Kategori: Çocuk Kültür

Bildiklerimiz ve Bilmediklerimiz (6.Kitap) – Brigitte Labbé, Michel Puech

Neyi, niçin öğreniyoruz? Öğrenmek neye yarar? Hayatta, vazgeçemeyeceğimiz bilgiler vardır. Konuşmayı, saymayı, okumayı, yazmayı bilmeden normal bir şekilde yaşamak, başkalarıyla iletişim kurmak olanaksızdır. Üstelik, hiçbir şey bilmeden, ilgimizi çeken mesleği ya da sporu nasıl seçebiliriz? Müziğin, resmin, tarihin ilgimizi çekip çekmediğini, yabancı dilleri konuşabilmenin iyi olup olmadığını nasıl bilebiliriz? Ne kadar çok şey bilirsek, o

okumak için tıklayınız

Güzellik ve Çirkinlik (5.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Neye güzel deriz, neye çirkin? Neden kötüler çirkin, iyiler güzeldir? Masallardaki kötü kalpli cadılar asla güzel değildir ve ne zaman kötü birini çizmek istesek, çirkin birini çizeriz. Oysa, güzelliğin iyilikle, çirkinliğin de kötülükle hiçbir ilişkisi olmadığını biliriz. Peki, neden biri nazik bir şey yaptığında, onun güzel bir hareket yaptığını söyleriz de, biri kötü bir şey

okumak için tıklayınız

Oğlanlar ve Kızlar (4.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Kimimiz oğlan, kimimiz kız. Peki, gerçekte ne kadar farklıyız? Bir bebeğin kız mı oğlan mı olduğu ilk merak edilen şeydir. Doğa, insanlar için iki tür cinsiyet olmasına karar vermiştir: Kızlar ve erkekler. Üç, dört, on farklı cinsiyet de olabilirdi. Ya da hiç kimsenin cinsiyeti olmayabilirdi. Belki bir gün kendimizi çoğaltmamız, yani klonlamamız mümkün olacak. Ama

okumak için tıklayınız

Gerçekten ve Yalancıktan (3.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Birileri bize sürekli olarak, “Doğru söylemelisin,” ya da “Yalan söylemek çok kötüdür,” der. Yalan söylediğimizde cezalandırılırız. Oysa, her şey bu kadar basit midir? Her şeyin bir gerçekten bir de yalancıktan tarafı yoktur. Hayatta “gerçekten”lerle “yalancıktan”lar çoğunlukla birbirine karışmış durumdadır. Yalancıktan olduğunu bile bile bir filmi seyrederken ağlayabiliriz. Bazen de, çok sevdiğimiz birini üzmemek için yalan

okumak için tıklayınız

Zamana Açılan Kapı – Bilgin Adalı

Kerim, yaz tatilinde, Hasankeyf?te kazı çalışmaları yürüten dayısı Adnan?ın kampına gider. Arkeo-logların yoğun çalışmalarına ayak bağı olmamak için Hasankeyf?i kendi başına gezmeye çıkar. Ancak bu gezi hiç kimsenin beklemediği bir keşfe yol açar: Kerim, binyıllar öncesine açılan bir zaman kapısı bulmuştur. Hasankeyf?te bir hareketlilik başlar. Bir basın ordusu hemen akın eder. Zaman kapısından onlar da

okumak için tıklayınız

Çalılar Dünyası – Altay Öktem

Sen İyisi Mi, Çalı Deyip Geçme! Berk, Çağıl ile arkadaş olmaktan çok mutluydu; ama yine de Çağıl çok tuhaf bir kızdı. Arada bir Berk’i korkutuyordu. Örneğin, bir çalı ev yaptığını söylüyor ve Berk’e okuldan kaçıp o evde oynamaları için baskı kuruyordu. Berk sonunda bu öneriyi kabul etti. Ne olabilirdi ki? Alt tarafı çalıdan bir evdi

okumak için tıklayınız

Su Damlası – Pınar Selek

Masallar hep çocuklara mı anlatılır? Zannedeler ki insanlar büyüdükçe, masallara kulak vermez olurlar… Öyle değil. Büyükler de masallara ihtiyaç duyar. Size bir şey söyleyeyim mi? Masalını kaybeden insan, hayallerini de kaybeder… Ben de büyüdüm. Yıllar çok hızlı geçti. Oyunlardan daha bıkmamışken, bir baktım ağır yüklerin altındayım. Hayat çok zor… Ama biliyor musunuz, ben hâlâ masallardan

okumak için tıklayınız

Adalet ve Haksızlık (2.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Adil miyiz, değil miyiz? Yaptığımız doğru mu, nereden bileceğiz? İnsanın kendi doğum gününde pastadan herkesin yediğinden daha büyük bir parça alması adil midir? Ya da en iyi arkadaşına pastadan daha büyük bir dilim verince, diğerlerine haksızlık yapmış olur musun? Belki de, büyükler iri dilimler, küçükler minik dilimler almalı! Off, bölüşmek gerçekten çok karmaşık! Yaptığımız doğru

okumak için tıklayınız

İyi ve Kötü (1.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

İyi nedir? Kötü nedir? Kötü bir şeyi, kötü olduğunu bal gibi bilsek de yapabilir miyiz? Örneğin, biri için iyi olan, diğer herkes için iyi midir? İnsanlar,”bu senin iyiliğin için” dediklerinde, gerçekten o iyi bir şey midir? Peki, kafede bulduğumuz bir parayı cebimize atmak mı iyidir; kafenin sahibine vermek mi, yoksa ortaya çıkıp, “Kim para kaybetti?”

okumak için tıklayınız

Yeşil Kız – Pınar Selek

Özyürek Yayınları tarafından çıkarılan ?Yeşil Kız?, toplam iki masaldan oluşuyor. Masallardan ilki kitaba da adını veren ?Yeşil Kız?, diğeri ise ?Sihirli Kurbağa?. Haziran sonlarında 3 bin adet olarak basılan kitap, 72 sayfadan oluşuyor. Siyah beyaz resimlerle anlatılan masalların yer aldığı kitabın ana konusu olan ?Yeşil Kız?da, bir güvercinin bir çocuk tarafından vurulması ve onu yaşlı

okumak için tıklayınız

Siyah Pelerinli Kız – Pınar Selek

Pınar Selek?in Su Damlası?ndan sonraki ikinci masal kitabı olan Siyah Pelerinli Kız, nefretin zayıflaştırıcı, sevginin şifalaştırıcı gücüne dair bir hikaye. Küçük bir çocuğun, Kara Peçeli Cadı?nın peşine düştüğü ve herşeyin ona anlatıldığından başka türlü olduğunu gördüğü insana ait bir masal. “2009 Duygu Asena Ödülü” verilen sosyolog yazar Pınar Selek’in, “Siyah Pelerinli Kız” adlı masal kitabı,

okumak için tıklayınız

Yaşam ve Ölüm (17.Kitap) – Brigitte Labbé, Michel Puech

Tüm dünyada çocukları felsefeyle buluşturan Çıtır Çıtır felsefe dizisinin Fransa?da yayımlanan ilk kitabı ?Yaşam ve Ölüm?, çocukların çok küçük yaşlardan başlayarak sorguladığı bu iki kavramı tartışıyor. Yaşam deyince aklımıza gelenler, yaşama hakkı, canlılar dünyasında insanın yeri, yaşamda ölümün yeri gibi başlıklarla çok yönlü bir anlatım sergileyen Labbé?in örnek olaylar, durumlar ve diyaloglarla öyküleştirdiği ve Jacques

okumak için tıklayınız

Brigitte Labbé: ‘Çocuklar dogmaları sorgulamalı’

Yalanı niçin seviyorum? Özgürlük neye yarar? İki tür cinsiyet olmasaydı, hepimiz yeşil yosun mu olurduk? Çirkinliği sadece dış görünüşte mi aramalı? En sevdiğim dizinin ortasında elektriklerin kesilmesi adil mi? Yaşamın ve dünyanın işleyişini anlamaya çalışan çocuklara, temel kavramları sorgulamanın yolunu açan Günışığı Kitaplığı Çıtır Çıtır Felsefe dizisi, bu ve bunun gibi soruları sorarak başarıyor bu

okumak için tıklayınız

Çikolatalı Pasta – Gülsüm Cengiz

“Gülsüm Cengiz?in Sihirli Ellerin Öyküleri adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler

okumak için tıklayınız

Bacaksız Kamyon Sürücüsü – Rıfat Ilgaz

Rıfat Ilgaz, çocuk romanlarında da, öteki yapıtlarında olduğu gibi son derece yalın bir dil kullanmıştır. Sıcak, insanı sarıveren akıcı bir anlatımı vardır. Özellikle Bacaksız’ın Başından Geçenler dizisinde; çocuklar arasındaki diyaloglar, kullanılan sözcükler, yakıştırmalar, takılan lakaplar son derece yerli yerine oturmuştur. Zorlama yoktur. Bunda yazarın çocuklara sevgiyle yaklaşması kadar, onları yakından gözlemleyip tanıması da etken olmuştur

okumak için tıklayınız

Kentimi Okuyorum… / Çocuk Edebiyatında ?Tür? Yayıncılığı(?) – Hikmet Temel Akarsu

Konu bulma sıkıntısı çeken üçüncü sınıf gazeteciler mahsus ?Memlekette iyi şeyler de oluyor,? tümcesiyle yazıma başlamamdan dolayı benim de konu sıkıntısı çektiğim düşünülmesin. Belki başka alanlarda konu sıkıntısı çekilebilir ama bizim alanımızda; yani kitaplar konusunda bilakis bereket çağı yaşanıyor. Çok şükür memlekette kitap, hiç olmadığı kadar çok basılıyor. Biz edebiyat meraklıları sözcüğün tam anlamıyla darı

okumak için tıklayınız

Çocuk Edebiyatında Konu – Mehmet Kaya*

Doğada ve toplumda olup biten ve yazarın üzerinde yazı yazdığı her şey konudur. ?Yalınlaştırarak söylersek üzerinde durulan, hakkında söz söylenilen olay, olgu, durum ya da sorundur konu.? (Özdemir, 2002:20) Sevgi, aşk, dostluk, arkadaşlık, iyilik, dürüstlük, başarı, kimsesizlik, kıskançlık, doyumsuzluk, öfke, kin, hastalık, ayrılık, yalnızlık, beslenme sorunları, ölüm, yaşama? çocuk kitaplarında konu olabilir. Yazarın işlediği konular,

okumak için tıklayınız

Fantastik romanlar – * Mehmet Kaya

Görülmeyene ve olağanüstüye olan ilgi, insanın tarih boyunca içinde fantastik olayların geçtiği öyküler yaratmasına yol açmıştır. Fantastik romanlar, gerçek ve bilinen dünyanın ötesinde, hayal gücüne dayalı bir dünya oluşturarak burada geçen olayların (öykülerin) anlatıldığı romanlardır. Bu romanlar, gerçek dünyaya bilimdışı ya da fantastik olayların katıldığı romanlar değil, gerçek dünyada yaşanamayacak olayların, kurgulanan fantastik bir dünyada

okumak için tıklayınız

Tohumdan Dokumaya – Gülsüm Cengiz

“Küçük, küçücük bir tohumdu. Bir sonbahar günü toprağa düştü. Tohum, toprağa atılınca tepetaklak yuvarlandı ve bir çukura girdi. Ne olduğunu anlamadan da kalın, kahverengi, yumuşak toprak üstünü örttü. Tohum, karanlığı sevmedi. Korkuyla çevresine bakındı. Hiçbir şey göremedi. Bir süre sonra, toprağın altındaki canlıların kıpırtılarını ve seslerini duydu. Önce bir solucan geçti yanından. Tohum ondan korktu.

okumak için tıklayınız

Köprü Olmak İsteyen Çivi – Gülsüm Cengiz

“Gülsüm Cengiz?in ?Sihirli Ellerin Öyküleri? adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler

okumak için tıklayınız