Yazar: cemalumit

Ahmet Ümit’in Hayatı

Gaziantep’te 1960 yılında dünyaya gelen yazar Ahmet Ümit, ilk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladı. 1983 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünü bitirdi. İlk öyküsünü de bu yılda yazmıştır. 1985-1986 yılları arasında Moskova Sosyal Bilimler Akademisi’nde eğitim gördü. Ahmet Ümit, yazın yaşamına öyküyle başladıysa da ilk yapıtı 1989 yılında yayımlanan Sokağın Zulası adlı şiir kitabı

okumak için tıklayınız

Bu Cennet Bu Cehennem, Zeynep Oral

Bu Cennet Bu Cehennem gazeteci yazar Zeynep Oral’ın yurt gezileri sırasında derlediği birtakım izlenimlerden oluşan kitap. Başka bir deyişle, bu kitap bir Türkiye şarkısı! Yalın içten, yapmacıksız bir yurt ve insan sevgisinin kağıda dökülmüş hali. Doğu Karadeniz şehirlerinden Diyarbakır’a, Urfa’ya, Adıyaman’a, Hakkari’ye kadar uzanan çizgide, memleket kurtarıcılına kalkışmıyor. O yalnızca, sorunlar ve dertler yumağı içinde

okumak için tıklayınız

Akdeniz?in Kitabı, Predrag Matvejevic. Söylenmemiş sözlerin arayışı ve eski zaman haritalarıyla büyülü bir coğrafya

Yugoslavya’da yaratılmak istenen kardeş kavgasına karşı çıktığı için Zagreb Üniversitesi?ndeki Fransız Dili ve Edebiyatı profesörlüğü görevinden ayrılmak zorunda kalmış ve kendi deyimiyle ?sürgün ve sığınma? yeri olarak gördüğü Avrupa?ya yerleşen, Uluslararası PEN Yazarlar Derneği Başkan Yardımcısı Predgrag Matvejavic, Akdeniz’in Kitabı’nda anılarının ve düşlerinin eşliğinde Akdenizli kimliğinin izini sürüyor. 1991 Malaparte Ödülü (Capri), 1992 “Charles Veillon”

okumak için tıklayınız

Predrag Matvejevic´in Hayatı

1932?de Hırvat bir anneden ve Rus bir babadan, Bosna-Hersek?te Mostar?da doğan Predrag Matvejevic´, günümüzün önde gelen yazarlarındandır. Zagreb Üniversitesi?ndeki Fransız Dili ve Edebiyatı profesörlüğü görevinden Yugoslavya?daki kardeş kavgasına karşı çıktığı için ayrılmak zorunda kalmış ve kendi deyimiyle ?sürgün ve sığınma? yeri olarak gördüğü Avrupa?ya yerleşmiştir. Lyon, Milano, Moskova, Kiev, Leningrad, Yale, UCLA, New York, Oxford,

okumak için tıklayınız

Ama Fareler Uyurlar Gece (Das Gesamtwerk, Die traurigen Geranien), Wolfgang Borchert

Ama Fareler Uyurlar Gece (Das Gesamtwerk, Die traurigen Geranien), adlı kitap, Wolfgang Borchert’in hem sağlığında, hem de ölümünden sonra yayımlanan tüm kısa öykülerini kapsıyor. Bu süssüz, ama derinden etkileyen öyküleri mutlaka okumalı. Wolfgang Borchert, yirminci yüzyılın en trajik yazarlarından biri belki de. Yalnızca yazdıklarıyla değil, yaşamıyla da. Onca kısa yaşama bunca derin acılar sığdırmak. Yirmi

okumak için tıklayınız

Üç Yaslı Kral adlı öykü, Wolfgang Borchert

Kentin karanlık kenar mahallelerinde paldır küldür yürüyordu adam. Göğe karşı yıkık evler duruyordu. Ay yoktu ve kaldırım bu vakitsiz adımlardan ürkmüş gibiydi. Derken eski bir tahta çit buldu adam. Çürümüş tahtalardan biri iniltiyle kopana değin çite tekmeler savurdu. Gevrek ve tatlı bir koku saçıldı etrafa. Kentin kenar mahallelerinde paldır küldür yürüyüp geri döndü adam. Gökte

okumak için tıklayınız

Uzak Yıldız (Estrella distante), Roberto Bolano

“Bir anlatıcı eşliğinde takip ettiğimiz Roberto Bolano’nın ?Uzak Yıldız? (Estrella distante) adlı romanı, diktatörlüğün hedefleri arasında yer alan entelektüeller üzerine odaklanmış. Roman, Şili insanının çaresizliğine yaptığı güçlü vurguyla edebiyatın beslendiği alanları ve trajedileri açığa çıkarıyor. Uzak Yıldız, darbeyle hayatları altüst olanların, daha doğrusu yok olanların hikâyesi olarak okumanın ötesinde değerlendirilmesi gereken bir kitap. Roberto Bolano,

okumak için tıklayınız

Roberto Bolano ‘nun Hayatı

Roberto Bolaño, Şili’nin Santiago kentinde doğdu. Çocukluğu Los Angeles, Valparaiso, Quilpe, Viña del Mar gibi kentlerde geçti. On üç yaşında ailesiyle birlikte Meksika’ya yerleşti. Yeniyetmelik yıllarını Meksiko Kent Kütüphanesi’ne kapanıp okuyarak geçirdi. 1973 yılında Salvador Allende’nin sosyalist reform sürecine katılmak için neredeyse bütün Latin Amerika’yı kat ederek Şili’ye gitti. Pinochet’nin darbesinden sonra direnişe katılmaya karar

okumak için tıklayınız

Wolfgang Borchert ‘in Hayatı

Şair, oyun ve öykü yazarı Wolfgang Borchert, II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan, şehirlerin yıkılması, ailelerin dağılması ve savaş travmaları ile şekillenmiş bir edebiyat türü olan Yıkım Edebiyatı’nın (Almanca:Trümmerliteratur) en tanınmış yazarlarından biridir. Borchert, Heinrich Böll ve Wolf Dietrich Schnurre?yle birlikte yıkıntı edebiyatının temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Wolfgang Borchert, öğretmen Fritz Borchert ile yazar

okumak için tıklayınız

Tanrıbilimsel Politik İnceleme – Baruch Spinoza

Baruch Spinoza, 1665?in son aylarında yazmaya başladığı ?Tanrıbilimsel Politik İnceleme?yi (Tractatus Theologico-Politicus), 1670?te yayınlar. Spinoza, bazı arkadaşları (Jan de Witt gibi) nedeniyle politik kamplaşmalarda taraf olmak durumunda kalmış, yazdığı ve isimsiz olarak yayınladığı Tanrıbilimsel Politik İnceleme kitabı bu kamplaşmalar dolayısıyla tepkiyle karşılanmıştır. Spinoza bu kitabından sonra yazmamaya karar verir. 1670’de ?Tanrıbilimsel Politik İnceleme? Amsterdam Kilise

okumak için tıklayınız

İnsan Ruhunun Haritası, Ahmet Ümit “Edebiyat, insan ruhunda yapılan bir yolculuktur.”

Ahmet Ümit, İnsan Ruhunun Haritası adlı kitabında ‘Sırrı ve sınırları hiçbir zaman tam açıklanamayacak olan insan ruhunu tanımlama’ya çalışıyor ve soruyor: “İnsan ruhunun kıraç düzlüklerini, başı bulutlu dağlarını, korkutucu uçurumlarını, fırtınalı vadilerini, güneşli denizlerini, karanlık göllerini, verimli ovalarını gösteren bir harita çizilebilir mi?” ?İnsan ruhu mükemmel değil. Hiçbirimizin ruhu salt iyilikten, salt güzellikten, salt yücelikten

okumak için tıklayınız

Soyut Somut – Edip Cansever

Şiirin soyutluğu somutluğu sorunu çok tartışıldı. Gene de belli bir sonuca varılamadı. Kapalı şiir için soyut, “anlamsız şiir” için soyut, toplumcu olmayan şiir için soyut, hatta yeni şiirlerin tümü için soyut denildi. Gerçi soyut şiirle, somut şiir arasındaki ayrım kesin olarak belirlenmiş değil. Değil ama işe bu yönden bakanlar da yok denecek kadar az. Soyut

okumak için tıklayınız

Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire, Edip Cansever

Mısra işlevini yitirdi; şiiri şiir yapan bir birim olarak yürürlükten kalktı. Eski rahatlığını, o sessiz, kıpırtısız düzenindeki rahatlığını boşuna arıyor şimdi. Öfkelerin, bunlukların, başkaldırmaların dışında kendini yineliyor daha çok. Ne denli güçlü olursa görünürse görünsün, duygularımızı, gerilimlerimizi, düşünce coşkularımızı başlatıcı öğe, bir ölçü olmaktan çoktan çıktı. İnsanı, insanla gelen en çağdaş sorunları karşılayamaz oldu. Öylesine

okumak için tıklayınız

Uygarlığın Kökeni Sumerliler – 1, Muazzez İlmiye Çığ

?Konu pek çok ve çeşitli olduğu için, çalışmamı iki cilde ayırdım. Birinci cilt olan bu kitap, merakla sorulan, Sumerlilerin evren ve evrenin, insanın oluşumunu ve tanrılarla ilgili inanışlarını dile getiren efsanelerini; kahramanların serüvenlerini içeren destanlarını; savaşlarla nasıl yıkılıp yakıldıklarını çok acıklı bir dille anlatan ağıtlarını ve izleri zamanımıza kadar gelen atasözlerini kapsayacak. ?İkinci cilde alacağım

okumak için tıklayınız

Düşüncenin Şiiri, Edip Cansever

Valery şiirin fikirlerle yapılamayacağını savunur. “Şiirin içinde fikir, elmanın içindeki gıda kadar saklı olmalıdır” sözü de oldukça ün kazanmıştır. John Ciardi’nin de bir sözü varmış, yeni öğrendim : “Şiir fikirlerden söz açmaz, onları bir aktör gibi temsil eder,” diyor. Ben bu yargılardan şunu çıkarıyorum : Demek oluyor ki şair, en önce bir özümleyici; kendinde var

okumak için tıklayınız

Aleviliğin Kökleri – Abdal Musa’nın Sırrı, Erdoğan Çınar

*”Erdoğan Çınar?ın ?Aleviliğin kökleri- Abdal Musa?nın Sırrı? Kalkedon yayınları tarafından yayımlandı. Bu, Erdoğan Çınar?ın 4. kitabı. İlk kitabından beri ezberleri bozan ve Alevilik konusunda tüm bilgilerimizin yeniden sorgulanmasına yol açan bir yazarla karşı karşıyayız. Açıkça söylemek gerekirse ilk kitabı ?Aleviliğin Gizli Tarihi?ni okuduğumda semboller üzerinden yaptığı açıklamalar ilgimi çekmişti ancak bunların Alevilik ile bağlantılarını kurmak

okumak için tıklayınız

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325) Yolcu Ateşte Yanmak ile Yol Yanmaz, Erdoğan Çınar

“Erdoğan Çınar’ın “Aleviliğin kayıp bin yılı: 325-1325” adlı kitabını okuduktan sonra tarih bilgilerimi bir kez daha sorguladım. Birinci çıkarım; Tarih Hipotezlerle doludur. Orta Çağ tarihinin iki yüzyılı Haçlı Seferleri ile dolu geçmiş. Avrupalı Hıristiyanların ‘Kutsal Topraklar’ı “Müslümanlar”ın kontrolünden geri almaya yemin ettikleri iddaa ediliyor. Oysa bazı tarihçiler, din baronlarının ganimet ve haraç almak uğruna uzak

okumak için tıklayınız

Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Yazarın Yazıları Yazarın Kitapları Hakkında bilgi Gurbette Bile Bir Gökyüzü Varmış Abidin Dino 1913-1993 / 3 Cilt İnsan Yılmaz Güney Yılmaz Güney Hazinesi İşçi Tarihine Bakmak Kadın Sineması Paris: Gösteri-Kent Avrupa Birliği?nde Devlet ve Fransa?da Korsika Abidin Dino Hayat ve Sanat Söyleşiler: Vir-gül-üne Dokunmadan – M. Şehmus Güzel Fahri Petek: Bir Hayat, Üç Can Kadın,

okumak için tıklayınız

Mert Sarı

Yazarın Yazıları Martin Heidegger Düşününde Varlık Ve Zaman – Tüm Varoluş Olanaklarının Ufuk Çizgisi Ve Son Sınırı Olarak Zaman Kavramı Emmanuel Levinas’da Olağanüstü Karşılaşmanın Felsefesi Martin Heidegger’den Esinle Otantik Varoluş Olanağı Aranışı I İnci dizili kolyeli büyülü bir kadına Karl Jaspers Düşününde Sınır Durumlar Kavramı Kadının Toplumsal Ezilmişliğinin Tarihsel ve Ekonomik Arka Planı Özgeciliğe Adanmış

okumak için tıklayınız

Enternasyonal (L’Internationale) Türküsü / Şiiri / Marşı 120 Yaşında, Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

“Cellâtların döktükleri kan Kendilerini boğacak Bu kan denizinin ufkundan Kızıl bir güneş doğacak. Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık Enternasyonalle kurtulur insanlık.” 120 Yaşında ve yüzünde tek kırışık yok. Yüz yirmi yaşında ve tek yorgunluk işareti vermiyor. 120 Yaşında ve hala vicdanlarımıza, gönüllerimize, beyinlerimize ve özetle kardeşlerim ?içimizdeki bize? ilk günün çoşkusuyla hitap ediyor. Daha

okumak için tıklayınız