Yazar: cemalumit

‘Başbakandan Korkan Kedi’

Siyasi mizahın yazına dönüşmekte zorlandığı günümüz Türkiye’sinde, Kandemir Konduk’un yazdığı “Başbakandan Korkan Kedi”; bir yandan sistemin sunduklarını diğer yandan iktidarın kurulu dizgisini reddediyor, kendine sunulanın alternatifini geliştirmek için belirgin ironiler ve 60’lardan Haziran’a ve günümüze Türkiye tarihinden kesitlerle otoriteye meydan okuyor, “Gezi gençliği”ne umutla bakıyor.

okumak için tıklayınız

Tezer Özlü’nün Franz Kafka mezar ziyareti: “İşte ancak o zaman uzaklaştım yaşamın sonundan…”

“Yaşamın sonu hiçbir zaman bana ırak gözükmedi. Her yüzde, her solukta, her büyüyende, her yaşlananda, her sarılmada, her sabahta gördüm yaşamın sonunu. Çocukken bile, buğday tarlalarında, yaz gecesi mehtabında ve çocukluk gecelerinin derin karanlığında gördüm yaşamın sonunu, ama ben giderken, ben ya da tren görünümlerin içinden, kentlerden, köylerden, tarlalardan, dağ sıraları önünden, ardından, bir göl

okumak için tıklayınız

Uygarlaşma ve Şiddet – Nejdet Evren

“İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri” ni araştıran düşünür, filozof Erich Fromm’un üzerinde yaklaşık altı yıl gibi uzunca bir süre çalışıp, araştırmalar yaptığı ve kendi psikanaliz gözlemleriyle tespit ettiği değerlendirmelerle birlikte kaleme aldığı iş bu yapıtı ile genel kabul gören neredeyse hiçbir şekilde düşünülüp tartışılmadan üstün-körü olarak, yetersiz bilgiye dayalı ve çoğunlukla kulaktan doğma mevcut paradigmaları hem psikolojik

okumak için tıklayınız

Körelmiş Organlar Nedir? Neden Körelirler? Neden Hala Canlılarda Bulunurlar?

Körelmiş organlar (vestigial organs, vestigials) ya da Körelmiş yapılar (vestigial structures) temel olarak Evrimsel süreçte değişen çevre koşullarından ötürü eskiden yapmakta oldukları işlerin yapılmamasıyla birlikte bir organın Evrimsel Ekonomi dahilinde giderek körelmesi, işlevsizleşmesi ve nihayetinde yok olmasıdır. Bu tanım biraz üzeri kapalı olsa da, adım adım yazımızda önemli noktalarını açarak sizleri bilgilendireceğiz.

okumak için tıklayınız

İnsanda bulunan 10 körelmiş organ / yapı

1) Üçüncü Gözkapağı (Third Eyelid) Eğer bir kedinin göz kırpmasını izlerseniz, beyaz bir zarın gözü kapladığını göreceksiniz, buna üçüncü göz kapağı denir. Memelilerde oldukça nadir görülmekle birlikte, kuşlar, sürüngenler ve balıklarda ortaktır. İnsanlarda kullanım dışı olan bir üçüncü gözkapağı kalıntısı mevcuttur. İnsanlarda oldukça küçülmüştür ancak bazı topluluklarda diğerlerine oranla daha belirgindir. Bilinen primat türleri içinde

okumak için tıklayınız

Kürt Aydınlanma tarihinden portreler: Şêrko Bêkes

Modern Kürt şiirinin en önemli temsilcilerinden olan Şêrko Bêkes, 2 Mayıs 1940 yılında Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde doğdu. Henüz 8 yaşındayken yine kendisi gibi Güney’in bilinen önemli şairlerinden babasını, Faik Bêkes’i kaybetti. Babası aynı zamanda öğretmen olduğu için sık sık başka şehirlere göç etmişlerdir. Şêrko Bêkes çocukluğundan itibaren şiirin, edebiyatın, aydınlanmanın içinde bulmuştur kendini. ”Evimizde

okumak için tıklayınız

Kürt aydınlanma tarihinden portreler: Erebê Şemo

“Kürtlerin Rönesansı” diye nitelendirebileceğimiz dönem, Kürt edebiyatına dair üretimlerin de doruk noktasına ulaştığı SSCB’de gerçekleşmiştir. Erebê Şemo(Şamilov) da bu dönemin en önemli Kürt aydınlarındandır. Erebê Şemo, 1897 yılında o dönem Çarlık Rusya’sı işgalinde olan Kars’ın Susuz köyünde doğdu. Şemo, çocukluk ve gençlik yılları büyük sıkıntılar içinde geçmesine rağmen eğitimine devam eder. Demiryolunda çalışırken Bolşeviklerle tanışır

okumak için tıklayınız

‘Acının tarihi yazılacaksa eğer…’

“Ya ölümüne tevekkül ya ölümüne başkaldırıdır işçinin seçeneği.” 1965 madenci direnişinin öyküsünü bir madencinin kaleminden okuyoruz, kitabın ismi “Kömür Tutuşunca”. Erol Çatma, Zonguldak Ereğli Kömür İşletmesinde yıllarca emek işçiliği yapmış biridir, aşinasıdır kömürün karasına. “1965 yılının Mart ayında, Zonguldak kömür havzasında büyük ve şiddetli bir madenci isyanı yaşanır.” Direnişin öyküsünü yazmak için çıktığı yol, direnişin

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin ile yapılan söyleşi ilk kez yayımlandı

Aziz Nesin’le ilgili yayımlanmamış bir kitap kaldığına inanmam zordu. Onun yüz yaşının eşiğinde Yüksel Pazarkaya’nın yaptığı nehir söyleşi yayımlanınca umutlandım. Belki, başka kitaplar da vardır arşivlerde. Pazarkaya’nın yirmi beş yıl önce yapılmış söyleşi kitabının gecikmesi ses aygıtlarından kasetlerden konuşmaları yazıya geçirmenin zorluğu yüzünden. Eski bir radyocu olan Pazarkaya anlaşılan bu konuda epey titiz davranmış.Konuşma çeşitli

okumak için tıklayınız

‘Erikler Çiçek Açınca: Nurhak’ı Hatırlamak’ ve Tom Joad’un hayaleti

68 kuşağıyla -ve tabii THKO’yla- ilgili birçok anı ve tanıklık kitabı yazıldı. Ancak geçtiğimiz ay Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan “Erikler Çiçek Açınca: Nurhak’ı Hatırlamak” beni en çok etkileyenlerden oldu. Tuncer Sümer’in anlattığı hikaye, yazarlarının da belirttiği gibi, ‘kendinin de içinde olduğu bir ortak tarih’. O ortak tarihte yanılgılar, umut, dostluk ve cüret bir arada. “Erikler Çiçek

okumak için tıklayınız

Dişil ütopya eril distopyaya karşı

İçinde yaşadığımız dünyanın keskin ve yalın bir analizini arıyorsanız, Kadınlar Ülkesi’ni de çoktan okuduysanız, Bizim Ülkemiz’i kaçırmayın. Ütopyalar insanlığa duyulan inancın bir ifadesidir çoğu zaman. Bir ütopya kaleme alan yazar öyle ya da böyle insanlığa dair, insanlığın daha iyisini gerçekleştirebileceğine dair bir inanç barındırıyordur içinde. Ve muhtemelen insanlığın neden daha iyisini gerçekleştirmeye bu derece hevessiz

okumak için tıklayınız

Karikatürist Carlos Latuff: Erdoğan başlıbaşına bir karikatür

Karikatürist Carlos Latuff: Erdoğan benim ilham perim Brezilyalı ünlü çizer Latuff, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘başlıbaşına bir karikatür’ olduğunu söyledi… Dünyanın tamamında olan bitene hâkim görünüyorsun. Gündemini nasıl seçiyorsun? – Değişiyor. Bazen haberleri okuyarak, bazen okurların tavsiyeleriyle, bazen kişisel olarak ilgi alanıma giren bir şeye denk gelmemle.

okumak için tıklayınız

Bir Parmak Bal – Ian McEwan

1970’ler, İngiltere. Cambridge mezunu, genç ve güzel Serena Frome, MI5’ta memur olarak işe alınır. Fakat bir süre sonra, Serena’nın edebiyat merakına güvenen patronları, onu Soğuk Savaş’ın kültürel cephesinde savaşması için görevlendirirler: Serena’nın görev alacağı “Bir Parmak Bal” adındaki operasyonun amacı, Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelere karşı tavır alan, geleceği parlak genç bir İngiliz yazar

okumak için tıklayınız

Soğuk hava vücudumuzu nasıl etkiliyor?

Aşırı soğuk hava vücudumuz üzerinde nasıl etkide bulunuyor? İnsan vücudunun yapısı aşırı soğuk iklim koşullarıyla baş etmeye uygun değildir. Çoğumuz, hava sıcaklığının sıfırın altına nadiren düştüğü ılık ve tropik iklimde yaşıyoruz. Kutuplardaki aşırı koşullara uyum sağlamış topluluklar da var: Kanada’nın Arktik bölgesindeki Eskimolar ya da Rusya’nın kuzeyindeki Nenetler gibi. İnsan zekâsı soğuğa dayanmasını sağlayacak giysiler

okumak için tıklayınız

Erkenci misiniz yoksa akşamcı mı?

İnsanların sabah erkenden kalkıp güne rahat başlamasını ya da yataktan sürüne sürüne çıkmasını belirleyen şey ne? Hayatım boyunca sabahları erken kalkmaktan nefret etmişimdir. Okula zamanında gideyim diye babam bacağımdan çekip çıkarırdı beni yatağımdan. Sabah zil sesini duyar duymaz midem bulanmaya başlar, ancak öğlene doğru bir şeyler yiyebilirdim. Geceleri ise durum farklı. Geç saatlere kadar kalıp

okumak için tıklayınız

Zaman Makinesi – H. G. Wells

Wells’in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895’ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi. Volkan Gürses’in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi’nin

okumak için tıklayınız

Yapay zeka insanlığın sonu olacak korkusu gerçekçi mi?

Giderek artan sayıda bilim insanı, mühendis ve sanatçıların söylediklerine inanırsak ‘zavallı et ve kemik yığınlarına’ yani insanoğluna acımak gerekiyor. Profesör Stephen Hawking de insanoğlu tam anlamıyla zeki bir aygıt ya da yazılım geliştirdikten sonra neler olacağı konusunda endişelenen uzmanlar listesine katıldı. Hawking’in korkusu, yapay zekânın insanoğlunun sonu anlamına gelebileceği.

okumak için tıklayınız

Kalp acısı öldürür mü?

Aşırı stres ve üzüntü gibi duygu yoğunluğunun ölüme yol açabileceği söyleniyor. Bu olgunun tıp literatürüne girmesi neden bu kadar uzun sürdü? 1986’da 44 yaşındaki bir kadın Massachusetts Hastanesi’ne kaldırıldı. Gün boyunca bir şeyi yoktu; ama akşamüstü göğsünden sol koluna doğru yayılan yoğun bir ağrı hissetti. Bu kalp krizinin temel belirtilerinden biriydi; ama kadının ne herhangi

okumak için tıklayınız

Diş ipi çürümeyi önler mi?

Diş ipi diş çürümesini önler mi? Claudia Hammond, bu soruya net yanıt vermemizi sağlayacak verilere sahip olmadığımızı söylüyor. Diş hekimine gittiğinizde size sorulan sorulardan biri “Dişlerinizi iple de temizliyor musunuz?” sorusudur. Dişlerimizi günde iki kere fırçalamanın yanı sıra diş ipiyle temizlememiz tavsiye edilir. Peki, bunun yararları konusunda elimizde net bilgi var mı?

okumak için tıklayınız

İmgeci sosyalist şiir ve artistik realite – Serkan Engin

İmgeci sosyalist şiire göre, şiir, poetik imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, imgeci sosyalist şiire göre, Şiir’in temel birimi poetik imge’dir. Çünkü Şiir, doğal dil (gidimli dil) içinde şair özne tarafından geliştirilen özerk bir üst dildir (metalanguage). Bu da poetik imgeler aracılığıyla, doğal

okumak için tıklayınız