Yazar: cemalumit

İnsanlığın Yeme Tarihi – Tom Standage

Altı Bardakta Dünya Tarihi’nin yazarından insanlık tarihine dair doyurucu bir başvuru kaynağı. Besin, tarihte karın doyurmaktan çok daha fazlasını yapmıştır. İmparatorlukların kurulmasına yardım eden, sanayileşmeye katkı sağlayan, savaşların kaderini tayin eden ve bu sayede insanlığın gelişimine yön veren bir teknolojik araç olmuştur. Tom Standage, Çin’de M.Ö. 7500’de çiftçiliğin ortaya çıkışından, günümüzde yakıt üretimine kadar, toplumları

okumak için tıklayınız

Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı (Araştırmalar, Tartışmalar)

Ermeni Soykırımı Araştırmaları Uluslararası Bilim Konseyi’nin 2015 yılında Paris’te gerçekleştirdiği geniş katılımlı uluslararası bir kolokyumun bildirilerinden derlenen Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, alanında söz sahibi bilim insanlarının çok değerli katkılarını bir araya getiriyor. Derlemedeki çalışmalar, sadece Ermeni soykırımını yorumlamakla kalmıyor, kıyım sürecinin aşamalarını, Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan diğer azınlıkların karşılaştığı zulüm politikalarını, Birinci Dünya Savaşı

okumak için tıklayınız

Anarşist – Joanna Higgins

Anarşizmin Büyük Romanı Emma Goldman, Sovyetler Birliği topraklarında, bugünkü Litvanya’da doğdu. 16 yaşında New York’a göç etti ve burada siyasi aktivizmiyle tanındı. Anarşist felsefe, kadın hakları ve toplumsal konulardaki konferanslarıyla dikkat çekti. Kişisel özgürlük fikrinin şemsiyesi altında hapishaneler, ateizm, ifade özgürlüğü, doğum kontrolü, militarizm, kapitalizm, evlilik, aşk, eşcinsellik gibi konularda konuşmalar yaptı. Amerikan vatandaşı oldu,

okumak için tıklayınız

Akademik Aklın Eleştirisi – Pierre Bourdieu

Kırk yıllık araştırmalarının sentez ve değerlendirmesini gerçekleştirdiği Akademik Aklın Eleştirisi’nde Pierre Bourdieu sosyoloji teorisi, tarih bilgisi ve felsefi düşünceyi harmanlıyor. Bourdieu tartışmaya akademik aklın görmezden geldiği temel önkoşulla başlıyor: Batı dillerinde okul anlamına gelen sözcüklerin ve “skolastik”in kökeni olan skhole, yani boş zaman. İnsan üstüne düşünen filozoflar ve genel olarak “skolastik eğilim”, düşünmek için boş

okumak için tıklayınız

Batı Biliminin Öyküsü – Susan Wise Bauer

Birçok başka yazar tarafından çok sayıda bilim tarihi yazılmıştır. Kuşkusuz bu tarihler değerlidir, ama bir şekilde, bizatihi bilimin doğası ayrıntıların arasında kaybolmuş gibidir. Profesyonel bilim eğitimi almamış olan okurlara bilimin ne yaptığı ya da ne anlama geldiği konusunda açık bir görüş sunmazlar. Oysa Platon’dan Kepler’e, Francis Bacon’dan Isaac Newton’a, Comte de Buffon’dan Charles Darwin’e, Albert

okumak için tıklayınız

Sarı Kral Öyküleri – Robert W. Chambers, H.P. Lovecraft

“Sarı Kral Öyküleri’nde, aralarında koca bir Victoria dönemi bulunan Poe’dan Lovecraft’a giden sayısız yoldan birini seçtik. Ölümün kaçınılmazlığından, zamanın tiranlığından, insanı umursamayan tanrıların gazabından, dünyada sinsice kol gezen akıl almaz bir tehditten ve üzerine mutabık kalınmış gerçeklikle, bu gerçekliğin makul kurallarıyla ilgisi bulunmayan boyutlardan geçen bir yol…”

okumak için tıklayınız

Sınıfın Yeniden Üretimi – Henry J. Rutz, Erol M. Balkan

Sınıf önemlidir, sınıfın yeniden üretimi ise yaşamsal… Ama kapitalizm için. Kimse işçi olmayı ya da orta sınıfta kalmayı istemez. Kimse çocuğuna bunu reva görmez. Daima üst sınıfa geçmektir amaç. İyi bir meslek edinip “rahat bir yaşam” sürmeyi sağlayacak eğitimin bu rüyayı mümkün kılacak, ulaşılabilir en önemli fırsat olduğu düşünülür (bu piyangoda büyük ikramiyenin çıkmasından da

okumak için tıklayınız

Hitler’i Yenen Adam Mareşal Jukov – Geoffrey Roberts

Hiç Savaş Kaybetmeyen Bir Asker! Mareşal Georgi Konstantinoviç Jukov’un yaşamında, Kızıl Meydan’daki Zafer Yürüyüşü’nün en önünde halkı selamladığı o 1945 Haziran gününün yeri ayrıdır. Tspeki adında gösterişli bir beyaz Arap atının üzerindeki Jukov sağında Kremlin, tam karşısında ise St. Basil Katedrali’nin soğan kubbeleri kalacak şekilde Spassky Kapısı’ndan geçerek meydana girmişti. Sovyet silahlı kuvvetlerinin tüm bölümlerini

okumak için tıklayınız

Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk

Kırmızı Saçlı Kadın romanında İstanbul yakınlarındaki bir kasabada 30 yıl önce yaşanan aşk hikayesi anlatılıyor. 1980’lerin ortasında geleneksel usulle kuyu kazan Mahmut Usta ile çırağı ‘küçük bey’ Cem zor bir arazide su ararlarken, kasabanın hemen dışındaki sarı çadırda esrarengiz bir tiyatrocu kadın her gece eski masal ve hikâyeleri yeniden anlatmaktadır. Roman, bir yandan genç kahramanın

okumak için tıklayınız

Tezer Özlü: Kendi çizgisinden hiçbir zaman uzaklaşmayan bir kadın

“Dünya da herkesi sevebilirsin ancak herkesi kucaklayamazsın. Bu yüzden insan en yakınındakini kucaklar. Ben de kızımı kucakladım. O da uyuyor.” Tezer Özlü Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı roman, küçük yaşlarda yaşanılan buhranların, aile problemlerinin, okul yıllarının, arkadaşlıkların ve hayatı sorgulamasıyla başlayan bir maceranın; evlilikte bulmak istediği sevgiyi bir türlü bulamayıp, umut yolculuğuna uzanan bir hayat hikâyesini anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Don Kişot – Cervantes (sesli inceleme)

Dostoyevski’nin; “İnsan düşüncesinin son ve en yüce sözcüğü” olarak tanımladığı, Miguel de Cervantes’in hapishanede kaleme aldığı Don Kişot adlı eser, 1605 ve 1615’te iki bölüm halinde yayımlanmıştır. Cervantes, Dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan “Don Kişot’u, o günlerde çok tutulan şövalye romanlarına bir yergi olarak yazmıştır. Ayrıca modern romanın ilk örneği sayılan “Don Kişot”, 17.

okumak için tıklayınız

Muzun kirli hikâyesi

“Haklıydınız. Ne olursa olsun, bir veri ancak başka bir veriyle bağlantılıysa önem kazanır. Bağıntı, görüngüyü değiştirir. Dünyadaki her görünüşün, her sesin, yazılan ya da söylenen her sözün, görünürdeki anlamından öte, bize bir Giz’den söz ettiğini düşünmeye götürür insanı bu. Kural basittir: kuşkulanmak, durmadan kuşkulanmak. Bir ‘Giriş Yasaktır’ levhasının ardındaki anlamı bile okuyabilir insan.” Foucalt Sarkacı

okumak için tıklayınız

Mimarın Soluğu – İhsan Bilgin

İsviçreli mimar Peter Zumthor, 1990’larla birlikte gelen enformasyon ve iletişim yönelimli ikinci postmodern dalgaya en keskin direnci gösteren kültür muhaliflerinin başında geliyor. Yazılı ve sözlü siyasi bir karşı koyuş değil bu; yaptığı işle, söz ve imge dolaşımı üzerine kurulu bu dünyanın umurunda bile olmadığını bir kez daha dışavurmuş oluyor. Üstelik de her seferinde başka bir

okumak için tıklayınız

Çanlar Kimin İçin Çalıyor – Ernest Hemingway (sesli inceleme)

İspanya İç Savaşı; dağlarda verilen özgürlük mücadelesi; sadakat ve cesaret, aşk ve yenilgi ve bir idealin trajik ölümü. Dönemin birçok sanatçısı gibi İspanya İç Savaşı’na da katılan Hemingway, bu savaşı anlatan güçlü romanı Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u 1940’ta yayımladı. Çok geçmeden sinemaya da uyarlanan roman, iç savaşa sürüklenen bir ülkenin, özgürlükleri için canlarını ortaya koyan

okumak için tıklayınız

Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (sesli inceleme)

Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.

okumak için tıklayınız

Din, Günah, Edebiyat – Zafer Köse

Dinselliği ve günahkarlığı yükselten, aynı koşullardır. Onlar birbirinin karşıtı değil, aynı maddi koşulların sonucudurlar. Ya birlikte çoğalırlar ya da birlikte azalırlar. İngiltere’de Victoria Dönemi’nde (1837-1901) dinsellik, sapıklık, hırsızlık hızla yükselmişti. Ticaret, sanayi ve çok bozuk bir dağılımla zenginlik de aynı şekilde yükselmişti. Oscar Wilde’ın ünlü yapıtı Lord Arthur Savile’in Suçu’nu okurken, dönemin atmosferi somut biçimde algılanıyor.

okumak için tıklayınız

Virgüle Övgü – Elif Şahin Hamidi

“Noktalama işaretlerinden yoksun bir metin yazabilir misin?” diye sordum kendime. Belki sadece nokta kullanarak ya da sadece ünlem işaretiyle. Yahut da sadece ağır başlı bir virgülle, uzunca bir metinin sonunu getirebilir miyim, diye düşündüm. Bu yazıyı noktalama işaretlerinden kendimi sakınarak yazmaya giriştim ilk etapta. Elbette biliyordum böyle bir metinde bunu deneyimlemenin sonuç vermeyeceğini. Zira bunun

okumak için tıklayınız

Ortak Belleğimizdir Dostlar – Yusuf Şaylan

ORTAK BELLEĞİMİZDİR DOSTLAR(*) “ Benim memleketimde bugün Kırk elli bin liradır Resmin metre karesi Ve dillere destandır canım Turan Erol beyazıyla Bodrum’un mavisi Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi” (**)

okumak için tıklayınız