Kategori: Romanlar

Gecenin Kapıları – Ozan Özgür

“Bir sembol olarak da bilinen Abdullah Çatlı ve onun şahsında bir kuşağı anıyoruz. Şahsi çıkarlarını milletin çıkarlarına feda eden bir kuşağın. Devletin yönetiminin felç olduğu, yargı ve hukukunun işlemediği bir dönemde bu millet ve devlet için ne yapabiliriz düşüncesindeydik.” BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, birkaç gün önce bu sözleri Abdullah Çatlı’nın mezarı başında sarf etti.

okumak için tıklayınız

Tek Kanatlı Bir Kuş – Yaşar Kemal

Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal’in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, “Alamancı” bir genç kadın…Ve bütün fantastikliğine karşın son derece gerçekçi gelen bir

okumak için tıklayınız

Cennet Bilek’in kitabı: Babil’de Sürgün – Mehmet Söğüt

Bu son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan biri Babil’de Sürgün adlı kitap. İnsanı alıp geçmişe götürüyor; dayak yiyişlerimize, hakaretlere… Çocukluğumuzda yaşadığımız ayrımcılıklar bir bir gözlerimizin önünde geçiyor. Kitabı okurken hüzünleniyoruz. Düşünüyoruz. Kadim halkın evladını kendisine konu aldığı için, sevinçli hiçbir anına rastlamıyoruz. Ve insanı bir kimlik arayışına götürüyor. Romantizim, sosyoloji, felsefi ve psikolojik öğelerle romanını

okumak için tıklayınız

Ezilenler – Necib Mahfuz

Yoksul bir mahalledeki derviş tekkesinin duvar dibinde bulunan bir bebekle başlar Ezilenler’in destanı: Aşur adı verilen bu bebek büyüdükçe insanlar için büyük ve örnek bir lider haline gelir. Yeri ve zamanı belli olmayan bu mahallede Aşur El- Naci’nin çocukları ve torunları iyi ile kötü, dürüstlük ile düzenbazlık, sevap ile günah, haraç kesmek ile ticaret yapmak

okumak için tıklayınız

Baltasar ile Blimunda – Jose Saramago

18. yüzyılda, savaşların ve salgın hastalıkların sarstığı Portekiz’de geçen Baltasar ile Blimunda’da, Nobel ödüllü yazar José Saramago, etkileyici bir aşkı anlatırken tarihsel gerçeklerle dokunmuş iki farklı hikâyeyi de romana ustalıkla katıyor: Bekledikleri veliahtın doğumunu kutlamak için manastır inşa ettiren kraliyet ailesi; insanın uçmasını sağlayacak ilk aleti, Passarola’yı yapmaya çalışan Peder Bartolomeu; ve iki âşık: sol

okumak için tıklayınız

Yolun Başındakiler – Cemil Kavukçu

Öykücülüğümüzün ödüllerle taçlanan büyük adı Cemil Kavukçu, ilk gençlik romanı Yolun Başındakiler’de eğitim sistemimizin ezeli sorunlarını bir ortaokul öğrencisinin gözünden anlatıyor. Derslerin karatahta önünde anlatıldığı bir dönemde, yasakçı ve ezberci eğitim sisteminde var olma mücadelesi veren gençlerin romanı, ülkemizde süregelen birçok soruna incelikle değiniyor. Yarattığı etkileyici karakterlerle, erkek ve kız çocukların eğitimde fırsat eşitliğine sahip

okumak için tıklayınız

Bir Roman Okudum ve Hayatım Değişmedi (Livaneli – Kardeşimin Hikayesi) ? Selma Sayar

Yaşamda her insanın hayranlık duyduğu, bağlandığı önemli kişilikler mutlaka vardır. Şair, yazar, sanatçı, politikacı? Bu kişiliklerin ünlü olması, onlara duyulan hayranlığı hep zirvelere taşır. O, mutlaka yüreğimizin kendisine ayrılan özel yerinde varlığını sürdürür. ? ?Bu satırların amatör yazarı,

okumak için tıklayınız

Tencerenin Dibi – Gülazer Akın

Gülazer? Bir ağır mahpus? Ve bir yeni roman Gülazer Akın. 1975 Bitlis ili Ahlat ilçesi doğumlu bir ağır mahpus. Çocuk yaşta katılmış özgürlük mücadelesine, genç yaşta girmiş mahpus damına. 1996?dan bu güne tam 18 yıldır zindanda. Deyim yerindeyse mahpusta büyümüş. Ama yıllar onun onurlu inadından hiçbir şey eksiltmemiş. İlk gençlik yıllarının idealleri, ?geçici heves? olarak

okumak için tıklayınız

Bilinmeyen Şaheser – Honore de Balzac

Sanatla gerçekliği buluşturmaya adanmış büyük bir dehanın ve yakıcı bir tutkunun öyküsü… Başta ressamlar olmak üzere, her alandan sanatçıyı etkilemiş olan Bilinmeyen Şaheser, yaratıcılığın sınırları ile sanatçının kusursuzluk arayışı arasındaki çatışmanın ağır bedelini, yani deliliği yürek burkucu bir biçimde işliyor ve okuyucuyu varoluşsal bir sorgulamaya sürüklüyor.

okumak için tıklayınız

İsyanın Cinleri Üzerine – Haki Gürtaş

Harun Ahmet?in İsyanın Cinleri romanı, Kürt isyanlarını konu edinen Türkçe yazılmış ve şu ana kadar kaleme alınmış bütün Kürt romanlarından içerik ve anlatım tarzıyla farklılaşan bir başkaldırı romanı. Roman, Kürdün sadece politik eylemini ve isyancıları konu edinmemiş, yaşamı bütün çelişkileriyle isyanın iç içeliğini işlemiş. İsyanın Cinleri başlığıyla Kürtler ?in yaradılış teorisindeki mitolojik geçmişleri ile başkaldırı

okumak için tıklayınız

Bu Recep Başka Recep – Çağlar Mirik

1953 yılında yazmaya başlayan Bülent Habora, o günden bugüne hayatını yazarlıkla idame ettiren ender yazarlarımızdan birisidir. Özellikle de 1990?lı yıllarda yazdığı politik taşlama kitaplarıyla iktidarların tepkisini çeken Bülent Habora, yaşadığımız günleri Recep Çelebi Seyahatnamesi?yle anlatıyor. Bülent Habora, kendine özgü mizah tarzıyla yazdığı bu kitabında gözlemlerine dayanarak, ülkemizin acı gerçeklerine, iktidarın gericiliğe hizmet etmesi gibi toplumsal

okumak için tıklayınız

Savaşta Bir Yazar (Vasili Grossman Kızıl Ordu’yla 1941 – 1945) – Antony Beevor, Lyuba Vinogradova

“XX. yüzyılın Savaş ve Barış’ı” diye tanımlanarak Tolstoy’la kıyaslanan Yaşam ve Yazgı romanının yazarı Vasili Grossman, büyük bir edebiyat adamı olmanın yanı sıra, savaş muhabiri sıfatını da taşır. İkinci Dünya Savaşı’nın en acımasız günlerinde Donetsk’te, Stalingrad’da, Kursk’ta Almanlarla savaşan Kızıl Ordu saflarında Krasnaya Zvezda (Kızıl Yıldız) gazetesinin cephe muhabiri olarak görev yaptı, 1941-1945 arası Avrupa’nın

okumak için tıklayınız

Yara – China Mieville

Köle olarak sürgüne gönderilen bir insan yükü… Okyanuslar boyunca çekilen bir korsan şehir… Ortaya çıkarılmak üzere olan gizli bir hazine… Yara, China Miéville’in “Yeni Crobuzon” adlı roman üçlemesinin ikinci kitabı. Üçlemenin ilk kitabı Perdido Sokağı İstasyonu gibi Yara da hiç temposu düşmeyen bir roman. Bu bir mahkûmun yolculuğu… Unutulmuş bir halkın yaşadığı adayı, denizlerdeki en

okumak için tıklayınız

Kendine Yolculuk – Melike Uzun

Hollandalı yazar Gerbrand Bakker?a ait Dolambaç adlı yapıt Türkay Yalnız tarafından dilimize çevrildi, geçtiğimiz günlerde Metis tarafından yayınlandı. Dolambaç, gerçek adını romanın sonuna kadar öğrenemediğimiz bir kadının kaçış öyküsü. Bu kaçış soyguncuların ya da casusların heyecan verici kovalamaca öykülerine benzemiyor elbette. Kendinden kendine yol alış, bazıları için bol hareketli

okumak için tıklayınız

?İnsanlık komedyası?nın göğe açılan kapısı – Burcu Bayer

“Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar.” Balzac?ın karakterleriyle dolu bir salon düşünün. Goriot Baba kızlarının saadeti için çırpınıyor, kızlarıysa hiç oralı değil, Madame Vauquer?nin pansiyonerleri bir masanın etrafında oturmuş sohbet ediyorlar, ötede Felix ile Henriette uzun bir sessizliği paylaşıyorlar, Eugenie Grandet taşra sıkıntısını

okumak için tıklayınız

Papağan Teoremi – Denis Guedj

( * ) 2010 yılında kaybettiğimiz Denis Guedj, Bilim tarihi profesörüydü. 1940 Cezayir doğumlu Guedj, matematiği yetişkinler ve gençler için anlaşılır hale getirmek için günlük gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı. Bu kadarla da yetinmedi, çok sayıda romanda yazdı. Fransa’da satış rekorları kıran, yirmi dile çevrilen ‘Papağan Teoremi’, romanları arasında en önemlisiydi. ‘Papağan Teoremi’, bir zamanlar Türkiye’de

okumak için tıklayınız

Miller! Haz peşindeki filozof? – Dağhan Dönmez

Max Horkheimer ve Theodor Adorno?nun 1956 yılında yeni bir Komünist Manifesto yazma niyetiyle gerçekleştirdikleri, üç hafta süren tartışmaları bir kitapta toplanmış ve bu yıl içerisinde Metis Yayınları tarafından ?Teori ve Pratik Üzerine Bir Tartışma (1956)? adıyla dilimize kazandırılmıştır. İşte o kitabın 17.-18. sayfalarında Adorno şöyle der: ??Çalışma ideolojisine kapılmamamız gerekir, ama bütün mutluluğun çalışmaya göbekten

okumak için tıklayınız

Büyülenme – Hermann Broch

“Broch’un Büyülenme adlı romanı yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hattâ belki de Thomas Mann’ın Doktor Faustus’undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır.” -George Steiner- “Nasıl ki dünya edebiyatında, modern düzyazı alanında İngiltere’yi Joyce, Fransa’yı Proust temsil ediyorsa Hermann Broch da yeni Alman düzyazısını temsil eder.” -Rudolf Brunngraber-

okumak için tıklayınız

Cinler, şeytanlar ve melekler – Mehmet Söğüt

Doksan yıllık bir eziyetin ve direnişin hikayesini yazmak zor olsa gerek. İçinde çıkıp geldiğimiz coğrafya acılara, direnişlere ve ihanete gark etmiştir. İbni Haldun, ??Coğrafya kaderdir,?? der. İşte insanlarımızın kaderi o coğrafyanın içinde bulunduğu durumla ilintilidir. Ve içinde geçilen zaman da önemlidir. Eğer baskı altındaysa o topraklar, payımıza bazı şeyler düşecektir elbette.

okumak için tıklayınız

Bir Kin Romanı: JAR – Müslüm Üzülmez

?Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemini ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.? ?Thomas Mann Roman okumayı severim. Çocukluğumdan beri okurum. İlk okuduğum roman Yaşar Kemal?in İnce Memed romanıdır. Okuduğumda beni müthiş etkilemişti. Roman okumayı sevmemin nedeni belki de İnce Memed ve Yaşar Kemal?den ötürüdür.

okumak için tıklayınız