Yazar: cemalumit

Sırça Köşk – Sabahattin Ali “Niçin yazılarımdaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli ?”

1947′ de basılan ve Bakanlar Kurulu kararıyla toplatılan Sırça Köşk, Sabahattin Ali’nin kısa öyküsüdür. Sırça Köşk kitabına da adını veren bu masalı diğerlerinden önce yazılmasına rağmen kitabın ve masallar bölümünün sonunda yer almıştır. Dört masalın en uzunu budur. Sabahattin Ali’nin son kitabı olan Sırça Köşk’te yazar; kendilerini çok güçlü, yıkılmaz, sarsılmaz şatoların içinde görenler, halkın

okumak için tıklayınız

Ayşe Kaygusuz “Şimşek” hakkında – Ayhan Hüseyin Ülgenay

AYŞE KAYGUSUZ “ŞİMŞEK” 06.03.1965 Tokat/Zile/Çayır Köyü doğumlu. Baba adı: Ahmet, Ana adı: Esme, Evli 11.01.1981 (Bayram) 3 çocuk annesi (İlkokulu Turhal’da Şeker İlköğretim Okulu (1972-1976), Ortaokulu Turhal Lisesi Orta Bölümü’nde okudu (1980). Liseye Tokat da başladı. Tokat İli Milli Eğitim Araçları Açık Öğretim Lisesi (1999). Ankara da tamamladı ( 2003). Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma

okumak için tıklayınız

İşçiler Örgütleniyor (1939 – 1950) – M. Şehmus Güzel

Türkiye’de işçi örgütlenmesinin, Avrupa ve Batı ülkelerindeki işçi sendikacılığıyla kıyaslanınca, azgelişmişliğinin ya da başka bir deyişle gelişememiş olmasının altında ne gibi etkenler yatmaktadır? İktidarların bu konudaki uygulamaları nelerdi ? Neler yaptılar? İşçi örgütlenmesi üzerinde baskı var mıydı? Geçmiş yılların işçi örgütlenmesi, işçi deneyimleri unutturulmak istenmiş midir?

okumak için tıklayınız

Bir kenti hayata döndüren müzik: Leningrad Senfonisi

2. Dünya Savaşı’nın en ağır kuşatmalarından Leningrad Kuşatması, kentin son kara bağlantısının da kesilmesiyle 8 Eylül 1941’de başladı. Şimdiki adı St. Petersburg olan Leningrad’ın düşürülmesi, Hitler’in Sovyetler Birliği’ni istila etme planındaki üç stratejik hedeften biriydi. Kentin politik, askeri ve endüstriyel önemi Nazilerin Sovyetler Birliği’nde ilk olarak buraya göz dikmesine neden olmuştu.

okumak için tıklayınız

Virginia Woolf: Yeryüzünün pisliğine, bozulmuşluğuna karşı çıkmalıyız

“Yeryüzünün pisliğine, bozulmuşluğuna karşı çıkmalıyız; dönen, girdaplar oluşturan, kusulmuş, ezen kalabalığına.” Virginia Woolf, 1931’de yayımladığı Dalgalar adlı yapıtında dış dünyayı yok eder. Üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. “Bir olay örgüsüne uyarak değil, bir ritme uyarak”

okumak için tıklayınız

Bir akıllı telefonla kaç kişiyi öldürebilirsin?

Her modelinde yeni bir özellik eklenen cep telefonlarımızla kaç kişi öldürebiliriz dersiniz? 4 milyondan fazla… Afrika kıtasının bir haritasını elinize alın ve inceleyin. Sınırların bir masanın başına oturmuş birkaç adam tarafından, ellerinde cetvellerle belirlediğini anlamanız birkaç saniyenizi almayacaktır. Afrika’daki hemen her ülkenin “sömürge”den kurtuluşu sayılan bir savaşı olmuştur. Ancak bu haritayı incelemek, verilmiş bağımsızlık mücadelelerinin

okumak için tıklayınız

Umberto Eco, Sıfır Sayı: Yalan tek doğrumuzdur artık.

Gülün Adı, Foucault Sarkacı, Prag Mezarlığı, Önceki Günün Adası romanlarının çok katmanlı kurgularıyla okuru kendi büyülü dünyasına çeken Umberto Eco, roman yazarı olmanın yanı sıra bir akademisyen, sağduyulu bir tarihçi, düşünür ve gerçek bir entelektüel olarak da tanınmaktadır. Ölümü entelektüel dünyayı yasa boğmasına rağmen, Sıfır Sayı isimli son romanı günümüz gerçekliğinin, ana akım medya ile

okumak için tıklayınız