Kategori: Politika

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 2 – Erich Fromm

İnsandaki yıkıcılığı, şiddeti, acımasızlığı, avcı ve yiyecek toplayıcı küçük topluluklar oluşturarak yaşayan tarihöncesi insandan, günümüzün “uygar” insanına dek çok geniş bir süreç içinde ele alan Fromm, kitabının bu ikinci ve son cildinde tarihe kanlı yıkıcılıklanyla geçmiş bazı yöneticilerin kişilik çözümlemelerini yapmaktadır. Fromm, bu büyük hacimli çalışmasında, şiddet olaylarını ele alırken, herkesin yaşam sevgisiyle dolu olduğu,

okumak için tıklayınız

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 1 – Erich Fromm

Yüzyılımızın öndegelen sorunlarından biri giderek artan şiddet, yıkıcılık ve saldırganlık olaylarıdır. Gün geçmiyor ki dünyanın herhangi bir bölgesinde böylesine bir olay olmasın. Nedir bu yıkıcılık ve şiddet olaylarının nedeni? İnsanoğlu aslında acımasız, şiddete yatkın bir canlı mıdır, yoksa toplumsal koşuların itelemesiyle mi bu yola girmektedir? Erich Fromm bu kitabında bir toplumbilimci, ruhbilimci ve düşünür olarak

okumak için tıklayınız

İçimizdeki Bahar ? A. Arzu Torun / Muhabbet Kurt

(*) “Varyos Yayıncılık tarafından Şubat 2009 tarihinde yayınlanan kitap, Burdur Cezaevi’ne yönelik müdahaleyi ve 19 Aralık 2000 tarihinde F Tiplerinin açılması amacıyla gerçekleştirilen adına ‘Hayata Dönüş’ denilen cezaevi müdahalesinin Ümraniye kesitini anlatıyor. 21 cezaevine birden düzenlenen saldırıda onlarca siyasi tutuklu yaşamını yitirdi, sakat kaldı, yaralandı. Kitap bu saldırı karşısında siyasi tutukluların aldığı tavrı da en

okumak için tıklayınız

Umut Devrimi / İnsancıllaşmış Bir Teknolojiye Doğru ? Erich Fromm

Okurlarımızın artık çok iyi tanıdığı ruhbilimci ve toplumbilimci Erich Fromm, Umut Devrimi’nde ele aldığı sorunları şöyle özetlemektedir. ‘Belki de şu anda işin en kötü yanı, kendi sistemimizi denetleyemez duruma gelmiş olmamızdır. Bilgisayarların bizim adımıza verdiği kararları uyguluyoruz. Biz, insanoğlu olarak, daha çok, daha çok üretmek ve daha çok tüketmekten başka amaç gütmüyoruz. Hiçbir şeye karşı

okumak için tıklayınız

Sınıftan Kaçış / Yeni Hakiki Sosyalizm – Ellen Meiksins Wood

Ellen Meiksins Wood, Isaac Deutscher Ödülü’nü kazanan bu klasik çalışmasında postmarksizmin etkili eğilimleri’nin Marksist bir eleştirisini yapıyor. Postmarksistlerin, politikayı sınıf karakterinden soyma girişimlerine meydan okuyan Wood, sınıf ideoloji ve politika arasındaki karmaşık ilişkilerden kendi özenli kavramsal çerçevesini kuruyor. Sosyalizm ile demokrasi arasındaki bağlantıların keşfine çıkarken liberal demokrasi ve sosyalist demokrasi arasındaki ilişkileri yeniden yorumluyor. Ellen

okumak için tıklayınız

Yoksulluktan Sefalete Bir Göç Hikayesi (Sokakta Çalışan Çocuklar Sorununun Ekonomi-Politiği) ? Servet Gün

“… Ben en çok bazen çöpte bulduğum oyuncakları küçük kardeşime götürdüğümde mutlu oluyorum.” 12 yaşındaki katı atık toplayıcısı. Ekonomi politikaları ve yeniden iskân politikalarının bir sonucu olarak mülksüzleştirilen, geçim araçlarından koparılan ve hayatta kalabilmelerinin en temel araçları metalaştırılmış bulunan bu insanlar, zaten yoksul olan hayatlarından alınıp yeni liberal politikalarla dejenere edilmiş bir kent piyasasına, sefaletin

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri / 1958’e Kadar Emek Hareketinde Kıbrıslı Türkler – Ahmet An

Kıbrıs’taki sınıf mücadelesinin 1974’ten çok öncelere dayandığını ve Kıbrıslı Türklerin de tüm Kıbrıs’ta sınıf mücadelesinde yerini aldığını son yıllarda özellikle Sayın Ahmet An’ın kitaplarından ve çalışmalarından öğreniyoruz. Kıbrıs’ta henüz daha etnik çatışmalar başlamadan 1920’ler, 1930’lar ve 1940’larda Kıbrıslı Türk işçiler ilk sendikalarda mücadelenin içinde yer aldılar. İşçiler, emekçiler, yoksullar isteklerini İngiliz Sömürge Yönetimi’nden bıkmadan usanmadan

okumak için tıklayınız

Fırat Marmara’ya Akar / Ülke ve Gündem Yazıları – Musa Anter

“Musa Anter denince benim aklıma üç önemli niteliği, boyutu geliyor: Sadece duygusallığa değil, akla da dayalı bir Türk-Kürt kardeşliğinin militanı, bir mizah ustası ve nihayet bir gazeteci… Kürt-Türk kardeşliğinin militanlığını yapan Anter’in bu yanına önümüzdeki dönemlerde çok daha fazla ihtiyaç duyacağız. O, Marmara Denizi ile Van Gölünü, Uludağ ile Cudi’yi eşit gören, Ahmet ile Şeyhmuz’u

okumak için tıklayınız

Kar Oranı ve Sermayenin Uluslararası Diyalektiği – İbrahim Okçuoğlu

İbrahim Okçuoğlu, “Kar Oranı ve Sermayenin Uluslararası Diyalektiği” adlı kitabında ‘bütünleşmiş dünya ekonomisini’ kavramını irdeliyor. Marksist-Leninist politik ekonomi de bütünleşmiş dünya ekonomisi kavramı kullanılır. Marksistler bütünleşmiş dünya ekonomisinden, eşitsiz gelişme yasası, sürekli değişken olan güçler dengesi temelinde yükselen bir dünya ekonomisini anlarlar. Bu nedenle emperyalistler arası çelişkileri talileştiren ve Kautsky’nin ultra-emperyalizm’nden başka bir anlam taşımayan

okumak için tıklayınız

Vesayetten Siyasete Türkiye’de Sendikacılık (1946-1967) – Aziz Çelik

Emek Tarihi yazını, erken cumhuriyet dönemine yönelik çalışmalar istisna tutulursa, genellikle 1960 sonrasından başlatılır. 27 Mayıs öncesindeki emek tarihi ekseriyetle birkaç satırla geçiştirilerek önemsizleştirilir. Her şey, 61? Anayasasının teminatıyla gelişmiş gibi gösterilir. Bütünüyle yanlış bir yorum değildir ama biliyoruz ki, her dönem bir sonraki dönemi belirleyen gelişmelere yataklık eder. Aziz Çelik, bu önemsenmeyen devreyi kapsamlı

okumak için tıklayınız

İspanya İç Savaşı – Pierre Vilar

Avrupa sınırları içinde yapılmış bir dünya savaşı olarak bilinir İspanya’daki iç savaş. Cumhuriyetçilerin yenilgisi, tüm dünyayı ateşe atacak olan daha büyük bir felaketin eşiğinde, totaliter ve faşizan hareketlere karşı tutulmuş son mevzinin de düşmesi anlamını taşır. Ardından başlayan İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı benzersiz yıkım, İspanya topraklarında vuruşan insanların dramını başka bir gözle okumanın da yolunu

okumak için tıklayınız

Savunma Saldırıyor – Jacques Vergès ‘Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz?’

Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz? Bunlar yargıçların, savcıların ve sanıkların her davanın eşiğinde kendi kendilerine sormaları gereken sorular. Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov, Castro). Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler

okumak için tıklayınız

Politikanın Çağrısı – Fatmagül Berktay

Günümüzde politika kavramı aşınıyor ve giderek daha fazla ?reel politika? ile özdeşleştirilerek ?kirli? bir anlam kazanıyor. Oysa politika ve politikayı savunmak, hızla değişen bir dünyada her zamankinden çok gerekli. Bu bağlamda ihtiyacımız, ?politik olan?a, yani toplumun kendisini bir birlik olarak algılamasını sağlayan kurucu güce ilişkin bir sorgulama ve düşünme sürecine girmek. Dünyanın ve Türkiye?nin içinde

okumak için tıklayınız

Ay Battı ? John Steinbeck

John Steinbeck ?Ay Battı?da, Nazilerin Norveç?i işgalini ve halkın kuşatmaya karşı onurlu direnişini hikâye ediyor. Savaş yıllarında filme de alınan roman, yüzyıllardır barış içinde yaşayan, özgürlüğüne düşkün halkının kömür madeniyle geçimini sağladığı şirin bir Norveç kasabasının, başlarında Albay Lanser?in olduğu Nazi kuvvetlerince işgal edilişiyle başlar. Bu baskından sonra, kasabanın halkı özgürlüğünü koruyabilmek için ölümüne bir

okumak için tıklayınız

Rugan Ayakkabılı Teğmen ? Haluk İnanıcı

12 Eylül Darbesini Ordunun İçinden Anlatan İlk Kitap. Evire Çevire Her Yüzüyle 12 Eylül’ü Okumanız İçin!… Rugan Ayakkabılı Teğmen, öncesi ve sonrasıyla 12 Eylül Darbesi’nin titreşimlerini kanında iliğinde yaşayan, erozyona uğramış bir toplum içinde kendi olmaya ve kalmaya çalışan teğmenlerin odağında yaşadığımız bir toplu kıyıma bakıyor, belleğimizi tazeliyor. Gece olduğunda ay yoksa, yatakhanenin pencerelerinden görünen

okumak için tıklayınız

İngiliz Marksist Tarihçiler ? Harvey J. Kaye

Wisconsin-Green Bay Üniversitesi Tarih ve Toplumsal Araştırma Merkezi?nin başkanı olan Harvey J. Kaye, nitelikli çalışması ?İngiliz Marksist Tarihçiler?de, Christopher Hill, E. J. Hobsbawn, Maurice Dobb, E. P. Thompson ve Rodney Hilton gibi, özgün kuramları ve yarattıkları gelenekle, 20. yüzyılda Marksist felsefeyi şekillendiren isimleri anlatıyor. Bu aktörlerin, tarih alanında önemli kişisel katkılarda bulunmakla kalmadığını söyleyen Kaye,

okumak için tıklayınız

Bolşevikler İktidara Geliyor / Petrograd?da 1917 Devrimi ? Alexander Rabinowitch

20. yüzyıl dünya tarihini büyük ölçüde belirleyen 1917 Sovyet Devrimi üzerine bugüne dek pek çok kitap yayınlandı. Bolşevikler İktidara Geliyor, bu kitapların en önemlilerinden biri olarak öne çıkıyor. Rus ve Sovyet tarihi üzerine çalışan uzmanların çoğunun üzerinde birleştiği kanaate göre; Bolşevikler İktidara Geliyor, ?Rus Devrimi üzerine yazılmış en iyi kitap?. Tarih profesörü Rabinowitch?in on beş

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Kökeni / Geniş Bir Bakış ? Ellen Meiksins Wood

‘Kuşatması ve baskısı altında yaşadığımız, hareket ve düşünme tarzlarımızı her an etkileme ya da belirleme kudretine sahip olan kapitalizmin kökenini tartışmanın bir önemi var mı?’, ‘Kapitalizmin, yüzyıllar öncesinde kalan ve çoktan tarihe karışan ‘kökeni’nin bugünkü ve bugünden sonraki hayatımız üzerinde belirleyiciliği var mıdır?’ Siyaset profesörü olan Ellen Meiksins Wood, bu sorulara kaygı duyarak vardır cevabını

okumak için tıklayınız

Marx’ın Kapitali – Ernest Mandel

Ernest Mandel’den Das Kapital’in 3 Cildine 3 Önsöz… “Bugünün Batı dünyası Kapital’in “saf” modeline bu eserin yazıldığı dönemdeki dünyadan çok daha yakındır.” “Kapitalist uzun-dönemli gelişmeyi ileriye doğru iten kapitalist üretim tarzının temel iç çelişkileri de dahil bu gelişmenin uzun dönemli eğilimlerini doğru bir biçimde öngörme gücü sayesindedir ki Kapital dost düşman herkesi çekimi altına almaya

okumak için tıklayınız

Bir Yazarın Günlüğü – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Rus ve dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Dostoyevski günlüklerinde döneminin toplumsal ve siyasal olaylarını ele alıyor. Dostoyevski “Bir Yazarın Günlüğü”ne 1873’te Grajdanin dergisinde başladı. Üç yıl ara verdikten sonra, 1876’da, Bir Yazarın Günlüğü adı altında kendi dergisini çıkardı. Aylık yazılarla iki yıl düzenli olarak sürdürdüğü bu yayına sağlığının bozulması üzerine ara verdi. 1880’de sadece bir

okumak için tıklayınız