2016’nın en iyi filmleri
İngiliz The Guardian gazetesi, 2016’nın en iyi filmlerini açıkladı. İşte o liste… 1 Anomalisa 2 Arabian Nights: Vols 1-3 3 The Assassin
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
İngiliz The Guardian gazetesi, 2016’nın en iyi filmlerini açıkladı. İşte o liste… 1 Anomalisa 2 Arabian Nights: Vols 1-3 3 The Assassin
okumak için tıklayınızBBC Culture tarafından yapılan oylama ile 36 farklı ülkeden toplamda 177 film eleştirmeni ’21. Yüzyılın En İyi Filmi’ için oy verdi ve bu yüzyılın en iyi 100 filmi oylamayla belirlendi. Listenin 54. sırasında ise Bir Zamanlar Anadolu’da yerini aldı!
okumak için tıklayınızABD merkezli haftalık haber dergisi Newsweek bu yıla damgasını vuran belgeselleri belirledi. İşte Newsweek’e göre 2016’nın en iyi belgeselleri… 1 (A Beautiful Planet) 2 Eat That Question: Frank Zappa in His Own Words
okumak için tıklayınızThe Wire. Breaking Bad. Sex And The City… Bir döneme damgasını vuran bu diziler yayın hayatlarının sonuna gelmelerine rağmen popülaritelerini koruyor. Fenomen dizileri mercek altına alan İngiltere merkezli dergi Empire, tüm zamanların en iyi 50 dizisini belirledi. 50- Columbo
okumak için tıklayınızAkira Kurosava (23 Mart, 1910 – 6 Eylül, 1998) Japon film yönetmeni, film yapımcısı, senarist ve kurgucu. 57 senelik kariyerinde 30 film yöneten Kurosawa, sinema tarihinin en önemli ve etkileyici yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Akira Kurosawa’nın, sinema tarihinde favori 100 filmi: 1. Broken Blossoms or The Yellow Man and the Girl (Griffith, 1919) USA
okumak için tıklayınızGiroux (1994) ve Artz’ın da (2002) üzerinde durduğu gibi çizgi filmler genellikle çocuksu ve masumane bir eğlence ya da eğitim aracı olarak kabul edilip siyaset-dışı ve zararsız addedilir (Aytaç, 2009, s.11). Çocukların en çok izledikleri, etkilendikleri ve model alıp taklit ettikleri bir iletişim aracı olarak çizgi filmler günümüz dünyasında çocukların bir tüketici olarak kodlanmasıyla başlayan
okumak için tıklayınızSiyasal, toplumsal, kültürel ve ekonomik çok büyük değişimlerin yaşandığı çağımızda; geleceğin ve geçmişin iç içe yansıtıldığı önemli sanat dallarından biri olarak sinema ortaya çıktığı zamandan beri bütün insanları etkileyen, sanatsal olanı açığa çıkartan, eğlendirme işlevine sahip, kültür içinde ve kültürler arasında bilgi taşıyan, kendimiz, toplum ve toplumsal rollerimiz hakkında bilgilendiren, yönlendiren en etkili araçlardan biridir.
okumak için tıklayınız1930’lu yıllar. Avrupa kaynamakta, Almanya’da yükselen faşizm tüm dünyayı tehdit etmekte ve Naziler’in gücü artmaktadır. Adolf Hitler, yaklaşan 1936 olimpiyatlarını, ideolojisini dayadığı ‘ari ırkın üstünlüğü’ düşüncesini sağlamlaştırmak için bir büyük fırsat olarak görür.
okumak için tıklayınızMilli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Şubat 2016 atamasında atanan aday öğretmenlerin izlemesi gereken filmlerin listesi 1. İki Dil Bir Bavul İki Dil Bir Bavul, 2008 yapımı film. Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği film, bir Türk öğretmenin, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Demirci köyündeki ilkokula atanmasını ve orada Türkçe bilmeyen Kürt öğrencileriyle geçirdiği
okumak için tıklayınızHepimizi ekrana kilitleyen, kurgusuyla, karakterleriyle, çatışma ve diyaloglarıyla aklımızı başımızdan alan, belki de son yılların en sağlam dizisi Game Of Thrones’un ünlü romanlara saygı duruşu niteliğinde kahramanlar yarattığını hiç fark ettiniz mi? Gelin bakalım hangi kahramanlara gönderme yapılmış.
okumak için tıklayınızMeksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu tarafından çekilen The Revenant’ (Diriliş) adlı filmde sinemaseverlerin dikkatinden kaçmayan bir sahne vardı. O da Hugh Glass karakterine hayat veren Leonardo DiCaprio’nun, soğuk havadan korunmak için ölen atın karnına girmesiydi. Di Caprio filmde donmaktan böyle kurtuluyordu. Bu sahne, yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun Yılmaz Güney’e hayranlığını akıllara getirdi.
okumak için tıklayınızKadınlar ve genç kızlar, azınlıklar, Kürtler, kent yoksulu genç erkekler, yerlerinden yurtlarından edilip büyük kentlere tıkıştırılanlar, Afrikalı göçmenler, eşcinseller, deliler, travma mağdurları, yaşlılar, ailesini katliamlarda kaybetmiş olanlar, kötü bir eğitimin içinde yönünü kaybeden genç insanlar, engelliler… –– yani başarılı, “normal” erkek dışında kalan büyük çoğunluk. Bütün bu madunlar Türkiye sinemasının son dönem filmlerinde kendilerine daha
okumak için tıklayınız“Tarkovski neden muhteşedir, açıklamak çok zor; ama benim için filmlerini izlemek vahiy gelmesi gibi bir şeydir.” Lars Von Tier ”Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede yirmi dört kere gerçektir.” Jean-luc Godard ”İyi bir filmin kusurları olması gerekir. Hayat gibi, insanlar gibi.” Federico Fellini
okumak için tıklayınızGeçmişten günümüze yapılmış tek bir mekanda geçen filmler. 1 – 12 KIZGIN ADAM (12 ANGRY MEN-1957) 1957 yapımı 12 Kızgın Adam filmi üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen hala tek mekan filmleri denince akla ilk gelen film. Film bir mahkemenin jüri odasında geçiyor.12 jüriden oluşan kurul bir gencin babasını öldürüp öldürmediğine karar vermeye çalışıyor.
okumak için tıklayınızSoğuk mahkeme salonları, sanıklar, tanıklar,davacı, davalı, dosyalar,celseler, hakimler, jüriler, avukatlar… Hak arama, haklıya hakkını teslim etme, yılmadan çabalamak, adaletin peşini asla bırakmamak. Uzun maraton. Bazen acıyı dindirmeye çalışma, bazen kılıfına uydurma, hele hele bazen görmemek yapılanı, üstünü örtmek. Bunlar geliyor insanın aklına. Tartışma konusu hep.
okumak için tıklayınızEmek Bizim, İstanbul Bizim İnisiyatifi, tarihi Emek Sineması yıkılarak yerine yapılan AVM’yi ve içindeki sinemaları boykot etmek için 11 sebeplik bir liste hazırladı. Emek Bizim, İstanbul Bizim İnisiyatifi, tarihi Emek Sineması yıkılarak yerine yapılan AVM’yi ve içindeki sinemaları boykot etmek için 11 sebeplik bir liste hazırladı. İnisiyatifin 11 maddesi şöyle:
okumak için tıklayınızSiz Yaşayanlar / You, the Living! (Du Levande), çeşitli sıradan gündelik olayları bir araya getirirken, yaşarken yaşadığımızın farkında olup olmadığımızı, hayatımızla mı yoksa karşılaştığımız gündelik sıkıntılar mı daha alakadar olduğumuzu sorgulatan gerçekçi ve eleştirel bir gözlem. Filmin sahneleri insan hayatının mozaikleri gibi işlev görürken, farklı insanların hayatlarından küçük parçalar, toplum içinde nasıl hareket ettiğimizin örneklerine
okumak için tıklayınızOkulda dikkat gösterme konusunda zorluk çekme, akranlarıyla iletişim kurmada sorunlar yaşama ve daha birçok belirtisiyle birlikte Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (ADHD) bütün semptomları iletişim için yanıltıcı olabilir. Ancak İsveçli animatör Erik Rosenlund konuyla ilgili hazırladığı “Falling Letters” isimli kısa animasyon videosu ile hiçbir şey söylemeden birçok şey anlatmayı başarmış.
okumak için tıklayınızSansürü anlatan komik bir kısa animasyon: “None of That” Anna Hinds Paddock, Isabela Littger de Pinho ve Kriti Kaur yapımcılığını üstlendiği bu eğlenceli kısa animasyon, sanat eserlerini sansürleyen bir rahibe ve bir gece bekçisi arasındaki tatlı kapışmayı anlatıyor.
okumak için tıklayınız1968 yılında çekilen, ağalık düzeninin zorbaca ve kurnazca oyunlarını, halkın bu ağalık sistemindeki yerini, kadının toplumda gördüğü baskıyı gösteren, insanın içine işleyen müzikleri ve akıldan çıkmayacak sahneleriyle unutulmaz bir film Seyyit Han.
okumak için tıklayınız