Yazar: cemalumit

Schopenhauer “Bir ahmağın hayatı ölümden daha berbattır”

Seneca, ahmaklığın kendi kendisinin yükü olduğunu bildirir: ömnis stultitia laboratfastidio sui. Çok doğru bir sözdür bu, ki “Bir ahmağın hayatı ölümden daha berbattır” diyen İsa ben Sirak’ ın sözüyle mukayese edilebilir. Ve kural olarak bir insanın zihni bakımdan sefil ve genel olarak bayağı olduğu derecede topluluğa karışabildiği teslim edilecektir. Çünkü bir insanın bu dünyadaki seçimi

okumak için tıklayınız

Negatif Adalet – Schopenhauer

Negatif Adalet Schopenhauer adaleti, hakkaniyetli davranmayı kendince yorumlar. Herkese hakkını vermek değildir adil davranmak; herkese hakkı olanı vermek, zaten onun olanı vermek demektir ki, bu da zaten etik olarak anlamsızdır, çünkü o şey zaten onundur; adil davranmak, hayatın pratiğinde, “başkasının olanı ondan almamak” demektir ki, bu da karşımıza negatif bir adalet/hak anlayışı çıkartır. Adalet negatif

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: “Korkutulmuş insan kendini boyun eğmeye ve yardım için yalvarmaya zorlar”

Dinin Kökeni Korkudur Schopenhauer’in ahlak öğretisinin, ahlak bilincinde nitelikçe yeni bir basamak oluşturma olasılığı, onun dine, inanç sistemlerine yaklaşımında da önemli yansımalar gösterir. Sıkça tekrar ettiğimiz gibi düşünür, aklın içeriklerinin aklın kendi ürünü olduklarından emindi. Ona kalacak olursa filozoflar, insan davranışlarını bağlayıcı ahlak ilkeleri ararken, bunun kaynağını ‘akla’ dayandırmaya kalktıklarında bu akim ve onun içeriklerinin

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: Her türlü sınırlandırma mutlu eder.

6. Her türlü sınırlandırma mutlu eder. Görüş, etkime ve dokunma ufuklarımız ne denli dar iseler, o denli mutluyuzdur: Ne denli geniş iseler, kendimizi o denli sıkıntılı ya da endişeli duyumsarız. Çünkü bu ufuklarla birlikte, sorunlar, arzular ve korkular da büyür. Bu yüzden körler bile, bize a priori[58] görünmesi gerektiği denli mutsuz değildirler: Yüz hatlarındaki yumuşak,

okumak için tıklayınız

Acı çekmenin ortak duygusu bütün insanları birleştirir – Schopenhauer

Hayatı Olumsuzlama Bir eyleme, derin ahlaki düşkünlük ve iğrençlik damgası vurulabiliyorsa, bunun nedeni merhamet eksikliğidir. Azizliğin, olumsuzlamanın iç varlığı, kendi irademizi öldürmek, irade’nin sürüklemelerinden el ayak çekmek, keşişlik, “yaşama irade’sinin” reddi olarak sadece merhametin içinde ortaya çıkar. Yaşama irade’sinin olumsuzlanması, ona ‘hayır’ demek, bizi acıların, ıstırapların dünyasından dışarıya çıkartacak biricik yoldur. Yaşama irade’sine ‘hayır’ demediğimiz

okumak için tıklayınız

Paldır Küldür – Aziz Nesin (Seslendiren: Jülide Kural)

Tiyatro ve sinema sanatçısı Jülide Kural, Aziz Nesin’in Paldır Küldür adlı masalını seslendiriyor. Aziz Nesin’in Çocuklara En Güzel Masallar adlı kitabında yer alan bu masalların bir bölümü, Açık Radyo’da, “Gel Zaman Git Zaman” adlı programda yayınlanmış, Nesin Yayınevi tarafından CD formatında çoğaltılarak Aziz Nesin okurlarına öykü ve roman setleriyle birlikte hediye olarak dağıtılmıştır. Başta sanatçı

okumak için tıklayınız

Schopenhauer’e göre ruh hali ne zaman kaosa dönüşür?

8. Kusursuz bir ağırbaşlılık içinde yaşamak ve kendi deneyiminden, bu deneyimin içerdiği tüm dersleri çıkarmak için, sık sık durup düşünmek ve yaşanılanları, yapılanları ve deneyimlenenleri ve bu arada duyumsananları yeniden gözden geçirmek, eski yargılarını şimdikiyle, tasarı ve çabalarını bunların başarısıyla ve doyurulmasıyla karşılaştırmak gerekir. Bu, deneyimin herkese okuduğu metnin yinelenmesidir. İnsanın kendi deneyimi de bir

okumak için tıklayınız

Schopenhauer’in 1812’de aklına bir fikir gelir: Üstün Bilinç

1812’de aklına bir fikir gelir. İlk defa, “her türlü deneyimin ve dolayısıyla teorik veya pratik (içgüdü) her türlü aklın ötesinde yer alan bir bilinç” anlamında “üstün bilinç” ifadesini kullanır. Schopenhauer sanki, Fichte’nin düşüncesindeki, Ben-Olmayan’ın öncesine konarak kavranan aşkın Ben [bkz. Sözlükçe] kavramıyla ilişkili bir fikri, ya da belki, Ben-Olmayan’ın, dünyanın aşılmasının ardından geri dönülecek bir

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: İnsanların çoğu öldüğü zaman herhangi bir şey kaybetmiyor

İnsanların çoğunun hayatı öylesine sefil, öylesine önemsizdir ki, öldükleri zaman herhangi bir şey kaybettikleri söylenemez. Bu çeşit kimselerde, değerli bir nitelik taşıyan biricik yan,yani insanlığın genel özellikleri ise, onlar ölseler bile, öteki insanlarda var olmaya devam eder. Devamlılık, bireylerin değil, insanlığın bir özelliğidir. İnsana sonsuz bir hayat verilmiş olsaydı, durmadan yaşayacağı için, en sonunda karakterinin değişmezliği

okumak için tıklayınız

Arthur Schopenhauer: Yaşam bilgeliğinin önemli bir noktası

Yaşam bilgeliğinin önemli bir noktası, biri diğerine zarar vermesin diye dikkatimizi biraz bugüne biraz da geleceğe yöneltişimiz arasındaki orantının doğruluğuna dayanır. Çoğu kimse, fazlasıyla bugünde yaşar, bunlar düşüncesizlerdir; bazıları da fazlasıyla gelecekte yaşarlar, bunlar da korkaklar ve endişelilerdir. Bir kimsenin doğru ölçüyü tutturduğu ender görülür. Çabalama ve umut etme yoluyla, yalnızca gelecekte yaşayanlar, hep ileriye

okumak için tıklayınız

“Her boş vakitte okumak insanı ahmaklaştırır, zihni felç eder” Schopenhauer

Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder: Okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi

okumak için tıklayınız

Gömü – Aziz Nesin (Kendi Sesinden)

Aziz Nesin, Nesin Yayınevi’nin yayınladığı Şiirin Tam Zamanıdır adlı albümde yer alan Gömü adlı şiirini okuyor. GÖMÜ Babam Abdülaziz Efendi Yaşamınca bir gömü aradı Sanki gömmüş gibi kendi Yerini başkası bilmezdi Bulamadan aradığını Seksenüçünde tükendi Gömü arayıcılar soyundan gelirim Kimimiz altın arar kimimiz sevi Hepimizin gönlünde o düşlem evi Bulamayacağımı bilirim O olmayanı ararım Babam

okumak için tıklayınız

Tamama – Pontus’un Yitik Kızı – Yorgo Andreadis

“Savaşın güzeli, adili olmaz. Bütün savaşlar gaddarcadır ve katılanları kötüleştirir, onun ardında yatan ne olursa olsun… Din savaşları, ulusal ve ırk adına yapılan savaşlar, kardeş kavgaları, insanların içinde sakladığı en kötü özellikleri gün ışığına çıkarır. Tamama’nın gerçeklere dayalı öyküsünü anlatan bu çalışmada, bir yanda sadece savaşın kötü bir şey olduğunu vurgularken, öte yandan savaşın bütün

okumak için tıklayınız

Kalpazanlık Bile Yapılamıyor – Aziz Nesin (Seslendiren: Ali Sürmeli)

Tiyatro ve sinema sanatçısı Ali Sürmeli, Aziz Nesin’in Kalpazanlık Bile Yapılamıyor adlı öyküsünü seslendiriyor. Aziz Nesin Aramızda başlığı altında gerçekleştirilen bu projenin koordinatörlüğünü Emine Özacar yürütmüş, kayıtlar Açık Radyo stüdyolarında alınmıştır. Kalpazanlık Bile Yapılamıyor, ilk kez 1984’te yayımlandı.

okumak için tıklayınız

Ermeni bir ruhaninin gözünden aymazlıklarımız – Ragıp Zarakolu

Ermeni, Türk ya da Kürt ortak noktamız aymazlık galiba. Tüm “ötekilerin” de diye ekleyebiliriz belki. Örneğin Krikor (Grigoris) Balakyan’ın Ermeni Golgotası adlı kitabı, önemli bir kaynak olmasına karşın, kitabın İngilizce ve Fransızcaya çevrilmesi için 2000’li yılları beklemek gerekti. Bunun nedenlerinden biri, kitabın son derece çarpıcı tanıklıkları barındırmasına karşın o dönemde İstanbul Ermeni aydınlarının içinde bulunduğu

okumak için tıklayınız

Delikanlım – Nazım Hikmet (Seslendiren: Tuncel Kurtiz)

” Delikanlım!. İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin. Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin.. Delikanlım!. Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir. Delikanlım!. Sen ki, ya bir köşe başında kan sızarak kaşından gebereceksin, ya da bir darağacında

okumak için tıklayınız

Fırtınayla çarpışıp bize limanı gösteren şair, Pierre – Jean de Beranger

Fransız şair Pierre-Jean de Beranger, sansüre ve her türlü baskıya karşı çıktı; toplumun üst tabakalarının asalaklığını, din tüccarlarını, politikacıların kişiliksizliğini yerdi; insan özgürlüğünü ve yaşam sevgisini övdü. Yapıtlarının yarattığı etki işinden kovulmasına ve birkaç kez hapse atılmasına neden oldu. Fransız Akademisi üyeliğini kendisine sunulan bütün resmi ödülleri ve unvanları reddetti. İsteği dışında milletvekili seçildi ama

okumak için tıklayınız

Ekmeğin Şarkısı – Taniel Varujan

1915 öncesinde Ermenice edebiyatın en büyük şairlerinden biri olan Taniel Varujan, halkının yaşantısını şiir sanatının en yüksek zirvelerine ulaşan eserleriyle anıtlaştırmıştır. 24 Nisan 1915 akşamı İstanbul’daki evinde tutuklandığında polis tarafından el konulan evrakı arasında yer alan ve maceralı bir şekilde kurtarıldıktan sonra ancak 1921’de yayımlanabilen Հացին երգը (Hatsin yerkı – Ekmeğin Şarkısı), onun köy yaşamını

okumak için tıklayınız

İlerleyelim, Yükselelim, Kalkınalım – Aziz Nesin (Seslendiren: Jülide Kural)

Tiyatro ve sinema sanatçısı Jülide Kural, Aziz Nesin’in İlerleyelim, Yükselelim, Kalkınalım adlı masalını seslendiriyor. Aziz Nesin’in Çocuklara En Güzel Masallar adlı kitabında yer alan bu masallar, Açık Radyo’da, “Gel Zaman Git Zaman” adlı programda yayınlanmış, Nesin Yayınevi tarafından CD formatında çoğaltılarak Aziz Nesin okurlarına öykü ve roman setleriyle birlikte hediye olarak dağıtılmıştır. Başta sanatçı Jülide

okumak için tıklayınız