Ece Temelkuran’ın en sevdiği aşk şiiri
Aşk Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
Aşk Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
okumak için tıklayınız“FLAŞ”, “ŞOK!” Keşke yıllardır her konuda böyle ünlemler kullanılmasaydı. Bu flaş “düzelti” bilgisini gerçekten de öyle dikkat çekecek biçimde paylaşmak isterdim. Marx ve Engels’in, bir türlü aklıma tam yatmayan, hem de Manifesto’da geçen bir sözü var(dı). İşçilerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmadığını belirten o söz, meğer bir çeviri hatasıymış. Çok şaşırtıcı bir durum. Üstelik
okumak için tıklayınızAhmet Ümit’in en sevdiği aşk şiiri: Üçüncü Şahsın Şiiri Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu, ağlardım Beni sevmiyordun, bilirdim Bir sevdiğin vardı, duyardım Çöp gibi bir oğlan ipince
okumak için tıklayınızMarx Geri Döndü, tanıdık bir ifade. Binbir türlü krize boğulan kapitalizme karşın dimdik doğrulan Marx’ı ve daha doğrusu eleştirel kuramını anlatmaya yarıyor. Bu ifade şimdi ise Arjantin’de yayınlanan bir tv dizisinde hayat buluyor. Komünist Manifesto’yu temel alan bu dizi için Fraksiyon çeviri grubunda yer alan dostlarımızın hazırladığı altyazılı bölümleri size sunuyoruz. Çağ değişmiş olabilir ama
okumak için tıklayınızMarx Geri Döndü, tanıdık bir ifade. Binbir türlü krize boğulan kapitalizme karşın dimdik doğrulan Marx’ı ve daha doğrusu eleştirel kuramını anlatmaya yarıyor. Bu ifade şimdi ise Arjantin’de yayınlanan bir tv dizisinde hayat buluyor. Komünist Manifesto’yu temel alan bu dizi için Fraksiyon çeviri grubunda yer alan dostlarımızın hazırladığı altyazılı bölümleri size sunuyoruz. Çağ değişmiş olabilir ama
okumak için tıklayınızMarx Geri Döndü, tanıdık bir ifade. Binbir türlü krize boğulan kapitalizme karşın dimdik doğrulan Marx’ı ve daha doğrusu eleştirel kuramını anlatmaya yarıyor. Bu ifade şimdi ise Arjantin’de yayınlanan bir tv dizisinde hayat buluyor. Komünist Manifesto’yu temel alan bu dizi için Fraksiyon çeviri grubunda yer alan dostlarımızın hazırladığı altyazılı bölümleri size sunuyoruz. Çağ değişmiş olabilir ama
okumak için tıklayınızMarx Geri Döndü, tanıdık bir ifade. Binbir türlü krize boğulan kapitalizme karşın dimdik doğrulan Marx’ı ve daha doğrusu eleştirel kuramını anlatmaya yarıyor. Bu ifade şimdi ise Arjantin’de yayınlanan bir tv dizisinde hayat buluyor. Komünist Manifesto’yu temel alan bu dizi için Fraksiyon çeviri grubunda yer alan dostlarımızın hazırladığı altyazılı bölümleri size sunuyoruz. Çağ değişmiş olabilir ama
okumak için tıklayınızZülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal’i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken Yaşar Kemal’in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.
okumak için tıklayınızElinizdeki kitap Varto’dan başlayarak, bu topraklarda yaşamış azınlık halkların çok geniş bir dönem aralığında yaşadıklarını ve mücadelelerini aktarıyor. “Türkler, ülkelerinin bu kısmının modern tarihi hakkında şaşırtıcı derecede az yazdılar. Çünkü 19. yüzyılın sonlarından bu yana geçen dönem tarih olarak değil, siyaset olarak görülüyor ve biraz aklı olan herkes siyasetten uzak duruyor […] Yakın geçmişi keşfetmek
okumak için tıklayınız“Orhan Kemal’le benim sokak tutkum büyüktü. Yaşadıklarının bilincindeki kişiler olarak bizleri bütün bir ömür evlere, işyerlerine, kahvelere, meyhanelere, sinemalara götüren sokak önemliydi. (…) Bir sergiydi, bir panayırdı, bir hayat defilesiydi, yerleşim birimlerinin soluk alıp verdikleri ciğerleriydi; sanatçılara sonsuzca yiyecek üreten bir tarlaydı. Çoklarımızı demeyeceğim, yüzde yüzümüzü sarsan durumlar, hayatımızın dengeli düzenli gidişini ansızın saptıran, bozan,
okumak için tıklayınızYetenekli bir ressamdı adam. Yüzlerce tablo, sayısız ödül sahibiydi. Birazcık abartılı da olsa her yerde övgüyle bahsediliyordu. Hatta o kadar övülüyordu ki onun, Davinci’nin ruhunu taşıdığına inananlar bile vardı! Gelin görün ki gerçekte kimdi bu ressam, adı nedir, nerede yaşar, yüzü neye benzer bilen yoktu. Kimliğini saklamayı seçmişti kendince. Bu yüzden hayranları ona, hayalet anlamına
okumak için tıklayınızKafka’yı okumayan yoktur. Yılları devirip gelmiş bir yazardır o. Romanlarını, öykülerini iflah olmaz bir acıdan beslenerek yazandır. Metinleri arasında, duygu yüklü satırlar bulamazsınız ama sayfalar kapanınca, puslu bir atmosferde yitik kahramanlar ya da kaybolmuşluk duygusudur size kalan. Her sırrına erişilemez, mantıklı bir bakışla birbirini bütünlemeyen bir anlatı ormanı kurmuştur ve onun ormanında gezinir, beklenmedik yollarda
okumak için tıklayınızMustafa Öztürk’ün çocuk yazınına getirdiği farklı bir üslup ile dikkat çeken “Gülmez Köy’ün Çocukları” adlı öyküsü kitapçı raflarında yerini aldı. Diğer çocuk ve gençlik kitapları da Sıfırdan Yayınları tarafından baskıya hazırlanmakta. Öyküde iki komşu köyün, gülmeyi unutmuş insanlar yüzünden birbirleri ile kopan bağları ve bu bağların çocuklar ve tiyatro sayesinde tekrar kurulması anlatılıyor.
okumak için tıklayınızKobane’li Aylan Kurdi’nin haberiyle hepimiz sarsılmıştık. Ondan öncesinde ve sonrasında da Akdeniz’de gittikçe artan mezarlık sayılarıyla. Hem de bunların yeni ve bitmeyecek kötü haberler olmadığını bile bile. Yaşamının neredeyse yarısından fazlasını önce Fransa’da, daha sonra Almanya’da sürgünde geçirmek zorunda kalan Yazar Engin Erkiner; sık sık unuttuğumuz, yeterince öğrenmekte ısrar etmediğimiz “Mülteciler-Göçmenler” tarihini, 160 sayfalık bir
okumak için tıklayınızMüslüm Kabadayı’nın yeni öykü kitabı “Közlü Yürekler”, Phoenix Yayınevi tarafından 2016’da yayımlandı.142 sayfa. “Salkım Saçak Keldağ” adlı ilk öykü kitabıyla (Salkım Saçak Keldağ, Phoenix Yayınevi, Ankara, 2013) öykü dünyasına merhaba diyen Müslüm Kabadayı, “Közlü Yürekler” kitabında da aynı tutumunu sürdürüyor ve günümüz dünyasının sorunlarını sorgulamaya devam ediyor. Tarih bilinciyle geçmiş ve günümüz arasında köprüler kuruyor.
okumak için tıklayınızDimitri İvanoviç Mendeleyev, (d. 8 Şubat 1834 Tobalska – ö. 2 Şubat 1907 St. Petersburg), Rus bilim adamı. On yedi kardeşin en küçüğü olan Mendeleev,Sibirya’nın Tobolska şehrinde doğmuştur (1834). Babası bir lise müdürü, büyük babası ise Sibirya’nın ilk gazetesinin yayımcısı idi. Dimitri ilk tahsilini sürgünde iken yaptı. Babasının ölümünden sonra annesi onun daha iyi bir
okumak için tıklayınızİskoçya tatlı su kaynakları açısından çok zengin bir ülke. Avrupa’nın en yağışlı bölgesi olmakla birlikte dünyanın en kaliteli ve zengin su kaynaklarına sahip. Gölleri, nehirleri ve yeraltı rezervlerinin sağladığı su, İskoçya’nın milli zenginliği olarak görülüyor. İskoçlar suyun yaşamsal öneminin ve bu olmazsa olmaz kaynağın dünyada tükenmekte olduğunun farkında.
okumak için tıklayınızSıfırdan Yayınları, tiyatro oyunları ağırlıklı yayın çizgisini aralıksız bir şekilde sürdürüyor. “Türk tiyatrosunda yerli oyun yazarı yok” ya da “yetersiz” safsatalarını yerlere bir eden birbirinden farklı çalışmaları okuyucularla buluşturmaya devam ediyor. Oyuncu, yönetmen, yazar Hülya Karakaş’ın Sahekespeare’in Kerimeleri adlı oyunu da bunlardan biri. Politik yönelişi ağır basan başarılı bir hiciv örneği olan oyun, Komşuda Tiyatro
okumak için tıklayınızEZEN MUTLULARA KARŞI EZİLEN MUTSUZLARDAN YANA Nedir bu ardı arası gelmez bağırıp çağırmalar? Siz, ey halkın dostları, siz bilirsiniz bunların ne demek olduğunu. Hiç de yerinde olmayarak namuslu denen yurttaşlarımızın sesleri bunlar. Koca halkın karşısında bir hiç oldukları halde utanmadan her şey olmaya kalkanların, çoğunluğun alın terilerini süzüp hiç bir şey yapmadan yaşamak istiyenlerin, tek
okumak için tıklayınızİki Pulitzer ödüllü yazar David McCullough, dünyaya uçmayı öğretmiş cesur kardeşlerin çarpıcı hikâyesinin ardındaki gerçeği anlatıyor: Wilbur ve Orville Wright. 1903 yılının bir kış gününde, Kuzey Carolina’nın ücra Outer Banks Bölgesi’nde, Ohiolu iki erkek kardeş, Wilbur ve Orville Wright tarihin gidişatını değiştirdi. İlk ağır, motorlu ve pilot taşıyan makineyle uçuş çağı başladı.
okumak için tıklayınız