Kategori: Biyografiler

Platon’un, kitaplarında notaları gizli kod olarak kullandığı ortaya çıktı.

Batı felsefesi ve modern bilimin öncülerinden olarak nitelendirilen Antik Yunan düşünürü Platon?un, kitaplarını yazarken gizli semboller kullandığı ortaya çıktı. Manchester Üniversitesi?nde görevli Dr. Jay Kennedy?nin, yıllar süren araştırmasına göre Platon, kitaplarında 12?lik nota sistemi kullanmış ve yazılarını müzikal bir altyapı üzerine inşa etmiş.

okumak için tıklayınız

Doğumunun 100.Yılı anısına Oktay Rifat “Ali Oktay Rifat” hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

Nüfus kaydına göre 01.07.1914 Trabzon doğumlu. Baba Adı; Samih Anne Adı; Münevver Evli 1945 eşi, Sabiha ( 16.09.2006 Vefat ) 3 çocuk babası ( Mehmet Samih, Elif, Nesrin ) İlk Okulun birinci ve ikinci sınıflarını İstanbul da ( 1921- 1923 ), Üç, Dört, Beş inci sınıflarını Ankara da Zübeyde Hanım İlk Okulun da okudu (

okumak için tıklayınız

Birbirlerine İlham Veren 13 ‘Edebi Çift’

Yazarları yalnızlığı seven insanlar olarak düşünürüz pek çoğumuz. Onlarda öyle bir deha vardır ki bu deha onları yalnızlaştırır, diğer insanlardan bir adım önde olmak, sosyal becerilerini köreltir. Eğer yazarın evli olduğunu veya bir sevgilisi bulunduğunu öğrenirsek, bu sefer de partnerinin edebiyatla ilgilenmeyen biri olduğunu varsayarız. Sevgilisinin bambaşka ilgi alanları vardır ve bu durum yazarı özgür

okumak için tıklayınız

Kafkaesk olan gerçek ve politiktir!

Dünya edebiyatının sıra dışı yazarlarının başında gelen Franz Kafka, bundan tam 90 yıl önce, 3 Haziran’da hayatını kaybetti. 41 yıllık ömrüne 40’tan fazla eser ve onlarca mektup sığdıran Kafka’ya Milliyet Kitap olarak saygı duruşunda bulunalım istedik. Hayatına göz atan ‘usta işi’ bir yazıyla… ?1883?te doğan Franz Kafka, Çekoslovakya?nın Prag kentinde yerleşmiş, anadili Almanca olan

okumak için tıklayınız

İki ?Garip? daha varmış…

Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Garip ile ölçüsüz, uyaksız yeni bir akım başlatmışlardı. Herkes onları konuşuyordu. Bu, buzdağının görünen kısmı. Görünmeyen tarafta ise iki Ermeni şair vardı: Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan. Üç şair bir araya gelmiş ve 1941 yılında bir kitap yayımlamıştı: Garip. Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat.

okumak için tıklayınız

“Diyelim ki, beni boğmakta olan bir eli boynumdan söküyorum. O eli söküp atan kendi elimin, beni kurtarırken boynuma bir ip geçirdiğini farkediyorum.”

“Ömrüm boyunca hayatımı ezen koşulların bazılarından kurtulmak istediğim, buna karşılık kendimi benzer koşullar tarafından kuşatılmış olarak bulduğum çok oldu, olayların belirsiz örgüsünde bana karşı kesin bir düşmanlık vardı, desem yeri var. Diyelim ki, beni boğmakta olan bir eli boynumdan söküyorum. O eli söküp atan kendi elimin, beni kurtarırken boynuma bir ip geçirdiğini farkediyorum. İpi boynumdan

okumak için tıklayınız

Sait Faik’e “Balık Gözlü Adam” denmesinin nedeni

Sait Faik bir gün Ada’dan bir balıkçıyla balığa çıkmış bir Karagöz yakalamış. Oltadan çıkarınca bakmış çok küçük, öpüp denize bırakmıştır. Yanındaki ne yaptın diye söylenince “Bak demiş artık denizde benim öptüğüm bir balık dolaşıyor..” Çoğunluk Sait Faik’in gözlerini balık gözü gibi olduğunu söylemiş ve ona “Balık Gözlü Adam” lakabını takmışlardır…

okumak için tıklayınız

Değerleri ölümlerinden sonra anlaşılan yazarlar

Değerleri ölümlerinden sonra anlaşılan 10 yazarı aşağıda sıraladık. Değeri ölümünden sonra anlaşılan yazar önerinizi yorum olarak yazarsanız ekleyebiliriz. Henry David Thoreau: Thoreau yaşamı boyunca bir doğa bilimci olarak anıldı. Politika ve etik üzerine yaptığı çalışmalar ancak Thoreau öldükten sonra nüfuz sahibi oldu. Hatta Hemingway, Tolstoy, Proust,

okumak için tıklayınız

Kadınlar ve Yazarlar – Ricardo Piglia

[Felice Bauer?le] İlk karşılaştıkları gece, Kafka kafasında kendi el yazılarına bağlı bir kadın okur figürü kurdu. Hayatı ve yazıyı birleştiren duygusal bir figür. Kafka?nın (ama yalnızca onun değil) bakış açısına göre, mükemmel kadın sadık bir okurdu, hayatını yazan erkeğin elyazmalarını okumak ve temize çekmek için yaşayan sadık bir okur. Eski büyük bir gelenektir bu: Yalnızca

okumak için tıklayınız

Gabriel Garcia Márquez kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor:

Gabriel Garcia Márquez kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor: “İrlandalı yazar James Joyce?u ve bilinç akışı tekniğini kullanmadaki ustalığıyla öne çıkan Virginia Woolf?u bir ilham kaynağı olarak görüyor: ?James Joyce?un Ulysses?inden, gelecekteki yazarlık kariyerimde bana yardımcı olacak

okumak için tıklayınız

Ernest Hemingway kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor:

Hemingway kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor: ?Mark Twain, Flaubert, Stendhal, Bach, Turgenyev, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Andrew Marvell, John Donne, Maupassant, muhteşem Kipling, Mozart, Quevedo, Dante, Virgil, Bruegnel, Goya, Giotto? Hepsini saymak günler sürerdi ve kulağa, yazdıklarımı ve hayatımı etkileyen isimleri hatırlamaya çalışıyormuşum gibi değil de

okumak için tıklayınız

Dostoyevski evlenmeseydi İstanbul?a gelecekti!

Dostoyevski Vakfı Başkanı Prof. İgor Volgin ?Dostoyevski?nin pek çok eserini St.Petersburg?da yazdı. Doğum yerine göre Moskovalı, gönlü ve sanatına bakılırsa Petersburglu?dur. 8 defa Rusya dışına çıkmış ve toplam beş buçuk yılını yurt dışında geçirmişti. Batıya yaptığı zorunlu yolculuk 1867?de alacaklılardan kaçabilmek içindi. Eşi Anna ile birlikte üç aylığına

okumak için tıklayınız

“…Sorun seçimlerini hep iki kötü arasında yapmak zorunda kalmandaydı ve…” Charles Bukowski

“…Sorun seçimlerini hep iki kötü arasında yapmak zorunda kalmandaydı ve seçimin ne olursa olsun bir parçanı daha kesiyorlardı. Kesecek bir şey kalmayana dek. İnsanların çoğu yirmi beş yaşında mahvolmuştur. Araba süren, yemek yiyen, çocuk sahibi olan, kendilerine en çok benzeyen başkan adayına oy vermek gibi her şeyi yapılabilecek en kötü şekilde yapan götlerden oluşmuş bir

okumak için tıklayınız

Sıtkı Yırcalı hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

Sıtkı Yırcalı ( İbrahim Sıtkı YIRCALIZADE ) 1908 Balıkesir doğumlu.Baba Adı ; Ahmet Şükrü, Ana Adı ; Emine Kadriye. İlk Okulu Balıkesir ve Konya?da okudu.Orta okulu Balıkesir de başladı İstanbul da bitirdi Kabataş Erkek Lisesi (1928), İstanbul Hukuk Fakültesi, Paris Hukuk Fakültesi Siyasal Bilgiler Okulu(Doktora) mezunu.Evli, iki çocuk babası. Fransızca biliyor.Öğretmen, Maliye Müfettişi, Gazeteci, Basın

okumak için tıklayınız

Ahmed Arif

2 Haziran 2014, şair Ahmed Arif’in ölümünün 23. yılı. “Ahmed Arif dağları söylemiştir şiirlerinde. Uyrukluk tanımayan, yaşsız dağları, ‘âsi’ dağları. Uzun ve tek ağıt gibidir onun şiiri. ‘Daha deniz görmemiş’ çocuklara adanmıştır. Kurdun kuşun arasında, yaban çiçekleri arasında söylenmiştir, bir hançer kabzasına işlenmiştir. Ama o ağıtta bir yerde, birdenbire bir zafer şarkısına dönüşecekmiş gibi bir

okumak için tıklayınız

Oktay Rifat?ın ?Horozcu?luğu

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, Oktay Rifat?ı doğumunun 100. yılında ?Elleri Var Özgürlüğün? adlı sergi ile anıyor. Sergide çağdaş şiirimizin klasiklerinden Oktay Rifat?ın yaşamından kesitler, ailesi ve edebiyatçı dostlarıyla ilişkileri yansıtılıyor. Fotoğraflarının yanında el yazısı ile şiirleri, imzalı kitapları, resmi belgeleri, mektupları, daktilosu, küllüğü, pardösüsü, kasketi, saati gibi özel eşyaları da sergileniyor. Nâzım Hikmet?in annesi

okumak için tıklayınız

Arif Damar, arkadaşlarınız size Arif Barikat diyor. Nereden geliyor “Barikat” soyismi?

Arkadaşlarınız size Arif Barikat diyor. Nereden geliyor “Barikat” soyismi? Kars Valisi’nin oğlu Doğan Aksoy bana verdi Barikat soyismini. Onların evinde nişanlandım ben. Nişanda Ruhi Su, Enver Gökçe, Yaşar Kemal gibi isimler vardı. Bu arada ben Kars’a gittim görevli olarak. Kars’tan dönünce nişanlım Güner “sensiz de yaşayabiliyormuşum” dedi ve böylece ayrıldık. O dönem çok üzüldüm. Askere

okumak için tıklayınız

Oktay Rifat 100 yaşında: “Bir şeyler yaptım galiba!”

“Övünmekten ve övülmekten hoşlanmayan, gerçeği, gerçek değerleri görmeye, anlamaya çalışan, alabildiğine alçak gönüllü bir kişilik. ‘Kimin kaç dizesi kalmış bir iki yüzyıl sonrasına! Öyleyse bu tafra, bu kabarma niye!’ Yetmiş yaşını geçtiğinde, tüm şiirlerini bir araya getiren tuğla kalınlığındaki cildi sık sık eline alır, karıştırır, orasından, burasından okurdu sessizce. ‘Bir şeyler yaptım galiba!’ Ve son

okumak için tıklayınız

Arif Damar, 1951’de birçok şair ve yazar cezaevine girdi. Siz de onlardan birisiniz. Neler yaşandı o dönem?

Arif Damar, 1951’de birçok şair ve yazar cezaevine girdi. Siz de onlardan birisiniz. Neler yaşandı o dönem? Askerden geldikten sonra Türkiye Gizli Komünist Partisi’ne üye oldum. O sırada Mahmutpaşa’da işportacılık yapıyordum. Sonra TKP sanığı olarak 1951’de tutuklandım. “Dayanılmaz” diye bir şiir yazmıştım. 1. Şube Müdürü Ahmet Topaloğlu, gece yarısı geldi dedi ki “Seni Yeryüzü dergisinde

okumak için tıklayınız

Muharrem Yazıcıoğlu hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

MUHARREM YAZICIOĞLU ÇALIŞMA HAYATI; 02.01.1928 Malatya / Erguvan / Dolaylı ( Harpuz ) Köyü doğumlu.İlk soyadı BULUT , daha sonra YAZICIOĞLU soyadını aldı.Baba adı;Mehmet Ana Adı;Gülendam,evli,( 1952 ),üç çocuk babası.İlk okulu kendi köyüne yakın bir köyde, ( Dördüncü sınıfa kadar okudu ) beşinci sınıfı Tahir Nahiyesi?nde okuyarak bitirdi.(1944) Orta Okulu Malatya?da

okumak için tıklayınız