Yazar: cemalumit

Ve Çelik Böyle Sertleşti – Nikolay Ostrovski. “İnancın, sonsuz bir enerjinin ve inadın romanı”

Nikolay Ostrovski, Çelik Böyle Sertleşti adlı ünlü romanını, 1904-1936 yılları arasında yaşadığı kısa, ama olağanüstü güzel, kahramanlara yaraşır hayatıyla yazdı. Büyük ölçüde otobiyografik olan eserin temel karakteri, Pavel Korçagin tipinin güçlü, canlı ve çekici oluşunun sırrı, gerçek hayattan alınmasından ileri gelir. Nikolay Ostrovski daha yirmi yaşındayken içsavaş cephelerinde aldığı ağır yaraların etkisiyle kötürüm ve kör

okumak için tıklayınız

Türkiye’de İşçi Hareketi (1908-1984) – M. Şehmus Güzel

Bu çalışmanın asıl hedefi, Türkiye’deki işçi hareketi tarihinin belli bir dönemini genel çizgileriyle özetlemek, yüz yılı aşan bir geçmişe sahip Türkiye işçi hareketindeki sürekliliğin peşine düşmek ve varılan noktanın tarihsel kaynaklarına ulaşma yollarını aramaktır. Bu hedefe ulaşmak için de, sürekliliği yaratan unsurların, çevre koşullarının, kadın ve erkeklerin, gençlerin, çocuk işçilerin, işçi eylemleri içinde yer alan

okumak için tıklayınız

Ey Eleştiri Sapıkları – Zafer Köse

Koskoca Aziz Nesin’i bile, sadece “Halka aptal demişti” diye anarsınız; üzerinde durulacak onca özelliğiyle ilgilenmezsiniz. İnsanları aşağılayan, halkı küçümseyen “bilim insanlarını” veya “yazarları” baş tacı edersiniz. Oysa cahilce bulduğunuz bu memleket ortamı, “bilgili, eğitimli, üstün insan” konumu hissetmenize fayda sağladığı için, sizi memnun da etmektedir. Ne bu “meşhur düşünürler”in ne de tek konuda kullandığınız Aziz

okumak için tıklayınız

Ernest Hemingway ve James Joyce ‘nin garip dostluğu

Ernest Hemingway’in, T.S. Eliot’tan F. Scott Fitzgerald’a, çağının erkek sanatçılarının çoğuyla anlaşamadığı bilinir. Orson Welles’le yumruk yumruğa kavga etmişken, bir keresinde Max Eastman’ir suratına kitapla vurduğu rapor edilmişti. Bu küstahlığı ve kabadayılığı, onunla karşılaştırıldığında yakın arkadaşı James Joyce’un daha parlak görünmesine neden olmuştur. Yazın dünyasının bu garip çiftinde Joyce, başlı başına bir çalışma alanı açacak

okumak için tıklayınız

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukları Anlamak (kısa animasyon film)

Okulda dikkat gösterme konusunda zorluk çekme, akranlarıyla iletişim kurmada sorunlar yaşama ve daha birçok belirtisiyle birlikte Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (ADHD) bütün semptomları iletişim için yanıltıcı olabilir. Ancak İsveçli animatör Erik Rosenlund konuyla ilgili hazırladığı “Falling Letters” isimli kısa animasyon videosu ile hiçbir şey söylemeden birçok şey anlatmayı başarmış.

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal: Her Savaş İnsanlığımızı, Vicdanımızı Çürütür

Anadolu, coğrafyasından ve çokkültürlü bir toprak olduğundan dolayı dünya kültürüne kaynaklık etmiştir. Anadolu’nun zengin kültür birikimine sırtımızı dayayınca, gene dünya kültürüne katkımız olacak. Anadolu’da yaşayan her halk, kendi anadilini kullanacak, kendi anadilinde eğitim görecek, kitaplar yazacak, filmler çekecek. Biz çokkültürlü, toprak olduğumuzun farkına varacağız. Çıkarımızın yasakta değil, özgürlükte olduğunu bilincine varacağız. Ben hiçbir zaman karamsar

okumak için tıklayınız

Tip-2 Diyabet Tedavisi – Ali Çerçel

Prof. Dr. Ahmet Aydın, 7 den 70 ‘e Taş Devri Diyeti’ni yazarak hastalıklara karşı korunma kalkanı sağlarken; gerekli durumlarda da gerçek tedavinin nasıl olması gerektiğini gözler önüne sermiştir. Tıp sektörünü kimlerin yönettiğini çok iyi gözlemlediğinden “Sağlığımız doktorların eline bırakılmayacak kadar kıymetlidir” diyerek halkını ve tıp rantiyesine teslim olmayan hekimlerimizi uyarmıştır. Bu makale ağırlıklı olarak 7’den

okumak için tıklayınız

“Cehennem, acı çektiğimiz değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir” – Türkan Elçi

Bugün içinde bulunduğumuz ölüm atmosferinden kurtulmak, kimi zaman kanayan yüreğimizi avuntularla susturmak istediğimizde tarihin sayfalarında hiçbir zaman uyumayan ölüler dimdik karşımıza çıkar. Geçenlerde gelip zihnimde dolanıp bir türlü gitmek bilmeyenlerden biri de Hallac-ı Mansur’du.

okumak için tıklayınız

Montaigne’in Denemeler’i yazdığı Kule’sine yapılan geziden izlenimler

İşte, nihayet, güzelim bir parkın içinde yürüyoruz, ormanlık alan, çim açıklık, kalbimde sevinç. Birkaç adım daha atıyorum, Senyör Michel de Montaigne’in kulesi karşımda. Modern denemenin yaratıldığı yerdeyim. Yuvarlak, tombul bir kule. Şatonun arkasındaki dış binaların oluşturduğu karenin bir köşesinde duruyor. Öbür köşedeki kuleye de karısı çekilirmiş bazen. Bey kulesi, hanım kulesi. Arada bir, tesadüfen, kulelerin

okumak için tıklayınız

Orhan Veli Kanık hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

ORHAN VELİ KANIK ( Ahmet Orhan KANIK ) 13.04.1914 İstanbul doğumlu.Baba Adı; Mehmet Veli Ana Adı; Fatma Nigar ,babası Ankara Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrasında 25 yıl çalıştı. İlk Öğretimine İstanbul Beşiktaş Akaretlerdeki İlk Okulun Ana sınıfında başladı.Bir yıl sonra Galatasaray Lisesine yatılı girdi.Dört yıl bu okulda okudu.1925 yılında ayrıldı. 1926 yılında Beşinci sınıfı Ankara Gazi lisesinin İlk

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin insanları yaşamın özünü kavrayabilmek uğruna savaşır. Önüne çıkan her şeyi bu uğurda feda eder. Kendisini bile.

Dostoyevski’nin insanları yaşamın özünü kavrayabilmek uğruna savaşır. Önüne çıkan her şeyi bu uğurda feda eder. Kendisini bile. Alman edebiyatının ilk eleştirmenlerinden filozof Lessing, “Tanrı bana bir elinde hakikati, bir elinde hakikat için arayışı sunacak olsaydı, ben ikincisini seçerdim” der.

okumak için tıklayınız

4000 yıl önce kadınlar Anadolu’da günümüze göre çok daha hakka sahipti

Kayseri’deki kazılarda, Anadolu’da kadınların 4 bin yı öncesine dayanan bazı hakları olduğu yazılı tabletlerde ortaya çıktı. Kayseri’deki Kültepe-Kaniş Karum ören yerinde yapılan kazılar Anadolu’da 4 bin yıl önce kadınların bazı haklarının yazılı olarak varlığını ortaya koydu. Bulunan tabletlerde kadının evlenme, boşanma, miras ve nafaka konularındaki hakları yazıyor.

okumak için tıklayınız

Cesur Eleştirmenlere İhtiyaç Var – Sadık Güvenç

Okuma yazma bir ızdırap mıdır? Okuduklarınızdan dolayı acı çeker misiniz? Yazdıklarınızdan dolayı birileri sizi rahatsız eder, bunun için acı çekmezsiniz, aksine yazdıklarınızla vermek istediğiniz mesajı verdiğiniz için sevinirsiniz. Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmiştir. Ya yazamadıklarınızdan dolayı ızdırap çeker misiniz?

okumak için tıklayınız

Mem Bawer: Kürt Folkloruyla Gelişen Çocuk Edebiyatı Bin Yıllardır Var

Şair, yazar, Hîva adlı çocuk yayınevinin kurucularından MemBawer, Kürt çocuk edebiyatını, nasıl başladığını, şimdi ne durumda olduğunu, yazarlarını anlattı. “Geleneksel Kürt folkloruyla gelişen ve süregelen bir edebiyattan bahsedeceksek eğer, o bin yıllardan beri hep vardı. Her Kürt çocuğu, yaşlılardan dinlediği Kürtçe fabl masallarla, mitolojik destanlarla, halk hikâyeleriyle, tekerlemeler, bilmeceler, maniler ve ninnilerle büyüdü. Kürtlerin dili

okumak için tıklayınız

Çocukluğun Soğuk Geceleri’nden Kadın Cinayetlerinin Karanlığına… Tezer Özlü

Yaşam-ölüm, varlık-yokluk, hiçlik-benlik, anlam-anlamsızlık, gitmek-kalmak kavramları zihnimde birbiriyle cebelleşiyor. Ben kimim? Yaşamın anlamı nedir? Neden birilerinin dayattığı kurallar hayatımızı belirliyor? Kendi kaidelerimiz bu hayatı kucaklamaya ve yaşamaya neden yeterli olmuyor? Böyle varoluşsal soruların altında ezildikçe imdadıma Tezer Özlü yetişiyor.

okumak için tıklayınız

İmc tv’nin Yayınının Kesilmesine Dair Açıklama

imc tv’nin yayının karartılmasına dair imc tv Yönetim Kurulu’nun açıklaması… Biz 5 yıldır 24 saat yayın yapan bir haber ve kültür kanalıyız. Türkiye’de, barışın tesisi ve demokrasinin inşası için objektif bir haberciliğin her şeyden daha önemli olduğuna inanıyoruz ve bu inançla yayın yapıyoruz. Tarafsız, yalın ve yalansız haberciliğiyle tüm dünyada saygınlık kazanmış olan BBC’nin yayın

okumak için tıklayınız