Kategori: Öykü Kitapları

İstanbul Yolcuları – Esther Heboyan

Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan İstanbul Yolcuları, kırdan kente göçle ve modernleşmeyle gelen büyük değişimin hemen öncesindeki, bugün artık sadece soluk izleri kalmış bir İstanbul’a ait öykülere yer veriyor. 1955’te İstanbul’da doğan yazar Esther Heboyan, öykülerinde Ermenilerin, Türklerin, Rumların, Yahudilerin bir arada yaşadığı kentin o eski mahallelerinde gezinirken, ailesinin ve komşularının yaşayışını, özlemlerini, yoksunluklar içindeki mutluluklarını,

okumak için tıklayınız

Lutsika Dudu – Hagop Ayvaz

Hayat, İstanbul’un avam Ermenicesi’ni aldı götürdü, neredeyse hiç konuşulmuyor artık. Hagop Ayvaz, 1968-1996 yılları arasında yayınladığı Ermenice tiyatro dergisi “Kulis”te yazdıklarıyla bu özgün dili Lutsika Dudu’nun ağzından yaşatmaya çalışmıştır. Türkçe ve İstanbul’da konuşulan diğer dillerle harmanlanmış bu kendine özgü ağzın dergi sayfalarında kalmasını istemedik ve H. Ayvaz’ın 1968’den ve 1996’ya kadar yayınladığı 280’e yakın Lutsika

okumak için tıklayınız

Kara Vagon – Bekir Yıldız

Bekleşen insanlar zavallı şaşkın… Tanrı’nın arkasında kalan, hep Tanrı’nın gölgesine düşüp unuttuğu insanlar… Tanrı büyük, insanlar küçücük… Tanrı’nın gözünden kaçanlar… Beş, on, yirmi… Ve daha fazla. Hayvanların boşalttığı vagona alındılar. Kadınlar, çocuklar, erkekler…

okumak için tıklayınız

Garip Nasıl Okuyacak – Adnan Özyalçıner

Anamı karların arasından, duvarın dibinde beni bekler görünce nasıl sevindim. Hiçbir şey düşünmeden koştum ona. Her şeyi unutmuştum. Anamı görüyordum yalnızca. Kar, soğuk, hepsi silinmişti. Sırtımdaki battaniye ona doğru koşarken yere düştü. Parmaklıkların orda anama kavuştum. El ele verdik parmaklıkların arasından. Bir süre durduk öyle. Anam “Üşüyeceksin, gel hele kınalım,” dedi.

okumak için tıklayınız

“Kanatsız Nasıl” Hakkında – Hüseyin Ozan Uyumlu

Kitabı okuduktan sonra edebiyatta hangi öykü türleri olduğuna bir bakayım dedima değerlendirmesi. İki öykü türü çıktı karşıma: Olay öyküsü ve durum (kesit) öyküsü. Bu türlerin özelliklerine baktım ve gördüm ki; Şaban Öztürk?ün yazdığı öyküler her iki türün özelliklerini de barındırıyor içinde. Daha çok olay öyküsüne yaklaşmakla birlikte öykülerin kısa sürmesi sebebiyle kişi, zaman ve yer

okumak için tıklayınız

Deli Dumrul – Samed Behrengi

“Gelecek kuşkusuz sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle de sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Büyüklerinizin ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce

okumak için tıklayınız

Kara Keşiş / Bütün Öyküler 7 (1893-1895) – Anton Çehov

Everest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının yedinci cildi Kara Keşiş, 1893-1895 yılları arasında yazılmış 13 öyküyü kapsıyor. Yazar Kara Keşiş’te, kadın erkek hikâyeleri üzerinden giderek yaşam bunalımlarıyla boğuşan karakterlere eğiliyor.

okumak için tıklayınız

Aç Harmanı – Mehmet Başaran

Aç Harmanı… Yürek burkan bir deyim. Zorda kalanın, ekinleri yeni olgunlaşmaya başladığında dövdüğü erken harman… Geçmişte kaldığını sandığımız gerçekler, değişik biçimlerle günümüzde de sürüyor. Kent sokaklarında iş bekleyenler, sabahın erinde çöp bidonlarını karıştıranlar, halk ekmek kuyruklarında bekleşenler bir başka aç harmanı dövmüyorlar mı sıkıntıyla…

okumak için tıklayınız

Üşüyen / Efsıri – Sema Kaygusuz

Her öğlen üç tas yemek götürmem lazım babaanneye. Genellikle hoşaf, pilav, kıymalı patates. Annem sefer tasını yerleştirdiği bir naylon torbayı elime tutuşturup (çok değerli naylonlarını geri getirmemi sıkı sıkıya tembih ederek) beni babaanneye gönderir. Bazen torbaya bir iki elma da atar. Bir tanesi benim hakkım. (…) Her nîvro dive ez se tas xwarin bibim ji

okumak için tıklayınız

Sürgün Küçük Bulutlar (Bütün Öyküler) – Demir Özlü

Demir Özlü’nün toplu öyküleri tek ciltte toplandı… 1950 Kuşağı’nın önde gelen yazarlarından Demir Özlü, öykülerinde bireyin yalnızlığını, mutsuzluğunu, bunalımlarını, intihar saplantılarını, yabancılaşma duygusunu ve tedirginliklerini metaforlarla dolu simgesel bir dille işlemesiyle farklılaşmıştır. Yazın yaşamı boyunca roman, günce, eleştiri ve deneme türünde yapıtlar vererek kendi edebiyatını sürekli zenginleştirmiştir.

okumak için tıklayınız

Harran – Bekir Yıldız

Biçerdöverlerin ağzındaki bir lokma ekmek, tozlu evrakların arasında yaşayan taptaze umutlar, şimdi, dönen tekerleklerin altında çiğneniyor. Buradan doldurduğu umudu, şurada boşaltırken, filizlenen yeni umutları bir gecede Antep’ten İstanbul’a, İstanbul’dan Muş’a aktarıyor. Bekir Yıldız, Harran’da bir yol hikâyesi anlatıyor okuyucuya. İstanbul’dan Harran’a uzanan bu yolculukta, Anadolu insanı yine başrolde.

okumak için tıklayınız

Keman – Şolom Aleyhem

İçi insanlık sevgisiyle dolu, kalemini hep bu yönde kullanmış bir yazar olan Şolom Aleyhem?in dokuz öykülük bu kitabı, her satırında insan sıcaklığını bulabileceğiniz bir eser. Yazarın, insanı insan yapan erdemler üzerine oturttuğu bu eseri, bir çocuğun müzik (keman) tutkusundan, yalan, zorbalık, insanları aşağılama, başka canlılara eziyet etme gibi kötülüklere kadar geniş bir alanı kucaklıyor. Öykülerin

okumak için tıklayınız

Çocuklara En Güzel Öyküler – Aziz Nesin

Aziz Nesin En Güzel Öyküleriyle Tekrar Bizlerle… Büyük gülmece yazarımız Aziz Nesin’in öykülerinden çocuklar için yapılan bu yeni seçkide O’nun olağanüstü gözlem ve anlatım gücü bir kez daha karşımıza çıkıyor. Spor karşılaşmalarından çocuk eğitimine, küçük hesaplar peşinde koşanlardan olağanüstü serüvenler yaşayanlara dek birbirinden ilginç insan tiplerini konu alan öyküler herkesin başucu kitabı olmayı sürdürüyor.

okumak için tıklayınız

Dördüncü Bölük – Rıfat Ilgaz

Çağdaş edebiyatımızın büyük ustası Rıfat Ilgaz, Dördüncü Bölük’te de hayatın içinden öyküleriyle bizlerle. Gençliğinin en kayıtsız ve unutulmaz günlerini geçirdiği ve “rütbeler üstü bir çavuş” olarak askerliğini yaptığı bu bölükteki sıra dışı anılarının yanı sıra, Ilgaz’ın mizah anlayışına uygun parça parça bağımsız öyküleri de yer alıyor. Kitapta “Kongreler” başlığı altındaki diğer öyküleri ise, Süt Verenler

okumak için tıklayınız

Rüzgargülü (Gülün Günlüğü) – Ursula K. Le Guin

Rüzgârgülü’nde, LeGuin’in olağanüstü zengin dünyasından farklı lezzetler sunuyoruz sizlere. Bazıları son derece eğlenceli, katıksız fanteziler; bazıları da alttan alta ahlaki ve siyasi sorunları tartışan anti-ütopyalar… Kolektif delilik, birey olmak, yalnızlık, bir arada yaşamak, özgürlük, yaratıcılık, sevgisizlik, sorumluluk, umut gibi devasa konulara değiniliyor bu öykülerde. Öğreticilik taslamadan, mütevazı ama ustalıklı bir üslupla…

okumak için tıklayınız

Yürekten Dile Dilden Yüreğe / Bir Yolcu, Celal İlhan – Mehmet Aydın

Mesleği, makine bakım teknisyenliği olan yazar, Anadolu?da Bir Nokta? (1999), ?Ateşle Dans? (2005), ?Dokunan?(2007), ?Grevden Dönenin!? (2009), olmak üzere dört kitap yayımlamış. Bunlardan ilki doğduğu köyü anlatan bir araştırma kitabı, iki ve üçüncü kitapları öykü, dördüncüsü anı roman denilebilecek bir kitap. Tüm yazdıklar, emeğe yönelik, onu yücelten öne çıkaran ürünler. Bu nedenle, aldığı üç ödül

okumak için tıklayınız

Etiyopya Kralının Gözleri’ne Bir Bakış – F. Mustafa Fıstıkçıoğlu

Edebiyatımızda önemli bir yer tutan Mustafa Balel?in, ?Karanfilli Ahmet Güzellemesi?sini izleyen yedi yıllık bir suskunluğun ardından kaleme aldığı ?Etiyopya Kralının Gözleri? altı öyküden oluşuyor. Altı öyküde de ilk dikkati çeken ortak özellik tamamının başkahramanının ve anlatıcısının bir çocuk olması. Bir başka deyişle, belli bir yaşa ulaştıktan sonra geçmişine bir göz atan insanın çocukluklarıyla hesaplaşması? Öykülerinde

okumak için tıklayınız

“Kumrunun Gördüğü” adlı kitaba dair – Ümit Cingöz

Kumruların, kedilerin, parça parça edilen gemilerin görebildiği; ama dikkat edilmezse herkesin göremediği öyküler… Gerek kurgudaki, gerek içerikteki özgünlük ve arayış kendine has bir öykü dilini ve kurgusunu yakalamayı başarıyor. Öykülerin çoğu klasik kurgunun dışında gelişiyor. Gerçeğin nerede başladığı, nerede ?üste? çıktığı, nerede derine indiği kestirilemiyor. Öykülerin bu yönü de ?Büke Öykücülüğünün? özgün yönünü oluşturuyor. Büke

okumak için tıklayınız

Anadolu’nun Yazgısını Anlatan Öyküler – Mahmut Makal

Doğan Soydan?ın 1988?de yayımlanan ve yedi öyküden oluşan ilk yapıtı ?Delikli Kuruş?u okuduğumda çok beğenmiştim. Güzel bir anlatımla Irak sınırındaki Çukurca?nın gerçek havasını getiriyordu çünkü. 6 Mart 1989?da ona şu mektubu yazmıştım.: Kardeşim Doğan Soydan, ?Delikli Kuruş? adlı öykü kitabını aldım. Yaşayıp yazdığın için hepsi de güzel olmuş. Eline sağlık. Zoraki yazar ve zorlanarak yazılan

okumak için tıklayınız

Kiraz Küpeler – Mustafa Balel

“Kiraz Küpeler”, öyküleriyle olduğu kadar çevirileriyle de bilinen Mustafa Balel?in sekiz öyküsünü bir araya getiriyor. Bu öykülerin ortak özelliği, acımasız bir hızla akıp giden dünyada, insani sıcaklığın, samimiyetin izini sürüyor olmalarıdır diyebiliriz. Öykülerde, açlık, yoksulluk ve çaresizliğin yanı sıra, varlığı unutulmanın eşiğine gelmiş dostluklar, hayatı anlamlı kılan kuşatıcı sevgiler hikâye ediliyor. Balel, kitaba adını veren

okumak için tıklayınız