Fırtınanın İçindeki Zihin: Kral Lear ve Freud’un Bilinçdışı Çatışmaları

Doğanın Kaosu ve Zihnin Fırtınası Shakespeare’in Kral Lear eserinde fırtına, yalnızca fiziksel bir olay değil, aynı zamanda Lear’in iç dünyasındaki çalkantıların bir yansımasıdır. Fırtınalı kır mekanları, Lear’in krallığını, ailesini ve nihayetinde benliğini kaybettiği bir dönüm noktasını temsil eder. Freud’un psikanalitik kuramına göre, bilinçdışı, bastırılmış arzular, korkular ve çatışmaların bir arenasıdır. Lear’in fırtınayla yüzleşmesi, bu bağlamda, … Devamını oku

Fırtına – William Shakespeare. (Can Yücel’in yorumuyla)

Fırtına ilk, 1623’de, Shakespeare oyunlarının I. Folio (Cilt) basımı arasında yayımlandı. Çeviride kullandığımız metin de o metin.
Yazılışı 1610 sonlarına, ya da 1611 başlarına rastlıyor olmalı.
Üslubu, biçimi, genel tınısı, bu doğrultudaki öbür kanıtlara değinmeden de, oyunun Shakespeare’in son dönemine ait olduğunu, ve “Romances” denen oyunlar grubu içinde yer aldığını gösteriyor. Pericles, Cymbeline ve Winter’s Tale (Kış Masalı) adlı oyunlarla birlikte The Tempest, öykü boyunca bir “hüzün” damarını sürdürdüğü için “Komedi” türüne, sonu mutlu geldiği için de “Tragedi” türüne sokulamıyor.

Devamını oku

Üçüncü Richard?ın iktidarının temel özelliği şeytani olmasıdır

Ben Warwick Kontu?nun en küçük kızı ile evleneceğim.
Onun babasını ve eski kocasını öldürttüğüm
Sanki buna bir engel mi olacak?
Kral III. Richard?ın Trajedisi
The Life and Death of King Richard
1592, Shakespeare

Devamını oku

Berrin Taş Şiirinde ?Kavga? ? Mustafa Özmen

Ne zaman bir karamsarlık çökse içime, aklıma 40 kuşağı şairleri gelir. Rıfat Ilgaz, A. Kadir, Enver Gökçe, Ömer Faruk Toprak? Bu güzel insanları düşündükçe karamsarlığım dağılır. Bu insanların yaşadığı topraklar karamsarlığa gebe olmasa gerek. Binbir yokluğa, baskıya karşın nasıl ayakta durulabileceğini gösterdiler. Hem yaşam kavgası, hem ekmek kavgası, hem sanat kavgasını bir arada verdiler. Tutuklandılar. Sürgün edildiler. Yok sayıldılar. Görmezden gelindiler. Onlar inatla yaşamayı sürdürdüler. Şöyle düşünüyorum; 40 kuşağı şiirleri, bu memleketin suyuna, havasına, toprağına karıştı bir kere.

Devamını oku

Berrin Taş Şiiri 4 – Mustafa Özmen

Platon’un bilindik adalet tanımı şuydu; ?Adalet, güçlünün işine gelendir.? Günümüz adaletinin de uyguladığı budur. Bu adalet kavramı; soğuk mahkeme duvarlarını, yasaları, düzmece tutanakları, gözaltıları, hukuksuz dava süreçlerini çağrıştırır. Bu dava süreçleri ancak ?güçlünün? adalet anlayışıdır. Bu süreçler gelip geçicidir. Bir de insanlığın adalet süreçleri, adalet tanımları vardır. Bu sürecin en önemli yapıcıları sanatçılardır, şairlerdir, yazarlardır. Sanatçılar insanlığın adalet arayıcılarıdır. Bu arayış durmaksızın sürmektedir. Sanatçı, daha güzel bir dünya adına yargılar ?güçlüyü?. Şiiriyle yargılar, resmiyle, sinemasıyla, tiyatrosuyla, romanıyla…

Devamını oku

Fırtına / Bahoz – Kazım Öz

“‘Bahoz / Fırtına’, Türkiye sinemasında devrimci karakterleri anlatan ilk filmdir.” Zahit Atam

“Benim bu filmde 1991-1992 dönemini anlatmak isteyişimin sebebi şudur: Bu yıllar Kürtler açısından bir dönüm noktasıydı. Sadece ulusal açıdan Kürt bilincinin şekillendiği bir dönem değildi; aynı zamanda, dünyaya bakış açısında da bir bilinçlenmenin başladığı, bu bilinçlenmenin Kürtlere yayıldığı ve kitleselleştiği bir dönemdi. Hikâyemi bu dönemi işleyerek filme aktarmak istememin bir başka sebebi, devrimci karakterler meselesiyle ilgiliydi. Devrimci karakterler Türkiye sinemasında aslında çok çarpık biçimde işlendi. Oysa Türkiye devrimci hareketinde

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme