Kategori: Faiz Cebiroğlu

Çocuk Gelişiminde Oyunun Anlam ve Önemi (1 – 2 ) – Faiz Cebiroğlu

Çocukların dünyası, gerçekten, oyunla dolu. Oyun da; kelime, ritim, şarkı ve hareketle doludur. Çocuklar, oynadıkları oyunlar aracılığıyla, hayatla ilgili deney yaparlar, deneyim kazanırlar. Bu araçla, kendilerini ifade ederler. Müzik, değişik oyun ve aktiviteler, çocuğun hem motorik, hem de yetenek kazanmasında önemli bir yer tutar. Bu açıdan, çocuğu tek yönlü değil, çok yönlü, yani topyekün gelişimini

okumak için tıklayınız

Çocuklara Sordum: Arkadaşlık Nedir? – Faiz Cebiroğlu

Çocukları ve onların dünyalarını anlamak için, çocuklarla birlikte olmak, çocuklarla ?buluşmak?, onları ?görmek? gerekiyor. Jean Jacques Rousseau?nun, ?Emile? kitabında, anne ve babalara: ?Önce; tanımadığınızdan emin olduğum çocuklarınızı inceleyin!? diye seslenmesi, son derece yerinde bir uyarı, yerinde bir tespittir. Rousseau?nun yıllar öncesinde, anne ve babalara yönelik uyarılarını, bizler, pratikte yaşıyor ve görüyoruz. Aileleri tarafından, ?görülmeyen? ve

okumak için tıklayınız

Yapmak ve Yaratmak Üzerine İpuçları – Faiz Cebiroğlu

Pedagojide yapmak ve yaratmak, her zaman büyük bir önem taşımıştır. Bu yüzden, drama, müzik, şarkı, ritim, dans ve atölye çalışmaları ( resim-iş ve sanat anlayışı), her zaman pedagojinin olmazsa olmaz elementleri olmuştur. Burada üzerinde önemle durulan nokta, hiç kuşkusuz, insanının her yönüyle gelişmesi, değişmesi ve ileri gitmesidir. Yapmak ve yaratmak; kendini ifade etmek demektir. İnsan

okumak için tıklayınız

Kelimelerle Vurmak! – Faiz Cebiroğlu

Dikkatinizi çekmiş mi, bilmiyorum. Son yıllarda, Türkiye?de, âdeta bir hastalık haline geldi: Kelimelerle vurmak! Her türden insanlar, her meslek türünden insanlar, ?diyalogu? bir yana iterek, birbirlerinin başlarına ?boş ve anlamsız? kelimeler fırlatıyor, birbirlerini ?kelimelerle? vuruyor. Ne acıdır, birlikte iş yapma bir yana itilmiş; diyalog, bir yana itilmiş; ?tartışma? adı altında, birbirlerine kelimeler fırlatarak ?kim kaybetti?

okumak için tıklayınız

Çocuk Dili – Faiz Cebiroğlu

Dünyanın her tarafında çocuklar, aynı şekilde, sesler çıkararak, mırıldanarak, dil öğrenirler. Daha bebek­ken, ses, mırıldanma gelişerek, anlam kazanıyor: dil oluyor. Dil böyle oluşuyor, ama genelde çocuğun, özelde dilin gelişmesinde, olmazsa-olmaz ilke, hiç kuşkusuz, çocuğun ailesiyle olan yakın ilişkisidir. Anne ve baba, çocuğun topyekûn gelişmesinde olduğu gibi, dilde de, çocuklarına modeldirler. Genelde, çocuğun gelişimi, özellikle

okumak için tıklayınız

Kültür Üzerine – Faiz Cebiroğlu

Türkiye?de kültürü, yeteri kadar anlatamadık. Türkiye?de kültürü, doğru olarak da tarif edemedik. Bunda biz eğitimcilerin ?ihmali? olduğu açıktır. Ne büyük paradoks, kültür sözcüğünü sık sık kullandık ama kültürü ?tam olarak?, geniş halk yığınlarına izah edemedik. Bu yazı, ihmal edilen ve tam olarak ifade edilmeyen, kültür kavramı üzerinedir. Bu yazı, Anadolu gibi birden fazla dil ve

okumak için tıklayınız

Çalışmak Üzerine – Faiz Cebiroğlu

Çalışmak, nedir? Protestan dininin ve özellikle Calvin (1509 ? 1564) döneminde kutsallaştırılan çalışma kavramı, bizlere ne ifade ediyor? Düşüncelerimi yazmak istiyorum; tartışmak içindir. Fikirlerimi yazmak istiyorum; biz, insanlara yakışan en güzel bir çalışma bakışı, yaratmak içindir. Çalışmak, belirli bir süreç içinde ortaya çıkan, bir insan emeği olarak, ifade edilebilir. Yani çalışma (emek),

okumak için tıklayınız

Nietzsche ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü – Yener Orkunoğlu

Elinizdeki kitap, Nietzsche’nin, Yapısalcdık’ın ve Postmodernizm’in görüşlerine yer veriyor. Onların eleştirisini yapıyor. Kapitalist sistemin özüyle değil, görüntüsüyle ilgilenen postmodernist düşünce tarzıyla hesaplaşmak zorunlu. Çünkü bir taraftan postmodernizm, sosyal bilimler, kültür bilimleri ve felsefe alanında marksizmi bir numaralı düşman ilan etmiştir; öte yandan, Özgürlükçü olduğunu iddia etmektedir. Postmodern düşünürler, özne olarak insanın çözüldüğünü, yok olduğunu iddia

okumak için tıklayınız

Tehlikeli Oyuncaklara Dikkat! – Faiz Cebiroğlu

Çocuğun gelişiminde oyunun anlam ve önemi üzerine çok durdum. Oyunlarda kullanılan materyallerin ve oyuncakların, duyu, hayal, devinimsel ve bir çok alanda çocukların gelişiminde oynadıkları önem üzerine görüşlerimi yazdım. Yazıyorum. Ama unutulmaması gereken önemli bir başka nokta daha var, bu da; bazı oyuncakların çocukların sağlığı için ciddi tehlikler taşıdıkları gerçeğidir. Ama ne yazık ki, biz aileler,

okumak için tıklayınız

Habitus – Faiz Cebiroğlu

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu ( 1930 ? 2002) insanların eylemlerini, davranış ve hareketlerini açıklamak için ?habitus? kavramını kullanır. Latince kökenli habitus, değerlerimiz, alışkanlıklarımız, gelenek, tutum, davranış ve duruşlarımız oluyor. Habitus, Kürt halkının mücadelesini anlamak ve kavramak için önemli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Bu alanda, ilerde, çalışma yapacak Kürt, Türk yazar ve araştırmacılara, hızlı bir şekilde,

okumak için tıklayınız

Türkiye?de Çocuk Olmak!(*) – Faiz Cebiroğlu

Çocuk, dünyanın her tarafında, çocuktur. Yaş olarak, 18 yaşın altında olan herkes, çocuktur. Kızı, erkeği, beyazı, esmeri, Afrikalısı, sarışını?Hangi renk, cins ve görünüşten olursa olsun, çocuk, çocuktur. Herkes güzel ve kaliteli bir ?çocukluk devresi? yaşama hakkına sahiptir. Bu bir insanlık hakkıdır. Çocukları korumak, en başta devletlerin görevi oluyor. Devlet, ?çocukluk devresini? koruyan kurallar, çıkarmakla yükümlüdür.

okumak için tıklayınız

Çocuklara Ölümü Anlatmak – Faiz Cebiroğlu

Ölüm, gördüğünü bir daha görmemek oluyor. Çocuklara bunu anlatmak zordur. Çocuklara ölümü ve bunun yarattığı hüzün duygusunu işlemek, zordur. Türkiye?de bu, çok daha zordur. Çocuk olarak, birisini kaybetmek, anne ya da babasını yitirmek, çocuklarda bir süreliliğine olsa da, dünyaya olan güvenlerini kaybetmeyi doğuruyor. Geçici de olsa, çocuklarda, dünyanın ?güvenilir? bir yer olmadığı durumu oluşuyor. Bu

okumak için tıklayınız

Ezilenlerin Pedagojisine Giriş – Faiz Cebiroğlu

Çocuklarımızı nasıl yetiştirmeliyiz? Çocuklarımızı; entellektüel (aydın, düşünme yeteneklisi), sosyal ve bireysel olarak, ?geleceğin sorumlu yetişkinleri? haline gelmeleri için, hangi tür pedagojiyle yetiştirmeliyiz? Çocuk yetiştirme alanında bizlere, sık sık, sorulan sorular bunlardır. Bu sorulara yanıt vermeden önce, pedagog / pedagoji nedir? Bunun üzerine, kısaca durmak istiyorum. Her sözcüğün bir tarihi vardır. Her kavramın bağrında taşıdığı bir

okumak için tıklayınız

Kalemimde Saklanıyor Resimlerim – Faiz Cebiroğlu

Çocuklar, bizim çocuklar. Hayallerle dolu olan bizim çocuklar; ressam çocuklar. Düşüncelerini ve duygularını resim dili ile de bizlere ifade eden bizim çocuklar; ressam çocuklar. Resim çiziyorlar; resim çizmek eğlencelidir. Resim üretiyorlar; sanatçı kimliklerini geliştiriyorlar. Resim çiziyorlar; çizdikleri resmi anlatarak, konuşma dillerini ve konuşma yeteneklerini geliştiriyorlar. Resim çiziyorlar; hayal dünyaları ve yaratıcılıklarını gösteriyorlar. ?Tehlikeli bir aslan

okumak için tıklayınız

İnteraksiyon – Faiz Cebiroğlu

Her gelişim, karşılıklıdır. Her ileriye yönelik değişim, bir interaksiyondur. İnteraksiyon, karşılıklı etkileşim oluyor. İnsanlar, başkalarıyla birlikte yer alarak, başkalarıyla birlikte öğrenerek sosyal yönlerini geliştiriyorlar. Sosyal yönünü geliştiren insan, aldığı öğreti ve deneyimlerle bireysel yönünü ?işleyerek? yapılandırıyor. Yapılanma, ?özbilinç? ve ?özgüven? ile nitelik bir hal alıyor. İnteraksiyon ya da karşılıklı etki, yaşadığımız toplumda, değişik yer ve

okumak için tıklayınız

Estetik Gelişim – Faiz Cebiroğlu

Pedagojinin biricik hedefi, insanı bütün yönleri ile geliştirmektir. Bütünlüklü gelişim, çok yönlü bir gelişimdir. Bireyin, entellektüel, duyusal, sosyal, fiziksel ve estetik gelişimi oluyor. Bu yazı, ?estetik gelişim? üzerinedir. Ama önce bir soru: Estetik nedir? Tarifim kısadır. Şudur: Estetik, sözcük olarak, Grekçe?den, ?aisthetikos? ya da ?aisthesis? ten gelmektedir. İnsanın, duygu ve duyu organları ile, ?gerçeklikteki? güzelliği

okumak için tıklayınız

Eleştiri Üzerine Bir Bakış – Faiz Cebiroğlu

Türkiye’de en çok yanlış anlaşılan kavramlardan birisi, hiç kuşkusuz, “eleştiri” sözcüğüdür. Öyle ki, bu sözcük, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde, birbirini karalamanın bir aracı olarak kullanılmış; ve böylece de eleştiri, eleştiri olmaktan çıkıp, yerini, ne yazık ki, küfür’e terketmiştir. Üzücüdür. Oysa ki, küfür ayrıdır; eleştiri ayrıdır. Küfür, ilkelliktir. Bilim dışıdır. Eleştiri ise, hep ileriye

okumak için tıklayınız

Yazmak mı, Aforizmadır! – Faiz Cebiroğlu

Bazen soruyorlar: ?Sürekli yazıyor musun? Nasıl yazıyorsun?..? diye. Evet yazıyorum; sık sık yazıyorum. Ama yazdığım metnin önceden nasıl sonuçlanacağını, gerçekten, ben de bilmiyorum. Ama sürekli yazıyorum; düşüncelerimi yazıyorum. Yazarken kullandığım ?teknik? ve ?tarz? yok mu? Elbette vardır. Şudur: Fikirlerimi ?aforizma? olarak yazıyorum. Zira yazmak, bana göre, aforizmadır. Şiir mi, aforizmadır. Politika mı, şiirdir. Aforizmadır. Yaşam

okumak için tıklayınız

Roman ve Hikâye Üzerine Birkaç Not – Faiz Cebiroğlu

Eski Toplumsal Kurtuluş dergisinden arkadaşım Alper Yalman?ın son çıkan romanı ?Maktul ve Maktule?(*) beraberinde, ?roman nedir? nasıl yazılır?? tartışmasını da getirmiş bulunmaktadır. Yapılan tartışmalara ?katkı? sağlamak ümidiyle, roman ve hikayeyi birbiriyle kıyaslayarak notlarımı yazmak istiyorum. Daha önceleri yazmış olduğum bu notlara, yeni notlar ekliyorum. Evet, gerçekten roman nedir? Hikâye nedir? Roman ile hikâye arasındaki fark

okumak için tıklayınız

Kitap ve Kitap Okuma Üzerine – Faiz Cebiroğlu

İnsanoğlu, yazı dilinden önce, uzun yıllar sözü kullandı. Daha sonra, ses, sesler, belirli bir kalıba sokuldu. Sistemleşti. Yazı dili ortaya çıktı. Düşüncelerimiz, sorunlarımız, isteklerimiz, duygularımız; kısacası, sevdamız ve kavgamız, kâğıda, kâğıtlara döküldü: Kitaplaştı. Çeşit çeşit kitaplar yazıldı. Doğa / doğaüstü ve toplumsal yaşamın her yönüne hitap eden kitaplar ortaya çıktı. İnsan toplumunun evrim tarihine denk

okumak için tıklayınız