Yazar: cemalumit

1703 İsyanı (Osmanlı Siyasasının Yapısı) – Rifa’at Ali Abou-El-Haj

Makaleleri ve kitaplarıyla, Osmanlı ve Orta Doğu-Kuzey Afrika tarihyazımında hakim paradigmaların sarsılmasında önemli bir rol oynayan Abou-El-Haj’ın, bu paradigmaların ötesine geçme çabasındaki pek çok genç araştırmacı için de bir rehber olduğunu söylemek abartılı olmayacaktır. Osmanlı tarihyazımına hakim olan Batı-merkezci ve teleolojik yaklaşımlara yönelttiği sert eleştirileri ile tanınan Abou-El-Haj, bu çalışmasında 1703 yılında yaşanan ve Edirne

okumak için tıklayınız

Ressam Portreleri – Ara Güler

Eskiden portre ressamları vardı. Onlara “porte ressamı” denirdi. Ara’ya da, bundan yola çıkarak “portre fotoğrafçısı” diyebilir miyiz? Bence, evet. Onun, “insan manzaraları”nın tümü, zaten tek ya da toplu portrelerden oluşmuyor mu? Ara’nın objektifinin gördüğünü nedense bizlerin gözleri görmüyor. (Bunu kendimden biliyorum: Hiçbir zaman Ara’nın fotoğrafındaki gibi görmedim yüzümü.) Bir kadraj, bir ışık sorunu değil bu.

okumak için tıklayınız

Çocukluk Anayurdum – Kemal Özer

Çocuklukta Bir Yolculuk Kemal Özer, Çocukluk Anayurdum’da sizleri oyunlarına katılmaya, oyundan sıkılınca birlikte başka oyunları keşfetmeye davet ediyor. Bu kitapta, bir kayısı ağacıyla dost olacak, yavru bir kaplumbağadan düşlerinizin gerçekleşebileceğini öğrenecek ve Türkçenin büyük yazarlarından Özer’in çocukluğuna gideceksiniz.

okumak için tıklayınız

Makine, İş, Kapitalizm ve İnsan – Ahmet Alpay Dikmen

“Günümüz bireyin körleştirilerek görmesi çağıdır. Gördüğümüz aydınlık gerçeği bizden saklar. Gözümüze neon ışıkları verilir, geçici bir körleşme yaratılır; bu körleşme sayesinde iktidarın araçları hayatımızın en kritik noktalarına yerleştirilir. Dolayısıyla yönetimi ve iktidarı birbirinden ayırmadan tartışmak gereklidir. Yönetimin teknik olarak sunulan gerçekliği bizim körleşme noktalarımızdan birisidir ve teknik olanın soğukluğunda baskın ideoloji ve iktidarın araçları gizlenir.

okumak için tıklayınız

“Şeytan” Komünizm ve “Melek” Gürsel! – Berivan Kaya

Doksanlı yıllarda küresel kapitalizmin uğraşları sonuç verip de dünya sosyalist sistemi yıkılınca ortalık sosyalizme karşıt bir yığın ihanetçiyle doldu. Yaşamlarını bir hiç uğruna heba ettiklerini düşünenler, pişman olanlar, ‘özgürlüğün’ liberalizmde olduğunu geç de olsa anlayanlar bulundukları köşelerden, burjuva ideologlarının bile ağzını açık bırakan saldırılara giriştiler. Bu saldırıların roman cephesinden keskin bir örneği de Nedim Gürsel’in

okumak için tıklayınız

Göstermek ve Gösteren Kendimi Göstermek – Bilal Nergizli

?Godard?ın sanatı: Göstermek ve gösteren kendimi göstermektir? MacCabe. Jean-Luc Godard sinemaya ilk adımını film eleştirmenliği ile atar. Daha sonra öncülük edeceği Fransız Yeni Dalga akımının en önemli temsilcisi olur. İlk yazısı olan ?Politik Bir Sinemaya Doğru?da Godard?ın ileride neler yapacağına dair fikirler barındırır. Bu yazısı ana akımın yanında ileriye dönük bir alternatif sinemayı içerir. Colin

okumak için tıklayınız

Açımlama ve Yorumsama Bilimi Hermeneutik Üzerine – İrfan Kuş

“Hermeneutik, insanın tarihselliği içinde felsefe açısından kendini anlaması, insanın varoluşuna yönelerek felsefe yoluyla açıklaması ve yorumlaması yöntemidir” Michel Foucault. Wilhelm Dilthey’ın hermeneutik ve tin bilimleri üzerine çalışmalarının bir kısmı; Doğan Özlem’in çevirisi ile gözden geçirilerek yeniden yayınlandı (Hermeneutik ve Tin Bilimleri, İstanbul: Notos Kitap, 2010). Tinsel bilimlerin günümüz bilim dünyası tarafından bu derece önemsendiği böyle bir

okumak için tıklayınız

Sivil İtaatsizlik Kamu Vicdanına Çağrı – Hannah Arendt, Henry David Thoreau, J. Rawls, Johan Galtung, Jürgen Habermas, M. L. King, R. Dworkin

Tam bir çürüme dönemi yaşıyoruz. Devlet bireylere, “omlet yapmak için kırılması gereken yumurtalar” olarak bakıyor. Yeni bir toplumsal mutabakat ihtiyacı var; devlet istemiyor. Mevcut hukuk sistemi zevahiri kurtarmıyor. Bütün insani değerler göreceleşmye başladı. Peki, bütün bunlara rağmen, vicdanı sızlayan, adalet duygusuna sahip, herkes için haksızlığa karşı çıkan ve haksızlığa karşı çıkan herkesle birlikte davranmayı beceren

okumak için tıklayınız

‘İmamın Ordusu’nda neler var? – Ertuğrul Mavioğlu

?İmamın Ordusu? adlı kitabın içinde ne var? Ahmet Şık?ın 3 Mart günü sabahı evine polis baskını yapıldığı andan beridir bu konuşuluyor. Ahmet Şık, kitap hazırlık çalışmaları sürerken evine baskın yapılmış, tutuklanmış, operasyonun ?Kitapla ilgisi yok? açıklaması da bizzat savcılık tarafından yapılmıştı. Sonrasında ?İmamın Ordusu?nu basmayı planladığı iddiasıyla İthaki Yayınevi?ne, Ahmet?in avukatı Fikret İlkiz?e, eşi Yonca?ya

okumak için tıklayınız

Toplumsal Sınıfların İlişkisel Gerçekliği / Sosyo-Tarihsel Teorinin ?Sınıf?la İmtihanı – Vefa Saygın Öğütle & Güney Çeğin

Günümüz Türkiye?sinin akademik alanına egemen olan illusio (bilim insanının katıldığı alandaki sembolik tahakkümü sineye çekmesi, buna alışması ve zamanla bunun yeniden-üreticisi olmayı öğrenmesi), ithalat yönelimli taşeron stratejilerinin kuşatması altındadır. Bu kuşatmanın mevzilendiği alanlardan birisi de hiç kuşkusuz sosyoloji disiplinidir. Bir taraftan söz konusu illusio?dan dolayı müzmin bir tüketimcilik haliyle her daim barışık olan, bir taraftan

okumak için tıklayınız

Arap Dünyasında Ayaklanma (Nedenler – Olasılıklar – Sonuçlar) – Mustafa Yalçıner

Arap Dünyasında Ayaklanma Arap halklarının ayaklanması ve uyanışını olabildiğince bütün yönleriyle kitaplaştırarak, sonuçlar çıkarmanın zamanıydı. Kitap, Mısır?daki Mübarek?in devrilmesinin ardından ve Libya?da Kaddafi?yi hedef alan ayaklanma sürerken kaleme alındı.

okumak için tıklayınız

Firmin / Hümanist Entel Serseri – Sam Savage

O bir hümanist! O bir entel! O bir filozof! O bir serseri! O bir mucize !!! O farelerin en kültürlüsü ve duyguları en gelişmiş olanıydı. Başka bir deyişle ?entel ama yalnız?dı? 60?lı yıllarda Boston?daki bir kitapçının bodrumunda doğmuştu. Alkolik bir anne ve anlayışsız kardeşleri yüzünden herkesten daha hassastı. Edebiyatı sevmeye en doğal şekilde başladı: onu

okumak için tıklayınız

22. Ankara Uluslar Arası Film Festivali’nden Birkaç Not – Müslüm Kabadayı

17-27 Mart 2011 tarihlerinde Ankara?da Büyülü Fener, Barı Sineması, Goethe Enstitüsü ve Çağdaş Sanatlar Merkezi?nde gerçekleşen film gösterimleri, atölye çalışmaları ve söyleşilerden katılabildiklerimle ilgili izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Bu türden festivallerin sinema, belgesel sinema üzerine kafa yoranlar bakımından önemli katkıları olduğu ortada; ayrıca merak ettikleri filmleri daha uygun koşullarda izleme olanağı bulanlar açısından yararlı. Ancak ?Özgürlük?

okumak için tıklayınız

Kilimanjaro’nun Karları – Ernest Hemingway

Bu kitaptaki öykülerin kimisi, büyük savaşla ya da yaşam savaşı diyebileceğimiz küçücük olaylarla başlatılmaktadır. Çünkü Hemingway’e göre yaşamak, sürekli bir savaştır; havada, karada, ringde, arenada nerede olursa… Savaşın o korkunç havası bin bir güçlük içindeki insanları; oltasıyla, tüfeğiyle avcılar, ya da bir arenadaki çılgın insanlar, Hemingway’in yaşamında önemli yer tuttuğundan, okurunun da karşısına sık sık

okumak için tıklayınız

Termal Kaynaklarımıza Sahip Çıkmak – Müslüm Kabadayı

Doğanın evrimi, bu alanda yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konurken, canlı hücrenin oluşumu için gerekli 6 elementin yoğunlaştığı bölgelerde su kaynaklarının ne denli önem kazandığı hemen dikkat çekmektedir. Uygarlık tarihi incelendiğinde de görülmektedir ki büyük nehirlerin ağızlarında, deltalarında yaşam olanağının daha güçlü olduğu ortadadır. Sümer, Hitit, Mısır uygarlıkları bunun en somut örnekleridir.

okumak için tıklayınız

Şiir Çığlık / Çığlık Şiir – M. Şehmus Güzel

21 Mart UNESCO tarafından « Dünya Şiir Günü » ilan edileli ilkbaharın gelişi bir de bu vesileyle şiirlerle karşılanıyor. İyi de oluyor. Fransa?da öteden beri mart ayında « Şiirler İlkbaharı » kutlanıyor. Bu yıl da 7-21 mart arasında birçok şiir dinletisi, toplantısı, gösterisi yapıldı. Bu iki bayramı Aziz Kemâl Hızıroğlu?nun Trajedi Koğuşu isimli şirin, hoş,

okumak için tıklayınız

Devrim İçin Başka Bir Dünya Şart mı? – Elif Kutlu*

Ütopyalar döneminin siyasi, ekonomik ve sosyal değerlerini eleştirmek için yazılır. Bunun ötesinde ?yeryüzünde cenneti kurmak? üzerine düşünülür ve yaşanılan dönemin koşullarının nasıl iyileştirileceğinin/ en iyi hale getirileceğinin üzerine tasarılar oluşturulur. Bu siyasal tasarılar ?tasarlanan rejimlerin nasıl olduğu bir yana- daha iyi bir düzene kavuşmayı umut etmeleri ile ortak bir paydada buluşur. Fakat bu ?umut ilkesi?

okumak için tıklayınız

Ansiklopedi ya da Bilimler, Sanatlar ve Zanaatlar Açıklamalı Sözlüğü – Denis Diderot, Jean Le Rond d’Alembert “Bu eser zamanla zihinlerde devrim yapacak ve insanlık kazanacaktır.”

Aydınlanma?nın büyük Fransız düşünürü ve Ansiklopedi?nin (L’Encyclopédie) yaratıcısı Denis Diderot, Jean le Rond d’Alembert, Buffon, Helvetius, d?Holbach gibi bilginlerle hazırladıkları Ansiklopedi?nin dinin getirdiği baskılara, batıl inançlara, siyasal haksızlıklara, kısacası çağındaki toplumu adaletsiz ve düşkün kılan her düşünceye karşı etkili bir silah olmasını istiyordu. Ansiklopedi herhangi bir kitaptan farklı olarak insanı dogmalardan, önyargılardan kurtarmak bilimsel kavrayışı

okumak için tıklayınız

Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi – Fernando Báez

Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi, trajik bir hikâyenin izini sürüyor. Venezuela Milli Kütüphanesi?nin Müdürü Fenando Báez, Heinrich Heine?nin ?Kitapların yakıldığı yerde insanlar da yakılır? cümlesiyle başlayan bu ilginç ve ürkütücü araştırmasında Sümer tabletlerinden, 2003?te Irak Milli Kütüphanesi?ndeki elyazmaları ve sanat eserlerinin yok edilişine kadar uzanan bir yelpazede kitap kıyımını ele alıyor. Bu kıyımın cahillikten değil, toplumsal

okumak için tıklayınız

Kayıp Kütüphaneler – James Raven “Yaşasın Kitaplar… Yaşasın Kitaplıklar”

Kütüphane… Kitapların hem memleketi hem de mezarı… Tarih, kütüphanelerin yağmalandığı, kitapların yandığı, sulara gömüldüğü veya savaş ganimeti olarak at arabaları ile taşındığı sahnelerle dolu. Tarihin derinlikleri insanlar için olduğu kadar, kitaplar, dolayısıyla dilbilim için de acı verici. Kitapların tahrip edilmesinin köklü bir tarihi var maalesef. İnsanoğlunun yakıp yıkma serüveni milattan önceye kadar uzanıyor. Henüz kitaplar

okumak için tıklayınız