauer

Hayatı Olumsuzlama Bir eyleme, derin ahlaki düşkünlük ve iğrençlik damgası vurulabiliyorsa, bunun nedeni merhamet eksikliğidir. Azizliğin, olumsuzlamanın iç varlığı, kendi irademizi öldürmek, irade’nin sürüklemelerinden el ayak çekmek, keşişlik, “yaşama irade’sinin” reddi olarak sadece merhametin içinde ortaya çıkar. Yaşama irade’sinin olumsuzlanması, ona ‘hayır’ demek, bizi acıların, ıstırapların dünyasından dışarıya çıkartacak biricik yoldur. Yaşama irade’sine ‘hayır’ demediğimiz

okumak için tıklayınız

Paldır Küldür – Aziz Nesin (Seslendiren: Jülide Kural)

Tiyatro ve sinema sanatçısı Jülide Kural, Aziz Nesin’in Paldır Küldür adlı masalını seslendiriyor. Aziz Nesin’in Çocuklara En Güzel Masallar adlı kitabında yer alan bu masalların bir bölümü, Açık Radyo’da, “Gel Zaman Git Zaman” adlı programda yayınlanmış, Nesin Yayınevi tarafından CD formatında çoğaltılarak Aziz Nesin okurlarına öykü ve roman setleriyle birlikte hediye olarak dağıtılmıştır. Başta sanatçı

okumak için tıklayınız

Schopenhauer’e göre ruh hali ne zaman kaosa dönüşür?

8. Kusursuz bir ağırbaşlılık içinde yaşamak ve kendi deneyiminden, bu deneyimin içerdiği tüm dersleri çıkarmak için, sık sık durup düşünmek ve yaşanılanları, yapılanları ve deneyimlenenleri ve bu arada duyumsananları yeniden gözden geçirmek, eski yargılarını şimdikiyle, tasarı ve çabalarını bunların başarısıyla ve doyurulmasıyla karşılaştırmak gerekir. Bu, deneyimin herkese okuduğu metnin yinelenmesidir. İnsanın kendi deneyimi de bir

okumak için tıklayınız

Schopenhauer’in 1812’de aklına bir fikir gelir: Üstün Bilinç

1812’de aklına bir fikir gelir. İlk defa, “her türlü deneyimin ve dolayısıyla teorik veya pratik (içgüdü) her türlü aklın ötesinde yer alan bir bilinç” anlamında “üstün bilinç” ifadesini kullanır. Schopenhauer sanki, Fichte’nin düşüncesindeki, Ben-Olmayan’ın öncesine konarak kavranan aşkın Ben [bkz. Sözlükçe] kavramıyla ilişkili bir fikri, ya da belki, Ben-Olmayan’ın, dünyanın aşılmasının ardından geri dönülecek bir

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: İnsanların çoğu öldüğü zaman herhangi bir şey kaybetmiyor

İnsanların çoğunun hayatı öylesine sefil, öylesine önemsizdir ki, öldükleri zaman herhangi bir şey kaybettikleri söylenemez. Bu çeşit kimselerde, değerli bir nitelik taşıyan biricik yan,yani insanlığın genel özellikleri ise, onlar ölseler bile, öteki insanlarda var olmaya devam eder. Devamlılık, bireylerin değil, insanlığın bir özelliğidir. İnsana sonsuz bir hayat verilmiş olsaydı, durmadan yaşayacağı için, en sonunda karakterinin değişmezliği

okumak için tıklayınız

Arthur Schopenhauer: Yaşam bilgeliğinin önemli bir noktası

Yaşam bilgeliğinin önemli bir noktası, biri diğerine zarar vermesin diye dikkatimizi biraz bugüne biraz da geleceğe yöneltişimiz arasındaki orantının doğruluğuna dayanır. Çoğu kimse, fazlasıyla bugünde yaşar, bunlar düşüncesizlerdir; bazıları da fazlasıyla gelecekte yaşarlar, bunlar da korkaklar ve endişelilerdir. Bir kimsenin doğru ölçüyü tutturduğu ender görülür. Çabalama ve umut etme yoluyla, yalnızca gelecekte yaşayanlar, hep ileriye

okumak için tıklayınız

“Her boş vakitte okumak insanı ahmaklaştırır, zihni felç eder” Schopenhauer

Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder: Okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi

okumak için tıklayınız

Gömü – Aziz Nesin (Kendi Sesinden)

Aziz Nesin, Nesin Yayınevi’nin yayınladığı Şiirin Tam Zamanıdır adlı albümde yer alan Gömü adlı şiirini okuyor. GÖMÜ Babam Abdülaziz Efendi Yaşamınca bir gömü aradı Sanki gömmüş gibi kendi Yerini başkası bilmezdi Bulamadan aradığını Seksenüçünde tükendi Gömü arayıcılar soyundan gelirim Kimimiz altın arar kimimiz sevi Hepimizin gönlünde o düşlem evi Bulamayacağımı bilirim O olmayanı ararım Babam

okumak için tıklayınız

Tamama – Pontus’un Yitik Kızı – Yorgo Andreadis

“Savaşın güzeli, adili olmaz. Bütün savaşlar gaddarcadır ve katılanları kötüleştirir, onun ardında yatan ne olursa olsun… Din savaşları, ulusal ve ırk adına yapılan savaşlar, kardeş kavgaları, insanların içinde sakladığı en kötü özellikleri gün ışığına çıkarır. Tamama’nın gerçeklere dayalı öyküsünü anlatan bu çalışmada, bir yanda sadece savaşın kötü bir şey olduğunu vurgularken, öte yandan savaşın bütün

okumak için tıklayınız