Kategori: Romanlar

Yapmamayı tercih etmek: Bütün mesele bu! – Elif Şahin Hamidi

Amerikalı yazar Herman Melville’i o meşhur eseri Moby Dick’le hatırlar, anarız daha çok. İlk yayımlandığında hiçbir ilgi görmeyen, eleştirmenlerce çokça eleştirilen, ama ne ki sonradan edebiyat tarihinin en mükemmel romanı payesini elde eden, Moby Dick… Oysa Moby Dick kadar nam salmasa da en az onun kadar kıymetli bir eseri daha var Melville’in: Katip Bartleby.

okumak için tıklayınız

Bu Dünyanın Krallığı – Alejo Carpentier “aynı zamanda bir köleliğin ağıtı”

Haiti’nin, Santo Domingo adasının bir insan ömründen uzun olmayan bir dönemine ait olağandışı olayların hikâyesi ama aynı zamanda tüm ayrıntıları sıkı sıkıya izlenen bir gerçeklikte, büyülü olanın özgürce akmasına izin vererek, isyanla bilenmiş ve perçinlenmiş bir tarihin edebiyatı…

okumak için tıklayınız

Edebiyat dünyasının mutsuz evlilikleri

Edebiyat dünyasından bir çift seçmemiz gerekse birçoğumuz romantik aşklarıyla nam salan Romeo ve Juliet’i ya da Cathy ve Heathcliff’i seçeriz. Ama artık onlar hakkında o kadar konuşuldu, yazıldı, çizildi ki sıra başka çiftlere geldi. Kavga, şiddet, ihtiras, kaos, aldatma… Sizler için edebiyat dünyasının mutsuz evliliklerini derledik.

okumak için tıklayınız

Tülay Ferah’ın romanı Sol Yanım Kömür Karası – Hatice Balcı

‘’Richard Strauss’un Alp Senfonisi’ndeki gündoğumunun güçsüzlüğü, sadece yavan sekanslarının değil görkeminin de sonucudur. Çünkü hiçbir gündoğumu dağlarda bile, kibirli, şişkin, buyurucu değildir; zayıf ve ürkektir hepsi, yine de gerçekleşebilecek bir umut gibi. Ve zaten baş döndürücü olan da bu en güçlü ışığın bu kadar çekingen olmasıdır.’’*

okumak için tıklayınız

Yoksulluğun ufku yok, sadece düşey bir hareket var. Önemli olan sadece bir sonraki saatte hayatta kalabilmek, Kral (King) Bir Sokak Hikâyesi, John Berger

Evsizlik, “yoksulluğun yeni bir formu. Oysa tüm dünya nüfusunun insani hayat sürmesi için kesinlikle yeterli kaynak var. Belki kolay bir yaşamdan değil ama insanca yaşamdan söz ediyorum. Bu yoksulluk kesinlikle yeni ekonomik düzenin en önemli parçası.

okumak için tıklayınız

Bu dünyada iki zaman var: İlki aman vermez, boyun eğmez ve mukadder. İkincisiyse kararlarını ilerledikçe alıyor.

Bu dünyada iki zaman var. Biri mekanik zaman, diğeri bedenin zamanı… Birincisi bir sağa, bir sola, bir sağa, bir sola sallanan kocaman bir demir sarkaç kadar katı ve metalik. İkincisiyse körfezde balık misali kıvrılıp bükülüyor. İlki aman vermez, boyun eğmez ve mukadder. İkincisiyse kararlarını ilerledikçe alıyor.

okumak için tıklayınız

33 Devrim – Canek Sanchez Guevara “Şantaj beraberlik doğuruyor, çöküş ilerleme kılığına bürünüyor”

Kitapta, Canek Sánchez’in mevcut yapıyı tasvir eden cümlelerinin altı ise özellikle çizilmeli: “Şantaj beraberlik doğuruyor, çöküş ilerleme kılığına bürünüyor ama yine de plak dönmeye devam ediyor. Kati olan tek şey kafa karışıklığı.”

okumak için tıklayınız

Kesişen Haritalar – Hatice Balcı

Charles Chaplin’in o ünlü filmlerinden New York’ta Bir Kral’ı izleyenler bilirler. Fimde şaşkın kralımız estetik ameliyattan çıkmıştır, yeni görüntüsünü incelemeye koyulur. Kısa bir duraksamadan sonra korkuyla irkilir. Yüzünde kendinden hiçbir iz bulamamıştır. Yana yakıla geçmişte kalan görüntüsünü arayıp durur.

okumak için tıklayınız

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana / Bir Ada Hikayesi 1 – Yaşar Kemal

(*) Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Yaşar Kemal’in tarihi romanlarındandır. Eser ilk olarak 1997 yılında Adam yayınları tarafından basılmıştır. Bir Ada Hikayesi üçlemesinin ilk kitabıdır. Yaşar Kemal bu eserinde I. Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu halkının çilesini konu alır. Romanın kahramanı Poyraz Musa adında şeref madalyalı bir savaş gazisidir. Savaştan sonra gittiği köyünde kimseleri bulamaz ve

okumak için tıklayınız

Düellolara galip gelen aşkın öyküsü…

Gogol; Ölü Canlar’ı yazma fikrini kendisine veren Puşkin için “olağanüstü bir olaydır.” der; Dostoyevski daha mistik bir tavırla “Puşkin, bize gelecekten haber veren peygamberimizdir.” der. Nâzım’ın ise; “ömrüm boyunca bir tek şiir çevirdim Türkçeye.’’ dediği şiirin şairidir Puşkin. Modern Rus Edebiyatının oluşmasına en çok katkıda bulunan yazın ve düşün adamıdır Puşkin. Klasik Batı edebiyatını ve

okumak için tıklayınız

Elçilik Kenti – China Miéville

“Bu genç yazarın kendisini göstermesini ve bilim kurgu sanatını, son zamanlarda ‘güvenli’ okuyuculuğa yatırım yapan yayıncılığın gerileticiliği ile postmodernizmin bütün formlar ve formsuzluklarla ortaya koyduğu hayret verici değişim ve gelişim vaatleri arasında sıkıştıran ataletin dışına çıkardığını görmek bir sevinç kaynağı. Elçilik Kenti tam anlamıyla yetkin bir sanat eseri.” Ursula K. Le Guin Bilim kurgu ve fantastik

okumak için tıklayınız

Varoluşun Yaşlılık Evresi – Elif Şahin Hamidi

Tam otuz yıldır yazıyor Erendiz Atasü. Tam tamına otuz yıl boyunca yazmakla, okumakla iç içe geçmiş, edebiyatla bütünleşmiş, varolmuş bir yaşam… Dile kolay; evet sadece dile kolay olsa gerek… . Eserleri üstüne çokça akademik çalışma yapılan çağdaş yazarımız Erendiz Atasü’nün ustalığının sırrı, edebiyatı fazlasıyla önemsemiş bir yazar olmasında yatıyor bana kalırsa…

okumak için tıklayınız

Virginia Woolf’un “hayatımda hiç bu kadar itibar gördüğümü hissetmemiştim” dediği romanı Mrs Dalloway

ARTIK YALNIZCA MRS. DALLOWAY… 20. yüzyıl İngiliz romancısı Virginia Woolf, en ilgi çekici ve en başarılı romanı olarak nitelendirilen Mrs. Dalloway’i, 9 Ekim 1924’te tamamladı ve roman 14 Mayıs 1925’te yayımlandı. Kötü eleştirilerden oldukça ürken ve iyilerine sevinen Woolf, bu romanıyla ilgili eleştirilerden dolayı oldukça mutluydu ve günlüğüne şu satırları düşmüştü: “Hayatımda hiç bu kadar

okumak için tıklayınız

Büyülü gerçekliğin güçlü sesi: Suzan Samancı

Yıllardır yaşanan akıl tutulması savaş sürerken sanat eylemi de devam ediyor. Bu savaş biterse geriye romanlar, öyküler ve şiirler kalacak. Nasıl ki Gılgamış Destanı ve Homeros’un Odsseia’sı kendi çağlarına tanıklık etmişlerse, romanlarda günümüze tanıklık edecek ve geleceğe de ışık tutacaktır. Bu anlamda en gerçekçi tarihçiler yazarlardır denir.

okumak için tıklayınız