Kategori: Onat Kutlar

Onat Kutlar ‘ın Hayatı

30 Aralık 1994. Yazar Onat Kutlar ve eşi Filiz Kutlar, Beyoğlu Mis Sokak’taki evlerinde farklı bir telaş içinde. O gece, evliliklerinin beşinci yıldönümünü kutlayacaklar. Sabah kahvelerini içerken, Onat Kutlar, karısına, “Hiç bu kadar mutlu olacağımı düşünmemiştim” diyor. Birbirlerine uzun uzun sarılıyorlar, sanki bir daha hiç görüşmeyeceklermiş gibi. Akşam buluşmak üzere ayrılıyorlarOnat Kutlar, evliliklerinin yıldönümü dolayısıyla

okumak için tıklayınız

Onat Kutlar’ın Deniz’ler için yazdığı şiir

Sevgili Onat Kutlar’ın, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan katledildikten sonra yazdığı şiirin kısa öyküsü şöyle: 12 Mart faşizminin karanlık günlerinde idamlara karşı düzenlenen imza kampanyasının başını bilindiği üzere Onat Kutlar çekmişti. Ankara’da da Altan Öymen ve Erdal Öz’ün çabalan unutulmaz. Ben de o dönem İnşaat Mühendisleri Odası başkanı olarak karınca kararınca katkı koymaya

okumak için tıklayınız

Kediler – Onat Kutlar

Bir sürü ölmüş kediyle bir arada yaşamayı seven o eski dostumuzu uzun uzun hatırlamakta ne fayda var. Şimdi onun saçları uzamıyor. Hiçbir şeyden haberi yok. Belki de uzun bir uykuya yatmıştır. Öyleyse rahatça giyinebilir, sokağa çıkabilirim. Altı gündür bu şehirdeyim. Hep kenar mahalleleri, sessiz sokakları, pis çamurlu dere boyunu gezdim. Kalabalık yerleri ve oraların insanlarını

okumak için tıklayınız

Unutuşun Kolay Ülkesine Bir Hatırlatma: Erdal Eren

12 Eylül 1980 darbesiyle idam edilenlerden biri de henüz 17 yaşında olan Erdal Eren’di.  “Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz Ölü balıklar geçiyor kırışık bir denizin sofrasında Ve ellerinde fenerleriyle benim arkadaşlarım Durmadan düşünüyorum Ne kadar çok öldük yaşamak için.” Onat Kutlar Şu Metris’in Önü – Ali Asker Ben

okumak için tıklayınız

Onat Kutlar “Nasıl bir alacakaranlık… Geceyle gündüzün arasına sıkışmış uzun bir kör saat. Geçmişle geleceğin, doğuyla batının, ölümle yaşamın arasına sıkışmış.”

Nasıl bir alacakaranlık… Geceyle gündüzün arasına sıkışmış uzun bir kör saat. Geçmişle geleceğin, doğuyla batının, ölümle yaşamın arasına sıkışmış. Alacakaranlık görünmez bir çevrintiyle yutup götürüyor her şeyi.

okumak için tıklayınız

Dayanabilecek miyiz “zamanın kamçısına, zorbanın kahrına, kötülere kul olmasına iyi insanın?” Ben değil, “Çağdaşımız Shakespeare” soruyor – Onat Kutlar

Nedendir bilemem. Abdala malum olur. Günlerdir mektup bekliyordum birinizden. Karşılık almıyacağımı bildiğim sorular sormak değil, gerçek bir mektuba karşılık vermek istiyordum. Alçak sesle de konuşsan, karşında gerçek bir yüz gerekli. Bu yüzden pazar akşamı Zeynep’e telefon edip adıma geldiğini söylediği mektubu okumasını rica ettim.

okumak için tıklayınız

Onat Kutlar: Yıllar önce bir kez, bir tek kez, bir törene katılmam olanağı bulunmadığı için üzülmüştüm.

Hastalandığından haberim olmadığı için o gün seni uzaktan da olsa görmeye geldim. Hava güneşli ve sıcaktı ama beklediğimiz çevrili, küçük ve her yanını otlar bürümüş avlu serindi… Neredeyse bütün bir yazı güz karanlığında geçirdiğimizden yadırgamadık. Melek hem incelikli hem coşkun mizahıyla bize çevreyi tanıttı.

okumak için tıklayınız

Kül Kuşları – Onat Kutlar (Sesli Öykü)

Şair, yazar, düşünce adamı. 1959 yılında yayınlanan İshak ile 1960 yılında Türk Dil Kurumu ödülünü kazandı. Fethi Naci’ye göre, İshak, dünya edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilmelidir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki öğrenimini, son dersinin sınavına girmeyerek, bıraktı ve felsefe okumak amacıyla

okumak için tıklayınız

Senaryolar (Üç Senaryo – Üç Sinopsis) – Onat Kutlar

“Sinema bizden Onat Kutlar’ı çaldı. İyi oldu diyemiyorum. Ama kötü oldu da diyemiyorum. Sinematek serüveniyle, genç sinemacılarla olan yakın ilişkileriyle, sinema yazılarıyla ve özellikle senaryo çalışmalarıyla, sanırım edebiyata yaptığı katkıların çok daha üzerinde ve çok daha yararlı katkılarda bulundu Türk sinemasına. Şunu da ekleyeyim ki Onat, sağlığında senaryolarını kitaplaştırmayı düşünmüş ama bu fırsatı bulamamıştı.”

okumak için tıklayınız

Yılmaz Güney’in Hikayeye Merak Sarması ve Yargılanışı – Hazırlayan: Zahit Atam

“11 yaşına kadar köyde kaldım. Üç sınıflı bir okulu tamamladıktan sonra Adana’ya geldim. Orada ilkokulu, ortayı ve liseyi bitirdim. Daha sonra İstanbul’da İktisat Fakültesine girdim. Köyde bir Yakup vardı. Şiir yazar, şiir okurdu. Beni etkilemişti. Hayranlık duyuyordum ona. Çok da hızlı koşuyordu. Oysa ben ne onun kadar hızlı koşabiliyordum, ne de onun gibi şiir yazabiliyordum.

okumak için tıklayınız

Yeter ki Kararmasın – Onat Kutlar

Onat Kutlar, 1982-84 yıllarında yazdığı bir dizi mektup-denemede dönemin duyarlığını bir ozan edasıyla yansıtmıştı. Dostlukların, acıların, umutların, dahası özgürlüğün ve tutsaklığın usta işi bir biçimde dile geldiği yazılar Yeter ki Kararmasın… adıyla kitaplaştığında Memet Fuat, Ferit Edgü, Erdal Öz, Işıl Özgentürk ayakta alkışlamışlardı. Şiirin, romanın, resmin, müziğin ve elbette sinemanın bileşiminden çıkan kıvılcımlarla tutuşmuş bu

okumak için tıklayınız

Bahar İsyancıdır – Onat Kutlar

Bahar İsyancıdır, Onat Kutlar’ın unutulmaz yapıtlarından: Şiirle öyküden mürekkep denemeler… Ve işte yine Eylül. Geleceğin duvarı önünde duruyorum, kaygılı, sabırsız. Üstümden küçük kuşku tohumları karışmış altın renkli polenler uçuşuyor. Bir türlü bastıramıyorum yüreğimdeki ozanın sesini: “Bahar isyancıdır…” Yaşadığımız şu karabasan, bir gerçeğin yansımasından başka bir şey değilse,

okumak için tıklayınız

Türk Sinemasında Sansür

“Türk Sinemasında Sansür” adlı kitap, Kasım 2000 yılında Kolektif Kitle Yayınları’nca Burçak Evren, Hasan Bülent Kahraman, Aziz Nesin, Nijat Özön, Agah Özgüç, Metin Erksan, Onat Kutlar, Atıf Yılmaz, Çetin Öner, Atilla Dorsay, Ahmet Soner, Vedat Türkali, Işıl Özgentürk, Tuncel Kurtiz, Gani Turanlı, Yavuz Özkan, Halit Refiğ, Ahmet Boyacıoğlu, Hilmi Etikan, Mediha Sağlık, Muzaffer Hiçdurmaz, Özcan

okumak için tıklayınız

Gündemdeki Sanatçı – Onat Kutlar

“Gündemdeki Sanatçı ve Gündemdeki Konu yazılarının kitap olarak yayımlanacak olması sevgili Onat’cığımı da beni de çok mutlu ediyordu ama ne yazık ki heyecanla beklediği iki kitabının da basıldığını göremedi, bu bana çok acı veriyor, on yıldır o mutlu pazarlar da yaşanmıyor artık… Düşünüyorum da yaşamımızdaki o korkunç gün olmasaydı daha kim bilir onun ne eşsiz

okumak için tıklayınız

Unutulmuş Kent – Onat Kutlar

Onat Kutlar’ın iki şiir kitabı bir arada: Pera’lı Bir Aşk İçin Divan (1981), Unutulmuş Kent (1986). Unutulmuş Kent Vermeme olanak yok bana verdiklerini Ama ayrılırken bir hesaplaşma da gerekli Geçmiş bunca güzellikten bir anı olarak Ben seni alayım istersen sen de beni Onat Kutlar Bir Şiir Üstüne Çeşitleme Külrengi bulutlarıyla güz günlerinin Sevdiğim İstanbul?u gibisin

okumak için tıklayınız

Sinema Bir Şenliktir (Bütün Yapıtları – Sinema Yazıları) – Onat Kutlar

Daha önce de çeşitli baskıları yapılan ?Sinema Bir Şenliktir?, Onat Kutlar?ın sinema yazılarını bir araya getiriyor. Bilindiği gibi Kutlar, 1965-76 yılları arasında Türk Sinematek?in kurucularından biri ve yönetmeni olarak görev yapmıştı. Elimizdeki kitapta ise, bu önemli ismin 1960?tan başlayarak Meydan, Yeni Sinema, Milliyet Sanat, Papirüs ve Hürriyet Gösteri gibi dergilerde yayımlanan sinema yazıları bulunuyor. Yabancı

okumak için tıklayınız