Aksu Bora
Kadınlık Halleri Üzerine – Elif Kutlu
Bu biraz sizden biraz bizden, bazen geçmişten bazen günümüzden, her yerde karşımıza çıkan kadının öyküsü. Belki bir öykü halinde anlatılmıyor ama yine de kadının her halini, ezilmişliğini, görünmeyen emeğini anlatıyor. Ama asıl kadının içindeki gizil gücü ve bilinç yükseltme durumunda kadının bu gücünün nasıl ortaya çıkacağını anlatıyor. Madde madde ya da kişisel gelişim yalanlarındaki gibi değil, Aksu Bora?nın feminizm ve kadın/kadınlık halleri üzerine yazdığı yazıların bir derlemesi aracılığıyla kadının özgürlüğüne giden yolu anlatıyor.(1)
?Feminizmin öznesi kimdir?? sorusu bu öykü için yola çıkmanın en önemli sorusu.
Boşuna mı Okuduk? (Türkiye’de Beyaz Yakalı İşsizliği) – Aksu Bora, İlknur Üstün, Necmi Erdoğan, Tanıl Bora
“Diploma = iş” denklemi gitgide geçersizleşiyor. Genç işsizliği ve ‘okumuşların’ işsizliği, dünyada da Türkiye’de de istisnai olmaktan çıktı. Zamanımız kapitalizminde işsizliğin yapısal niteliği aşikâr hale gelirken, tahsilli, kalifiye çalışanlar yani “beyaz yakalılar” da güvencesizleşme sürecinin kurbanı oluyor, imtiyazlarını kaybediyorlar. İnsanlara atfedilen ve onların kendilerine atfettikleri ‘anlamın’ iş durumuna göre belirlenegeldiği bir yaşam dünyasında, işsizlik sadece iktisadi olmayan derin bir kriz kaynağıdır.
Elinizdeki araştırma, Türkiye’de beyaz yakalı işsizliğinin sosyal-psikolojik yanına odaklanıyor. İşsizliğin bir sosyal deneyim olarak nasıl yaşandığına ve “hissedilen işsizliğe” bakıyor. Üniversite mezunu işsizler işsizlikle nasıl baş ediyor, hangi yöntemlerle iş arıyorlar? Ne gibi ayrımcılık mekanizmalarına tâbi kaldıklarını düşünüyorlar?
Le Guin?in Kadınları* – Elif Kutlu
Primatlardan bu yana ataerkilliğin hüküm sürmediği aşikâr. İlkel zamanlarda kadın erkek ilişkileri bugün olduğu gibi erkeğin iktidarıyla sonuçlanmazdı. Hatta kadın ve erkek arasındaki farklılıkların bu kadar belirginleştirilmediği de söylenebilir. Fakat zaman içinde, işbölümünün gelişmesiyle birlikte, kadının egemenliği elinden alınır. Gelişen işbölümü nedeniyle erkek özel bilgi gerektiren işler yaptığı için yeni zenginlik kaynaklarına sahip olur. Bu da erkeğin daha geniş topraklara ihtiyaç duymasıyla sonuçlanır. İş gücüne duyulan ihtiyaç artar. Böylece erkeğin servet arzusuyla kadının egemenliğine ket vurulur. Çeşitli alet, araç ve gerece duyulan ihtiyacın özel mülkiyete ve mirasa önem veren el sanatçılarını türetmiş olması da ataerkilliğin hüküm sürmeye başlama nedenleri arasında sayılabilir.2 Bu nedenleri biraz daha açıklamak yerinde olabilir. Zaman içinde mülkiyete sahip olmaya
Yoksulluk Halleri, Editör: Necmi Erdoğan ‘Yoksulluğun anatomisi’
Krizler ülkesi Türkiye?de ekonomik krizlerden önce de sonra da yoksul olanlar, hep yoksul kalacak olanlar, yoksulluğu kader gibi yaşayanlar, ?en alttakiler? konuşuyor bu kitapta… Yoksullar, kendi hallerini, gördükleri muameleyi, dünyayı, memleketi, zenginleri, kadınları-erkekleri, dini-maneviyatı, milleti-milliyeti nasıl algıladıklarını anlatıyor. Yoksulların kendi anlatımları ve hikâyeleri üzerinden, yoksulluk hallerinin farklı yönlerinin analizi de yapılıyor:Yoksulların kendi anlatımları ve hikâyeleri üzerinden, yoksulluk hallerinin değişik cephelerine dair analizler de yer alıyor kitapta:
? ?Garibanların dünyası?: Türkiye?de yoksulların kültürel temsilleri (Necmi Erdoğan)
? ?Yok-sanma?: Yoksulluk-mâduniyet ve fark yaraları (Necmi Erdoğan)
? ?Olmayanın nesini idare edeceksin??: Yoksulluk, kadınlar ve hane (Aksu Bora)