Araf?ın İşgali – Özcan Özen

Tanrı demokrat değildir ve tatile çıkmaz. Oysa biz ölümlülerin her ikisine de ihtiyacı var. Tanrı ve makamı, kısaca tanrısal olar her şey tanım gereği demokratik olamaz. Demokrasi, Tanrı ve onunla ilişkisi olan, yani onun seçtikleri insanların değil arta kalanların, Demos?un ihtiyacı ve talebidir. Ama bu, Tanrı ve doğuştan (Allah vergisi) ayrıcalık sahibi olanlar ile Demos

okumak için tıklayınız

Marksist Öğreti – Vladimir İlyiç Lenin

Marksizmin temelleri, başlıca kavramları, sınıf mücadelesi bakımından önemi, yanlış anlaşılan kimi özellikleri hakkında Lenin’in kaleminden çıkmış bir dizi makaleden oluşan bu kitap, “yeni başlayanlar” için olduğu kadar, “derinlere inmek” isteyenler için de bir başvuru kaynağıdır. Tarihsel materyalizm, diyalektik, sınıf mücadelesi teorisi, Marksist ekonomi öğretisi, sosyalizm, proletaryanın sınıf mücadelesi taktikleri hakkında son derece yoğun bir özet

okumak için tıklayınız

Demokratik Devrim Kavgası (Taner Timur ile Söyleşi) – Kansu Yıldırım

2-10 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 32. İstanbul Kitap Fuarı?nın Onur Yazarı Prof. Dr. Taner Timur?un çalışmaları, eserleri ve yaşamı hakkında bir sergi düzenlenecek. Prof. Dr. Timur, BirGün Kitap Eki’ne verdiği röportajda Gezi direnişinin analizini yaptı Türkiye’de Gezi süreci ile birlikte yeni bir politika tarzı veyahut mevcut politik yapıların yenilenmesi gerektiğine dair çeşitli görüşler dile getirildi.

okumak için tıklayınız

Gezi Ruhu ve Politik Teori – Murat Özbank

?Kendi iradesini temsilcisi olduğu eşit ve özgür insanların ortak iradesine uydurmayı değil, onların ortak iradesini kendi iradesine tabi kılmaya çalışan ve bu amaçla kontrolündeki şiddet araçlarını kullanan politik liderler için, politik kuramcıların Aristoteles?ten beri kullandığı bir tanım vardır ki Arendt de aynı tanımı kullanır: tiran.? İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü?nde siyaset kuramı içerikli dersler

okumak için tıklayınız

İnsandan Kaçan – Moliere

Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1662-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi yaptı, bir süre sonra barodan ayrıldı. Oyunlarında insan gerçekliğini hayranlık verici bir derinlikle sergiledi. Klasik Fransız komedyasının kurucusu kabul edilen Molière, tiyatroda trup yöneticisi ve oyuncu olarak da çalıştı. 1666 yılında Palais-Royal’de sahnelenen İnsandan Kaçan isimli oyun, Molière’in toplum

okumak için tıklayınız

Exile, İltica ve Yirmi Beşinci Saat* – Adil Okay

?umutların tükendiği yerde / yeni hayatlar / dünyalar üstümüze yağar / telefonda dil dolaşırdı / zorlama ?merhaba?larla / dudağın ucuyla ?nasılsın?lar / öpmeden ?öptüm?ün yapaylığı / açtıkça açardı arayı / geç bunları / geçtim / peki ben kime beddua edeyim.? Exile: Sürgün, iltica, mülteci. Yani her daim ölüme komşuluk hali? Sürgündaşım Temel Demirer?in ifadesiyle: ?Ölüm;

okumak için tıklayınız

Her çocuğa laptop vermekle eğitim değişmez

Kara tahtanın yerini akıllı tahta, defterlerin yerini ise tabletler aldı. Akıllı telefonlar, Tabletler çocukların yeni oyuncakları. Teknoloji , kimi zaman eğitimde de özel hayatlarda da araç olmaktan çıkıp amaç haline geliyor. Öğretmenden önce, akıllı tahta çocuklara bir şey öğretecek, teknolojik aletlerle eğitim bir çırpıda değişecek zannediyoruz. Çocuklar hipnotize olmuş gibi tabletlerine dalmışken, ne bulunduğu mekânın

okumak için tıklayınız

Darwin ve Sonrası / Evrime diyalektik bakış… – Okan Yolcu

Charles Darwin?in ?Türlerin Kökeni? adlı yapıtını bilim dünyasına sunmasından bu yana 154 yıl geçti. Geçen bu zaman zarfında evrim teorisi genetik ,jeoloji vb. diğer bilimlerin yardımıyla tartışmasız bir hal aldı. Bugün sadece teorinin mekanizmaları tartışılmaktadır. Darwin ve Sonrası kitabı da evrim mekanizmalarını konu almaktadır. Evrim teorisi genel olarak Darwinci tedricen(yavaş) olarak bilinmektedir. Oysa Stephen Jay

okumak için tıklayınız

Felsefe Konuşmaları – Denis Diderot

Denis Diderot (1713-1784): Aydınlanma döneminin en önemli yazar ve düşünürlerindendir. Encyclopédie’nin yayın yönetmenliğini üstlendi, yazdığı edebi ve felsefi eserlerin yanı sıra geçinmek için çeviriler yaptı. Bu kitapta yer alan konuşmalardan “D’Alembert” 1830, “La Maréchale” 1776 ve sonradan bulunan “Başrahip Barthélemy” 1920 yılında yayımlandı. “D’Alembert” konuşmaları evrim, evrenin düzeni, yaşam ve ölüm konularını; “Başrahip Barthélemy” konuşması

okumak için tıklayınız

Serçeydi Yüreğim – Hasan Çağlar

Küçük bir serçeydi yüreğim Ürkek alıngan, kaçıp gitmeye müsait belki Belki kırılıp dökülmüştüm sana gelmeden Belki pamuklara belenmiştim, atlas kumaşlara Küçük bir serçeydi yüreğim ellerine emanet Sabahlarıma günden sonra doğar Akşamlarıma bulaşırdın sayfaların arasından Kimi zaman bahar düşmüş bir tarlaya benzerdi yüzün Kimi zaman kıştan arta kalmış kuru bir dal parçası

okumak için tıklayınız

Parada: Uykudan Sıçratıp Uyandıran Öyküler – Şükrü Keleş

Juan Manuel Parada, toplumsal zemin üzerine oturan öykülerinde rüyalara ve yerel mitlere yer veren Venezuellalı yazarlardan biri. Chavez Kuşağı?nın temsilcilerinden sayılan yazarın öykülerinde Borges ve Marquez?den bildiğimiz büyülü gerçekçiliğin izini sürmek mümkün. Parada, toplumcu anlatılara yaslanan öykülerinde kendi özgün sesinin peşine düşmesiyle ayrıcalıklı bir konumu hak ediyor. Yazarın Venezuella edebiyatından dilimize çevrilen ilk kitabı olan

okumak için tıklayınız

Direnen Diriliş – Hazırlayan: Işık Kansu

10 ayrı kalemden Gezi eylemlerinin çözümlemesi; Ali Rıza Aydın, Prof. Dr. Asker Kartarı, Prof. Dr. Bahar Gökler, Doğan Akın, Ergin Yıldızoğlu, Muzaffer İlhan Erdost, Özge Mumcu, Özgür Mumcu, Prof. Dr. Sencer Ayata, Dr. Serdar Şahinkaya. İster Gezi Parkı eylemleri, ister Haziran direnişi, ister Türk baharı; ne derseniz deyin; o halk hareketi bir yeniden uyanışı, diriliş

okumak için tıklayınız

Karşılaşacaklarınızdan siz sorumlusunuz – Erk Acarer

Ali Deniz Uslu, Girdap Balıkçısı?yla, zamanın, alışkanlıkların, insan ruhunun ve hayatın üzerine ince çentikler atıyor. Girdap Balıkçısı, deneme tarzında yazılan bir kitap olsa da aynı zamanda, şiir, roman, hikâye ve masal tadı bırakıyor okuyucuda. Kişisel ruh halinin sosyal bir algılama biçimine dönüştüğü satırlar zihinde düşündürücü ve etkisi büyük hareler açıyor. Uslu, kalemini okuyucunun gözüne gözüne

okumak için tıklayınız

Demokrasinin Dayanılmaz Ağırlığı – Erdoğan Aydın

Kuruluşunun üzerinden 90 yıl geçtiği halde Türkiye Cumhuriyeti’nin hâlâ niye demokratikleşemediği, hangi sorunlarda tıkandığı, nasıl demokratikleşebileceği ve bu konuda iç dinamiklerinin niye bu kadar zayıf olduğu sorularıyla karşı karşıyayız. Bu kitap, işte bu sorunlar yumağıyla uğraşıyor. Türk siyasetinin temel kırılma konuları üzerinden demokratikleşebilme olanaklarını araştırıyor. Demokrasinin, padişahlık, halifelik, darbecilik gibi kendinden menkul iktidarlara karşı seçimle

okumak için tıklayınız

Sınırları Zorlayan Öyküler – Başak Baysallı

Sinema alanında kısa film çalışmalarıyla tanınan Deniz Tarsus?un ?Ayrıkotu? adlı öykü kitabı eylül ayında Can Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap, ?Ayrıkotu? ve ?Öç? adlı iki bölümden oluşuyor. Öykülerin temelinde var olan doğa-insan çatışması farklı bir dünyada, zor bir atmosferde okurun karşısına çıkıyor. Sanatçı, sinemada yaptığı gibi öykülerinde de kurduğu dünyada yaşayanların hikâyesini anlatıyor. Okur ise doğanın

okumak için tıklayınız

Barikatın Kitabı – Pınar Civan

?Günümüzde artık barikat kurmuyoruz, isyan etmek için bir yerlerde kamp kuruyoruz, sistemi bloke ediyoruz? diyor Eric Hazan, Libération gazetesine yeni kitabını tanıtmak için verdiği röportajda. Haziran?dan bu yana herkes Gezi?yi konuşur, birbirine direniş hikayeleri ve barikat hatıraları anlatırken, barikatların doğduğu ülkede Fransa?da ?barikatın kitabı? çıktı. Kitabın yazarı Eric Hazan 1936?da Paris?te doğuyor,

okumak için tıklayınız

İsyanın İzinde – Ertuğrul Kürkçü

Selçuklu ve Osmanlı padişahlarının zulmü, hayatı kendileri için katlanılmaz kıldığında Anadolu halklarının, yüzlerini döndükleri toplum tasarımı yüzlerce yıldır bildikleri, içinden çıkıp geldikleri ilkel eşitlikçi aşiret demokrasisi oldu. Toplumun iktisadi temeli karmaşıklaşıp göçebelik tarihsel temelini yitirdikçe sahici anlamından uzaklaşan bu eşitlikçi ütopya uğruna girişilmiş kavgalar ve verilen kurbanlar, askerî feodal Osmanlı Devleti’nin yerine sınıfsız bir toplumun

okumak için tıklayınız

Sanat Muhafazakar Olamaz mı? – Şamil Yılmaz

Sanat ve muhafazakârlık arasındaki ilişkiyi sorgulayan tartışma, fark etmişsinizdir, neredeyse kurulduğu andan itibaren hükümet politikalarıyla sanatçılar arasındaki gerilimden besleniyor. Hükümetin, malumunuz, bir vakittir kendi dünya tasavvurunun dışında durduğu için aşağılamadığı neredeyse hiçbir disiplin kalmadı. Sanat beyin cerrahisi değil, bu yüzden de hakkında konuşması daha rahat bir alan. Çok sevdiğimiz dayımızın hevesini kırmamak için yaptığı yağlı

okumak için tıklayınız