Yazar: cemalumit

Hayvana da saygı – Cihan Erken

Gezi Parkı direnişi, bizlere insan dışındaki türlerin de savunulması ve korunması gereken hakları olduğunu bir kez daha hatırlattı. ?Bizim? bu dünyada hemen yanı başımızdaki, ancak bir yandan da o ontolojik ?biz?in dışındaki hayvanların ve bitkilerin de birtakım hakları olduğu, ?en temel hak olan yaşam hakkı gibi? bu süreçte, başta hayvan hakları koruyucuları olmak üzere, çeşitli

okumak için tıklayınız

Görülmeyen Adam – Ralph Ellison

1952’de ABD’de yayımlandığında haftalarca çok satanlar listesinde kalan ve ertesi yıl National Book Award’a değer görülen Görülmeyen Adam, Amerika’nın en çarpıcı çelişkilerini sergiliyor. Görülmeyen Adam, egemen kültürün içinde tutunmaya çalışan siyahi bir gencin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Toplumun her katmanına girip çıkan roman kahramanının hikâyesi, Güney’in prestijli kolejlerinden Harlem’in tekinsiz sokaklarına, eşit hak ve özgürlükler

okumak için tıklayınız

Osmanlı Sosyalist Fırkası ve Yayınları – Selçuk Gürsoy

“Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” İştirak Osmanlı Sosyalist Fırkası (OSF), siyasal tarihimizdeki ilk partilerden biri olmasının yanında Türkiye’de kurulan ilk sosyalist parti olmasıyla da dikkat çekici. Özellikle Avrupa’da hızla gelişen sosyalizm akımının, dönemin şartları içinde Osmanlı topraklarıyla buluşmasını sağlayan Osmanlı Sosyalist Fırkası ve yayınları her bakımdan kapsamlı bir değerlendirmeyi fazlasıyla hak ediyor. Selçuk

okumak için tıklayınız

Sinema Savaşları (Bush-Cheney Döneminde Hollywood Sineması ve Siyaset) – Douglas Kellner

Sinema Savaşları, filmlerin eleştirel yorumlarının günümüz kültür ve toplumunu anlamamıza yardımcı olabileceğini ve böylece siyaset ve devlet, şirketler ve ekonomi, ekonomik kriz ve çevre krizi, terör, savaş ve militarizm ile demokrasiye yönelik tehditler hakkındaki önemli tartışmalara katkıda bulunabileceğini göstermeye çalışıyor. Tarihten ve sosyal teoriden yararlanarak 2000-2008 arasında çekilmiş onlarca Hollywood filmini analiz ediyor, bu yolla

okumak için tıklayınız

Akışkan Gözetim – David Lyon, Zygmunt Bauman

Bugün hayatımızın her ayrıntısı hiçbir zaman olmadığı kadar çok yakından izleniyor, kaydediliyor; ve gözetim altındakiler genellikle gözetleyenlerle gönüllü bir işbirliği içinde. Londra’dan New York’a, Yeni Delhi’den İstan-bul’a, bütün büyük kentlerde kameralar artık kamusal alanların alışıldık, itiraz edilmeyen parçası haline geldi. Uçağa binecekseniz, bedeniniz boydan boya taranıp biyometrik kontrole tabi tutulur; arama motorları ve kredi kartı

okumak için tıklayınız

Antik Yunan Uygarlığı (3 Kitap Takım) – Andre Bonnard

Antik Yunanistan, insanlık tarihinde, bilimin ve sanatın bütün dallarında büyük atılımlarla dikkat çeken parlak bir sayfa oluşturur. Antik Yunan Uygarlığı eseri, bu parlak dönemi ve uygarlık kavramını oluşturan bütün sanatsal, bilimsel, felsefi ve dinsel yaratımları çağdaş hümanizmanın gözüyle inceliyor. Şiirin aşılmaz doruğu kabul edilen İlyada’yı, derin bir insancıllığı yansıtan tragedyaları, insanların tanrılar aracılığıyla dile getirdiği

okumak için tıklayınız

Herman Hesse’nin “Narziss ve Goldmund” romanı için bir inceleme – Gürcan Çiçek

“Narziss ve Goldmund, kişilikleri ve dünya görüşleri çok farklı iki insan arasındaki sıradışı dostluk eksesinde, yaşam, ölüm, sanat, us, aşk, tutku ve cinselliğin izini sürüyor. Bir yanda bilge Narziss, öte yanda sanatçı Goldmund; ikisi de kendi yolunda, ?kendini gerçekleştirme? yolunda mükemmel?e ulaşmaya çabalasa da, mükemmel?e karşıt yönlerden yaklaşmayı başarabiliyorlar ancak. Karşıtlıkların iki insanı birbirinden koparmadığı,

okumak için tıklayınız

Çehov?un hüznü rahatlatıcıdır – Asuman Kafaoğlu-Büke

Anton Çehov, Rus toplumundaki çöküşü yansıtır. En önemlisi, Tolstoy ya da Dostoyevski?nin dini inançları ve spiritüel duyguları kalmamıştır onda. Anton Çehov, 1892 yılında yayımcısı Tikhonov?a yazdığı mektupta kendinden Düello romanının yazarı diye söz eder, oysa bugün onun en az bilinen eseridir bu roman. Düello ve bir de Sibirya?nın kuzeyine yaptığı gezi sonrasında yazdığı seyahatname, artık

okumak için tıklayınız

William Faulkner’in Nobel konuşması: Her şey korkmakla başlar

Bayanlar ve baylar, Bu ödülün şahsıma değil, çalışmalarıma verildiğini düşünüyorum – ızdırap ve terle yoğrulmuş gayesi, zafer kazanmak, hele ki kâr etmek asla olmayan; tek gayesi, insan ruhunun daha önce yaratmadığı metinler yaratmak olan çalışmalarıma. Aslında bu ödül bana emanet edildi. Ödülle beraber gelen parayı amacına ve anlamına uygun şekilde bağışlayacak bir yer bulmak zor

okumak için tıklayınız

Cesur Bir Adam : Che?nin Kronolojik Hayat Hikayesi – Adys Cupull, Froilàn Gonzàlez

Adys Cupull öğretmen ve gazeteci, Froilan Gonzalez ise hukukçudur. Bu Kübalı çift, on yıldan fazla bir süre, Komutan Ernesto Che Guevara?nın yaşamıyla ilgili araştırmalar yaptı. Bu çalışmalar sırasında, Che?nin ayak izlerini takip ederek Bolivya ormanlarına gittiler, Latin Amerika ve Avrupa ülkelerini ziyaret ettiler. Amaçları, Che?nin hayatına günbegün ışık tutmak ve en önemli yönlerini yeniden yaşatmaktı.

okumak için tıklayınız

Philip Roth’un ilk öyküleri – Ali Bulunmaz

Philip Roth?un bir yazar olarak tanınmasını sağlayan öyküler toplamı ?Hoşça Kal Columbus ve Beş Öykü?, hem yazıldığı döneme yazarın gözünden bir bakış hem de onun gelecekte işleyeceği konu ve temaların ipuçları. Roth, bu öykülerde o zamanın çarpıklıklarını, anlatım biçimi sayesinde evrensel bir dile dönüştürüyor. İçimizden biri veya birkaçı Philip Roth, Amerikan edebiyatının en üretken yazarlarından.

okumak için tıklayınız

Bir parça huzur… – Melisa Ceren Hasmaden

Jay Parini?nin kaleme aldığı Son İstasyon, Lev Nikolayeviç Tolstoy?un yaşamının son yılını anlatıyor. Sanatçı, yapıtların ardındaki o gizemli yaratıcı, alımlayıcı tarafından iştahla merak edilir. Sanatçıların ölümünün ardından günlüklerinin, mektuplarının, kişisel notlarının yayımlanması, biyografi ya da otobiyografilerin okur tarafından büyük ilgi görmesi, yapıtlarda ısrarla sanatçının izinin sürülmesi hep bu merakın sonucu. Sanatçıların yapıtlarında, özellikle yazarların metinlerinde,

okumak için tıklayınız

Gezi’ye objektifin ardından bakmak – Beste Sezen Ateşpare

Direniş günlerini ölümsüzleştiren 21 foto muhabirin vizöründen özel kareler, fotoğrafın ustalarından Coşkun Aral?ın seçkisiyle yarın Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle raflarda yerini alacak. ?Türkiye?de bir dönem tarih sayfalarına işlenirken dünya fotoğrafın gücüne bir kez daha tanıklık ediyordu? Yüz binlerce insan sokaktaydı: Gençler, ebeveynler, sanatçılar, işçiler, eşcinseller? İnananlar ve ateistler? Ve elbette polisler? Duvarlara, yollara yazılan yazılar,

okumak için tıklayınız

?Döner kebap dönmez olsun yaşasın beşlik simit? – M.Utku Şentürk

?Can kurtaran halkası Susamdandır markası, Kimseye karşı yoktur Gösterişi, cakası…? Yanıtı ?simit? olan bu eski İstanbul bilmecesi, simidin günlük yaşamımıza ne denli girmiş olduğunu yansıtmıyor mu? Öyle ya, tıpkı kazara denize düştüğünüzde yılana sarılmayın diye size fırlatılan ve boğulmanızı önleyen sadık kurtarıcınız ?can simidi? gibi, ucuz ve her yerde bulunan bir yiyecektir simit.

okumak için tıklayınız

Köpeğe Kahkaha – Müslüm Kabadayı

Hamile olduğundan beri, her asansöre bindiğinde yüreği ağzına geliyordu. İneceği kata gelince sarsıntılı duran asansörde, eşine sarılıyordu. İyi ki sarılacağı bir insan vardı hayatında? O sabah, mahallenin pazarına gitmek üzere evden çıktılar eşiyle; bindikleri asansör, zemin kata gelince gene sarsılmış, bu kez eşi onu sararak korumaya çalışmıştı. Bu, daha da hoşuna gitmişti Diyabijan?ın. İçinden akıp

okumak için tıklayınız

Ermeni edebiyatını yakın kılan külliyat – Karin Karakaşlı

Dünya kültür tarihi açısından kıymetli bir eser olan Modern Ermeni Edebiyatı, tarihsel ve toplumsal dinamikler arasındaki incelikli dengeleri gözeterek her dönem için ayrıntılı bir çerçeve çiziyor. Edebiyatı yazarın hayal gücü kadar gayri resmi insanlık tarihi olarak bildim. Hakkı verildiğinde imkânla mümkün anlamlardır her ikisi de edebiyatın. Yazar hayal gücüyle bu dünyaya alternatif bir paralel evren

okumak için tıklayınız

Paha Biçilemez – A. Şule Süzük Toker

?Altın mı? Sarı, parlak, değerli altın mı? Hayır, Tanrılar, Kendimi aylaklığa adamadım ben! Onun şuncası karayı ak, çirkini güzel, yanlışı doğru, Alçağı soylu, yaşlıyı genç, korkağı yiğit eder. ?. Neden bu?? (Atinalı Timon, Shakespeare) Bir sanat yapıtını değerli kılan nedir? Bir resmin, bir heykelin, bir müzik parçasının ya da bir romanın ?değer?inden söz edebilir miyiz?

okumak için tıklayınız

“Fethiye Çetin Tarihi” – Yıldırım Türker

Fethiye Çetin?in ?Anneannem? adlı kitabı, çığır açan ilklerdendir. Sadece anneannesi Seher?in hikayesiyle bu toprakların hiç deşilmemiş, hiç dile dökülmemiş ortak günahlarından birini usulca önümüze bıraktığı için değil. O günahın izlerini kendi hayatı peşinde sürerken hepimize çırılçıplak bir dil önerdiği için.

okumak için tıklayınız

Medya Kültür Para ve İstanbul İktidarı – Mustafa Sönmez

Medya-kültür endüstrisi, 2010 Türkiye’sinde ne gibi niteliksel ve niceliksel boyutlara sahip ve bu endüstri, İstanbul için ne ifade ediyor? Bu sorulara cevap arayan çalışma, 9 bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, medya endüstrisinin Türkiye’de tanımlanışını, tarihsel gelişimini ve İstanbul’un bu alanın merkezi olmasının ekonomi politiğini konu alıyor. İkinci bölüm, yazılı medya alanını konu alıyor ve gazete-dergi yayıncılığının

okumak için tıklayınız