Kategori: Estetik

Aşk Birdenbire, İmge Birdenbire – Zafer Köse

Zaten Herkes Bir Denizdir Doğuştan! Onur Behramoğlu’nun son kitabından yola çıkan sözler. SÖYLEŞİ: ZAFER KÖSE Sanat uzun hayat kısa. “Sanat” derken “hekimlik” kastedilerek Hipokrat tarafından söylenen bu söz, yüzyıllar boyunca anlamı genişleyerek yaşıyor. En çok da bir insandan daha uzun yaşayacak yapıtlar üretmekle, kültür sanat çalışmalarıyla ilgili kullanılıyor.

okumak için tıklayınız

Romanda Estetik Kalkışma – Cengiz Gündoğdu

“Türkiye’de roman dendikte, kimi kişiler bu romanları özetlemişler… bu özete romandan bir parça eklemişler… Özet, bir romanı var kılan öğe değildir. Türkiye’de özneler, roman denilen varolanla karşı karşıya gelmişler, ama romanı gerçekten var kılamamışlardır. Türkiye’de yazın için bir yıkımdır bu. Ben, bunu söyledim hep. Yazılarımla… söyleşilerimle bilgi verdim insanlara… Özetçiler aldırmadılar… özeti sürdürdüler…

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal (Zülfü Livaneli’nin Konuşması)

Yaşar Kemal bana edebiyatta, müzikte, resimde, hangi dalda olursa olsun oyun oynamamayı öğretti. * Bir roman dünyası yaratmak ve o dünyayı gerçeğinden ayırarak bir mikrokozmos haline getirip bu yolla bütün insanlığı anlatmak çok zor bir iştir. —————————————– Benim için Yaşar Kemal üstüne konuşmak çok zor. Çünkü kırk yıllık bir dostluğun anlatımı ayrı, Yaşar Kemal’in edebiyatını

okumak için tıklayınız

Brecht Estetiği ve Sinema – Mutlu Parkan

“[…] Gerçeğin ya da daha doğru bir ifadeyle, görünüşün bir fotoğrafını sunan alıcıya karşılık sinema, başta oyunculuk ve kurgu olmak üzere öbür estetik öğeleri ile görünüşün analitik bir sunumunu verebilir. Ancak görgü-bilgiden (experience), hareket eden eski sanat kavrayışı, yani geleneksel sanat ve bunun uzantısı olan geleneksel sinema, bunu yapamaz. Çünkü görgü-bilgiden hareket etmekle, geleneksel sinema,

okumak için tıklayınız

Hayalden Hedefe Umutla HEMEN ŞİMDİ – Zafer Köse

Dünya edebiyatında Don Kişot’un çok önemli bir yeri var. Roman sanatının ilk ve en büyük örneklerinden biri kabul ediliyor. Peki, 400 yıldır değerinden bir şey kaybetmemesini sağlayan özeliği nedir bu romanın? Cervantes, yüzyıllar sonra da geçerli olacak bir hikayeyi nasıl kurmuş? Galiba aslolan, hikayenin perspektifi. Doğru ve geniş bir bakış açısıyla, doğru odaklanmayla, kahramanların yaşadıklarını

okumak için tıklayınız

Mimarlık Diye Bir Şey – Zafer Köse

Zülfü Livaneli, zaman zaman Hanns Eisler’ın bir sözünü hatırlatır: “Sadece müzikten anlayan, aslında müzikten de anlamaz.” Sadun Aren, bilindiği gibi, sosyalizm mücadelesinde bedeller ödemiş, yıllarını feda etmiş bir iktisat profesörüydü. Siyasal mücadelesi kadar üniversitedeki hocalığını da önemsiyordu. Derslerin hayatla bağlantı kurularak anlatılmasının ve bilgilerin dünyayı anlamak için kullanılabilecek hale getirilmesinin, hiçbir siyasal yönlendirme yapmadan da

okumak için tıklayınız

Poetik İmge Nedir (Şiir?de ?İmge? Nedir, Nasıl Kurulur) – Serkan Engin

Felsefi anlamda imgenin tanımı, “Nesnel gerçekliğin insan zihnindeki yansımaları” şeklindedir (Felsefe Sözlüğü/ Orhan Hançerlioğlu). Yani ?gece imgesi? denilebilir felsefi anlamda, ama Şiir?de ?gece? sözcüğü tek başına imge olmaz, çünkü Şiir?de bahsedilen imge, bir başka deyişle ?poetik imge? farklı bir anlam içermektedir. Çünkü ?gece? dediğimiz zaman herkeste benzer çağrışımlar oluşur, ama gece+ x sözcükleri ile yani

okumak için tıklayınız

Güzellik Hırsızları, Pascal Bruckner

“(*) Güzellik nedir? Güzel olmak bir özellik mi yoksa başkalarına karşı işlenmiş bir suç mudur? Güzellik kendinin farkında olmakla beslenen bir öğe midir? Bu sorular gündelik yaşamda sormayı düşünmediğiniz sorulardır. Ancak bir romanda karmaşık bir serüvenin odağında kimliği güzelliğiyle örtüşen bir kadının bulunuşu size bu soruları sordurabilir. Eğer romandaki tüm kurgu kadının güzelliğinin bir elbise

okumak için tıklayınız

Muhafazakar Eğilimli Sanata Etik bir Deyiş – Şükrü Keleş

Âlimane kelimelerden biri olan etik, iyinin ve kötünün tanımını ve ayrımını temellendirmeye çalışan bir alanın adı. Etiğin ana konusunu, insan aklının iyi ve kötü ayrımını hangi kavram ve yöntemler üzerinden yaptığı oluşturur. Bazı etik yaklaşımlarca bu ayrımda temel alınan değerlendirme nesnelerinden biri eylemdir. Eylemin içinde yapıldığı toplumsal koşullardan tutun da eylemin doğruluğu, yanlışlığı ve gerektiğinde

okumak için tıklayınız

?Ağaçlardan konuşmak, neredeyse suç? – Yücel Kayıran

Fredric Jameson, Brecht?e ilişkin yaygın okuma ve algıların, onu ya bir tiyatro adamı ya da bir şair veya ?kuramcı? olarak ele aldığına dikkat çekiyor. Bertolt Brecht, teolojiden ve teoloji öncesi antik Çin metinlerinden ortaya çıktığı ileri sürülebilir mi? İncil ile Tao Te Ching?in, Brecht?in yapıtları üzerinde, belirleyici bir etkisi ve rolü söz konusu mudur? Brecht

okumak için tıklayınız

Şeyleşme / Geç Kapitalizmde Endişe – Timothy Bewes

Timothy Bewes’in ‘Şeyleşme / Geç Kapitalizmde Endişe’ adlı yapıtı, kapitalizm ve kapitalizmle birlikte ortaya çıkan şeyleşme terimi hakkında güzel bir kitap. Kapitalizmin insanlar arası ilişkilerde yarattığı tahribatı tanımlamak için kullanılagelmiş çeşitli kavramlar arasında en çarpıcı ve en kolay anlaşılanlardan biri olan “şeyleşme”, sermayenin bilinç üzerindeki somut etkilerini tanımlama konusunda eşsiz bir araç gibi görünür. Gelgelelim

okumak için tıklayınız

Şiir ve Tragedya Kuramı – Friedrich Hölderlin

Alman şiirinin en önemli isimlerinden Hölderlin, Şiir ve Tragedya Kuramı’nda karşımıza bir şiir kuramcısı ve filozof olarak çıkıyor. Büyük bir şairin şiirsel sezgi ve becerisinin ardındaki görkemli kuramsal yapıya bir giriş niteliğini taşıyor bu metinler. Son derece yoğun ve sıkı bir biçimde işlenmiş bu metinlerde, Hölderlin’in, yakın dostları Schelling ve Hegel’in düşüncelerine ve genel olarak

okumak için tıklayınız

Karganın Yolu (Felsefe – Estetik – Gezi) – Korkut Köseoğlu

‘Bu yapıtta okuyacağınız ‘Edebiyat ve İnsan’ adlı yazısının bir yerinde şöyle der, Korkut Köseoğlu. ‘Burjuvazi, bireyi koruma yalanıyla insanı iyice insansızlaştırdı’. Doğru bir saptamadır bu. Ama ben bu saptamayı değil de, bu doğruyu görebilmeyi önemsiyorum. Korkut Köseoğlu doğruyu görebilen gerçekçi bir yazardır. Böyle dönemlerde gerçekçiliğe, ekmek kadar, su kadar, gereksinmemiz var.

okumak için tıklayınız

Platon’da Müzik – Nesrin Akan

Platon, müziğin eğitici ve etik değeri sayesinde insan ve toplum eğitimindeki önemini günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce ortaya koymuştur. Onun müzik anlayışının temel kavramı olan armoni (harmonia) yani uyum, aynı zamanda insan ruhu ve evrenin uyumunu kapsar ve bir ölçüde Pythagorasçı anlayışın Platon’daki yansımasıdır. Platon’un müzik anlayışı, bazı yönleri ile zaman içinde birçok felsefeci ve

okumak için tıklayınız

Marksizm ve Kriminoloji Teorisi (Kavramsal Araçlar ve Eleştirel Bir Değerlendirme) Mark Cowling

Çalışmalarını uzun zamandır kriminoloji alanına hasreden Cowling, aynı zamanda Marksizm üzerine yapılan yıllık bir yayının da editörlüğünü üstlenmiştir. Bu kitap yalnızca bir Marksist kriminoloji kitabı değildir. Bir başka deyişle, kriminoloji ve ceza hukuku alanındaki çalışmalarını Marksist kurama dayanmaksızın yürütme talebindeki muhtemel okur, kitapta umduğundan fazlasını bulacaktır.

okumak için tıklayınız

Gerçekçilik, Yeniden! – Yılmaz Onay

?Gerçekçilik? tartışmalarına yeni bir boyut ve canlılık kazandıracak olan bu kitap, ?Brechtyen estetik?in ülkemizdeki ilk ve en önemli temsilcilerinden Yılmaz Onay?ın kapsamlı bir incelemesi ve manifestosu. ?Gerçekçilik?in, bir sanatsal ?akım? ya da 19. yüzyıla ait sanatsal bir ?biçim? olarak görülmesine itiraz eden Onay, bu dar sınırların dışına taşıdığı kavrama zengin bir içerik kazandırıyor. Yalnızca kendine

okumak için tıklayınız

Parçalanmış Gerçeklik – Manes Sperber

Yüzyılımız Avrupa edebiyatının en önde gelen deneme yazarlarından biri olan, Manés Sperber (1905-1984), modern ruhbilimin kurucularından sayılan Alfred Adler’in öğrencisi olarak ruhbilim öğrenimi gördü. Birinci Dünya Savaşı yıllarından başlayarak politik çalışmalara katılan Avusturyalı yazar, Alman Komünist Partisi’ne girdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında özellikle Fransa’da faşizme karşı çok sayıda eyleme katıldı. 1950-1970 yılları arasında sürekli olarak

okumak için tıklayınız

Sanatla Gerçeklik Arasındaki Estetik İlişkiler – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Deniz güzeldir, ona bakarken estetik olarak tatmin olmadığımızı düşünmeyiz. Fakat herkes denize yakın yerlerde yaşamaz, birçok insanın hayatları boyunca onu görme şansı olmamıştır. Yine de görmeyi çok isterler ve bu sebeple deniz manzaraları onların ilgisini çeker ve onları memnun eder. Elbette denizin kendisini görmek resimlerini görmekten çok daha iyi olacaktır ama iyi bir şey ulaşılabilir

okumak için tıklayınız

Sanat A.Ş. / Çağdaş Sanat Ve Bienaller – Julian Stallabrass

İngiliz sanat tarihçisi ve eleştirmeni Julian Stallabrass imzalı ‘ Sanat A.Ş. ‘, çağdaş sanat ve bienaller üzerine eleştiri yoğunluklu bir kitap. (*) Aslında, içinde yaşadığımız çağda, sanatın ve hayatın arasının bir daha yakınlaşmamak üzere iyice açılıp açılmadığının barometresini tutuyor Sanat A.Ş. Bunun yakın geçmişte nasıl olduğunu ve yakın gelecekte nasıl şekilleneceğinin işaretleri üzerinde duruyor… Julian

okumak için tıklayınız

Georg Lukacs’ta Gerçekçilik – Korkut Köseoğlu

?Edebiyatta gerçekçilik, yüzyıllar boyunca, git gide gelişmiştir. Fakat gerçekçilik düşüncesi ve kavramın kendisi 19.yy ortasında oluşmuştur.? Önce Puşkin(1799?1837), daha sonra da Belinski (1811?1848) geçmişte yaşamış kimi yazarlarda ortak bir niteliğe değinmişlerdi. Bu ortak nitelik gerçekçilikti. Önceleri bu ortak yön sanat eserindeki karakterlerin çok yönlülüğüyle ortaya çıkmıştı. Çok yönlülük, olaylar, koşullar ve değişik durumlarda karakterlerin nasıl

okumak için tıklayınız