Yazar: cemalumit

Çocukluğumun Bayramı ve Kırmızı Kunduram – Selma Sayar

Yıllar önce… Her milliyetten, dinden ve sınıftan insanla beraber olmanın erincini yaşadığımız yıllardı. Doğduğum yerde yan komşularımız Hristiyandı. Onlar Noel ve Yumurta Bayramlarında bize ikramlarda bulunur, bizimkilerde Ramazan ya da Kurban?da. Bir Ermeni ailesi yaşardı evimizin karşısında. Onların da kendilerine ait gelenekleri vardı. Biraz daha ötedeki komşumuz, ateistti. Uzun süre onun neden dini bayramlarda büyüklerle

okumak için tıklayınız

Elvedası geciken canavarlar var şehirde! – Funda Demir

Deniz Gezmiş ismini ilk duyduğumda ilkokul çağlarında olsam gerek. Devlet o gençleri asmıştı. Düşüncesi korkunç, yaşattığı acı tarifsiz ve durumun kendisi inanılmazdı, olamazdı. Koskoca devlet çocuk öldürmezdi. Büyüdükçe anladım ne yazık ki? Deniz?ler ne ilkti ne de son olacaktı. Adı terör oldu, adı darbe oldu, adı biber gazı kapsülü oldu, alınmayan önlemler oldu, deprem oldu

okumak için tıklayınız

Dersim Katliamı’nda askerlik yapmış olanlar anlatıyor…

1938?deki büyük katliama katılan askerler Dersim?de ne yaşandığını ilk kez anlattı. Askerler katliamdan önce bir ay gaz eğitimi almış . Dersim?in Kayıp Kızları filminin yönetmeni Nezahat Gündoğan, ikinci filmi Hay Way Zaman?da katliama katılan dört askeri buldu. Yozgatlı Haydar Yıldırım, Erzurumlu Mehmet Ali Çiftçi, Malatyalı Haşim Özçelik ve Konyalı Mehmet Ali Doğaner; Gündoğan?ın 5 Aralık?ta

okumak için tıklayınız

Kitapların tanıklığıyla gülümsemek – Sennur Sezer

Günler ?bıçak sırtı? diye tanımlanan zorluklarla akıyor. Coğrafyamızda tarımın üreticiliğinden kopmuş bir ülkenin trajikomikliğini yaşıyoruz. Büyük ve küçükbaş hayvanları kışın besleyeceğimiz kuru ot yurdumuzun dışındaki ovalardan dağlardan toplanmış… Süt para etmediğinden sağılır hayvanlar kesime yollanıyor. Bir zamanlar ekmeğe katık edilen soğan, sarımsak da yurt dışından geliyor, ekmeğin yapılacağı un da. Aklınıza gelecek her türlü yiyecek

okumak için tıklayınız

Pamuk Kadınlar Üzerine – A. Şule Süzük Toker ile Söyleşi: Mehmet Emin Kurnaz

Pamuk Kadınlar, Orhan Pamuk?un Kar ve Masumiyet Müzesi romanlarından hareketle kadının erkek egemen toplumdaki yerini inceleyen bir eser. A. Şule Süzük Toker?in İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları bölümünde master tezi olarak hazırladığı çalışma, Kalkedon Yayınları tarafından geçen ay okuyucuya sunuldu. Kadına ve kadın imgesinin anlatımına dair sanatın ürettiği anlamları ve kadın olmak durumunun nasıl inşa edildiğini

okumak için tıklayınız

Kul Hakkıdır Ayıptır! – Abdurrahman Aydın

Quentin Skinner?ın derlediği The Return of Grand Theory in the Human Sciences (İnsan Bilimlerinde Büyük Teorinin Geri Dönüşü) adlı kitap Ahmet Demirhan?ın çevirisiyle ve Çağdaş Temel Kuramlar adıyla İletişim Yayınlarından çıktı. Kişisel ilgilerim dolayısıyla ilk olarak James Boon tarafından yazılmış olan ?Claude Lévi-Strauss? bölümünü okudum. Bir çeviri felaketinin nasıl olacağını merak edenler için olabilecek en

okumak için tıklayınız

Hatay Tabip Odası Başkanı Selim Matkap ile Söyleşi / Musa Artar

A D A / İT İZİ AT İZİNE KARIŞIRKEN Dünyayı sarsan, tarihin akışına yeni bir yön veren olaylar söz konusu olduğunda hep merak etmişimdir: ?Acaba o süreci canlı canlı yaşayan kaç insan bu büyük günün ayrımındaydı?? Biz de hem ülke olarak hem de küresel anlamda çok ciddi dönüşümlerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Atatürk Türkiye?sinin, ?1.

okumak için tıklayınız

Facebook üzerine bir not… – Faiz Cebiroğlu

Sosyal paylaşım ağı ?facebook?, 2004?te Amerikalı Mark Zuckerberg tarafından kuruluyor. Merkezi: Kaliforniya?dır. Amerika?da, Harvard Üniversitesi öğrenciler için kurulan bu internet ağı, kısa bir süre içerisinde, bir ahtapot gibi, tüm dünyayı sarıyor. Verilen istatistiklere göre, günde 100 milyon insan; ayda, 1 milyar facebook kullanıcısı var, var ama, ayda 1 milyar insanın, bu iletişim ağını kullanmasına karşın,

okumak için tıklayınız

Protesto Bir Sanattır – Onur Koçyiğit

Çok ciddi bir toplumsal süreçten geçtiğimiz ortada. 60?lar ve 70?lerin sıcak ideolojik ikliminin 80?lerin ve 90?ların soğuk hücreler ve tabutlarla dönüştürüldüğü, devlet eliyle bir bakıma ?kırdığı? günlerden; bugüne, toplumsal hareketin gerek ülkemiz gerek coğrafyamız adına yeniden ısındığı âna dönüştürüyoruz. Bu, iyimser bir teori ya da retoriğe sığınma hâli olarak görülebilir ancak protesto hareketlerinin etkisini iyi

okumak için tıklayınız

Popülist Akıl: Fırsatlar ve Tuzaklar – Onur Kartal

Bu yazı rahatlıkla ?Ernesto Laclau?nun popülizm çözümlemeleri, Gezi Direnişini anlamamız için zengin bir kavramsal malzeme sunuyor? cümlesiyle başlayabilir, bir kavram ile bir olay arasındaki mesafeyi en kolay yoldan kapatmayı tercih edebilirdi. Gezi?de olayın hakikatinin peşine düşenler, çokluğun canlı etinin izini sürenler, yazlıklarını çıkarmayı reddedip kışlıklarıyla mevsim geçişini kafalarında erteleyip yeni olana geleneksel kategorilerle riske girmeden

okumak için tıklayınız

Gezi İtaatsizliği mi Gezi Direnişi mi? – Önder Kulak

31 Mayıs sonrası kimi kavramları daha sık duyar olduk. Bu kavramlardan birisi de sivil itaatsizlik. Bugünlerde kimi yazarlar bütün bir deneyimi bu kavram içerisine sığdırmaya çalışıyorlar. Bu durumda sivil itaatsizlik kavramını sorgulamak pek yerinde olacaktır. Maalesef söz konusu yazarlardan çok azı kavrama dair bir tanım veya açıklama yapma ihtiyacı duymuştur. Belki de kavramın içeriğinin hâlihazırda

okumak için tıklayınız

Metalaşma Dışında Başka Bir Dünya – Kansu Yıldırım

Son yıllarda yabancı yatırımları çekebilmek veya uluslararası finansal birleşmelere eklemlenebilmek için Türkiyeli siyasetçiler, bürokratlar ve sermayedarlar ciddi bir gayret sarf ediyorlar. Onlar için en önemli ölçüt, Türkiye?nin ?görünürlüğü?. Nitekim 31 Mayıs 2013 tarihinden itibaren Gezi Parkı Protestosu ile Türkiye hem uluslararası kurumların açıklamaları ve raporlarında hem de medya kuruluşlarının haberlerinde ve internet ağlarında muazzam bir

okumak için tıklayınız

Karnaval ve Direniş – Burak Özçetin, Doğuş Sarpkaya

Gezi direnişi boyunca sürekli olarak gündeme gelen konulardan biri ?isyancıların? ve ?direnişçilerin? ortaya koyduğu mizahi performans oldu. Afişlerle, duvar yazılarıyla, şarkılarla, sloganlarla, Twitter temaşasıyla, sosyal medya paylaşımları, web siteleri ile direnişin mizahi yönü öne çıktı. Direnişçiler İstanbul sokaklarını, Gezi Parkı?nı ve Türkiye?yi bir eylem ve karnaval mekânına çevirdiler. Gelişmeler, toplumsal hareketlerin mizahi ve ayrıksı yönleri

okumak için tıklayınız

“Fevkalade” bir kitap: NTV Tarih tarafından sansüre uğrayan Gezi Direnişi sayısı kitap

Bugün, Albert Camus?nün yüzüncü doğum günü. Bir sözü, kulaklarımda çınlıyor: ?Asi nedir? Hayır diyen insan?? Ardından, ABD?li hukukçu ve insan hakları savunucusu Clarence Darrow?un sözleri düşüyor aklıma: ?Dünya var olduğu sürece yanlışlar yapılacaktır, ama hiç kimse karşı çıkmadığı ve isyan etmediği sürece bu yanlışlar sonsuza dek sürecektir?? ?ASİ GENÇLİK?? Geçen yaz, binlerce, on binlerce genç,

okumak için tıklayınız

Bir Yeniçerinin Hatıraları – Konstantin Mihailoviç

Sırp Konstantin Mihailoviç İstanbul’un fethinden iki yıl sonra, 1455 yılında, Niş yakınlarındaki köyünden Türkler tarafından alınıp başkente götürülür. Yirmi yaşındaki Mihailoviç kısa süreli bir eğitimden sonra Yeniçeri Ocağı’na kaydedilir ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan topraklarından, Ege kıyılarına ve Tuna’ya uzanan fetihlerine, başarısızlığa uğrayan Belgrad Kuşatması’na, 1458 Mora, 1461 Sinop ve 1462’de Uzun Hasan’a karşı Trabzon Seferi’ne

okumak için tıklayınız

CIA, Che?yi böyle öldürdü

Türkiye?de de aralık ayı başında yayımlanacak olan Che?yi Kim Öldürdü adlı kitapta efsanevi gerilla liderinin CIA tarafından nasıl öldürüldüğü belgeleriyle anlatılıyor. Küba Devrimi’nin mimarlarından efsanevi Ernesto “Che” Guevera?nın CIA tarafından öldürüldüğünü kanıtlayan belgeler, Michael Ratner ve Michael Steven Smith adlı avukatlar tarafından kaleme alınan Che?yi Kim Öldürdü adlı kitapta yer aldı. CIA?in yıllar içinde hazırladığı

okumak için tıklayınız

Burjuvazinin Sosyolojisi – Michel Pinçon, Monique Pinçon-Charlot

Burjuvazinin Sosyolojisi, burjuvazinin gizemlerini usulünce kapatan örtünün bir köşesini kaldırarak burjuva egemenliğinin sürmesine yarayan ayrıcalıkları gösteriyor. Kapitalizmin bitmeyen inşasını tanımlayan temeller, elbette ki “ekonomi dünyası”nda, başka sınıfları ekonomik olarak sömüren mekanizmada aranır. Ekonomik sömürü sonsuzdur ve “işte, sömürü şurada bitiyor!” diyebileceğimiz bir hudutla da işaretlenemez. Ekonomik sömürü görülür, en azından alım gücünün erişemediği “tüketim nesneleri”

okumak için tıklayınız

Yerüstünden Notlar / Madenci Kasabasında Yıkımın Fotoğrafı (Madenci Kasabasında Yıkımın Fotoğrafı) – Alaattin Timur, Mahmut Hamsici

Nota Bene Yayınları’ndan çıkan ‘Yerüstünden Notlar (Madenci Kasabasında Yıkımın Fotoğrafı)’ madencilik sektöründe 1980’lerden sonra gerçekleşen yıkımın sonuçlarını gözler önüne sermeye çalışıyor. Kitap bu yıkımı Zonguldak’a bağlı bir madenci kasabası olan Armutçuk’taki dönüşüm üzerinden sorguluyor. Dönüşüm eserde, fotoğraflar ve yerel halkla yapılan söyleşilerle aktarılıyor. Alaattin Timur ve Mahmut Hamsici’nin editörlüğünde hazırlanan kitapta fotoğraflar bu iki isimle

okumak için tıklayınız

Bir şiir devrimcisi: Orhan Velİ Kanık – Afşar Timuçin

Tepeden tırnağa İstanbullu şiirlere, gerçeküstücü öğelere ağırlık veren bir anlayışın yolunu açtı. O, Birinci Yeni olurken, öbürleri İkinci Yeni oldular. Orhan Veli şiiri, alışılan şiir anlayışlarının dışındaydı Benim ortaokul öğrencisi olduğum yıllarda yani 1950’den sonraki yıllarda sağlam bir Orhan Veli (13 Nisan 1914 – 14 Kasım 1950) fırtınası esti. Şiirle doğrudan ilgisi olmayanlar bile en

okumak için tıklayınız