Yazar: cemalumit

Albert Camus’un “Yabancı”sı – Hatice Balcı

Kitap, tam ortadan ikiye ayrılmış. Tıpkı sulu bir karpuzun yarılması gibi. Birinci bölümde kahramanımız Meursault, çok yakında gerçekleşecek trajedinin arifesinde, yaşamından önemli kesitler sunuyor bizlere. Her şeyi onun ağzından dinliyoruz. Kitabı okuyup bitirdiğimizde ise bu ilk bölümün onun dünyasının önemli sırlarını ele verdiğini ve tam da bu nedenle okura sunulmuş bir tür ödül olduğunu fark

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’in bilinmeyen soyadı öyküsü

Aziz Nesin’in bilinmeyen soyadı öyküsü “1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soy adları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, soyadı yağmasında da hep sona kaldım. Bana ortada

okumak için tıklayınız

Melih Cevdet Anday’ın Hayatı

İlk şiirini 1936 yılında yayınlayan Melih Cevdet Anday, Yeni Şiir?in Orhan Veli ve Oktay Rıfat’la birlikte üç öncüsünden biri olmuş, zamanla romantizmden uzaklaşarak, toplumsal gerçekçi bir şiir uygulamasına yöneltmiştir. Melih Cevdet Anday şair, romancı, denemeci, oyun yazarı ve gerçek bir düşünürdür. Çağdaşlık bilincine sahip bilimlerle, felefeyle ve diğer sanatlarla hep sıkı bir ilişki kurmuştur. Aday?ın

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht: “Hayatı daha iyi kılmak özgürlüğü üstüne konuşulmadıkça, özgürlükten ve kültürden söz etmenin bir anlamı yoktur.”

Duyduğuma göre, kültürün özgürlüğünün geleceği üzerine tartışmak için toplandınız burada: Umarım politik ve ekonomik özgürlüğün geleceğinden de söz edersiniz. Bu tür bir toplantı, daha doğrusu kesintisiz bir toplantılar dizisi çok gerekli; çünkü pek çok ülkede çalışan halkın büyük bölümü göze çarpmayan, ama varlığı kesin kölelik koşullarında yaşıyor ve hayatı ekonomik açıdan değiştirmek, daha iyiye götürebilmek

okumak için tıklayınız

Ecinniler’in Gölgesinde / Dostoyevski, Leyla Erbil, Kaan Arslanoğlu ve Orhan Pamuk Üzerine İncelemeler – Yeşim Dinçer

Dostoyevski’nin dört büyük romanından biri olan Ecinniler, gelmiş geçmiş en güçlü politik roman olma özelliğini de taşıyor. Yazılışından bu yana geçen 140 yılda, Camus ve Coetzee gibi edebiyatçıların, Wajda ve Godard gibi sinemacıların da aralarında bulunduğu birçok yaratıcıyı etkiledi, yapıtlarına esin kaynağı oldu. Yeşim Dinçer, Ecinniler’in dev gölgesinde yazılan ve ondan esintiler taşıyan çağdaş Türk

okumak için tıklayınız

Ses anıtı: Ruhi Su – Haydar Ergülen

“Asl’olan da sanmak değil, saymaktır.” Nazlı babaannem onu dinlerken bir akrabasını yıllar sonra bulmuş gibi yaşarırdı. Boşuna değildi yaşarması, akrabalık duygusu da kadim bir şeydir, kabileden, aşiretten başlarsınız, sonra dil olur, lehçe olur, sonunda da bir aksan olur ve oradan akraba olursunuz: “Keder Aksanı” diyelim ya da “Kahır lehçesi”. Bu da insanlar birbirlerini yitirdiklerinde birikmeye

okumak için tıklayınız

Barış için katillerin önüne dikilmek gerek – Bertolt Brecht

ÇAĞRI Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı yağmurun, Bulutların rüzgarla sökün ettiği. Ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla gelmez; Onu bulup getiren insanlardır. Duman tüten topraktan bahar boyunca, Dökülüp yükselir birden gökyüzü. Ama barış ağaç değil, ot değil ki yeşersin: Sen istersen olur barış, istersen çiçeklenir. Sizsiniz uluslar, kaderi dünyanın. Bilin kuvvetinizi. Bir tabiat kanunu değildir savaş,

okumak için tıklayınız

Ece Temelkuran: “Beyrut karşıladı kalbimi, evsizliğimi” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

Ece Temelkuran “Beyrut karşıladı kalbimi, evsizliğimi” Gazeteci-yazar Ece Temelkuran, bunca gazetecilikten sonra güçlü bir ilk romanla okurlarının karşısında. Beyrut’ta, savaş topraklarında, acı ve gözyaşıyla yoğrulmuş bir aşk hikâyesi anlatıyor Temelkuran bu kez. Aşkın, hep bir “iç savaş” olduğu, kalplerin yağmalandığı Ortadoğu’da acılı ve yaralı bir aşk hikâyesi. Kitabın, başlangıçta bir karar, bir proje olmadığını söylüyor

okumak için tıklayınız

Gönüllü Staj Programları Kişilere Neler Kazandırıyor?

Gönüllü Staj Programları Kişilere Neler Kazandırıyor? Deneyim elde etmek, iş hayatında büyük fırsatlar yakalanmasına yardımcı olur. Özellikle de yurtdışında çalışarak bu deneyimi sağlamak, kişiye iş yaşamı kadar sosyal yaşamında da başarılı olmasına yardımcı olan önemli bir unsurdur. Globalleşme, iş fırsatlarının yerel olanaklardan kurtularak uluslararası fırsatlara da dönüşmesine sebep olmuştur. Yurtdışında okumak, staj yapmak veya çalışmak,

okumak için tıklayınız

İftarlık Gazoz’da anlatılan kimin hikayesi?

Türkiye toplumu, 1980’li yıllardan bu yana bir kimlikler savaşı yaşıyor. Yüzyıllık modernleşme ve uluslaşma süreci içinde bastırılmış ve dışlanmış kimlikler, toplumun yapıtaşlarını yerinden oynatacak şiddette sarsıntılar yaratarak birbiri ardına geri dönüyor. Son aylarda, ülkenin güney sınırlarına gelip dayanmış olan iç savaş ortamı, kanlı çatışmalar ve katliamlarla içeriye doğru yayılıyor. Türkiye toplumu, adeta (siyaset felsefecisi) Thomas

okumak için tıklayınız

Ruhi Su’nun Sabahattin Ali ve ailesi ile olan dostluğu

Ruhi Su, 1934’te tifo nedeniyle hastanede yatan Sabahattin Ali’yi ziyarete gitmiş, birkaç yıl sonra Ankara’da konservatuvarda yeniden buluşmuşlar. Ruhi Su, konservatuvarın opera bölümünde Cari Ebert’in öğrencisi olmuş; Sabahattin Ali’den de diksiyon dersleri almış. Sonraki yıllarda, sıkça Muvaffak Şereflerin evine gider, oradaki akşam toplantılarında türkü söylermiş. Sabahattin Ali’nin ölümünden sonra, Ali ailesine yardım edenlerden biri de

okumak için tıklayınız

Babama Mektup – Oğuz Atay

Sevgili babacığım, Belki hatırlamazsın ama bugün sen öleli tam iki yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım; bu fırsatı da kullanamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar, sen olmasaydın bir çok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım. Sana bazı şeyleri anlatamadım. Bir iki yıl daha

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” Romanında Kurmacanın Kurmacası

OĞUZ ATAY’IN “TEHLİKELİ OYUNLAR” ROMANINDA ‘ÜSTKURMACA’ 1. Kurmacanın Kurmacası Geleneksel-gerçekçi edebiyatın, dış dünyayı bire-bir yansıtmaya yönelik estetik anlayışı, 20.yüzyıl başlarında ortaya çıkan modernist edebiyat ürünlerinde köktenci bir biçimde değişime uğrar. Yeni oluşan modernist estetik Aristo’dan bu yana süregelen yansıtmacı/mimetife eğilimi ve etik/ideolojik/psikolojik amaçlara yönelik katharsisci bakış açısını geride bırakmış, farklı bir anlayışa doğru yol almaktadır.

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: Bir Komünist Ozan – Faiz Cebiroğlu

Ruhi Su’nun ölüm yıldönümü vesilesiyle herkes bir şeyler söylüyor; herkes bir şeyler yazıyor. Bazıları, Ruhi Su müziğini onun siyasi duruşundan, onun siyasi bakışından ayırarak, sözüm ona, “üzüntülerini(!) ifade etmektedirler. “Ne güzel türküler söylerdi!” diyerek, soyut ve anlamsız bir ?üzüntü? dile getiriliyor. Buna izin vermeyelim. Vermeyeceğiz. Zira Ruhi Su, yalnızca mükemmel bir ses ve derin müzik

okumak için tıklayınız

Oğuz Atay, Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz?

Pakize Kutlu: Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz? Oğuz Atay: Tutunamayanlar ile çok basit bir iş yapmak istedim; insanı anlatmayı düşündüm. Kapalı dünyalar içinde yaşayan yazarların bile bu cümleye hemen isyan edeceğini, “Peki herkes ne yapıyor?” diye öfkeleneceğini bildiğim halde bu basit gerçeği söylemekten kendimi alamıyorum. Ben, kahramanlarımın iplerini istediği gibi oynatarak insanlardan kuklalar

okumak için tıklayınız

Cesaret Ana ve Çocukları – Bertolt Brecht

Cesaret Ana, kazanıyorum derken kaybedenlerin simgesi mi? 1938-39 yıllarında yazılan “Cesaret Ana ve Çocukları” (Mutter Courage und Ihre Kinder) oyununda, Cesaret Ana kimdir? Brecht, bu oyununda otuzyıl savaşlarında seyyar tüccarlık yapan ve askerler tarafından cesaret ana lakabı takılan biri kız, üç çocuk sahibi bir kadının heyecan dolu maceralarından yararlanır. Anne’yi çocuklarını ve öykünün arka planındaki

okumak için tıklayınız

Bilmediğimiz evren: Üç boyutun ötesinde neler var?

Algılayabildiğimiz üç boyutun ötesindeki farklı boyutlar bize evrene dair neler anlatıyor? Çok boyutlu uzayda paralel evrenlere ulaşmak mümkün mü? Evrende neredeyiz? Dünyaca ünlü fizikçi Michio Kaku, üç boyutun ötesinde neler olduğunu ve neler olabileceğini hepimizin anlayacağı basit örnekler üzerinden anlatıyor. Çeviri: Gülener Kırnalı

okumak için tıklayınız