Yazar: cemalumit

Ne kedisiz ne felsefesiz!” Ne, Kedilerin Felsefesi mi? – Sevil Tarla

Hepimizin bir hayat felsefesi var; belki bunu yazıya dökemedik ama gündelik yaşantımızda buna uygun davranıyoruz. Sanal alemdeki hesaplarımızda hangimizin bir mottosu yok ki? Eskiden motorlu taşıtlarımızın arka cam ya da tamponları üzerine yazılanlara ne demeli? Azıcık da olsa bir felsefemiz var ve bu felsefe yer yer en yakın arkadaşımızınkiyle neredeyse aynı olabiliyor ama bazen de

okumak için tıklayınız

Kanıtlar ve Çürütmeler – Imre Lakatos

Lakatos?un başyapıtı Kanıtlar ve Çürütmeler, yirminci yüzyılın ikinci yarısında matematik felsefesi üzerine yazılmış en önemli eserlerden biridir. Özellikle farklı farklı araştırma alanlarından yaklaşıldığında Kanıtlar ve Çürütmeler, felsefi manada okura büyük açılımlar sunabilmektedir. Matematik felsefesinde, geometrik topolojinin, matematik tarihinin, matematiksel mantığın, analizin ve kombinatoriğin bu kadar doğal ve akışkan bir şekilde iç içe girdiği başka bir

okumak için tıklayınız

Mujik – Maksim Gorki

“Yakında büyük bir ucube yazmaya başlayacağım. Bir mujik tasviri yapacağım; eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki, elbette yaşama tutkuyla bağlı olacak.” Maksim Gorki, 1899 yılında Anton Çehov’a yazdığı bir mektupta Mujik’in ortaya çıkışını böyle anlatıyordu. Gorki’nin bir taşra kentinde aydın olmanın nasıl bir şey olduğunu hassas bir gözle ve sert eleştiri gücüyle ele aldığı bu kısa roman

okumak için tıklayınız

Medyaya Karşı – George Gerbner

Özgürlüğün yapısı, hoşunuza gitsin ya da gitmesin, örgütlenmiş çeşitliliktir. George Gerbner Bu kitap, Pensilvanya Üniversitesi-Annenberg İletişim Okulu’nun (University of Pennsylvania-Annenberg School for Communication) efsanevi dekanı George Gerbner’in, Kültürel Göstergeler Projesi ekibi ile yazdığı amprik yazılarından ve iletişim bilimleri için 1950’li yıllarda yayımladığı fakat hâlâ geçerli temel kuramsal makalelerinden bir seçki olarak asistanı Michael Morgan tarafından

okumak için tıklayınız

Ella’nın Bebeği – Zafer Köse

Bir çocuğun olursa sürdürür, hiç olmazsa, O tatlı varlığıyla senin güzelliğini. Shakespeare Ella May ile Tike, genç bir çift. Tanıdık. Hemen şurada, Amerika?da, Texas taraflarında yaşıyorlar. 1930?larda, kiralık bir arazide çiftçilik yapıyorlar. Aslında bütün zamanlarda ve her yerdeler. Etrafımızda, gözümüzün önünde, aramızda dolaşıyorlar.

okumak için tıklayınız

Kürt edebiyatında kadın – Özkan Öztaş

Kürt edebiyatına ilişkin araştırmaları ile tanıdığımız Ferhad Shakely?ye göre az gelişmiş toplumlarda özel olarak kadın konusunun ya da karakterinin işlendiği ürünlere rastlamak çok olası değildir. Fakat az gelişmiş ve dili-edebiyatı sınırlarla bölünmüş Kürtlerde durum bundan biraz farklıdır. Kürt edebiyatına baktığımız zaman kadın konusunun birçok alanda ve tarzda işlendiğini görebiliyoruz. Bunun şarkiyatçı bir yaklaşım ya da

okumak için tıklayınız

Siyah Bant ile söyleşi: “Her yer sansür, her yer sınır”

Siyah Bant, sanata sansür siyasetini gözlemliyor, araştırıyor ve raporluyor. Sanki elit bir azınlığı ilgilendirir gibi duran sanata sansür siyaseti, aslında ülkenin içinde bulunduğu siyasal baskı ortamının en görünür olduğu alanlardan biri olarak ortaya çıkıyor. Siyah Bant?la mevcut iktidarın sanata yaptığı müdahalelerin, daha önceki dönemlerle nasıl bir süreklilik içinde olduğunu, dahası buradan nereye gidildiğini konuştuk.

okumak için tıklayınız

Yolu ABD’ye “düşen” filozoflar – Yücel Kayıran

Offe?nin kitabı, Adorno dersleri bağlamında verilmiş konferans metinlerinden oluşmakta, dolayısıyla Tocqueville ile Weber sosyolojisinin, Adorno üzerindeki izlerini de takip etmekte. Sonsuz Talep ve İmansızların İmanı kitaplarıyla tanıdığımız Simon Critchley, Kıta Felsefesi (çev. Hakan Gür) adlı kitabında, Kıta Avrupası ile İngilizce konuşulan dünya kavramları arasındaki farklılığa/karşıtlığa işaret ederken şöyle bir anekdotu dile getiriyor: ?5 Ekim 1999?da

okumak için tıklayınız

Tez gelesin Tezer – Karin Karakaşlı

Ruhunu diri tutanlar hâlâ 1986’nın 18 Şubatı’nda ölen Tezer Özlü’nün, biatçı topluma had bildiren manifestosunu haykırır: “Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İşyerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz.” Bir ölüm tarihin olunca ölüyorsun mecbur. Yani o gün öldüğün anımsanıyor oluyor. Ama bir 18 Şubat günüyle ölen Tezer Özlü?yse,

okumak için tıklayınız

Andrey Platonov Üzerine Dağınık Satırlar – Bedriye Korkankorkmaz

Yitik hayatlarımızın mezarlığında ölülerimizle birlikte yaşadığımızı şimdi daha iyi anlıyorum. Soluduğum nemli havaya sinen hayal kırgınlıklarını ciğerime çekiyorum. Söyleyecekleri çok olan bu insanları düşüncelerini ifade etmeleri için uyandırmak istiyorum. Kabirlerinde uyuyanların üstünlüklerinden ürperiyorum, yüzleşmekten korktuğum gerçekleri bana anımsattıkları için. Öbür dünyaya dair bilmek istediklerim haddinden fazla. Bu konuda bilgilenmek de istemiyorum. Ansızın düşmek istiyorum bu

okumak için tıklayınız

Senaryolar (Üç Senaryo – Üç Sinopsis) – Onat Kutlar

“Sinema bizden Onat Kutlar’ı çaldı. İyi oldu diyemiyorum. Ama kötü oldu da diyemiyorum. Sinematek serüveniyle, genç sinemacılarla olan yakın ilişkileriyle, sinema yazılarıyla ve özellikle senaryo çalışmalarıyla, sanırım edebiyata yaptığı katkıların çok daha üzerinde ve çok daha yararlı katkılarda bulundu Türk sinemasına. Şunu da ekleyeyim ki Onat, sağlığında senaryolarını kitaplaştırmayı düşünmüş ama bu fırsatı bulamamıştı.”

okumak için tıklayınız

Orhan Seyfi Orhon Hakkında Bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

1889 ( 1305 ) İstanbul / Üsküdar / Beylerbeyi doğum lu Baba adı; Mehmet Emin, Ana adı Nimet Evli Bir çocuk baba sı İlk mektebi Çengelköy Havuz başı İlkokulu (1902) Beylerbeyi Rüştiyesi ( 1905 ) Mercan İdadisi ( 1909 ) Mektebi Hukuk ( İstanbul Darülfünun Hukuk Fakültesi) ( 1914) bitirdi. Hukukcu, Öğretmen, Gazeteci, Yazar, Şair,

okumak için tıklayınız

Marx Geri Döndü – Der: Vincent Mosco, Christian Fuchs, Funda Başaran

Bu derleme kitap Triple C’nin, 2012 tarihli Marx is Back: The Importance of Marxist Theory and Research For Critical Communication Studies Today başlıklı özel sayısı temel alınarak hazırlandı. Özel sayının amacı, dosyayı hazırlayan Vincent Mosco ve Christian Fuchs tarafından özellikle de 2008 krizinin sonrasında sosyal bilimlerin tüm alanlarında olduğu kadar popüler medyada da kendisini gösteren

okumak için tıklayınız

Finansallaşma, Borç Krizi ve Çöküş – Ümit Akçay, Ali Rıza Güngen

Küresel Kapitalizmin Geleceği Dünya tarihinin hızlandığı bir dönemden geçiyoruz. ABD?de ve İngiltere?de 2007?de ev kredisinin borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı artmaya başladı. ABD?de emlak piyasasının en önemli oyuncuları Fannie Mae ve Freddie Mac şirketlerine 2008?de el konuldu, hemen ardından ABD tarihinin en büyük iflas olayı gerçekleşti. 2009?da Yunanistan başbakanı ülkesinin resmi borç rakamlarında çarpıtmaların söz konusu olduğunu

okumak için tıklayınız

AKP’nin Suriye Yenilgisi ve Esad – Ömer Ödemiş

Radikal cihatçı güçler yalnızca Suriye için değil, tüm bölge ülkeleri için ciddi bir tehdittir. Türkiye açısından bu tehdit kapıdadır. Suriye’de başarılı olamayan bu cihatçı güçler ilk adımda Türkiye’ye yönelecek ve burada kendilerine alan açmaya çalışacaklardır. Türkiye bu anlamıyla tam bir kuşatma altındadır. Türkiye’deki siyasal atmosfer bu tehdide karşı ülkemizi tam anlamıyla savunmasız bırakmaktadır. Türkiye’nin tüm

okumak için tıklayınız

Alıklar Birliği – John Kennedy Toole

Alıklar Birliği’nin kahramanı obur, aksi, tembel, bencil, her şeye karşı, her şeyden hoşnutsuz, toplum düşmanı İgnatius. Annesi mutlaka bir iş bulup çalışması gerektiğini söylüyor, kız arkadaşı cinsel güdülerini serbest bırakırsa bütün sorunlarının çözüleceğini düşünüyor. Ama tamamen eşcinsellerden kurulan ordularla dünyanın barış dolu bir yer olacağını iddia edip bunu gerçekleştirmek üzere eşcinselleri örgütlemeye kalkışmak gibi tuhaf

okumak için tıklayınız

Otorite – Richard Sennett

İnsanlar otoriteye neden ihtiyaç duyarlar? Otoriteden neden korkarlar? Otorite ilişkilerinin olmadığı bir toplum kurma tasarısı gerçekçi midir? Otoriteyle bağ kurmadan onu reddetmek mümkün müdür? Basit bir karşı çıkma bizi otoritenin olumsuzluklarından korumaya yetmediği gibi, onu gerektiği gibi değerlendirmemizi de engelliyorsa, ne yapabiliriz? Richard Sennett bu tür sorulara yanıt ararken insanların otoritelerle kurdukları özel ve kurumsallaşmış

okumak için tıklayınız

Abdülhamid ve Sherlock Holmes – Yervant Odyan

Yervant Odyan’m 1911 tarihli bu olağanüstü klasiği, dünyanın en ünlü dedektifi Sherlock Holmes ile dünyanın en ünlü polisiye roman tutkunu Padişah II. Abdülhamid’i yan yana getiriyor. Yüzyıl başının tekinsiz günlerinde, II. Abdülhamid’in hafiye teşkilatına mensup adamları birbiri ardına ölü bulunur. Kendini bir anda tehdit altında hisseden “şüpheci” Padişah, cinayetleri aydınlatma görevini dedektiflerin en ünlüsüne, Sherlock

okumak için tıklayınız