Taha Toros – M. Şehmus Güzel

Taha Toros mutlaka çok çalışkan, üretken, yaratıcı ve paylaşımcı bir insan olarak akıllarda kalacak. Kanımca öyle olmasını o da isterdi. Çalışkan, üretken, mütevazi, sürekli araştırmak ve yazmak serüveni içinde bir yaratıcı.
Birçok kitabı yanında İlk Kadın Ressamlarımız veya Fikret Muallâ 1903-1967 gibi konusunda orijinal, kolay bulunması mümkün olmayan bilgilerle dolu kitaplarını burada öncelikle anmak isterim.
Kitapları yanında, dergi, gazete, ortak yapıt ve benzeri birçok yayın organında yayınladığı sayısız makalelerini de anımsamalıyız. Özenle biriktirilmiş ve dikkatlice damıtılmış bilgiler hazinesidir makaleleri. Onların belli ana konular çevresinde derlenmesi ve kitap biçiminde yayınlanması mutlaka çok yararlı olacaktır. Bunu yakınlarına, başta kıymetli oğlu Hilmi Toros?a tavsiye etmek isterim. Umarım tavsiyem zaman içinde gerçekleşme olanağı da bulur. Böylece bu derin, mütevazi ve üretici tarihcimizin, en aslî ve asil anlamıyla popüler tarihciliğin önemli isimlerinden Taha Toros?un makaleleri unutulmak tehlikesinden kurtulur umuyorum.
İşçi hareketi tarihi, siyasi tarih ve toplumsal tarih çalışmalarım yanında biyografi türü, özyaşam öykülerini anlattığım kitaplarımda da Taha Toros?un kitaplaıından ve makalelerinden çok yararlandım. Kimi zaman verdiği bir bilgiden, bir kaynaktan, bu bazen bir satırlık bir bilgi veya kaynak bile olabilir, yola çıkarak daha geniş bilgiler edinebildim, daha çok kaynağa ulaşabildim. Bu sayede araştırmalarıma yeni unsurlar, yeni yönler kazandırabildim. Taha Toros?a hepimizin bir teşekkür, enazından bir teşekkür, borcumuz vardır kesinlikle.
Burada yeri gelmişken ve bizzat Taha Toros?un kendisinin de Adanalı olması nedeniyle, soyadına bir bakar mısınız lütfen, 1940?ların başında Adana?da iç sürgün, yani ?ikamete memur? olarak yaşamak zorunda bırakılan Abidin Dino, Adana?da evlendiği ve bu iş için taaa İstanbul?dan kalkıp gelen eşi Güzin Dino ile, ağabeyi Arif Dino?ya ve bilhassa ?öğrencileri? Arif Dino çevresinde toplanan gençlerden oluşan, ve Abidin Dino isimli çalışmamın ikinci cildinde ?Arif Dino Üniversitesi? ismini takdığım topluluktan iki satırla söz etmek istiyorum.
Önce Yaşar Kemal?in Arif Dino ile yakın dostluğunu, arkadaşlığını Taha Toros?tan dinleyelim:
?Yaşar Kemal (o günlerin Kemal Sadık Göğceli?si ) Kadirli’den gelmiş, filizlenmeye hazır bir tohum gibi, Dino’ların masasına düşmüştü. Bizler serinlemek için, öğleden sonraları ya Halkevi bahçesine, ya karşısındaki kahveye giderdik. Arif Dino’nun gerek sanatçı, gerekse filozofu andıran sohbetlerinde de zaman zaman bulunurduk.
(…) Kemal Sadık Göğceli masaya sokulur, Arif Dino’nun sohbetlerini hayranlıkla dinlerdi. Eğer bir tahta iskemle bulamazsa bu tatlı sohbetleri dinlemek için yere çömelerek, bilgiye susamışlığını gidermek isterdi. Kemal Sadık Göğceli, pırıl pırıl bir kır çocuğu olarak dikkati çekmişti. Arif, onunla yakından ilgilendi. Kemal Sadık Göğceli, o günlerde derin bir folklor tutkusu içerisinde ağıtlar toplar, eski derebeyler döneminde yakılan türküleri derlerdi. Özetle, okumaya düşkün öğrenmeye susamış bir delikanlıydı.
Dünya çapında bir kaleme sahip olduktan sonra, zaman zaman İstanbul’da rastlaştığımızda, o yılların anılarından bazı yansıtmalar yapar. Onun Halkevi’nde ve Ramazan[oğlu] Kütüphanesi?nde ilk kez görev almasına ve eline ilk paranın geçmesine yardımcı olanlar arasında bulunduğumu hatırlatarak sıcak duygularını belirtir. Oysa Kemal Sadık Göğceli?nin folklor çalışmalarında ve ilerisi için kültürlenmesinde kendi gayreti yanında, Dino?ların büyük rolü olmuştur. Diyebilirim ki Arif ile Abidin?in Adana’ya sürgün edilmesi, Yaşar Kemal?in uyandırılmasına, teşvik görmesine ve keşfedilmesine ortam yaratmıştır.?
Adana’da Abidin veArif Dino kafilesine, yoksa kervanı mı demeli, Bursa Hapishanesi’nden, Nâzım Hikmet’in yanından, gelen Orhan Kemal’in katıldığını da burada anımsatmalıyım. Abidin ve Güzin Dino çevresinde, Türksözü gazetesinde, sağda solda ama daha çok solda bir araya gelen gençler Abidin ile Arif’in (ve daha sınırlı bir ölçüde de olsa Güzin?in) “tiryakileri” oldular.
Kemal Sadık Göğceli yanında, Taha Toros ile bir süre sonra Adana’da lise öğretmenliği yapacak olan Adnan Turani gibi isimleri de bu listeye eklemek gerek.
Taha Toros 1940’larda Adana’da bulunmasını şöyle açıklıyor: “O yılların bir bölümünü görevim dolayısıyla, memleketim olan Adana’da geçirdim (…)”
Daha sonra Ticaret Bakanlığı’nda Başmüfettiş olan Taha Toros o günlerdeki ?görevinin » niteliğini belirtmiyor ama büyük olasılıkla Ticaret Bakanlığı’na bağlı bir kurumda devlet memuru olarak çalışıyordu. Şimdi biliyoruz, Taha Toros o yıllarda ?Adana Ticaret ve Sanayi Odası’nda genel sekreter olarak çalıştı. Bu dönemde Çukurova ve Toroslar’da geniş kapsamlı folklor araştırmaları yaptı.?
Abidin ve Arif Dino ile dostluğundan birçok anı, birçok bilgi ve koskocaman bir kültür hazinesi kaldı. Bunların bir kısmını yazdı ve yayınlandı. Kimbilir kağıtları arasında belki yazılmış ve yayınlanmayı bekleyen anıları, bilgileri ve makaleleri de vardır. Onlar da birgün mutlaka gün yüzüne ulaşırlar umarım. Kimbilir?
Taha Toros yaşamını ailesine ve mesleğine özen yanında tarih, kültür, geçmiş zaman üzerine, dostlarını ve anılarını düşünerek ve yazarak geçirdi. Mutlu ve yaratıcı yaşadı. Toprağı bol olsun. Işıklar içinde yatsın.
M. Şehmus Güzel

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Nermi Uygur?a Bölük Pörçük Bakış – Cengiz Gündoğdu

Mehmet Akkaya Nermi Uygur?la ilgili çalışmasının sonunda şöyle der, ?? bugün veya gelecekte ?Türk Felsefesi? diye dünya düzeyinde bir felsefeden...

Kapat