Etiket: Nejdet Evren

Aforizmalar ve Felsefi Notlar / 5 – Nejdet Evren

.Hiç bir şey tarihin mahzeninde sonsuza dek saklı kalamaz; gün gelir yangın yürekli bir el değer ve kapılar açılır; kötü olan şey iyi olan şeyle yüzleşmek zorunda kalır, zira kaçacak hiçbir yer bulamaz; zalimin tarihi olmaz, herşey mazlum olanın üstüne kuruluysa ve herşeyi o yaratıyorsa, tarihi mazlumlar yaratır; sorgulanmak istenenin sorguladığı yer ve zamanda paradigma

okumak için tıklayınız

KARANLIĞIN ŞAFAĞI / HÜMANİZM / Nejdet Evren

Karl Marx der ki; “ İnsana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.” (1) Kapitalist üretim tarzını ve buna bağlı olarak insanın kendine yabancılaşmasını analiz eden filozof insana dair olana yabancı olunamayacağını belirtmektedir. İnsan sadece yaratmaz, aynı zamanda yaratılır; ekler, çıkarır, yapar, bozar ve yıkılır; ne üstündür ne de alçak; hem üstündür hem de alçak…Kendine yabancı,

okumak için tıklayınız

Mülteci – Nejdet Evren

Arapça kökenli bir sözcük olan mültecinin Türk Dil Kurumu Güncel Sözlükteki karşılığı sığınmacı olarak veriliyor. Sığınmacı sözcüğüyse TDK Büyük Türkçe Sözlükte “Başka bir ülkeye veya yere sığınmış olan kişi, sığınık, mülteci; Yabancı bir ülkede iltica etmeden önce belirli bir süre kalan kimse.” şeklinde açıklanıyor. Sığınmak eyleminin altında bir korku ve ondan kaçış söz konusudur. Korkunun

okumak için tıklayınız

DENİZ GİBİ / Nejdet Evren

“Keşke insanlar da yunuslar kadar iyi olsaydı. “ (1)Geçimini denizden sağlayan ana/ataları mübadil bir balıkçı, rutin avlanmayı sürdürürken deniz canlılar ile insanlarla bile kuramadığı bir bağlantı, bir iletişim kurar ve bu iletişim tek-yönlü olmayacaktır. Aynı denizin iki canlısı avlayan ve avlanan karşılıklı duruşurlar, ikisinin de yek-diğerine saygı ve ilgileri var. Avcı sadece günlük gereksinimi kadar

okumak için tıklayınız

KALINTILAR ÜSTÜNDE/ Nejdet Evren

Hiçbir şey tarihin mahzeninde sonsuza dek saklı kalamaz; er ya da geç her şey gün yüzüne çıkar. Olayları kayıt altına almak -ki bir zamanlar bunu yapanlara vakanüvis deniyordu; olayları yazıya geçiren tarihçiler olarak tanımlanabilir – bir birikim gerektirdiği gibi maddi bir zenginliği de içinde barındırır. Bu nedenle tarih yazmalarının büyük bölümünün zamanın egemenlerince yazıya geçirildiklerini

okumak için tıklayınız

DİL / KİMLİK / iNSAN – Nejdet Evren

Yazı önce kil ve daha sonra papürüslere nakşedildi; yaklaşık beş bin yıl önce; Sümerler tarafından geliştirildi ve “dil”in şekle bürünen, kalıcı bir aracı oldu. Yazının keşfi ve kullanılmaya başlanması uygarlaşma tarihinde ateşin denetlenmesi, öküzün kara-sabana koşulması, buharın makineye uyarlanmasından belki daha çok etki ettiği ileri sürülebilir; zira bilginin kulaktan kulağa iletilmesinin yarattığı tüm olumsuzlukları ortadan

okumak için tıklayınız

AFORİZMALAR ve FELSEFİ NOTLAR/4 Nejdet Evren

I. Her görüntü gizlenen içsel ve yaratılmak istenen dışsal bir algı için vardır; dışsal algıya kapılıp yanılmak içsel gerçeği görmeye engel olur; bu nedenle sebep-sonuç ilişkisine bakmak ve görselin kime ne kazandırıp kime ne kaybettirdiğini görmek ve anlamak gerekir; sosyal demokrasinin içinde gizli statüko bu şekilde görünemez olabilmekte, toplumsal muhalefeti sönümlendirmektedir…. II. Fransız İhtilali’nden bu

okumak için tıklayınız

Aynanın Dili – Nejdet Evren

İnsan, başlı başına bir fenomen; iki ayakları üzerine evrimleştiği günden bugüne kadar doğal süreçlere müdahale eden, değiştiren, yaratan, kültürü, tarihi dili gerçekleştiren sosyal bir canlı. Teknolojide katettiği ilerlemeye bakılırsa evrim sürecine bile genler üzerinden müdahale eden tek canlı türü; gerçi bir “tür” olamadığı da söylenmektedir. İnsan nedir, ne olmalıdır, nasıl olmalıdır, hangi canlı için insan

okumak için tıklayınız

ADIM CUMARTESİ – Nejdet Evren

ADIM CUMARTESİ   ../. Adım cumartesi, sen sordun ve ben de söyledim işte, ikna olmadıysan eğer suç kimin? ../. Arıyorum yıllarımı birini diğerine katarak hem de, bıkmadan, usanmadan ve de yılmadan, suç kimin? ../. Bir oğlum vardı, bir de kızım bir eşim vardı, bir de kardeşim, anam, babam, dostum arkadaşım ve belki de aşık olduğum

okumak için tıklayınız

AFORİZMALAR ve FELSEFİ NOTLAR-2 / Nejdet Evren

I. Acının dili yok, yürek çarpar ve kirletilmiş dünyanın rengi yenik düşer direnen canlara…   II. Sadece sizin için geçerli olduğunu düşündüğünüz evrensel ölçü ya da değer salt bu nedenle noksan, çürüktür…   III. Faşizmin ne olduğunu bilmeden yaşamak çağdaş bilinç düzeyi ile örtüşmez…Tüm diktatörlüklere hayır diyebilmeli insan, bu çığlığı atamıyorsa, utanmalı…   IV.  Kötünün

okumak için tıklayınız

ÖDEV ve SORUMLULUK BİLİNCİ – Nejdet Evren

Ev ödevi olarak bilinen eğitim/öğretimin bir parçası haline gelmiş uygulamanın sorumluluk bilincine etkileri, çocukların kişisel ve psikolojik gelişmelerine ne denli katkı sağladığı, aynı öğrenimdeki çocuklar arasında fırsat eşitliğini ne şekilde etkilediği, dünya genelinde ve özelde ülke içindeki uygulama biçimleri ve sürelerinin gelecek nesillerin yetiştirilmesi açısından irdelenmeye ve tartışmaya değer. Sorumluluk öz itibariyle kişinin davranışlarının tüm

okumak için tıklayınız

Yazılı Edebiyatın Politik Yanı – Nejdet Evren

Sözlü edebiyat yazılı edebiyattan milyonlarca yıl daha eski ve daha uzunca varlığını sürdürmüştür; ancak yazılı edebiyat sözlü edebiyat üzerinde taçlanmış ve onun izlekleriyle doludur; bu nedenle sözlü edebiyatın özüne ulaşabilmek için yazılı edebiyatın izleklerinin iyi okunması gerekmektedir. Ne ki, insan türünün bilgi birikimi yazı ile daha ileri bir düzeyde aktarım sağlarken kültürel olarak gelişmesine, serpilip,

okumak için tıklayınız

Covid-19 mu, “Liberal Virüs” mü!? – Nejdet Evren

Yaklaşık iki yıldır covid-19 olarak tanımlanan virüsün tüm insanlarının yaşamlarını tehdit ettiği, an itibariyle yaklaşık altı küsur milyon insanın ölümüne neden olduğu,(*) etkilediği kişilerde ise kalıcı bir takım rahatsızlıklar yarattığı, insanların bir çoğunun neredeyse önceki tüm yaşam biçimlerini büyük ölçüde değiştirdikleri bir salgın ile insanlık geçmişte yaşadığı bir çok salgın gibi karşı karşıya bulunmaktadır. Artısı

okumak için tıklayınız

Modernite / Akıl Çağı ve Düşler – Nejdet Evren

Uygarlaşmayı yalnızca teknolojideki ilerlemeler olarak ele almamak gerekir. Teknoloji ile uygarlaşma paralel devinmiş olsaydı gün itibariye teknolojide yakalanan ilerlemeye koşut olarak tüm toplumların kültürel-ekonomik-politik, insanca yaşaması için gereksindiği şeylere eşit bir şekilde herkesin ulaşabiliyor olması gerekirdi; ne ki, hiç de öyle olmadığı gün gibi açık. Yazılı tarih öncesinin devasa birikimi yazılı tarih ile adeta bir

okumak için tıklayınız

Avuçlamalı Özgürlüğü – Nejdet Evren

Neşeli şarkılar söylemek isterdim hurcumda hüzün birikmeseydi; lakin, koynumda büyüdü geceleri ve bir yanım kaldı  üryan!   Tutsak güvercin midir yalnız tel-örgülerden ötelere bakan; örgüsü var mıdır zindanların nerede başlar  sınırı ve biter mi?   Gün gelir uçar ötesine duvarın ki, aşılmadık olanı yok! Zindanda bağıra çağıra bir bahar doğar, “düş dediğin aslında ————yolun yarısı”(1)

okumak için tıklayınız

Yabancılaşmaya Karşı Özgürlük – Nejdet Evren

Arzu etmek/istemek çeşitli nedenlere dayalı olabilir. Biyolojik nedenler ile sosyolojik nedenler arasında kapanmaz bir fark vardır. Her ikisinin de ortak noktası ise, varlığına ihtiyaç duyulan bir eksikliğin hissiyatıdır. Bu nedenle arzu edilen/istenen şey her daim eksikliği duyumsanan/hissedilen varlıktır. Eksikliğin kendine dair hissin bağlandığı arzu ise her ikisinden farklı olarak yoksunluk/doyamama hissine denk düşer; yeterli olana

okumak için tıklayınız

Boşlukta Gezinen Bilgi – Nejdet Evren

Bilgi masumiyeti kirletir, adeta masumiyeti ortadan kaldırır. Bu durum bilginin kötü ve zararlı olduğu şeklindeki bir yorum yapılmasını gerektirmemektedir. İnsanın başka bir canlıya/insan dahil işkence yaptığına dair edimlerine tanıklık yapıldığında korku ve acıma duygusu birlikte yaşanır, onunla/işkence yapan eylem ve düşünce alt-yapısıyla ne şekilde mücadele edileceği bilgisine/yeterliliğine ssahip olamayanın edimsizliği masumiyet kapsamında değerlendirilebilir, ancak bu

okumak için tıklayınız

BBÇ – Ben Bir Çocuğum – Nejdet Evren

Ben Bir Çocuğum/*BBÇ. Masumiyetimden olsa gerek büyüklerimin benden gizleyerek konuştuklarında “sabi” dediklerini duymuşluğum vardır. Sabiydim, masum ve korunmasızdım; her türlü saldırıya maruz kalabilir, gücüm yetmediği için bir çoğunu geri-savuramazdım. Öyle de oldu; bir çok saldırıya maruz kaldım ve gücüm yetmediğinden sindim, sindirildim. Bu acımasızlığın bir ölçüsü yoktu; insanın skalası, ölçüsü, acıma duygusu ve acımasızlığı aynı

okumak için tıklayınız

Modernite – Nejdet Evren

Politika her zaman bir iktidar mücadelesi olarak ele alınmış ve bu şekilde algılanmıştır. Çok yüzlü anlamında Latince’de poli tika dan üretilerek günümze kadar gelmiştir. Poli-tika-cılar ise her zaman yöneten, yönetmeye aday ve bu yönde çaba harcayan kişilerden oluşmuştur. Her hal ve şartta iktidarı ele geçiren kesim/klik ya da sınıf yönetme gücünü diğerleri üzerinde bir baskı

okumak için tıklayınız

YARI-PUSARIK / ILGIM – Nejdet Evren

Bir dil, hakınca sahiplendiği sürece ne kadar baskılanırsa baskılansın asla yok edilemez; bu direnç ana-kadından gelir,  her dile ana-dili denmesinin nedenide budur. Bir zamanlar çocuk öykülerinde herkesçe bilinen bir olgu vardı – ki, hala gündemde olsa gerek- deve kuşları kafalarını kuma gömdüklerinde saklandıklarını sanırlarmış…- deve kuşları böyle bir davranışta bulunmakdıkları halde-  Toplumsal bir olgu yok

okumak için tıklayınız