Yazar: cemalumit

Fethiye Bungalov Evleri ile Huzurlu Zamanlar Sizleri Bekliyor

Fethiye bungalov evleri, günümüzde çoğu insanın favori tatil mekanlarından biri oluyor. Yerli ve yabancı turistlerin ilk seçimi olan bungalov yapılar, konforlu ve huzurlu bir tatil deneyimini mümkün hale getiriyor. Fethiye Bungalov Evleri ile Rüya Gibi Deneyim Fethiye bungalov evleri ekonomik ve konforlu olmasından dolayı insanların tercih ettiği bir konaklama merkezi haline geldi. Bir bungalov, tek

okumak için tıklayınız

Şile Bungalov Evleri Günlük Kiralık

Tavandan yere kadar camları bulunan ve üçgen çatılı olan Şile bungalov evleri günlük kiralık olarak tatilcilere sunulur. Kış ve yaz turizmine özel olarak dekore edilen evlerde doğal bir tarz hakimdir. Doğa ile uyumlu olan bungalovların iç yapısında her biri çevre dekorasyonuna uygun eşyalar yer alır. Mutfak bölümünde yemek hazırlayabilmek için gerekli tüm tava, tencere, bardak

okumak için tıklayınız

Yuval Noah Harari: “Gılgamış’ı durdurmak imkansız olduğundan Frankenstein’ı durdurmak da imkansızdır.”

Frankenstein Kehaneti 1818’de Mary Shelley, yarattığı yapay varlık kontrolden çıkıp ortalığı mahveden bir bilim insanının hikayesi olan Frankenstein’ı yayımladı. Son iki yüz yılda bu hikaye sayısız farklı biçimde tekrar tekrar anlatıldı ve yeni bilimsel mitolojimizin temel taşlarından biri haline geldi. İlk bakışta, Tanrı rolünü oynarsak ve yaşamı tasarlamaya kalkarsak sert bir şekilde cezalandırılacağımız konusunda bizi

okumak için tıklayınız

Bir parça yiyecek bulabileceğinizi bilmemek nasıl bir histir?

Biyolojik Yoksulluk Sınırı Binlerce yıldır insanlığın en büyük düşmanı olan kıtlıkla başlayalım. Yakın zamana kadar birçok insan, yaşamını biyolojik yoksulluk sınırında, yetersiz beslenme ve açlık tehdidi altında sürdürüyordu. Küçük bir hata ya da birazcık şanssızlık bir ailenin ya da bir köyün tamamının ölüm fermanı demekti. Şiddetli yağışlar hasadınıza zarar verir ya da keçi sürünüz yağmalanırsa

okumak için tıklayınız

Mutluluğu ölçebilir miyiz? Aykırı düşünceler

Şimdiye kadar mutluluğu büyük ölçüde sağlık, gıda ve zenginlik gibi fiziksel koşulların bir ürünü gibi düşünerek ele aldık: İnsanlar daha zengin ve daha sağlıklıysa daha mutlu olmalıdırlar. Fakat gerçek bu kadar basit mi? Filozoflar, rahipler ve şairler binlerce yıldır mutluluğun ne olduğuna ilişkin düşündüler ve çoğu, en az fiziksel koşullar kadar toplumsal, ahlaki ve ruhani

okumak için tıklayınız

Yuval Noah Harari: Kısırdöngüler, tarihi tesadüflerle oluşmuş hayali hiyerarşileri kalıcı hâle getirebilirler.

Amerika’da Temiz Olmak Modern Amerika’daki ırk hiyerarşisini sürdüren şey de benzer bir kısırdöngüdür. Avrupalı fatihler 16. yüzyıldan 18. yüzyıla dek, milyonlarca Afrikalı köleyi madenlerde ve çiftliklerde çalıştırmak üzere Amerika’ya getirdi. Bu köleleri Avrupa veya Doğu Asya yerine Afrika’dan getirme kararı üç temel etkene dayanıyordu. Birincisi, Afrika daha yakındı ve hâliyle köleleri Vietnam yerine Senegal’den ithal

okumak için tıklayınız

Tarihin iki önemli özelliği – Yuval Noah Harari

III. Kısım 13 Başarının Sırrı TİCARET, İMPARATORLUKLAR VE EVRENSEL dinler, eninde sonunda dünyanın tüm Sapienslerini bugün içinde yaşadığımız küresel dünyada birleştirdi. Bu genişleme ve birleşme süreci, elbette durağan ve pürüzsüz değildi. Daha geniş açıdan bakarsak, çok sayıda küçük kültürden az sayıda büyük kültüre ve en sonunda tek bir küresel topluma geçiş, muhtemelen insanlık tarihinin dinamiklerinin

okumak için tıklayınız

İnsan neden mutluluğu ıskalıyor? Yuval Noah Harari

Modern insan daha fazla mutluluk için bu kadar uğraşıyorken depresyon ve intihar oranları yükseliyor. Sizce insan, mutluluk arayışında başarısız mı oldu? Sanırım evet, başarısız olundu. Güç kazanmakta iyiyiz ancak bu güçleri mutluluğa dönüştürmekte değiliz. İnsan mutluluğu, Taş Çağı’ndan bu yana pek fark etmedi. Bunun bir nedeni, mutluluk ve ıstırap çekme konusundaki dar, sığ anlayışımızdan kaynaklanıyor.

okumak için tıklayınız

Yuval Noah Harari yanıtlıyor: Teknoloji ve dinler… Gelecekte nasıl olacak?

“Bugünlerde dünya onun kitaplarını konuşuyor. Oxford Üniversitesi’nden doktoralı İsrailli tarih profesörü Harari, ortaçağ tarihi ve askeri tarih çalışmış ve şimdi Kudüs İbrani Üniversitesi’nde ders veriyor. Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi ve Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi adlı kitaplarıyla Türkiye’de de en çok satanlar listesinden inmeyen Harari ile Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu toplantısında buluştuk​.”

okumak için tıklayınız

Yabancılaşmanın Ölümsüz Şairi: Franz Kafka – Ahmet Ümit

Franz Kafka 3 Haziran 1924 yılında Viyana yakınlarındaki Kierling Sanatoryumu’nda yaşama gözlerini yumduğunda yalnızca 41 yaşındaydı. Belki her ölüm biraz erkendir, ama Kafka gibi sıradışı bir yaratıcının 41 yaşında yaşama gözlerini yumması, sözcüğün tam anlamıyla bir erken ölümdü. Yine de Kafka, bu kısa süreye daha önce benzeri olmayan yapıtlar sığdırdı. Kendisi gibi 1880 yılının başlarında

okumak için tıklayınız

“Tolstoy’un iri cüssesi hâlâ ufku kaplamakta; ama…” Andre Gide

“Tolstoy’un iri cüssesi hâlâ ufku kaplamakta; ama -aynı dağlık ülkelerde, kendisinden uzaklaşıldıkça, en yakınındaki tepenin ardından, o tepenin gizlediği daha yüksek bir tepenin ortaya çıkışı gibi- bazı öncü kişiler daha şimdiden dev Tolstoy’un arkasından, Dostoyevski’nin ortaya çıkıp büyüdüğünü fark ediyorlar. Dostoyevski, işte o yüksek tepenin ardında yarısı saklı duran tepedir, dağ zincirinin sırlarla dolu düğümü;

okumak için tıklayınız

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. – Aleksandr Puşkin

Koğuştan taze sabah havasına çıktım. Güneş doğuyordu. Dupduru gökyüzünde iki başlı, karlı bir dağ parlıyordu. Gerinirken: “Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler . Seslerin etkisi ne kadar güçlü! Var gücümle baktım bu efsanevi dağa. Yenilenme ve yaşam ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh’un gemisini, biri idamın öteki barışın simgeleri olarak uçup gelen kuzgunla güvercini gördüm.

okumak için tıklayınız

Alesandr Puşkin’in ölümsüz şiirsel romanı, Yevgeni Onegin – Fyodor Dostoyevski

“Yevgeni Onegin hayallerle oynayan bir şiir değil, gerçekçi bir gözle yazılmış, ayağı yere sapasağlam basan bir eserdir. Bu şiirin gerçek Rus hayatını dile getiren yaratıcı gücüne, eserin sanat mükemmelliğine Puşkin’den önce kimse ulaşamamıştı, belki ondan sonra da kimse ulaşamadı. Onegin, Petersburglu’dur. Başka türlü olamazdı ki! Şiir için gerekli bu. Kahramanının gerçeğe en uygun yanlarından biri

okumak için tıklayınız

Kleopatra ve Âşıkları – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Çeviri: Nâzım Hikmet)

KLEOPATRA VE ÂŞIKLARI Saray pırıl pırıl. Şarkıcılar hep bir ağızdan Destan okuyorlardı, filâvta ve rubabın akışıyla. Melike sesiyle ve bakışıyla Canlandırıyordu ziyafeti ihtişam içinde. Gönüller sürükleniyordu onun tahtına doğru Fakat altın tasın önünde, O, birdenbire daldı derinlere Mucizeli başını, omuzuna eğip durdu. Ve şimdi muhteşem ziyafet sanki uyukluyordu, Davetliler susmuştu. Şarkıcılarda ne ses, ne seda

okumak için tıklayınız

Maça Kızı adlı öykü – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Maça kızı gizemli bir felaket habercisidir. -En yeni fal kitabından- Ve yağmurlu, kapanık havalarda sık sık toplanırlardı; -Tanrı günahlarını bağışlasın!- Büyük kumar oynarlardı. Ve kazanır ve tebeşirle yazarlardı. Böylece, yağmurlu, kapanık havalarda ciddi bir tavırla uğraşırlardı. Bir gün Atlı Birliği muhafızlarından Narumov’un salonunda iskambil oynuyorlardı. Uzun kış gecesi fark ettirmeden geçip gitti ve sabahın saat

okumak için tıklayınız

CRM Programı (CRM Yazılımı)

CRM programı; müşteri bilgileri, şirket temsilcileri etkileşimleri, satın alımlar ve hizmet talepleri gibi müşteri verilerini toplar. Sonrasında bu verileri analiz eder. Diğer yandan CRM programı satış yapılan pek çok sektörde kullanılır ve CRM araçları satışa yardımcı araçlar olarak görülebilir. CRM Programı Nedir? CRM, müşteri ilişkileri yönetimi kelimesinin İngilizce karşılığından gelmektedir. Customer Relationship Manager’ın kısaltmasıdır. CRM,

okumak için tıklayınız

Mücadele Estetiğine Bir Örnek: Özgürlük Tutkusu – Müslüm Kabadayı

Her canlının yaşama tutunmak için içgüdüsel, genetik veya bilinçli bir mücadelesi vardır. Hiç unutmuyorum, evimizin üst tarafındaki Aylinkaya’daki küçük bir kovukta biriken toprağa tutunan incir fidesinin zamanla kayayı çatlatarak nasıl büyüdüğüne, meyve verdiğine tanık olmuştum. Köpekler başta olmak üzere hayvanların da yaşama tutunabilmek için nasıl mücadele verdikleriyle ilgili çok sayıda film ve belgesel film çekildiğini,

okumak için tıklayınız

Sait Faik’in Orhan Veli İle 1947’de Yaptığı Röportaj

“Orhan Veli elindeki şişeye mahzun bir tebessümle baktı. Şişe bitmek üzere idi. Kadehlere birer tane daha koyduk. Şişe boşaldı. Boş şişeyi pencereden dışarı attık. Sanki Orhan Veli’nin okuyucuyu gaflet uykusundan uyandırmak için yazdığı mısra rakı şişesinin içinde imiş gibi, şişe büyük bir şangırtı ile kırıldı. İçindeki mevhum sarhoş istavrit ayıldı. Kuş olup uçtu. O, kanarya

okumak için tıklayınız

Direnmenin Estetiği’nin yazarı Peter Weiss – Tezer Özlü

Kültürü Tüm İnsanlığın Yararlanacağı Bir Olgu Haline Getirmek İçin Yaşamı Boyunca Çalışan Bir Sanatçı: Peter Weiss 10 Mayıs 1982 günü Stockholm’de öldü. Yaşamı boyunca tüm yapıtlarında dünyada savaşın, barbarlığın, insanın insanı öldürmesinin, insanın insanı sömürmesinin karşısında dikilmiş bu büyük insanı, ilkin saygıyla anıyorum. Onun öldüğü gün de, Alman radyo ve televizyonları ilkin Falkland Adalarındaki karşılıklı

okumak için tıklayınız