Kategori: Romanlar

Dostluğun Kadri Kıymeti – Şeyhmus Diken

İnsan sahiden zor zamanlar(ın)da dostluğun ne denli kıymetli olduğunu fark ediyor. Bu sebeple şair diyor ya şiirinin bir dizesinde “Dar vakit yetiştin tatar ağası”… Dar vakit yetişene asıl ihtiyaç var. Çiçero der ki; “Bir dost, ikinci ben’dir”. Şöyle bir dönüp baktığımızda ikinci ben’imiz diyebileceğimiz kaç insan teki var kendimizle birlikte yürüyecek. Sahiden zor zamanlarda insan

okumak için tıklayınız

Yüzyıllık Bir Barış Haykırışı: 1902 Doğumlular

20. yüzyılda tarihinin akışında belirleyici öneme sahip büyük olaylar yaşandı. Egemenliğini kökleştiren kapitalizm ve onun üst aşaması olan emperyalizm, varlığını sürdürmek için elbette daha fazla üretmek, dolayısıyla pazarı yaygınlaştırmak zorundaydı. Bu da ancak, daha fazla insanın “piyasa”ya katılmasını zorlayarak gerçekleşebilirdi. Dünya halkları kendi başlarına bırakılamazdı; hepsi, küresel ekonomik sistemin bir parçası haline getirilmeliydi. Dünya iktidarları

okumak için tıklayınız

İkinci El Zaman: Kızıl İnsanın Sonu – Svetlana Aleksiyeviç

“Svetlana Aleksiyeviç ismini ilk duyduğumuzda, hemen Türkçeye çevrilen kitaplarına (Bir Nükleer Felaketin Sözlü Tarihi: Çernobil’den Sesler ve Nazi İşgalinde Sovyet Kadınları) bakarak, henüz “kurgu” kitapları çevrilmemiş bir isim olduğu yanılgısına düştük. Oysa, ödülün gerekçesinde de özellikle belirtilmişti: İsveç Akademisi, Svetlana Aleksiyeviç’in “yeni bir edebi tür” yarattığını söylüyordu.

okumak için tıklayınız

Bitmeyen Kavga, Steinbeck ‘Desene zincirlerinden başka yitirecek bir şeyin yok?’

Bitmeyen Kavga, Steinbeck’in dünya devrimici edebiyatında seçkin ve özgün yeri olan, en hareketli ve en ünlü yapıtıdır. Bitmeyen Kavga’da, belirleyici olmasa bile, devrimci kavgalarda bireyin de önemli bir tarihsel rol oynadığı vurgulanmak istenir; kapitalizmin zulüm kokan kirli oyunları, doymak bilmez kâr tutkusu ve tarihsel suçluluğu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilerek mahkûm edilir. Kaliforniya meyve bahçelerinde

okumak için tıklayınız

Yoldaş – Cesare Pavese “dostluğun ve umudun romanı”

Belki de, çevresini saran yalnızlık ve hüznün sınırlarını parçalayabilmek için, yaşamını bir otel odasında kendi elleriyle noktalayan Cesare Pavese (1908-1950), Yoldaş’ta, geleneksel çizgisinden ayrılarak, geleceğe umutla bakıyor ve bir siyasal bilinçlenmenin romanını yazıyor. Burjuva sınıfından gelen gençlerin faşizmin son yıllarında yaşam ve tarih karşısındaki tavırlarının birçok romana konu olduğunu, ama proleter gençlerin ele alınmadıklarını belirten

okumak için tıklayınız

Frankenstein’ın canavarı ezilmekte, ezildikçe ezmektedir.

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Yeraltından Notlar adlı eserini 1864 yılında yayımlamıştır. Bu eser çığır açıcı niteliğe sâhip kabul edilmektedir. Varoluşculuk ve modernizm akımlarının kapısını açan anahtar olduğu tarihe not düşülmüştür. Kitap taşkın bir anlatıcının ağzından ezilmişlik duygusuyla geçen bir ömrü aktarmaktadır. İnsan aşağılanmaktadır, bunu dile getirir, fakat öfkelidir ve öfkesi öylesine ölçüsüzdür ki aslında ne kadar

okumak için tıklayınız

Tüketim toplumunu eleştiren komik bir hiciv “Pastoralya” – George Saunders

“Çok güzel bir dünyada yaşıyoruz, güzel maceralar, çiçekler, kuşlar ve harika insanlarla dolu, ama ne yazık ki bu dünyada çürük elmalar da var.” Dünyanın yaşayan en iyi öykücülerinden sayılan George Saunders’tan canlı ayrıntılarla kurgulanmış, tamamen kendine özgü bir sosyal hiciv: Pastoralya.

okumak için tıklayınız

İngiliz edebiyatının önde gelen yazarlarından Iris Murdoch üzerine

1919’da Dublin’de doğan Iris Murdoch, çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir. Uzun yıllar Oxford’da felsefe dersleri vermiş ve 1954’te yayımlanan ilk romanı Under the Net ile romancılık hayatına atılmıştır. O günden bu yana, ikisi tiyatroya da uyarlanan yirmi iki roman, üç felsefi inceleme kitabı, iki piyes, çeşitli deneme ve makaleler ve bir de şiir

okumak için tıklayınız

Joseph K.: Suçlanıyorum ama suçum ne bilmiyorum. Beni neyle itham ediyorlar?

Franz Kafka’nın en önemli eserlerinden Dava (Der Prozess), “Korku Çağı” diye adlandırılan 20. yüzyılda insanoğlunun artık neredeyse kurtulunması olanaksız bir yazgıya dönüşmüş olan kuşatmalı yaşamının hikâyesini anlatır. Bu çağa korku egemendir, çünkü insan, hemcinsleriyle insanca bir dil aracılığıyla iletişim kurabilme, böyle bir dille insanca tepkiler uyandırabilme olanağından yoksun kalmıştır.

okumak için tıklayınız

Otomatik Portakal ve Anthony Burgess hakkında 9 önemli ayrıntı

Otomatik Portakal, Anthony Burgess’in en iyi eserlerinden biri olan roman. Eser o yılların (1960’lı yıllar) modernleşme ve değişim sancılarını yansıtırken, bireylerin ne kadar özgür veya baskı altında olması gerektiğini ve sonuçlarını sorgular. Ve bunu eserin kahramanının hayatında okuyucuya anlatır. Yazar kitabı hakkında; “Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi

okumak için tıklayınız

“Bir gün kazanacağız. Buna inanmamız gerek.” Bitmeyen kavga – John Steinbeck

“Artık uyumamız gerek Jim. Bu geceki olaylar olmasaydı bunu sana söylemeyecektim ama, hayır, kazanma şansımız olduğuna hiç inanmıyorum. Bu vadi iyice örgütlenmiş. Ateşe başlayacaklar ve olacaklardan paçalarını sıyırabilecekler. Hiçbir şansımız yok bizim. Gürültü koptuğunda buradakilerin çoğunun kaçacaklarına kalıbımı basarım. Ama sen bunları düşünme Jim. Bu iş burada olmaz, başka yerde olur. Günün birinde de başarıya

okumak için tıklayınız

İtalo Calvino: Örümceklerin Yuvalandığı Patika, yazdığım ilk roman

SUNUŞ Bu, yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. Şimdi elime aldığımda, nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? Onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de, daha çok, İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş

okumak için tıklayınız

“Gece”nin karanlığı aydınlatsın bizleri…

Aydınlık, karanlık, gece, gündüz, işçi, insan kelimeleri kendi anlamlarına gelmez artık bu dilde. Tıpkı bugün demokrasi, barış, savaş, olağanüstü hâl, seçim, millet, irade, sokak ve gazetecinin asıl anlamlarına gelmediği gibi… Bilge Karasu’nun 1975-1976 yılları arasında yazdığı, ilk basımı 1985 yılında gerçekleştirilen ve 1991 yılında “Pegasus Edebiyat Ödülü”nü kazanan Gece romanı şu satırlarla başlar:

okumak için tıklayınız

Sevgi Soysal, 12 Mart, Yıldırım Bölge ve Şafak – Seval Şahin

Sevgi Soysal, 12 Mart askeri darbesinin ardından tutuklanıp iki kez kaldığı Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’ndaki anılarını anlattığı aynı adlı kitabının başında şöyle der: “12 Mart’ın gelip de kazma kürek yerine insan yakmaya başladığı dönemde insan yakmanın –tutuklamakla insanlar ne kadar yakılabilirse- türlü yolları vardı.

okumak için tıklayınız

Pagoda’da Saklı Bir Kalp… – Elif Şahin Hamidi

Bugüne dek çocuklar için yazan, ayrıca birçok çocuk-gençlik romanını Türkçeye kazandıran Zeynep Alpaslan, bu kez yetişkinlere seslenen bir ilk romanla okurun karşısına çıktı. Zeynep Alpaslan ismini, çocuk kitapları ve çevirilerinin yanı sıra İyi Kitap ve Radikal Kitap’taki yazılarından biliyorum. Alpaslan’ın yaklaşık üç yıl önce yazmaya koyulduğu “Pagoda” isimli ilk romanı, yazarın çocuk kitapları ve eleştiri

okumak için tıklayınız

Tomris Uyar Öykücülüğünde Toplumsal Güncellik ve Biçimsel Arayışlar

1975 yılında Tomris Uyar şöyle diyor: “Gibi”yi bulmak gerek öyküde: “Yaşamadaki gibi” gibiyi. Kimi zaman aksak, yanlış, kimi zaman doğru, açık ve yalın olanı. Gerçeğin kendisine abanmadan, yaslanmadan, sanatta ‘inandırıcı’ olan gerçeği bulmak…Değişik sınıfların, değişik bireylerin başka başka yerlerde ve zamanlarda karşılaştıkları ayrı gerçekliklerin çeşitli görünümleri içinden iletilmek istenen gerçeğin asıl yüzünü bulmak.

okumak için tıklayınız

Dino Buzzatti’nin Tatar Çölü üzerine

Harp Akademisini bitiren. Giovanni Drogo hayatın yeni bir dönemecindedir. Yıllardan beri, gerçek bir yaşamın başlayacağını hissettiği, bu günü beklemiştir. Çiçeği burnunda Teğmen “kahraman bir yazgının” beklentisi içindedir. Tayin olduğu Tatar Çölü sınırındaki Bastiani Kalesine varınca düşmanla yüz yüze geleceğini ve hayatına şan ve şerefle dolu sayfalar ekleyeceğini düşünmektedir.

okumak için tıklayınız