Kategori: Sinema

Ufuk Açıcı Bir Sinema Kitabı: The Godfather Mitosu – Ceyhun Korkmaz

The Godfather Mitosu Hakkında Birkaç Söz Sinemayı sevmek için birçok neden var, hepiniz az çok bilirsiniz. Kimi bir filmi kült haline getirerek onu belirli zamanlarda yeniden izler, kimisi de bir yönetmenin bütün filmlerini aralıklarla bir daha izler. İlki Rüzgâr Gibi Geçti, Oz Büyücüsü, Şahane Hayat, Ucuz Roman ve bu yazının da konusu olan Baba gibi

okumak için tıklayınız

Sinema ve edebiyat dünyasının seçtiği en iyi 10 film

Edebiyat dergisi Notos’un, sinema ve edebiyat dünyasından 383 isme Türkiye sinemasının en iyi 40 filmini sorduğu araştırmasında, Yılmaz Güney’in ‘Yol’ filmi birinci oldu. Toplam 287 filmden, en yüksek oyu alan ilk 40 filmin belirlendiği soruşturmada, Yılmaz Güney’in yazıp Şerif Gören’in yönettiği ve 1982 Cannes Film Festival’inde Altın Palmiye kazanan ‘Yol’ filmi birinci olurken onu Nuri

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’ten yurtseverlik temalı bir sevda masalı: “Sevdalı Bulut” izle

Nazım Hikmet’in masalı “Sevdalı Bulut”un 1959’da yayımlanan Rusça animasyonu ve Çizgi Film Senaryosu Filmin ve masalın ana konusu aynıdır. İyi niyetli ve temiz ruhlu Ayşe’nin güzelim bahçesini ele geçirmek isteyen zalim Seyfi’nin kurnazlıkları, Ayşe’ye sevdalanan Bulut’un aklı ve özverisiyle sonuca ulaşamaz. Sonuçta kazanan sevgidir, sevdikleri ve inandığı değerler uğruna kendini feda etmek durumunda kalanların yaşamının

okumak için tıklayınız

Albert Camus’nun Yabancı adlı romanından uyarlama film: Lo straniero izle

Albert Camus’nün Yabancı adlı romanından uyarlama. Kendi halinde bir katip olan Mersault, sahilde bir Arap’ı öldürür. Ortada hiçbir sebep yoktur. Annesi yeni ölmüş ve cenazesinde hiç üzülmemiş, ağlamamıştır. Tutuklanır ve idama mahkum edilir. Hayatın boş ve anlamsızlığını vurgulayan bir yapım. Tür: 480p, Dram, Türkçe Altyazı, Yabancı Filmler Yapım: 1967, Cezayir, Fransa, İtalya Yönetmen: Luchino Visconti

okumak için tıklayınız

“Ağıtların Endülüs’ünde” Kanlı Düğün – Cuma Kayabaşı

İspanyol yönetmen Carlos Saura‘nın “Flamenko Üçlemesi” filmlerinden ilki olan Bodos de Sangre (Kanlı Düğün) gerek eserin yazarı, gerek yönetmen, gerekse de filmin oyuncuları nezdinde Pablo Neruda’nın şahit olsaydı “İşte bahsettiğim, Yürekteki İspanya!” diyerek gururlanacağı bir başyapıt olmayı sonuna kadar hak eden bir film.

okumak için tıklayınız

Kitap İncelemesi: The Godfather Mitosu – Serdar Durdu

Dilimize çevrilmiş veya Türkçe yazılmış sinema kitaplarının azlığından veya yetersizliğinden yakınırız zaman zaman. Sinemada bazı alt başlıklara ve filmlere yönelik inceleme kitapları bulamayız. Özellikle de sinema tarihine damga vurmuş klasikler ve kült filmler üzerine… Bir film veya seriyi tüm yönleriyle okuyabilmek, derin bir analize girişmek ve sadece o film üzerine kapsamlı bir kitap çıkarmak cesaret

okumak için tıklayınız

Metafor – Mehmet Kutay Yılmaz (kısa film) “Anlamaya başlamanın ilk belirtilerinden biri ölme isteğidir.” F.Kafka

bir ayna karşısında duranı yansıtır..! en ucuza getirilmiş aşk bedelini bir başkasının ödediği aşktır..böyle bir aşkta ucuzdur doğrusu… beyaz bir akdeniz evinin duvarında kanatlarını kaşırken bir insanoğlunun ölümcül bir hareketi..elini kaldırdığında o ele yakalanmayan böcek!….sinekler…! 360 derece görüş açısına sahiptirler..yani biz insanoğlunun tabiriyle arkalarını da görürler..kıskanılacak bir durum olabilir..kimbilir nasıl olurdu dünya,arkamızı da görebilseydik..!

okumak için tıklayınız

Bir Delinin Haykırışı – Andrei Tarkovsky (video)

Nostalghia /Nostalji başrollerinde Oleg Yankovsky, Domiziana Giordano ve Erland Josephson’un oynadığı ve Andrey Tarkovski’nin 1983 yılında İtalya’da çektiği ilk filmdir. Film, ülkesini terk etmiş ve yurt özlemi duyan bir entelektüelin hikâyesini anlatır. Sinema dilinde pek rastlanmayan monologlar bu filmde fazlaca kullanılmış, böylelikle doğduğu yere duyulan özlem pekiştirilmiştir. Filmin çekimleri sırasında Tarkovski’nin sürgünde olması filmin başrol

okumak için tıklayınız

Hollywood’da farklı ırkları neden beyazlar oynuyor?

Hollywood’da farklı ırktan insanların hikayelerini anlatan filmlerde protestolara ragmen hala beyaz oyuncular rol almaya devam ediyor. Ünlü masal kahramanı Peter Pan’ın hikayesini anlatan Pan adlı film bu ayın başlarında ABD’de gösterime girdi. Kızılderili bir kahramanın beyaz oyuncu Rooney Mara tarafından oynanması büyük tepki aldı.

okumak için tıklayınız

Yüzleşme aracı olarak belgeseller

Milliyetçilik kendisini mitlerle geçmişe demirlerse, milliyetçilik karşıtı düşüncelerin kendini var etme yollarından biri de neden belgesel sinema olmasın? Uzaktan, izleyen “göz”, her şeyi gören ve bilen tanrıya aittir. Dolayısıyla edebiyatta ve sinemada bu göz hükümranlığın, faşizmin metaforu olarak çıkar karşımıza. Kameranın da bir başka “iktidar”ın, “erkek” in gözü olduğu bilinir. Ancak, Asuman Susam’ın Toplumsal Bellek

okumak için tıklayınız

İşçi Filmleri, Öteki Sinemalar – Funda Başaran

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 2006 yılında bir grup gönüllünün çabasıyla başladı. Her yıl 1 Mayıs tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak açılan ve yıl boyunca Anadolu’da çok sayıda kenti dolaşan Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 2015’te 10. yılını tamamladı.

okumak için tıklayınız

İktidar, Sinema, Sanatçı, Özgürlük ve Eleştiri – Zahit Atam

8. Eleştirmen hâkim midir? Tarih Değil Hatalar Tekerrür Ediyor. “Bize geçmişteki deneyimlerin ve tarihin öğrettiği tek şey, halkların ve hükümetlerin tarihten ders almadıkları ve ondan çıkarılması gereken derslere göre hareket etmedikleridir.” Hegel (akt ve çev: Mevlüt Asar) Bu en sık rollerin karıştırıldığı eleştirmenin işlevi ve görevi sorunlarından birisidir. Eleştirmenin kendini hâkim sanması aptallıktır, onun özenmesi

okumak için tıklayınız

Zahit Atam – Eleştiri Nedir? üzerine kısa bir yolculuk – Mustafa Demir

ELEŞTİRİ: KINAMAK MI ANLAMAK MI? ELEŞTİRİ NEDİR? Üzerine Kısa Bir Yolculuk… Daha önce gazetelerde ve internette ilgiyle takip ettiğim, Türkiye’nin Ruhu Direnmenin Trajedisi adlı üç ciltlik Yılmaz Güney’in dilinden Türkiye’yi anlattığı romanını okuduğum Zahit Atam, sinema üzerine yazdığı incelemeleri Eleştiri Nedir? adıyla yayınladı. Üretken yazar Zahit Atam’ın Eleştiri Nedir? adlı kitabının alt başlığı: Tarih, Felsefe,

okumak için tıklayınız

Brecht Estetiği ve Sinema – Mutlu Parkan

“[…] Gerçeğin ya da daha doğru bir ifadeyle, görünüşün bir fotoğrafını sunan alıcıya karşılık sinema, başta oyunculuk ve kurgu olmak üzere öbür estetik öğeleri ile görünüşün analitik bir sunumunu verebilir. Ancak görgü-bilgiden (experience), hareket eden eski sanat kavrayışı, yani geleneksel sanat ve bunun uzantısı olan geleneksel sinema, bunu yapamaz. Çünkü görgü-bilgiden hareket etmekle, geleneksel sinema,

okumak için tıklayınız

Zübükler, bankerler ya da dolap beygiri

Zübükler ülkesinde kimi yoksuldu, çıplaktı, namusluydu, kimi talihli, kimi banker, kimi züğürtleşen ağa, kimi de düttürü dünyanın klarnetçisi. ‘Öteki Eylül’ rüzgârında savrulan ‘büyük insanlığın küçük insanları… 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal-bireysel yıkımların sinemaya farklı biçimlerde yansıyan ‘anti-kahramanları.’

okumak için tıklayınız

Mühürlenmiş Zaman – Andrey Tarkovski ‘İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir.’

“İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.” Andrei Tarkovski Rüyalar kilidi midir hayatın? Geçmiş aynası olabilir mi geleceğin? Bir şiir olabilir mi yaşam? Meçhul bir adamın geriye dönüp bakması için rüzgârın esip geçmesi mi gerekir? Peki,

okumak için tıklayınız