En İyi Yüreğiyle Görebilir İnsan – Iraz Toros Suman

Yetişkinler için bir çocuğu anlıyormuş gibi görünme kılavuzu, Madde 1: Çok akıllı demeniz yeterli, bu çocuğun yanındaki yetişkinin kalbini fethedecektir. Çocuğu kendince himaye eden yetişkin sizin çocuğu anladığınıza ikna olduysa gerisinin bir önemi yok, çocuğun ne hissettiği çok da önemli değil, zira anlatamayacak ne hissettiğini, yani sizi asla yalanlayamaz, bal gibi de anlamıyorsun beni diyemez.

okumak için tıklayınız

Bir Zamanlar Küçük Kara Balık – Funda Demir

Kendisi 28 yaşındayken Aras nehirinde (şüpheli bir biçimde) boğulmuş olarak bulunan İran’lı yazar Samed Behrengi’nin 12 Eylül’de ülkemizde de yasaklanan kitabı Küçük Kara Balık, yaşadığı ırmağın sonunda ne olduğunu merak eden ve çevresindeki bütün baskılara rağmen denize ulaşma çabası gösteren küçücük bir balığın öyküsü. Yaşlı ve bilge bir balığın, binlerce torununa anlattığı hikayeyle başlıyor kitabımız.

okumak için tıklayınız

Poulantzas’ı Yeniden Okumak – Ebubekir Aykut

Nicos Poulantzas, kapitalist devlet ve siyaset teorisi denince akla gelen birkaç Marksist düşünürden birisidir. Onun yazıları hukuk, hegemonya, bürokrasi, toplumsal sınıflar, emperyalizm, faşizm, demokrasi, sosyalizme geçiş ve Marksist teori gibi alanları kapsar. Poulantzas?ın teorik serüveni Sartrecı bir varoluşçuluk ile başlar, Althusserci yapısalcılığın etkisi ile devam eder. Son dönemde ise Foucault ile iki tarafın da açıkça

okumak için tıklayınız

Özgürlüğün Hikayesi – Zeynep Ceren Eren

Ben Kimsenin Oğlu Değilim. Ben Kendi Başına Bir Çocuğum. Kendi Kendimin Sahibiyim. Böyle diyor Fedor Amca, niye tek başına olduğunu soran Postacı Peçkin?e. Çünkü Postacı Peçkin tedirgin, sürekli sorup duruyor: bir oğlan çocuğu nasıl olur da tek başına yaşar? Kedi Miço, Köpek Topaç?la köy yerinde bir evi nasıl paylaşır? Nasıl olur da başında ona ne

okumak için tıklayınız

Bir Dolapiçi Dostu: Kumkurdu – Melisa Unat

4-5 yaşlarındayken dolaptan çıkarmadığım ama en kıymetlim olan dostum Tilki vardı. Normal bir oyuncak gibi ortalıkta durmazdı. Daha çok hayali bir arkadaş gibiydi. Hayal meyal hatırladığım şey dolabın kapağını açıp aceleyle bir şeyler anlatıp kapattığımdı. Belki dostum Tilki?nin anısıyla elime aldığım an kıymetlilerim arasına gireceğini bildim ben Kumkurdu?nun. O gün başladı dostluğumuz. Daha doğrusu ben

okumak için tıklayınız

Kadın ve Kertenkele – Wilhelm Hermann Jensen

Carl Gustav Jung, 1906 Haziran’ında, meslektaşı ve dostu Sigmund Freud’a bir mektup yazarak, Wilhelm Jensen’in, Gradiva adlı romanını okumasını önerir. Çünkü bu kısa roman, psikanalitik açıdan özel bir önem taşımaktadır. Freud, çok ilginç bulduğu bu romanla titizlikle ilgilenir.Freud niçin bu romanla bu kadar ilgilenmiştir? Doğaldır ki her şeyden önce bir ‘roman’ olduğu için, katıksız bir

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu’nda Sosyalist Hareketler – George Haupt, Paul Dumont

Osmanlı İmparatorluğunda Sosyalist Hareketler ilk kez 1977 yılında Gözlem Yayınları’nın tarihçi Stefanos Yerasimos’un da katkısıyla Paul Dumont’a yaptığı öneriyle kitaplaşmıştır. Dolayısıyla kitap çeviri olmakla birlikte yalnızca Türkçe yayımlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğunda Sosyalist Hareketler, dönemin merkezi siyasal partileri İttihat ve Terakki ve Hürriyet ve İtilaf’ın politikalarına, Meclis’teki tartışmalara, Makedonya meselesi, Ermeni sosyalist partilerine (Taşnaktsutyun ve Hınçakyan), kapıdaki

okumak için tıklayınız

Kaybolan Umut – Wedat Kaymak

Ayaklanma tarihi tam olarak belirlenmemiş olmasına rağmen, 1925 yılının ilkbaharının hemen başında başlayıp, kısa bir süre içersinde tüm bölgeyi sarıyor. Siyasi bir olgunluktan yoksun, gerekli askeri savaş talimatlarından habersiz bir gurupla harekete geçen bu ayaklamanın başarısızlığa uğrayacağı baştan beli olmasına karşın, resmi devlete büyük korkular yaşatmıştı. Ama mevcut koşullarda bir mucize gerçekleşemediği gibi, ayaklanma kanla

okumak için tıklayınız

Kardeşimin Hikâyesi adlı romana dair – Hüseyin Bul

Yoldan geçen birini durdurup, gelin size ilginç hikâyeler anlatacağım deseniz neyle karşılaşırsınız? Muhtemelen ya size aldırmayacaktır, ya da ne tuhaf insan diyebilir, deli midir nedir de diyebilir. Ama bir vesileyle sizinle yolları kesişmiş biriyle, çay içerken ya da bir şeyler içerken ya da yerken konu konuyu açıp ilginç hikâyeler anlatmaya kalkarsanız, size ne garip bir

okumak için tıklayınız

Salkım Saçak Keldağ adlı öykü kitabına dair – Adil Okay

Son zamanlarda masamın üzerinde okumak için sıraya koyduğum kitaplar arasında ?öykü? yoktu. Müslüm Kabadayı?nın ?Salkım Saçak Keldağ? adlı öykü kitabının elime geçmesiyle bu eksikliğin farkına vardım. Hemşehirlim Müslüm Kabadayı, kitabını bana imzalarken ?Sevgili Adil Okay?a, kentimiz Antakya?da buluşmanın sevinciyle.? diye not düşmüş. Elbette o sevinç ortaktı. Araştırmacı ? yazar olarak bildiğimiz Kabadayı?nın karşımıza bir öykücü

okumak için tıklayınız

Değerler? – Faiz Cebiroğlu

Değerlerden bahsediyoruz. Olumlu değerlerden söz ediyoruz. Bizleri ileri, daha ileri götüren değerlerden söz ediyoruz. Pedagojimizin olmazsa olmaz yönü budur ve bu olmalıdır: Değerlerdir. Pozitif değerlerdir. Biliniyor, toplumsal yaşam karmaşık ve çok yönlüdür. Değerler de, toplumsal yaşamın değişik cephelerinde kendini gösteriyor. Bu cephelerde anlam ve önem kazanıyor?

okumak için tıklayınız

Büyümeyi Kabul Etmeyen Çocuklar İçin – Gülşah Elikbank

Fantastik edebiyata olan ilgimi Tolkien ve Ursula Le Guin?den sonra perçinleyen isim Neil Gaiman?dır. Efsane Sandman serisinin yaratıcısı, Amerikan Tanrıları?nın, Mezarlık Kitabı?nın, Yıldız Tozu?nun ve en son Anansi Çocukları?nın yazarı olan Neil Gaiman. ?Bilge kişiler ne zaman susacaklarını bilirler. Sadece ahmaklar bildikleri her şeyi başkalarına anlatırlar.? diyen Gaiman, az sözle çok katmanlı bir dünyayı anlatmayı

okumak için tıklayınız

Çocuklar Gökseldirler – Fadime Uslu

Thomas Mann, Mario ile Sihirbaz öyküsünde ?çocuklar?ın üzerinden bireysel kimliği inşa eden pek çok şeyi bir elbise gibi çıkarıp atar. ?Çocuklar? der sadece. Ne isimleri, ne yaşları, ne cinsiyetleri, ne de kaç kişi oldukları bellidir. Oysa, olay örgüsü boyunca ana babasının peşinde, tatil yöresinde sürekli bir yerlere sürüklenirler. Öyküyü anlatan baba çocuklarını pek çok kez

okumak için tıklayınız

Çocuk Gözüyle Diktatörlük – Şenay Eroğlu Aksoy

Alejandro Zambra?nın Türkçe?deki ikinci kitabı ?Eve Dönmenin Yolları? Latin Amerika Edebiyatı?nın yenilikçi örneklerinden. 1975 Şili doğumlu yazar derinlikli gözlem gücüne dayalı aforizmalar ve duru bir anlatımla kuruyor romanını. Zambra?nın kalemindeki şaşırtıcı yanlardan biri, çoğu yetişkinin kaybetmiş olduğu çocuk bakışını, yenilikçi bir tutumla romanına sindirmiş olması. İnsanoğlunun, izlerini geriye kalan yaşamı boyunca yakıcı bir şekilde taşıdığı

okumak için tıklayınız

Çocukların Dönüşü* – Meltem Gürle

Geçtiğimiz Mayıs ayında, Bir+Bir dergisinde ?Orhan Kemal’in çocukları: Yoksulluk lekesi? adlı çok güzel bir inceleme vardı. Nurdan Gürbilek bu yazısında, Türk romanında ?zavallı çocuk? hikayelerini konu alıyor ve bir dönemin sınıfsal meselelerinin çocuk karakterler üzerinden açıldığına dikkatimizi çekiyordu. Orhan Kemal ile Kemalettin Tuğcu?nun roman kişilerini karşılaştırarak okuyan Gürbilek, bu yazıda her zamanki isabetli tespitlerinden birini

okumak için tıklayınız

Cumhuriyet’te Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1920-1930) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi – 2) – Nevzat Onaran

Türk burjuvazi yağmasının asırlık hikâyesi… Evrensel Basım Yayım, iki cilt olarak yayımladığı yeni kitabıyla Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğine mercek tuttu… Kitapta, İttihat ve Terakki hükümetinin, Birinci Paylaşım Savaşı’nda ‘öteki’nin mülkinin tasfiyesi temelinde inşa ettiği ekonomi politiğinin 1915’ten bugüne geçmişi inceleniyor. Araştırmada, 1920’lerde Cumhuriyet’in ‘ulus devlet’ inşasının, İttihat ve Terakki’nin temellendirdiği ekonomi politika üzerine bina edildiğine

okumak için tıklayınız

Osmanlı’da Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1914-1919) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi – 1) – Nevzat Onaran

Türk burjuvazi yağmasının asırlık hikâyesi… Evrensel Basım Yayım, iki cilt olarak yayımladığı yeni kitabıyla Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğine mercek tuttu… Kitapta, İttihat ve Terakki hükümetinin, Birinci Paylaşım Savaşı’nda ‘öteki’nin mülkinin tasfiyesi temelinde inşa ettiği ekonomi politiğinin 1915’ten bugüne geçmişi inceleniyor. Araştırmada, 1920’lerde Cumhuriyet’in ‘ulus devlet’ inşasının, İttihat ve Terakki’nin temellendirdiği ekonomi politika üzerine bina edildiğine

okumak için tıklayınız

Aksesuvar olarak Çocuk – A. Ömer Türkeş

Dünyanın ilk çocuk bayramı kutlamakla övünen bir millet olmakla birlikte, çocukların bakımı, büyütülmesi, eğitimi, iş yerlerinde maruz kaldıkları sömürü konularında yapılanların yetersizliği ortada. Bu yetersizlik ilk romanlardan başlayarak edebiyatı da kapsıyor. Tanzimattan Cumhuriyete Çocuklara yönelik ilk yayınlar Tanzimat döneminde, Osmanlı aydınlanmasının önemli isimlerinden Şinasi?nin La Fontaine çevirileriyle başlamış. Şinasi?nin ?Tercüme-i Manzume?(1859) kitabında yer alan ilk

okumak için tıklayınız

Yetişkinlerin Ulaşamayacağı Yerde Saklayınız – Doğuş Sarpkaya

Edebiyatta çocuk karakterler deyince aklımıza hemen çocuk kitapları ve onların efsane isimleri gelir: Alice, Küçük Prens, Küçük Kara Balık, Fedor Amca? Sıradan hayatı parçalamayı göze alan bu çocukların hepsi varolan dünyanın dışına taştıkları için çocukluk kahramanlarımız olmuşlardır. Büyüdüğümüzde ise yavaş yavaş uzaklaşırız onlardan. Okul, iş, kredi kartı borcu, buzdolabı taksiti derken kendi çocukluğumuzla savaştığımızı anlamayız

okumak için tıklayınız