Kategori: Romanlar

Çocuklar İnsandır – Yaşar Kemal

Dünyanın Ucundaki Çocuklar Yaşar Kemal’in “Çok iyi bir roman yazsaydım bu kadar sevmezdim” dediği kitap, şimdi Yapı Kredi Yayınları tarafından ‘Çocuklar İnsandır’ başlıklı özel bir baskıyla okurla buluşuyor… 1975’te, Cumhuriyet gazetesinde Ara Güler’in fotoğrafları ve Turhan Selçuk’un çizimleriyle yayımlanan ve 1978’de Allahın Askerleri adıyla kitaplaşan bu röportaj dizisi, şimdi gazetedeki özgün sunumuyla basılıyor.

okumak için tıklayınız

Görülmeyen Adam – Ralph Ellison

1952’de ABD’de yayımlandığında haftalarca çok satanlar listesinde kalan ve ertesi yıl National Book Award’a değer görülen Görülmeyen Adam, Amerika’nın en çarpıcı çelişkilerini sergiliyor. Görülmeyen Adam, egemen kültürün içinde tutunmaya çalışan siyahi bir gencin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Toplumun her katmanına girip çıkan roman kahramanının hikâyesi, Güney’in prestijli kolejlerinden Harlem’in tekinsiz sokaklarına, eşit hak ve özgürlükler

okumak için tıklayınız

Çocukluğunu bir gecede yitirmiş Surmelian?dan yüreğe dokunan sesleniş – Fırat Güllü

Geride bıraktığımız yüzyılın en önemli sinema şaheserlerinden birisi olan ?Yurttaş Kane?in açılış sahnesinde basın tröstü patronu Charles Foster Kane, ölüm döşeğindedir; son sözü ?rosebud? olur. Tüm film, bu garip adamın son sözünün ne anlama geldiğini anlamaya çalışan bir gazetecinin araştırması üzerine kurulacak ve her şey elindeki tüm o ekonomik ve politik güce rağmen hayatı boyunca

okumak için tıklayınız

Son tapınak AVM – Ali Bulunmaz

Türkçeye Süha Sertabiboğlu tarafından çevrilen ?Öteki Dünya?da J.G. Ballard tüketim çılgınlığının ve şiddetin kol gezdiği bir kasabadaki gariplikleri kovalıyor. Günümüzün alışveriş fetişizmine göndermeler yapan Ballard, aklını yitiren insanın nasıl sadece heyecanıyla baş başa kaldığını bu distopyada anlatıyor. 2009?da ölen bilimkurgu edebiyatının farklı ismi J.G. Ballard, bu türün yirminci yüzyılda yan değil, ana edebiyat akımı olduğunu

okumak için tıklayınız

İnsan ruhunun haritası – Murat Özer

Ernest Hemingway?in yaşarken yayımlanan son romanı Yaşlı Adam ve Deniz?in John Sturges imzalı beyazperde uyarlaması Spencer Tracy?nin mükemmel performansıyla da değerleniyor. Ne yalan söyleyelim, Ernest Hemingway?in Yaşlı Adam ve Deniz?ini (The Old Man and the Sea), geçen haftalarda gösterime giren, bizi Robert Redford?la uzun ve kıyıcı bir yolculuğa çıkaran, ?direniş?in hasını yaşatan Sona Doğru (All

okumak için tıklayınız

Kraken / Bir Canavarın Anatomisi – China Mieville

Londra Doğal Tarih Müzesi’ndeki Darwin Merkezi’nde, uzman olarak çalışan Billy Harrow, merkezin en değerli, nadide türü olan Architeuthis dux’u -bilinen adıyla Dev Mürekkep Balığı’nı- tanıtma amaçlı bir müze turu yapmaktadır. Ancak Billy’nin turu, Dev Mürekkep Balığı’nın aniden, akıllara durgunluk vererek sırra kadem basmasıyla, beklenmedik biçimde yön değiştirir. Çok geçmeden bu olay, varlığı bugüne kadar görmezden

okumak için tıklayınız

Açların intikamı – Eda Utku

Açsanız, açıktaysanız, temel haklarınız elinizden alınmışsa ve sadece birileri sizi öldürmediği için yaşamaya devam edebiliyorsanız, pekâlâ o yönetimi devirebilirsiniz. Bizler sosyal medya bağımlısı insanlarız. Birileri dikizlenmek istiyorsa, tatilini, gittiği parkı, yediği yemeği paylaşmakta beis görmüyorsa, biz de onları dikizlemekte bir zarar görmüyoruz haliyle. Bu iş de yeni başlamış değil tabii. Sosyal medya icat olunmadan önce

okumak için tıklayınız

Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler – Leon Z. Surmelian

Aras Yayıncılık, Batı Ermeni edebiyatı ve Amerikan edebiyatında kendine özgü bir yere sahip olan Leon Z. Surmelian’ın otobiyografik romanı Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler’i 70 yıl sonra Türkçeye kazandırıyor. Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler, 1915 yılındaki tehcir ve katliamlarda hayatı altüst olan Trabzonlu Ermeni bir ailenin ve savaşın ortasında bir başına kalarak yıllar sürecek bir

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal?in Kırk Yıllık Sırrı! / Tek Kanatlı Kuş – Dağhan Dönmez

Büyük bir yazarın alamet-i farikası, okuru kendi tenhalığına sürüklemesi; daha önce hiç koyulmadığı bir yola düşürmesidir Bundandır her büyük kalemin mayasında, bir hayal mühendisi oluşu; bir inşacı! Yaşar Kemal de böylesidir işte. ? Alabildiğine bir dil kentinin inşacısı? O kapıdan içeri girdiğinizde, her şeyi kendine özgü bulursunuz. Her şey Yaşar Kemal?cedir! Bir Anadolu kokusu keser

okumak için tıklayınız

Kadın ve Kertenkele – Wilhelm Hermann Jensen

Carl Gustav Jung, 1906 Haziran’ında, meslektaşı ve dostu Sigmund Freud’a bir mektup yazarak, Wilhelm Jensen’in, Gradiva adlı romanını okumasını önerir. Çünkü bu kısa roman, psikanalitik açıdan özel bir önem taşımaktadır. Freud, çok ilginç bulduğu bu romanla titizlikle ilgilenir.Freud niçin bu romanla bu kadar ilgilenmiştir? Doğaldır ki her şeyden önce bir ‘roman’ olduğu için, katıksız bir

okumak için tıklayınız

Kaybolan Umut – Wedat Kaymak

Ayaklanma tarihi tam olarak belirlenmemiş olmasına rağmen, 1925 yılının ilkbaharının hemen başında başlayıp, kısa bir süre içersinde tüm bölgeyi sarıyor. Siyasi bir olgunluktan yoksun, gerekli askeri savaş talimatlarından habersiz bir gurupla harekete geçen bu ayaklamanın başarısızlığa uğrayacağı baştan beli olmasına karşın, resmi devlete büyük korkular yaşatmıştı. Ama mevcut koşullarda bir mucize gerçekleşemediği gibi, ayaklanma kanla

okumak için tıklayınız

İmparatorluğun Kalbinde Selanik İstanbul İzmir (1905 – 1912) – Spiros Gogolos

XX. yüzyılın şafağında içten içe kaynayan ve sarsıcı dönüşümlerin eşiğindeki Osmanlı İmparatorluğu. İskenderiyeli Yunan bir tütün tüccarının oğlu olan Alkis, Batıda aldığı klasik eğitimin ardından ticareti değil, milliyetçi boğazlaşma ve savaşın eşiğindeki Balkanlar ve Anadolu’yu keşfedeceği macerayı seçer. Bir gazeteci olarak Atina’da başladığı yolculuğu Selanik, İstanbul ve İzmir’e, İmparatorluğun Kalbi’ne uzanacaktır.

okumak için tıklayınız

Anahtar paspasın altında – Melisa Kesmez

“Örümcek Kapanı, okuyup rafa kaldıracağınız bir kitap değil. Bilakis dönüp dönüp bakacağınız, gözünüzün önünden çok da kaybolmasını istemeyeceğiniz bir kitap.” Yarattıkları kurmaca evrenden eve, gerçek dünyaya hiç dönmek istemediğimiz, yarattıkları karakterleri ?bazen biraz ileri gidip? kendi hayatımızdaki gerçek insanlara yeğlediğimiz yazarlar var. Bu saçma hayattan bir kapı aralansa, kendimi hikayelerinin içinde bulsam diyeceğim yazarlar bunlar.

okumak için tıklayınız

Adını Unutan Adam – Mehmet Eroğlu

Ölüdeniz, Şeria, Petra, kısa etek, esmer kız… Kimim ben? 18 yıl önce o sel yatağında kim geldi peşimden? İşkence… Kim gülüyor? Kim konuşuyor? “Sakın Freud, Marx ve Einstein deme” “Dişlerim nerede?”… Önde köpekler, arkada aydınlatma mermilerinin ışığı altındaki askerler… Uzak topraklarda devrime inanan üç arkadaş… Ölen, kalan ve direnen hayaller… Mehmet Eroğlu, belleğin, fedakârlığın ve

okumak için tıklayınız

Suat Derviş?in yüreği kadar fosforlu Cevriye! – Oylum Yılmaz

?Ben yazar Suat Derviş?im, kimsenin karısı olarak yad edilemem!? İşte tam da bu yüzden unutulmuş olmalı adı… Ayağını yere vurup ?ben yazar Suat Derviş?im? diye bağırdığı, bağırabildiği için hayata, ta 1940?larda? Erkek egemen Türkiye edebiyatı ve Türkiye entelijansiyası, bu hem komünist, solcu hem de kadın yazarlık mücadelesi veren yazarı itinayla zayıf hafızasının derinliklerine gömmekte başarılı

okumak için tıklayınız

Konuşkan bir ölü – A. Ömer Türkeş

Harold Bloom?a göre ?Brezilya?nın en büyük yazarı?dır o. Susan Sontag daha ileri giderek Machado de Assis?i ?Latin Amerika?nın çıkardığı en büyük yazar? ilan edecektir. Brezilya?nın en büyük romanlarından kabul edilmesine, 20. yüzyılda önemli yazar ve eleştirmenlerin övgülerini toplamasına rağmen Mezarımdan Yazıyorum?un ve yazarı Joaquim Maria Machado de Assis?in -en azından okurlar nezdinde- hak ettiği değeri

okumak için tıklayınız

Katliam yaraları – A. Ömer Türkeş

Geçmişle hesaplaşma anlayışının iyi bir örneği olan Kayıp Gergedanlar, etkileyici bir roman… Cem Kalender?in edebiyat yaşantısı 2009 yılında yayımlanan Klan ile başlamış, ikinci romanı Zamanın Unutkan Koynunda (2011) ile iyi bir çıkış yakalamıştı. Her iki romanında da kendi dilini ve anlatım dünyasını kurma çabası takdire değerdi. Gerçekle gerçeküstünün zengin metaforlarla içiçe geçtiği Kayıp Gergedanlar?da bu

okumak için tıklayınız

Murtaza Demir, ‘Ateş-i Aşk’ adlı kitabında Sivas Katliamı’nı mercek altına alıyor…

Murtaza Demir, Sivas Katliamı?nı mercek altına alıyor. Üstelik bizzat tanık olduğu, gördüğü, duyduğu ve belki de en önemlisi hissettiği karmaşık duyguları Ateş-i Aşk?ta anlatıyor. Ateş-i Aşk, Sivas katliamına ışık tutmasının yanında Madımak?ta neler yaşanıldığını, içeride bekleyenlerin hangi atmosferde yardım beklediğini okuyucuya sunuyor. 2 Temmuz 1993 akşamı aslında ne oldu? Yerel gazeteler katliam günü hangi manşetleri

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Doğuşu: Renkli Bir Tarih – Bülent Yavuz

Kapitalizmin nasıl ortaya çıktığı sorusu on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın başlarında en çok sorulan sorulardan birisi olsa da bu soruya verilen cevaplar genelde birbirine benzer. Sömürgecilik ile ortaya çıkan uzak pazarlar, burjuva sınıfının yükselişi, protestan ahlakı gibi nedenler sıralanır; ama asıl mesele olan bu değişimlerin nedeni ve tarihsel gelişimi, yaratılmak istenen ideoloji yararına hep yanıtsız

okumak için tıklayınız

“Güzel” öykü nedir? Taylan Kara

Ercan Kesal?ın bu kitabındaki öykülerin yarısından fazlasını Radikal Gazetesi?ndeki köşe yazılarından okumuştum. Kitap bu yazıların toplanmasından oluşuyor. Yazar yıllarca taşrada, kendisinin adlandırmasıyla ?bozkır?da doktorluk yapmış. Öykülerin hemen hepsinin merkezinde bu var. Kitaptaki öykülerde insanlık durumları vardır ve öykülerin içerdiği insanlık durumları gerçektir. Gerçeklikten kasıt, yaşamdaki olayları bire bir yansıtması, yaşamın olduğu gibi temsili değildir. Gerçi

okumak için tıklayınız