Kategori: Biyografi Kitapları

Wright Kardeşler – David McCullough

İki Pulitzer ödüllü yazar David McCullough, dünyaya uçmayı öğretmiş cesur kardeşlerin çarpıcı hikâyesinin ardındaki gerçeği anlatıyor: Wilbur ve Orville Wright. 1903 yılının bir kış gününde, Kuzey Carolina’nın ücra Outer Banks Bölgesi’nde, Ohiolu iki erkek kardeş, Wilbur ve Orville Wright tarihin gidişatını değiştirdi. İlk ağır, motorlu ve pilot taşıyan makineyle uçuş çağı başladı.

okumak için tıklayınız

Hitler’i Yenen Adam Mareşal Jukov – Geoffrey Roberts

Hiç Savaş Kaybetmeyen Bir Asker! Mareşal Georgi Konstantinoviç Jukov’un yaşamında, Kızıl Meydan’daki Zafer Yürüyüşü’nün en önünde halkı selamladığı o 1945 Haziran gününün yeri ayrıdır. Tspeki adında gösterişli bir beyaz Arap atının üzerindeki Jukov sağında Kremlin, tam karşısında ise St. Basil Katedrali’nin soğan kubbeleri kalacak şekilde Spassky Kapısı’ndan geçerek meydana girmişti. Sovyet silahlı kuvvetlerinin tüm bölümlerini

okumak için tıklayınız

Didem Madak’ı Okumak – Hazırlayan: Solmaz Zelyüt

2011 yılında kaybettiğimiz şair Didem Madak’ın yapıtı, son yıllarda çok sevilen, ilgiyle elden ele dolaşan üç kitaptan oluşuyor : Grapon Kâğıtları, Ah’lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Aralık 2014’te Didem Madak’ın dostları, eleştirmen ve akademisyenler ve tutkulu okurları bir sempozyumda bir araya geldiler ve onun eserini farklı veçheleriyle ele aldılar. Madak’ın poetikası kimlik, benlik, dil, zaman

okumak için tıklayınız

İskenderiyeli Hypatia – Soner Tuna

Hypatia, bilinen ilk kadın matematikçi. İskenderiyeli filozof Theon’un kızı. Babası tarafından yetiştirildi. Engin bilgisi, olağanüstü zekâsı ve sağlam karakteri ile “erkekler dünyası” olarak bilinen bilim ve felsefe alanında zirveye çıktı. Yüksek bilgisinin kendisine sağladığı benlik bilinci ile, yöneticilere karşı korkusuz davranıyor, erkeklerin toplantılarına katılmaktan hiç çekinmiyordu.

okumak için tıklayınız

Benim Kısa Tarihim – Stephen Hawking

“Ben 8 Ocak 1942’de, Galileo’nun ölümünden tam üç yüz yıl sonra doğdum. Tabii, benimle aynı gün iki yüz bin civarında başka bebek de doğdu. Onlardan herhangi biri sonradan astronomiyle ilgilendi mi, bilmiyorum.” Günümüz bilim dünyasına damgasını vuran Stephen Hawking Benim Kısa Tarihim’de kendi yaşamöyküsünü paylaşıyor.

okumak için tıklayınız

Adalet ve özgürlük idealleri olmaksızın insanlık yaşayabilir mi? Tuhaf Zamanlar – Eric Hobsbawm

“Adalet ve özgürlük idealleri olmaksızın” insanlık yaşayabilir mi? Hatta 20.yüzyılda bu yola kendini adayanların anıları olmadan?” “Eğer insanların daha iyi bir dünyaya ilişkin herhangi bir idealleri yoksa, bu bir şeyleri yitirmiş oldukları anlamına gelir.” 1917 doğumlu Marksist Eric Hobsbawm’ın 80 yaşın üzerinde kaleme aldığı ve Tuhaf Zamanlar (Interesting Times) adını verdiği özyaşamöyküsü “bir Marksist olarak

okumak için tıklayınız

Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi – Saul Friedlander

Kafkaesk deyişinin kaynağında sadece Franz Kafka’nın yüzlerce mektubu, onlarca öyküsü, üç romanı ve günlükleri yoktur, aynı zamanda yazarın yaşam öyküsü de gerçeküstü çarpıtmalarıyla bu deyimi hak eder. Belki bu yüzden çok sayıda araştırmacı ve biyografi yazarı bunaltan ve insana yönünü kaybettiren baskıcı dünyanın kökeninde Kafka’nın hayat öyküsünü aramıştır. Kafka’nın hayatıyla ilgili okuduğum bu kaçıncı kitap

okumak için tıklayınız

Sarsıcı eserler, dokunaklı bir hayat: Nietzsche

Sarsıcı eserler, dokunaklı bir hayat Filozof biyografileri her zaman başarılı metinler olmaz. Bunun birinci nedeni Kant, Schopenhauer gibi birçok filozofun hayatı, düşüncelerinin aksine, ilginç değildir. İkinci neden ise bazı biyografi yazarları, düşünürlerin fikirlerini basit psikolojik olaylarla açıklamaya çalışırlar. Örneğin, çocukluğunda yaşadığı bir incinmeyi bütün kuramlarının temelinde görme eğilimi ya da ailesindeki bir hastalığın izini felsefesine

okumak için tıklayınız

Shakespeare’in Titremesi Orwell’in Öksürüğü – John J. Ross

Jack London’ın inişli çıkışlı hayatı, Swift’in saplantılı temizlik düşkünlüğü, Joyce’un sayısız göz ameliyatı… Büyük yazarların hastalıkları ve tedavi süreçleri yapıtlarına nasıl yansıdı? Shakespeare frengiden mi mustaripti? Peki antibiyotiğin bilinmediği bir çağda nasıl tedavi ediliyordu? Oyunlarında ve şiirlerinde cinselliğe göndermelerin bunca çok olması, üstelik yaşamının sonlarına doğru giderek artması nasıl açıklanabilir?

okumak için tıklayınız

Zweig’den Montaigne biyografisi ve kendini bilmenin tarihçesi

Edebiyat tarihindeki hiçbir buluşma, Montaigne ile Zweig’inki kadar büyük değildir. Çünkü biri hayatını sadece kendini bilmeye adayan; bunu, kendinden çağlar önce yapan Sokrates’e öykündüğünü açıkça belirterek gerçekleştiren ve kendinden sonraki tüm yazarları etkileyen Michel Montaigne… Diğeri ise deneme ve edebiyat eserlerindeki derin niteliğin yanı sıra; dünyayı yaptığı savaşlar, başarıya ulaştığı buluşlar, gerçekleştirdiği keşifler ve yazdığı

okumak için tıklayınız

Rotterdamlı Erasmus – Zaferi ve Trajedisi – Stefan Zweig

Stefan Zweig’ın, Kuzey Avrupa Rönesansı’nın büyük ustası, hümanist bilgin Desiderius Erasmus için kaleme aldığı bu yaşamöyküsü, bağnazlığın her türlüsüne karşı bir savaş ilanı niteliği taşıyor. Rotterdamlı Erasmus: Zaferi ve Trajedisi, son nefesine kadar bir hümanist, gerçek bir dünya vatandaşı olarak kalan Zweig’ın deneme türündeki başyapıtıdır.

okumak için tıklayınız

Mahir Çayan’ın Hayatı ve Fikirleri / Bir Devrimcinin Portresi – Tarkan Tufan

Mahir Çayan’ın Hayatına İlgi Duyan Kişilerin Muhakkak Okuması Gereken Bir İnceleme. Mahir Çayan, Türkiye devrim tarihinin en radikal teorisyen ve eylemcilerinden birisidir. 1960’lı yıllarda, henüz üniversiteye yeni başladığı yıllarda atıldığı mücadelesi, 26 yaşındayken Tokat’a bağlı Kızıldere köyünde uğradığı jandarma baskınıyla sona ermiştir. Kısa süren hayatı, onun Türkiye tarihi içerisinde yadsınamaz bir yer edinmesine engel değildi;

okumak için tıklayınız

Fizik Devrimi Üzerine – Yaşar Öztürk

Türkiye’de matematik, fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere olan ilginin azaldığı ve üniversitelerde bu bölümlerin öğrenci bulamadığı için kapanmayla yüz yüze bırakıldığı bir süreçte “en doğru yol gösterici bilim”e yönelmeye çağrı yapan kitaplardan biri Étienne Klein’in “Dünyayı Değiştiren Fizik Devrimi ve Yedi Büyük Fizikçi adlı yapıtı.

okumak için tıklayınız

Mistik, Romantik, Ağır Mahkum ve Göçmen Şair Nazım Hikmet – Emin Karaca

“Nâzım Hikmet’in yaşamı ve yapıtları hakkında birçok kitap kaleme almış olan yazar Emin Karaca’nın eserleri şimdiye değin yüzbinlerce okura ulaştı. Emin Karaca, Şair’in 113. Doğum Günü olan 15 Ocak 2015 günü MİSTİK ROMANTİK AĞIR MAHKÛM VE GÖÇMEN ŞAİR NÂZIM HİKMET adını verdiği biyografi kitabıyla bu kutsal kariyerin doruğunda bütün Nâzım yaşam külliyatını bir ve tek

okumak için tıklayınız

Vurulduk ey halkım, unutma bizi! – Öznur Özkaya

24 Ocak 1993’te 12 yaşındaydım. Ailecek güle oynaya başladığımız bir gündü. Sonra öğlen haberleri damgasını vurdu yıllarca sızlayacak sol yanımıza. Uğur Mumcu’nun katledilmesinin farkına vardığım ilk cinayetlerden olması tevellüt hesabıyla anlaşılabilir, yavaş yavaş öğrenecektim nerdeyse her güne bir yas koyduğumuzu; katillerinin ortak, sahiplerinin ayrık olduğunu. Zamanla anlayacaktım bu ülkede insanların mecazı bilmediklerini, “kanı yerde kalmayacak”

okumak için tıklayınız

“Ölümü sakın adam yerine koymayın, yoksa kendini bir şey sanabilir.” Abidin Dino

*“İnsan, ölümün bilincinde olan tek canlıdır. Ölümü bilmesi yaşamın tadını çıkarmasını engellemez. Ölümü kendine yakıştırmaz belki. Ama kanser tanısıyla hastaneye yatırılması, bir tutuklunun ölüme mahkûm edildiğinin bildirilmesi kadar kesinleştirir ölüm düşüncesini. Bir insanın özellikle sanatçının bu duruma nasıl dayandığı hep şaşırtır beni. Dünyadaki her olaya duyarlı olan bu insanoğulları (ve elbet Havva kızları) kendileriyle ilgili

okumak için tıklayınız

Mühürlenmiş Zaman – Andrey Tarkovski ‘İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir.’

“İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.” Andrei Tarkovski Rüyalar kilidi midir hayatın? Geçmiş aynası olabilir mi geleceğin? Bir şiir olabilir mi yaşam? Meçhul bir adamın geriye dönüp bakması için rüzgârın esip geçmesi mi gerekir? Peki,

okumak için tıklayınız

Örümcekçinin Hikayeleri – Hugo Chavez

“Amerikan işgali; o savaş dört saat bile sürmez,” ya da “Amerika asker göndermeden bu ülkeyi kontrol altına alır,” deme gafletine düşenler son derece yanılmaktadır. Bir milyon asker de gönderseler başaramazlar. Bu ülkeyi kimse kontrol edemez! Sadece biz Venezuelalılar bu ülkeyi ileriye taşırız! Bunu sadece biz yapabiliriz!”

okumak için tıklayınız

Nazi İşgalinde Sovyet Kadınları – Svetlana Aleksiyeviç

Bu kitap, Nazi işgaline karşı direnişte yer alan Sovyet kadınlarının gözüyle savaşı anlatıyor. Sayıları bir milyona yaklaşan Sovyet kadını, 20. yüzyılın en dehşet verici savaşı olan 2. Dünya Savaşı’na erkeklerle eşit koşullarda katıldı. Bu savaşta yer alan kadınlar yalnızca hayat kurtarıp yaralıları tedavi etmediler. Keskin nişancı oldular, köprüler uçurdular, iz sürdüler, öldürdüler. Topraklarına, vatanlarına ve

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in bazı fotoğrafları ve anıları ilk defa okurla buluşuyor.

Siyah beyaz Orhan Kemal’e yakışıyor Orhan Kemal’in bazı fotoğraflarını ilk defa bu kitapta görüyoruz. Sadece bazı fotoğrafları değil, Işık Öğütçü bazı anıları da ilk defa okur ile buluşturuyor. Orhan Kemal’in oğlu Araştırmacı-yazar Işık Öğütçü’nün Orhan Kemal: Sessizlerin Sesi elime geçince, Orhan Kemal ile ilgili aslında bildiğim bir gerçeği ilk defa “fark edercesine” düşündüm. Türk edebiyatının

okumak için tıklayınız