Kategori: Sinema

Akira Kurosawa’nın En Sevdiği 100 Film!

Akira Kurosava (23 Mart, 1910 – 6 Eylül, 1998) Japon film yönetmeni, film yapımcısı, senarist ve kurgucu. 57 senelik kariyerinde 30 film yöneten Kurosawa, sinema tarihinin en önemli ve etkileyici yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Akira Kurosawa’nın, sinema tarihinde favori 100 filmi: 1. Broken Blossoms or The Yellow Man and the Girl (Griffith, 1919) USA

okumak için tıklayınız

Çizgi Filmlerin Ekonomi Politiği ve Psikolojisi 1* – Özgür Özer

Giroux (1994) ve Artz’ın da (2002) üzerinde durduğu gibi çizgi filmler genellikle çocuksu ve masumane bir eğlence ya da eğitim aracı olarak kabul edilip siyaset-dışı ve zararsız addedilir (Aytaç, 2009, s.11). Çocukların en çok izledikleri, etkilendikleri ve model alıp taklit ettikleri bir iletişim aracı olarak çizgi filmler günümüz dünyasında çocukların bir tüketici olarak kodlanmasıyla başlayan

okumak için tıklayınız

Sinema ve Çizgi Film İlişkisi* – Özgür Özer

Siyasal, toplumsal, kültürel ve ekonomik çok büyük değişimlerin yaşandığı çağımızda; geleceğin ve geçmişin iç içe yansıtıldığı önemli sanat dallarından biri olarak sinema ortaya çıktığı zamandan beri bütün insanları etkileyen, sanatsal olanı açığa çıkartan, eğlendirme işlevine sahip, kültür içinde ve kültürler arasında bilgi taşıyan, kendimiz, toplum ve toplumsal rollerimiz hakkında bilgilendiren, yönlendiren en etkili araçlardan biridir.

okumak için tıklayınız

Hitler’in üstün ırk propagandasını yıkan zenci atletin öyküsü

1930’lu yıllar. Avrupa kaynamakta, Almanya’da yükselen faşizm tüm dünyayı tehdit etmekte ve Naziler’in gücü artmaktadır. Adolf Hitler, yaklaşan 1936 olimpiyatlarını, ideolojisini dayadığı ‘ari ırkın üstünlüğü’ düşüncesini sağlamlaştırmak için bir büyük fırsat olarak görür.

okumak için tıklayınız

Aday Öğretmenlerin İzlemesi Gereken Filmlerin Listesi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Şubat 2016 atamasında atanan aday öğretmenlerin izlemesi gereken filmlerin listesi 1. İki Dil Bir Bavul İki Dil Bir Bavul, 2008 yapımı film. Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği film, bir Türk öğretmenin, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Demirci köyündeki ilkokula atanmasını ve orada Türkçe bilmeyen Kürt öğrencileriyle geçirdiği

okumak için tıklayınız

Game of Thrones karakterleri ve ünlü roman kahramanları

Hepimizi ekrana kilitleyen, kurgusuyla, karakterleriyle, çatışma ve diyaloglarıyla aklımızı başımızdan alan, belki de son yılların en sağlam dizisi Game Of Thrones’un ünlü romanlara saygı duruşu niteliğinde kahramanlar yarattığını hiç fark ettiniz mi? Gelin bakalım hangi kahramanlara gönderme yapılmış.

okumak için tıklayınız

Leonardo DiCaprio’nun ‘Diriliş’inde Yılmaz Güney izleri

Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu tarafından çekilen The Revenant’ (Diriliş) adlı filmde sinemaseverlerin dikkatinden kaçmayan bir sahne vardı. O da Hugh Glass karakterine hayat veren Leonardo DiCaprio’nun, soğuk havadan korunmak için ölen atın karnına girmesiydi. Di Caprio filmde donmaktan böyle kurtuluyordu. Bu sahne, yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun Yılmaz Güney’e hayranlığını akıllara getirdi.

okumak için tıklayınız

Gözdeki Kıymık : Yeni Türkiye Sinemasında Madun ve Maduniyet İmgeleri

Kadınlar ve genç kızlar, azınlıklar, Kürtler, kent yoksulu genç erkekler, yerlerinden yurtlarından edilip büyük kentlere tıkıştırılanlar, Afrikalı göçmenler, eşcinseller, deliler, travma mağdurları, yaşlılar, ailesini katliamlarda kaybetmiş olanlar, kötü bir eğitimin içinde yönünü kaybeden genç insanlar, engelliler… –– yani başarılı, “normal” erkek dışında kalan büyük çoğunluk. Bütün bu madunlar Türkiye sinemasının son dönem filmlerinde kendilerine daha

okumak için tıklayınız

Yönetmenlerin Atasözleri İle Yarışabilecek Sözleri

“Tarkovski neden muhteşedir, açıklamak çok zor; ama benim için filmlerini izlemek vahiy gelmesi gibi bir şeydir.” Lars Von Tier ”Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede yirmi dört kere gerçektir.” Jean-luc Godard ”İyi bir filmin kusurları olması gerekir. Hayat gibi, insanlar gibi.” Federico Fellini

okumak için tıklayınız

Tek Mekanda Geçen 11 Film

Geçmişten günümüze yapılmış tek bir mekanda geçen filmler. 1 – 12 KIZGIN ADAM (12 ANGRY MEN-1957) 1957 yapımı 12 Kızgın Adam filmi üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen hala tek mekan filmleri denince akla ilk gelen film. Film bir mahkemenin jüri odasında geçiyor.12 jüriden oluşan kurul bir gencin babasını öldürüp öldürmediğine karar vermeye çalışıyor.

okumak için tıklayınız

Adalet ve Hukuk konulu 21 film

Soğuk mahkeme salonları, sanıklar, tanıklar,davacı, davalı, dosyalar,celseler, hakimler, jüriler, avukatlar… Hak arama, haklıya hakkını teslim etme, yılmadan çabalamak, adaletin peşini asla bırakmamak. Uzun maraton. Bazen acıyı dindirmeye çalışma, bazen kılıfına uydurma, hele hele bazen görmemek yapılanı, üstünü örtmek. Bunlar geliyor insanın aklına. Tartışma konusu hep.

okumak için tıklayınız

Emek Sineması’na gitmemek için 11 sebep

Emek Bizim, İstanbul Bizim İnisiyatifi, tarihi Emek Sineması yıkılarak yerine yapılan AVM’yi ve içindeki sinemaları boykot etmek için 11 sebeplik bir liste hazırladı. Emek Bizim, İstanbul Bizim İnisiyatifi, tarihi Emek Sineması yıkılarak yerine yapılan AVM’yi ve içindeki sinemaları boykot etmek için 11 sebeplik bir liste hazırladı. İnisiyatifin 11 maddesi şöyle:

okumak için tıklayınız

Siz, Yaşayanlar / You, the Living! (Du Levande) filmini izle

Siz Yaşayanlar / You, the Living! (Du Levande), çeşitli sıradan gündelik olayları bir araya getirirken, yaşarken yaşadığımızın farkında olup olmadığımızı, hayatımızla mı yoksa karşılaştığımız gündelik sıkıntılar mı daha alakadar olduğumuzu sorgulatan gerçekçi ve eleştirel bir gözlem. Filmin sahneleri insan hayatının mozaikleri gibi işlev görürken, farklı insanların hayatlarından küçük parçalar, toplum içinde nasıl hareket ettiğimizin örneklerine

okumak için tıklayınız

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukları Anlamak (kısa animasyon film)

Okulda dikkat gösterme konusunda zorluk çekme, akranlarıyla iletişim kurmada sorunlar yaşama ve daha birçok belirtisiyle birlikte Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (ADHD) bütün semptomları iletişim için yanıltıcı olabilir. Ancak İsveçli animatör Erik Rosenlund konuyla ilgili hazırladığı “Falling Letters” isimli kısa animasyon videosu ile hiçbir şey söylemeden birçok şey anlatmayı başarmış.

okumak için tıklayınız