Yazar: cemalumit

La Fontaine’in Yazamadığı Masal – Aziz Nesin (Seslendiren: Jülide Kural)

Tiyatro ve sinema sanatçısı Jülide Kural, Aziz Nesin’in La Fontaine’in yazamadığı Masal adlı masalını seslendiriyor. Aziz Nesin’in Çocuklara En Güzel Masallar adlı kitabında yer alan bu masallar, Açık Radyo’da, “Gel Zaman Git Zaman” adlı programda yayınlanmış, Nesin Yayınevi tarafından CD formatında çoğaltılarak Aziz Nesin okurlarına öykü ve roman setleriyle birlikte hediye olarak dağıtılmıştır. Başta sanatçı

okumak için tıklayınız

Hazinedeki Paslı Teneke – Aziz Nesin (Seslendiren: Jülide Kural)

Tiyatro ve sinema sanatçısı Jülide Kural, Aziz Nesin’in Hazinedeki Paslı Teneke adlı masalını seslendiriyor. Aziz Nesin’in Çocuklara En Güzel Masallar adlı kitabında yer alan bu masallar, Açık Radyo’da, “Gel Zaman Git Zaman” adlı programda yayınlanmış, Nesin Yayınevi tarafından CD formatında çoğaltılarak Aziz Nesin okurlarına öykü ve roman setleriyle birlikte hediye olarak dağıtılmıştır. Başta sanatçı Jülide

okumak için tıklayınız

Denizler’den Terzi Fikri’ye Türkiye – Tuncay Çelen

Geçmişi zihinlerimize kendi istedikleri gibi kazımak, değerlerimizi hafızalarımızdan silip atmak isteyenler, onca uğraşlarına rağmen, insanların kalbinden Baba İshak’ları, Şeyh Bedreddin’leri, Pir Sultan’ları söküp atamadılar. Tuncay Çelen, Deniz Gezmiş’le ve o dönemin diğer gençlik önderleriyle yakın arkadaşlıklar kuran, onlarla aynı safta mücadele ederek hem yakın tarihin tanığı, hem de ona yön vermeye çalışanlardan biri… Çelen, arkadaşlarını

okumak için tıklayınız

Darağacına Mektuplar (Deniz / Yusuf / Hüseyin) – Serpil Çelenk Güvenç

Serpil Çelenk Güvenç “Darağacına Mektuplar”da, 1971’den itibaren, 12 Mart muhtırası, idam ve infazlarının basında yankılanışını, yani 12 Mart’ta gerçekleşen idam ve katliamların, yerli ve yabancı basındaki yansımalarını sunuyor. Kitap, bir toplumsal bellek çalışması olduğu kadar, basının darbe karşısındaki ibretlik tavrını gözler önüne sermesiyle de dikkat çekiyor diyebiliriz. Zira buradaki belgeler, sağ yayın organları ve yazarlarının

okumak için tıklayınız

İdam Gecesi Anıları – Halit Çelenk

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın “merhaba kainat” dedikleri sabahın, 6 Mayıs 1972 sabahının üzerinden kırk yıla yakın bir zaman geçti. Toplumların tarihi bir yana, insan ömrü açısından bile fazla uzun bir süre sayılmaz bu. Tarihin soğukluğuna gömülmeye, duygusallıktan arınmaya yetmeyecek kadar kısadır hatta. “İdam Gecesi Anıları” birinci elden bir tanıklık. Bu tanığın, avukat

okumak için tıklayınız

Deniz: Güneşin Çocukları – Turgut Türksoy

Kısa süren yaşamlarını ülkenin bağımsızlığına ve halkının mutluluğuna adayan 68 Kuşağı’nın yürekli gençlerinin umut ve mücadele dolu günlerinin ve onların yürekli önderlerinin destansı hikâyesi; cellatlarının bile önünde saygıyla eğildiği Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ibret dolu katlediliş öyküleri ve Amerikan Emperyalizmi’nin ülkeyi köleleştirme planlarına çanak tutan işbirlikçilerin yüz kızartıcı biyografileri. Deniz: Güneşin Çocukları sadece bir roman

okumak için tıklayınız

Tahta Gözler – Mesafe Üzerine Dokuz Düşünce – Carlo Ginzburg

“Ben, Katolik bir ülkede doğup büyümüş bir Yahudiyim, hiç din eğitimi almadım, Yahudi kimliğim daha çok baskı sonucu ortaya çıkmış.” Carlo Ginzburg’un bu kısa otobiyografik ifadesi, Tahta Gözler’deki “mesafe” kavramını anlayabilmemiz açısından büyük önem taşıyor. Kitapta yer alan dokuz denemeyi birbirine bağlayan şu sorudur: “Şeyleri olduğu gibi görmemize olanak sağlayan mesafe tam olarak ne kadardır?”

okumak için tıklayınız

Soğuk Temas – İki Savaş Arasında Almanya’da Yaşama Deneyleri ve Mesafe Kültürü – Helmut Lethen

Kültür tarihinin bir kurgusu olan “uygun mesafe” hakkında bir kitap bu. Tarihsel ortamı, otuz yıllık bir savaş dönemi olan 1914 ile 1945 arası. 1918’deki yenilgi sonrası Alman kültüründe yaşanan travmayı tasvir ediyor: Wilhelm İmparatorluğu’nun aşina ufukları kaybolup gitmiştir. Otorite sisteminin çözülmesinin ardından, insanlar modernlikle yaşanan dolaysız karşılaşmayı dondurucu bir şok gibi deneyimlemektedir. Buna tepki olarak

okumak için tıklayınız

Beckett – Didier Anzieu “bir psikanalistin sıradışı okuma, yorumlama ve yazma günlüğü”

Samuel Beckett pek tanınmayan İrlandalı bir yazarken, Wilfred R. Bion’la Londra’da gerçekleştirdiği bir psikanaliz tedavisinden yıllar sonra yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından, Bion da psikanalizin en özgün kuramcılarından biri olacaktı. Yaratıcı sürece ilgi duyan psikanalist Didier Anzieu, bu tedavinin seyrini, girdiği çıkmazı, bir otoanaliz biçiminde yeniden ele alınışını ve bu aşamanın hem yazar üzerindeki tedavi

okumak için tıklayınız

Yüzleşme – Fırat Devecioğlu “İnsanı yüzleşemediği boşlukları yönetir”

Fırat Devecioğlu’nun bu satırları “beyaz yakalı”, “kariyer odaklı birey” veya “idealist” gibi tasvir edilen günümüz insanının yaşamsal kaygılarını dile getiriyor. Mutlu olmak için Nepal’e yolculuk yapmak veya ünlü kariyer koçları ile bir sahnede zıplamak zorunda mıyız? Belki daha basit bir yol izleyebiliriz. Devecioğlu gibi “İnsanı yüzleşemediği boşlukları yönetir,” der ve kendi içimize geri döneriz. O

okumak için tıklayınız

Denizler Ölmez

Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anıları Can Yayınları’ndan çıktı. Can Dündar’ın, Deniz Gezmiş’in kardeşine bıraktığı tüm kişisel arşiviyle derlediği kitap, bugüne kadar yayınlanmamış belge ve fotoğrafları ve anekdotları içeriyor. Sık sık kireçle boyanan bir duvar vardı bizim mahallede. Bizim sokağın başında köşedeki evin bahçe duvarıydı. Onlar boyar, alttaki yazı direnir; iki yağmur sonrası yeniden belirirdi.

okumak için tıklayınız

Varlığından emin olabileceğimiz tek cehennem – Öznur Özkaya

Modern dünya, dünya gelirinin %73’ünün nüfusun %14’üne, gelirin %27’sinin ise nüfusun %86’sına paylaştırıldığı bir dünyadır. Trafiği, kalabalığı, teknolojisi, kapital mevzusu ile dizginlerini binicisinin elinden koparıp almış vahşi bir attır. Sanat ve zanaatla bütünleşen, özgürce nefes almak için çıkarlarından vazgeçenlerin, emekçinin alın terinin simgeleştirdiği gerçek hayat efsaneleşmeye başladı. Ve modern dünya kendisine hizmet etmeyeni tüketmeye, kaçmaya

okumak için tıklayınız

Jane Eyre – Charlotte Bronte “kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri”

On yaşında öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen, ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Gönderildiği katı kuralları olan yatılı okulda (aslında Charlotte Brontë’nin bir yılını geçirdiği Lancashire’daki okuldur) kötü günler geçirir. Ancak Jane Eyre, Charlotte Brontë kadar şanslı değildir; okulda on yıl kalır ve öğretmen olarak mezun olur.

okumak için tıklayınız

Savaşı Bitiren Sinek – Bryndis Björgvinsdottir “Unutulmayacak bir cesaret ve dayanışma öyküsü”

Unutulmayacak bir cesaret ve dayanışma öyküsü… “Doğu”daki savaşın bitmesini sağlayan ve minik bir karasineği gazetelerin başsayfasına taşıyan olaylara, Kolkex, Sinek ve Hermann Şeker adlı sineklerin çok parçalı, keskin gözlerinden bakmaya ne dersiniz? Birgün üç arkadaşın evlerini paylaştıkları insanlar, teknoloji harikası bir elektrikli “sineklik” almaya karar veriyorlar. Artık o evde kalamayacaklarını anlayan üç arkadaş, macera dolu

okumak için tıklayınız

Yedi Ulak – Dino Buzzati “insanın çağlar boyu süregelen ahmaklığına dikkat çeken, yaşamı yeniden sorgulayan öyküler”

Çok zaman sonra farkına varmıştım tüm bunların, bu aptallıkların, anlamsız hayallerin ve insanı yiyip bitiren günlük koşuşturmalar arasında boş verilen her şeyin.” 1942 yılında yayımlandığında okurlar ve edebiyat eleştirmenleri tarafından beğeniyle karşılanan, yalın ve sembollerle örülü Yedi Ulak, İtalyan yazar Dino Buzzati’nin kendi öykülerinden derlediği ilk seçki. Sıradanı olağanüstüne çevirmekte usta olan yazar Yedi Ulak’ta

okumak için tıklayınız

Maskeli Balo – Yeni Türkü “Tak etti canıma bu maskeli balo / Ve onun sahte yüzleri”

Yaredir sinede eski sevgili Eski sevgili eski günler Hayata baksana takmıyor kimseyi Hiçbir şey diriltmez artık geçmişi Yaredir yine de Yaktım gemilerimi Dönüş yok artık geri Tak etti canıma bu maskeli balo Bu maskeli balo Ve onun sahte yüzleri Yaredir sinede eski sevgili Ne yapsan kolay unutulmaz Ağlama geçmişe yaşadık bitti Anılar bizi yalnız bırakmaz

okumak için tıklayınız

Helena’nın Rüyaları – Eduardo Galeano

Rüyalar Denizinde Yüzmek “Helena rüyasında bizi görmüş. Bir havaalanındaymışız ve tüm havaalanlarında olduğu gibi bir makineden geçmek için sırada bekliyormuşuz. Makineden yastıklarımızı geçirmemiz gerekiyormuş. Önceki gece kullanılan yastıklar cihazdan geçerken rüyalar okunuyormuş. Makine, kamu düzeni için tehlikeli rüyaları tespit ediyormuş.” Latin Amerikan edebiyatının ustası Eduardo Galeano’nun, karısı Helena’nın rüyalarını kaleme aldığı metinleri bu kitapta ilk

okumak için tıklayınız

Bir Fare Hikâyesi – John Berger

Bir zamanlar, her sabah bir ekmek bıçağıyla elindeki somundan on santim kesip bu parçayı kahvaltısı için yeni bir dilim kesmeden önce çöpe atan bir adam varmış. Çünkü her gece fareler ekmek somununu ortasından kemirip bir delik açıyorlarmış. Her sabah gördüğü bu delik aşağı yukarı bir fare büyüklüğündeymiş. Evin kedileri yer sıçanlarını avlamalarına karşın, ekmeği kemiren

okumak için tıklayınız

Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik

“Nahid Sırrı Örik’in tutumu, İkinci Meşrutiyet’ten, İttihat ve Terakki’den, Sultan Hamid’den söz açan öteki romancıların tutumuna hiç mi hiç benzemiyor: İttihat ve Terakki’nin zorbalığına karşı çıkıyorlardı o romancılar ama hiçbirinin aklından 31 Mart’ı sevimli göstermek ya da Sultan Hamid’i tutmak geçmiyordu; oysa Nahid Sırrı Örik’in gönlü de kafası da Sultan Hamid’den yana. Ne var ki

okumak için tıklayınız

Dünün Dünyası – Stefan Zweig Devrim ve kıtlık, enflasyon ve terör, salgın hastalıklar ve göç olmak üzere mahşerin dört soluk atlısı geçti yaşamımdan…”

Dünün Dünyası, Zweig’ın ve aslında tüm insanlığın kaybettiği Avrupa’ya bir ağıt, bir tür kültür tarihi, bir dönemin biyografisi… Dünün Dünyası Stefan Zweig’ın otobiyografisi: Zweig içinde doğup yetiştiği Habsburg İmparatorluğu’nun çöküşünü, Birinci Dünya Savaşı’na kadar her bakımdan coşku dolu olan Avrupa’yı, savaştan sonra Avrupa’nın bütün düzeninin altüst oluşunu, Hitler’in usul usul ama göz göre göre Avrupa’yı

okumak için tıklayınız