Etiket: Ergin Altay

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Ergin Altay çevirisi, Joseph Frank’ın önsözüyle, Yazar ve dönem kronolojisiyle, Dostoyevski’nin ilk Avrupa seyahatinin ardından kaleme aldığı Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları öfkeli ve alaycı bir Batı eleştirisidir. Dostoyevski, 1862 Haziranı’nda Petersburg’dan ayrılarak ilk kez Batı Avrupa seyahatine çıktığında, tedavi için gittiği bu topraklarda bir yandan da varlığını uzaktan sezdiği yoldan çıkmışlığı ve yozlaştırıcılığı arama

okumak için tıklayınız

Duman (Ciltli) – Ivan Sergeyeviç Turgenyev

İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilkönce çevrilen 19. yüzyıl Rus yazarlarındandır. Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. 1867 yılında yayınlanan Duman, toprak köleliğinin de kaldırıldığı 1861 reformlarının ardından belirsizlik, şüphe ve umutsuzluk dumanına boğulmuş Rus toplumsal hayatını anlatır. Aristokrat ve aydınlarını acımasızca alaya alır. Hemen her kahramanın karakterine

okumak için tıklayınız

Dostoyevski Aramızda Olsaydı! – Dağhan Dönmez

Evet, on dokuzuncu yüzyıl insanının her şeyden önce karaktersiz olması gerekir, böyle olmak zorundadır. Karakterli olan insan ise herşeyden önce dar kafalıdır. Dostoyevski-Yeraltından Notlar Günlerden bir gün İlber Hoca’nın dersine üç öğrenci girer; girer girmesine de geç girer. İlber Hoca sorar: “Neredeydiniz?” Konuşma nasıl olduysa, öğrencilerin kredi notunu bilmemesine kadar gelir. Hoca İlber durur mu?

okumak için tıklayınız

Yamaç – İvan Aleksandroviç Gonçarov

“Rayski’de çoğu zaman, 1840-1850’lerde dostum olan birçok insanı görür gibi oluyordum. Onlar da sistemli çalışmaktan hoşlanmıyorlardı.” Gonçarov 19. yüzyıl Rus ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Gonçarov, ölmeden önce tamamladığı son kitabı Yamaç’ta, Oblomov’da olduğu gibi yine kahramanıyla öne çıkıyor. Gonçarov, kahramanı Rayski’nin ahbabı İvan İvanoviç’le ve kadınlarla ilişkisini anlattığı Yamaç’ta, 19. yüzyıl Rus toplumunun

okumak için tıklayınız

Kumarbaz – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, ‘Kumarbaz’ (The Gambler) adlı romanını, kumar borçlarından dolayı yoğun baskı altında 25 günde (Kasım – Aralık 1866) kaleme aldı. Kumarbaz, Dostoyevski’nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hali ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir. İlk büyük romanı olan ve büyük bir kitleye ulaşan Suç ve Ceza’dan sonra yayınevi ile yaptığı

okumak için tıklayınız

Kızıl Süvariler – İzak Babel

İzak Babel yirmi altı yaşında, insanlık tarihinin en önemli çarpışmalarından birine, Ekim Devrimi’nin kaderini belirleyen Polonya-Sovyetler savaşına, gazeteci ve asker olarak katıldı. Ve yaşadıklarından, edebiyat tarihinin en etkileyici savaş karşıtı öykülerini çıkardı; savaşın insan üzerindeki etkisini, her koşulda insan olmanın destanını yazdı. Parlak bir hayalgücünün duru ve sakin bir anlatımla iç içe geçtiği öyküler, yaşanan

okumak için tıklayınız

Öteki – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

İnsancıklar yayımlandığında, dönemin büyük edebiyat eleştirmeni Belinski, Dostoyevski?yi şöyle övmüştü: ?Yeni bir yazarın, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, ama bu roman Rusya?da hayatın sırlarını öyle kahramanlarla veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi.? Ama bu övgülerin sarhoşluğuyla hemen ikinci romanını, Öteki?yi yazıp yayımlayan genç yazarı, bu sefer sert

okumak için tıklayınız

Anna Karenina – Lev Nikolayeviç Tolstoy. Aristokrasi Gerçekliğinin Tablosu.

Anna Karenina, Rusların kendi ülkelerini ve dönemin aristokratlarını en doğru yanlarıyla yansıtan bir romandır. Nabokov’un aktardığına göre Tolstoy’un, yaşlılık yıllarında canı hiçbir şey okumak çekmez, artık yorulmuş, bıkmıştır. Sadece tek bir romanın kendisini heyecanlandırdığını söyler, kitabın adı, Anna Karenina’dır. Anna Karanina, bir yönüyle de bir kadının aşkından dolayı içine düştüğü tragedyadır. Aşkı eksene oturtan büyük

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’den Bir Ölünün Hatıraları – Süleyman Deveci

Sibirya diyerek geçmemek gerekir. Hala bugün dahi dünyada ağır cezaevi koşulları, sürgün, zor hayat şartları, soğuk denilince ilk akla gelen doğal ve gerçek zindanların en meşhurlarından biri. Romanın babalarından Dostoyevski’nin de burada dört yıl sürgünde kaldığını biliyoruz. Bir yazar için dünyanın neresinde olursa olsun cezaevi, insanı, insanın ruhunu mahkumlar özgülünde tanımak için üniversite gibi bir

okumak için tıklayınız

Petersburg Öyküleri – Nikolay Vasilyeviç Gogol

19. yüzyıl Rusya’sını anlatan bu öykülerde Petersburg’un ünlü sokaklarını arşınlarken sıradan Rus memurların evlerine, soyluların akşam davetlerine konuk oluyor; bir ressamın ve bir delinin zihninin sınırlarına çarpıyor; kopmuş bir burnun peşinde gerçeküstücülüğün izinde bir yolculuğa çıkıyoruz. Gogol’ün ironisiyle, insanın kimlik arayışını bir hiçlik mertebesine yükselttiği en ünlü öykülerinden; “Nevski Bulvarı”, “Burun”, “Portre”, “Palto”, “Fayton” ve

okumak için tıklayınız

Martı – Anton Çehov

Bir grup insan tiyatroya yeni bir biçim getirme hayalleri kuran genç yazar Treplev’in tiyatro oyununu izlemek üzere bir çiftlik evinde toplanır. Oyun çiftlik evinin parkına kurulan bir sahnede oynanacaktır. Seyircilerin arasında Treplev’in kendini beğenmiş aktris annesi İrina Nikolayevna Arkadina ve onun sevgilisi ünlü yazar Boris Alekseyeviç Trigorin de vardır. Bu iki insanın varlığı hem Treplev’in

okumak için tıklayınız

Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları – Nikolay Vasilyeviç Gogol

Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852), Klasik Rus Edebiyatı?nın Puşkin?le birlikte en önemli iki kurucusundan biri olan Gogol, 1831 ? 1832 yıllarında yazdığı Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol?un bir anda parlamasına yol açar. 

okumak için tıklayınız