Kategori: Öykü Kitapları

Sınıf Edebiyatı ve Evrenselliğe Bir Örnek: Ateşle Dans, Celal İlhan’ın İlk Öykü Kitabı – Müslüm Kabadayı

Toplumsal sınıfların nitelikleri, konumlanışları, aralarındaki iktidar mücadelesi ve toplumsal ilerlemenin aldığı boyutlar, bu boyutlar içinde şekillenen duygu, durum, çatışmalar içinde ortaya çıkan tip ve karakterler konusunda bizim edebiyatımızda da ürünler verilmiştir. Sözlü edebiyat geleneğinde yer alan destanlar, koşuklar, halk hikâyeleri, efsane ve masallarda ?örtüşük? olarak karşımıza çıkan ?sınıf edebiyatı?, kapitalizm dönemiyle birlikte yazılı edebiyatın ?açık

okumak için tıklayınız

Kamil Sümbül?ün “Ana! Esas Duruşa Geç” kitabına dair – Müslüm Üzülmez

kırk kapı açıldı kırk kapı kapandı iki gözü iki çeşme anam içeri alındı Devrimciler biraz divane olur. Fırtınalara aldırmazlar yürekten menzili uzak umutlara koşarlar. Aşkla yıldızlara bekçilik edip sevdayla güneşin doğuşunu bekler. Gökyüzü mavi özgürlüğün, yaşadıkları topraklar zulmün karanlığı altındaysa geceleri cehennem sıcağında üşürler. Altın başaklı buğday başaklarının herkese yetecek aş, özgürlüğün tüm dillerde coşkuyla

okumak için tıklayınız

Cellat Ağlıyor – İrfan Yalçın

Ama sonra sonra, ışıktan karanlığa, karanlıktan ışığa gidip gelmelerle geçen ve iki kelebek ömrü kadar süren bir zamanın ucunda, bir kurtarıcı gibi görüyor işkenceci avcısını ve içindeki sonsuzluğun bittiğini duyumsuyor; artık var mı yok mu onun için uçuyor ve avlıyor; uzun uzun uçmalardan, avlardan ona dönüyor; alıp başını gitmiyor eski günlerinin uçsuz bucaksız özgürlüğüne; bulutlara

okumak için tıklayınız

Le Guin’den İnsani Bilim Kurgu – Elif Kutlu

Le Guin?le sohbet ettiğinizi hissettiren ?Kadınlar, Rüyalar ve Ejderhalar? tadında ?Rüzgârın On İki Köşesi? de. Ancak bir yanıyla farklı. Bu sefer bir yandan anlatıyor Le Guin bir yandan açıklamalar getiriyor; önce öyküyü nasıl veya neden yazdığını aktarıyor. Kimi, neyi anlatmak istediğini belirtiyor. Ancak çoğu zaman da düşündürüyor. Her ne kadar romanlarında/öykülerinde metaforlara yer vermediğini söylese

okumak için tıklayınız

Başka Dillerin Şarkısı – Karin Karakaşlı

Karin Karakaşlı’nın 1998’de Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan ve Varlık Yayınları tarafından 1999’da yayımlanan ilk öykü kitabı bir kez daha bizimle. “Karşı kıyının ışıkları gözümde birikir, taşar yaş olur. İstanbul’u ıslatırım, bir de seni. Olduğun yerde ve anda yağarım üstüne üstüne. Yaşlarım sesim olur hiç duymadığın kadar. Korunağımı yıktığımda arkasında olanı görmeye dayanabilir misin? Ancak

okumak için tıklayınız

Öylesine Bir Öykü – Anton Çehov

Everest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının beşinci cildi Öylesine Bir Öykü, 1888-1891 yılları arasında yazılmış 15 öyküyü kapsıyor. Yazarın olgunluk çağının meyveleri sayılabilecek öykülerin yer aldığı bu kitap, dünya klasikleri arasındaki en

okumak için tıklayınız

Ermeni Av Hikayeleri – Vahtang Ananyan

“Ermeni Av Hikâyeleri”; bize insanoğluyla diğer canlılar arasındaki, dilsiz ama derinden gelen o büyülü ilişkiyi anlatmak amacıyla yola çıkmış bir doğa masalıdır. Kitapta; Ermenistan Dağlarında, Kuşlar, Dağda Geçen Çoçukluğum ve Kampta Gece Ateşi adlı dört bölüm altında, toplam otuz öykü yer alıyor. Öykülerin hemen hepsinde hâkim coğrafya; Ağrı Dağı etekleri, Sevan Gölü çevresi ve Aras

okumak için tıklayınız

Seyirciler – Maksim Gorki

?Seyirciler?, Rus edebiyatının önemli isimlerinden Maksim Gorki?nin on iki öyküsünü bir araya getiriyor. Gorki?nin 1893-1935 yılları arasında, hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı bu öyküler, gözleme dayalı olmaları, muhalif nitelikleri ve yazarın özgün anlatım tarzıyla öne çıkıyor. Kitap, Gorki?nin ?Şahin Türküsü?, ?Soytarı? ve ?Strasti-Mordasti? gibi bilinen öyküleri kadar, bazılarına göre yazarın ilk öyküsü olan ?Yemelyan Pilyay?

okumak için tıklayınız

Kırlarda Bir Gün [Bütün Öyküleri 4 (1887)] – Anton Çehov

Mehmet Özgül’ün yaptığı düzeltiler uygulanarak, çevirmenle işbirliği içinde titizlikle yayına hazırlanan Çehov kitaplığı, diğer baskılardan farkını ortaya koyuyor. Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının dördüncü cildi Kırlarda Bir Gün,

okumak için tıklayınız

Bir Tersine Yürüyüş ’12 Eylül Öyküleri’ – Hazırlayan: Hürriyet Yaşar

İmge Öyküler Dergisi?nin hazırladığı bir dosyadan yola çıkarak “Bir Tersine Yürüyüş: 12 Eylül Öyküleri”ni yayına hazırlayan Hürriyet Yaşar, bu çalışma için o dönemde ya da hemen sonrasında yayınlanan yüzlerce öykü kitabını taradı; binlerce öykü okudu. Hürriyet Yaşar, bu antolojiyi oluştururken dönemin, öncesi, sonrası ve gelecekte yapacağı tahribat bakımından bir süreç olarak algılanması gerektiğini ortaya koyuyor.

okumak için tıklayınız

Oğluma Hikayeler – Yılmaz Güney

“Oğluma Hikayeler yazmayı, daha 1972’lerde, Selimiye’de düşündüm. Devrimci öze sahip bir sanatçı, oğluna devrimci bir miras bırakmalıydı. Bu konuda, başarısız, yarım, güvensiz, çeşitli çalışmalar yaptım. Özü, biçimi ve sonuçtaki tatları bir türlü doyurmadı beni. Yazdıklarımı, düşündüğüm içerik ve biçimle uzlaştıramadım. İstiyordum ki, hikayelerimi okuyan insanlar etkilensinler, düşünsünler ve değişim doğrultusunda istek duysunlar. Bu değişim duygusunun

okumak için tıklayınız

Hücrem – Yılmaz Güney

“Bu küçük yazı, Salpa hikayesinden önce yayınlanmak, okura cezaevi döneminde geçirdiğim değişim hakkında bir fikir vermek amacıyla yazılmıştı. Fakat “Hürriyet”te, “Selimiye” anılarını içeren bir yazı izlenimi uyandıracak biçimde duyuruldu kamuoyuna. Görüleceği üzere bu yazı, ne başlı başına bir anılar dizisidir, ne de tam anlamıyla toplumsal, siyasal görüşlerini kapsar. Hikaye de değildir. Adı nedir dense, adını

okumak için tıklayınız

Kırmızı Yoyo (Öyküler 12. Kitap) – Oktay Akbal

Oktay Akbal, Köprü Kitaplar’da! Gazeteci, yazar Oktay Akbal’ın çocukluk anılarıyla örülmüş öyküler geçmişi günümüze taşıyor! Usta yazar Oktay Akbal’ın, duyarlı ve samimi anlatımını, şiirsel dilini sergileyen öykü seçkisinde, edebiyat ve yaşam iç içe. 2010 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü’yle taçlanan “Köprü Kitaplar”ın 12. kitabı olarak yayımlanan seçkinin her öyküsünde okur, hem Oktay Akbal’a hem de İstanbul’a

okumak için tıklayınız

Mavi Köpeğin Gözleri – Gabriel Garcia Marquez

“Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya devam ettik.” Rüyalar, kazalar,

okumak için tıklayınız

Akbaba – Franz Kafka

Eserlerinde özellikle 20. yüzyılın sanayi sonrası batı toplumunun açmazını ve içine düştüğü yalnızlık ve yabancılaşma sürecini çok iyi gözlemleyen ve işleyen, yaşamı boyunca pek tanınmayan Kafka, 20 yıllık dostu Max Brod’a bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için rica etmişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla aynı fikirde değildi. Max Brod,

okumak için tıklayınız

Gücünü Yitiren Kral – Pakize Özcan

Usta bir kalemden, özgürlük için birlik olup zorbalığa karşı gelenlerin öyküsü! Çok sevilen çocuk kitaplarıyla tanınan yazar Pakize Özcan, bu ödüllü kitabında çocukları, hayvanlar dünyasına konuk ediyor. Bir ormanda yaşayan hayvanlar üzerinden modern dünyanın yöneten-yönetilen ikilemine, sık rastlanan zorbalıkla sindirme yöntemine dikkati çeken öykü, etkileyici toplumsal eleştiriler taşıyor. Egemen gücün baskı rejimini ortadan kaldırmak ve

okumak için tıklayınız

Cumartesiye Çok Var mı? – Mustafa Balel

Heey, kuşlar, ağaçlar! Ağaçların tepelerinde bakır tepsi gibi süzülen güneş! Hey yolcular, bileyici amca, eskici dayı!.. Çok var mı daha… Cumartesiye çok var mı? (Tanıtım Bülteninden) Kitaptan Bir Bölüm Bir “Adım Deste. On yaşındayım. Saçlarım uzun. Okula giderken örgü yapıyorum. Ben yapmıyorum. Ablam yapıyor. Ablalarımın en çok, büyüğünü seviyorum. Onun adı Gülname. Saçlarımı ören de

okumak için tıklayınız

Nutuk Makinesi – Aziz Nesin

Memleketimizin en çok gereksindiği makine, bence ne traktör, ne buzdolabı, ne otomobil, ne de çamaşır makinesi… Bize asıl gerekli olan işte böyle bir makine- adam. Yalnız şarkı söylemeyecek de, şarkı yerine nutuk söyleyecek. Ama yalnız iktidara değil, her partiye böyle bir nutuk makinesi gerekli. Çünkü partilerimizin nutukları eskidi, dinleye dinleye hepsinden bıktık. On yıldan beri

okumak için tıklayınız

Dublinliler – James Joyce

Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Joyce?un bütün eserlerinde, İrlanda ve Dublin, esin kaynağı olarak, özellikle insanlarıyla öne çıkar. İlk önemli eseri Dublinliler?de İrlanda?nın ruhsal tarihinden kapsamlı bir kesit sunan Joyce, sevgili şehri Dublin?e çocukluk, gençlik, olgunluk ve toplumsal hayat düzeylerinde bakmış, şehrinin ruhsal yoksulluğunu sergilerken ilginç bir yazı kuramı oluşturmuştur. Joyce yaşanan gerçekliğin özüne varmada,

okumak için tıklayınız

Zor Saat (Toplu Öyküler 1) – Thomas Mann

XX. yüzyılın en büyük yazarlarından kabul edilen Thomas Mann, tüm dünyada edebiyat okurlarının vazgeçilmezleri arasında. Zor Saat – Toplu Öyküler 1, Thomas Mann’ın 1893-1912 yılları arasında kaleme aldığı, aralarında “Küçük Bay Friedemann”, “Tristan” ve bu kitaba adını veren “Zor Saat” gibi ünlü örneklerin de bulunduğu 23 öyküyü içeriyor. Thomas Mann, Alman dilinde öykü anlatımına yeni

okumak için tıklayınız