Onur Bayrakçeken
“Orkestra Şefi” – Onur Bayrakçeken
Yeni Zelandalı yazar ve şair Sarah Quigley’in Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Orkestra Şefi” adlı romanı, Şostakoviç’in en önemli eserlerinden biri olan 7. Senfoni’sini, yani “Leningrad Senfonisi”ni yazış sürecini anlatıyor. Faşist kurşunlara geçit vermeyen sevgili kentinin direniş senfonisini…
‘Erikler Çiçek Açınca: Nurhak’ı Hatırlamak’ ve Tom Joad’un hayaleti
68 kuşağıyla -ve tabii THKO’yla- ilgili birçok anı ve tanıklık kitabı yazıldı. Ancak geçtiğimiz ay Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan “Erikler Çiçek Açınca: Nurhak’ı Hatırlamak” beni en çok etkileyenlerden oldu. Tuncer Sümer’in anlattığı hikaye, yazarlarının da belirttiği gibi, ‘kendinin de içinde olduğu bir ortak tarih’. O ortak tarihte yanılgılar, umut, dostluk ve cüret bir arada. “Erikler Çiçek Açınca: Nurhak’ı Hatırlamak”, daha güzel ve adil bir dünyanın mümkün olduğu inancının insanı her durumda.
Bir ilk kitap: Belki Bir Gün Uçarız
“Belki Bir Gün Uçarız”da, oldukça enerjik, alaycı ama aynı zamanda da mustarip bir anlatıcıyı dinliyoruz. Yaşadığı toplumu ve çağı sevdiği pek söylenemez, fakat inkar da etmiyor. Başka bir toplumsal yapıda yaşıyormuş gibi davranmıyor, yalnızca bu delilik çağında aklını muhafaza etmeye ve yaşamaya çalışıyor.
Bir yakınınızın ölümünü beklediniz mi hiç? Beklediyseniz, Aylin Balboa’nın anlatıcısını çok iyi anlayacaksınız. “Belki Bir Gün Uçarız”, yoğun bakım ünitesinin başında, hastane koridorlarında ve şehrin sokaklarında bir “dertleşme”. Biraz alaycı, biraz kalender, ama kalbinizde bir tortu hüzün bırakmadan bitmiyor!
abdullah çiçekleri – onur bayrakçeken
abdullah cömert?in anısına,
ben ve ayyaş hamdi oturuyorduk serindi
sadece orası serindi çünkü paramız yoktu
iş makineleriyle geldiniz kağıtsız kitapsız
çünkü sizin paranız çoktu
yine bütün yasalara kement attınız
Bir Nâzım düşmanlığının ‘tahlili’ (yahut Mehmet Kaplan’ın hisleri) – Onur Bayrakçeken
Mehmet Kaplan?ın Şiir Tahlilleri I-II?sini, sevgili Ali Baydar ve Burak Berkan hocalarımdan temin edip okudum. Kendisinin değerli bir akademisyen olduğunu tartışmam. Fikren bana çok zıt olsa da, önemli çalışmalar yapmış bir isim. Ancak, tartışmayacağım bir gerçek daha var ki o da Mehmet Kaplan?daki solcu şairleri safsatalarla dışlama tavrı… Hoş, bu tavır dönemin klasik sağcı tutumudur zaten ama kitabın arkasında yazan ?ilmi usullere göre? ifadesiyle bağdaşır mı kimi safsataları baz alarak solcu şairleri tenkit etmek, bilemem. Herhalde bağdaşmaz, değil mi? Öyleyse toplumcu ve aydınlanmacı bir edebiyatçı için,