Yazar: cemalumit

Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek – Svend Brinkmann

Modern hayatın temposu her geçen gün hızlanıyor. Bu değişime ayak uydurabilmek için bizim de sürekli olarak hareket halinde olmamız ve peşi sıra gelen yeniliklere uyum göstermemiz bekleniyor. Fakat bu bitimsiz devingenliğin stres, yorgunluk, depresyon gibi ağır bedelleri var. Gerçekten çağın hızına ayak uydurmaktan başka seçeneğimiz yok mu? İçinde yaşadığımız hız kültürü, bir yandan zamanı akışkan

okumak için tıklayınız

Osmanlı İstanbulu’nda Asayiş 1879 – 1909 – Noémi Lévy-Aksu

Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olarak İstanbul, kalabalık nüfusunu meydana getiren etnik ve dinî çeşitlilik nedeniyle, asayişi özel ilgi gerektiren bir şehir olagelmiştir. Kamu düzenini sağlamak kadar, sarayı korumak da zor ve çetrefil bir meseledir. Bu zor görevin ifasında, Tanzimat’la birlikte ortadan kalkan yeniçeriler bir yana, resmî alanda bekçilerden polislere, sivil alanda hamallardan kabadayılara, çok çeşitli birimler

okumak için tıklayınız

Ezgili Yürek – Ruhi Su

“Söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Ne onlar beni aldattı, ne de ben onları. Türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyordum,” diyor Ruhi Su.  Bir sanatçının işine duyduğu sevgiyi ve bağlılığı dile getiren bu sözler onun insan sevgisi ve yaşama bağlılığı için de geçerli. Çünkü Ruhi Su yaşamını da, karşısına dikilen bütün

okumak için tıklayınız

Türkiye Ekonomisinin Yapısı; Sorunlar Kırılganlıklar ve Kriz Dinamikleri – Özgür Orhangazi

Özgür Orhangazi, neoliberal dönemde Türkiye ekonomisinin geçirdiği düşünümü yakından inceliyor; yapısal sorunlarına, kırılganlıklarına, kriz dinamiklerine ışık tutuyor. Elbette sıfırdan başlamıyor. Arka planda dünya ekonomisinin Keynesçi düzenlemelerden neoliberalizme geçişi var. Bu büyük dönüşümün korumacı, planlamacı, müdahaleci Türkiye ekonomisine taşıdığı etkiler, şoklar söz konusudur. Kitap, dünyada ve Türkiye’de bu geçmişin aşamaları incelenerek başlıyor. Orhangazi, neoliberal dönemin kritik

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay bir gün Ahmet Cemal’i arar ve…

“Eğer Oğuz Atay diye bir yazar olmasaydı ve çevirmen Ahmet Cemal günlerden bir gün onunla tanışmasaydı, Körleşme diye bir roman dilimize belki de çok daha geç bir tarihte ve bir başkası tarafından çevrilecekti.” İşte Körleşme’nin keşfinin hikâyesi… İlk baskısı 1981 yılında Payel Yayınları tarafından yapılan Elias Canetti’nin Körleşme’si, bir süre önce Sel Yayınları tarafından yeniden

okumak için tıklayınız

Ruhi Su Türküleri – Hazırlayan: Karabey Aydoğan

“İnsan sesi, çalgıların en soylusudur. Hiçbir çalgı, insan sesinin anlatma gücüne sahip değildir. Fakat insan sesi de dahil, kullandığı çalgının gerektirdiği yeteneklerden yoksun kişi, hem kullandığı enstrümanı, hem de o enstrümanla yaptığı işi yozlaştırır. Şarkı söylemeyi meslek olarak seçen bir insan için, bu -en azından- bir klasik eğitim, bir ses eğitimi, bir müzik eğitimi, sözün

okumak için tıklayınız

Kendini Tanrı’nın lûtfu sayan o hazret, Savaşına hazırmış, tanklar, toplar – Bertolt Brecht

ALMAN GEÇİT TÖRENİ Beşinci yılda duyduk ki, kendini Tanrı’nın lûtfu sayan o hazret Savaşına hazırmış, tanklar, toplar Savaş gemileri yapılıp bitmiş ve Hangarlarında öyle çok uçak varmış ki Onun bir işaretiyle havalandılar mı Kapkara olurmuş gökyüzü, öyleyse Bakalım dedik biz de, nasıl bir halktır, ne durumda Ne düşüncede, nasıl insanlardır toplayacağı Bayrağının altına. Bir geçit

okumak için tıklayınız

İdeal Öğretmen, Grigory Petrov

Grigory Petrov’un İdeal Öğretmen adlı yapıtı, Matematik Profesörü S. A. Raçinski’nin öğretmen ve öğrencilere örnek olacak hayat hikayesini konu almaktadır. 1880’li yıllarda Moskova Üniversitesi’nin bütün profesörleri, öğrencileri ve Moskova’nın okumuş kesimine mensup olanlar büyük bir şaşkınlık yaşıyorlardı. Çünkü tanık oldukları şey, o güne kadar görülmemiş bir şeydi. Üniversitenin en genç Matematik Profesörü S. A. Raçinski,

okumak için tıklayınız

Abidin Dino 1913-1993 / 3 Cilt – M. Şehmus Güzel “Her parmağında binbir hüner bulunan sanatçı; artiste complet”

Yazar M. Şehmus Güzel, dostluğu Parisli yıllarının başına, yani 1982 ve 1983’e kadar uzanan Abidin Dino’yu yeterince tanınmamasından hareketle 1993 yılında kaybetmemizin ardından 3 ciltlik, 1.200 sayfayı bulan Abidin Dino adlı yapıtıyla büyük bir eksikliği tamamlıyor. ‘İkiletmezdi. Kapıyı çalar çalmaz açardı Abidin. Daha açmadan ‘geldim, geldim!’ sesleri arasında. Beklendiğinizi anlatmak için. Girerken, ilk kez gördükleri

okumak için tıklayınız

Sezuan’ın İyi İnsanı – Bertolt Brecht. Dünyayı mı değiştirmeli? İnsanı mı?

“Sezuan’ın İyi İnsanı”, (Der Gute Mensch Von Sezuan) epik tiyatronun öncüsü Bertolt Brecht’in, Mutlu Son, Simone Macharde’nin Düşleri, Mezbahaların Aziz Yohanna’sı, Puntilla Ağa ile Uşağı Matti oyunları içerisinde en ünlü olanıdır. “Sezuan’ın İyi İnsanı”, (Der Gute Mensch Von Sezuan) hâlâ tüm dünyada sık sık sahnelenen bir oyun. Çünkü temel bir insani meseleyi ele alıyor: Parayı

okumak için tıklayınız

NöroLojik – Beynin Mantıksız Davranışlarımızın Ardındaki Gizli Mantığı – Eliezer J. Sternberg

“Bilinçaltımızın derinlerinde, gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz ve hatırladığımız her şeyi sessiz sedasız işleyen bir sistem vardır. Beynimiz, çevreyle etkileşim halinde olduğumuz her an sayısız duyumun sürekli bombardımanı altındadır. Beynin altında yatan mantık sistemi, tıpkı anlamlı hikâyeler yaratmak için kamera görüntülerini ve ses kayıtlarını toplayan ve düzenleyip montajını yapan bir film editörü gibi bütün düşünce ve algılarımızı,

okumak için tıklayınız

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov

Grigory Petrov’un çeşitli aralıklarla çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitap, kısa sürede birçok dile çevrilerek dünyanın her tarafına yayıldı. Petrov, kendini halkına ve ülkesine adamış bir avuç aydının, karış karış her köyü gezip, özverili çalışmalarıyla insanları nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını akıcı bir dille anlatıyor. Kitabın önsüzünü kaleme alan D.

okumak için tıklayınız

Büyük Yabancı – Dil, Delilik ve Edebiyat Üstüne Konuşmalar – Michel Foucault

Filozofların edebiyat üstüne düşünmeleri her zaman ufuk açıcı ve heyecan verici olmuştur. İyi bir edebiyat okuru olduğunu bildiğimiz, kitaplarında kullandığı kıvrak dil hemen fark edilen Foucault, yeni yayımlanan bu konuşma metinlerinde 1960’larda kafasını en çok meşgul eden meselelerden üçünü ele alıyor: dil, delilik ve edebiyat. Birinci konuşmada deliliğin dil ve edebiyatla kesişme noktası üstünde durduktan

okumak için tıklayınız

Trajik Hissiyat Ütopik Siyaset – Jean-Jacques Rousseau’nun Edebi ve Siyasi Tahayyülü

“Hakikatin çölünde yaşamakla başa çıkamadığımız, giderek hakikat sonrasının nihilizminde kaybolduğumuz, herhangi bir ahlaki edimin ardında hınzır bir zekâ gösterisi olarak çıkar aradığımız, duygusuz ve hesapçı siyasi ve şahsi adımlarımızı ya apaçık bir zorlamayla herkesin iyisiymiş gibi sunduğumuz ya da umursamaz bir pişkinlikle kısmi çıkarımızı maksimize etmenin en insani tavır olduğunu varsaydığımız, iyiye olan inancımızı yitirdiğimiz

okumak için tıklayınız

Şimdilik Her Şey Yolunda – Ursula K. Le Guin “Düşündükçe daha da yabancılaşırım kendime.”

Ursula K. Le Guin’in yayıncısına gönderdiği bu son şiirlerde, bitmekte olan bir hayata veda ya da hüzün duygusundan ziyade güzel yaşanmış bir ömrün sonunda olmanın bilgeliği sunuluyor okura. Değerli edebiyatçı, ömrü boyunca hep yaptığı gibi dünyaya, hayata ve ölüme merakla bakmayı, insanın ve doğanın türlü hallerine sevgi ve hayretle yaklaşmayı sürdürüyor. Mevsimlerin bilgesiyim artık. Değişmeden

okumak için tıklayınız

Ecinniler – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Duygu ve ideolojinin büyük bir ustalıkla bağdaştırıldığı bir yapıt olan Ecinniler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin 1872 yılında yayımlanmış romanıdır. Türkçeye Cinler adıyla da tercüme edilmiştir. Dostoyevski’nin siyasal tutumunun didaktizmle en fazla özdeşleştiği bir roman olan Ecinniler, 19. yüzyılın ikinci yarısında ateizm, nihilizm ve sosyalizm gibi ideolojilerle birlikte Batı düşüncesinin Rusya ve Rus insanı üzerindeki etkilerini ele

okumak için tıklayınız