Halepçe’den Gelen Sevgili – Suzan Samancı

Suzan Samancı’nın romanı Halepçe’den Gelen Sevgili, yakın tarihte gerçekleşen, herkesin nefretle kınadığı Halepçe katliamını konu alan bir roman. Bu katliamda ailesini kaybeden Delila’nın, Halepçe’den Diyarbakır’a, İstanbul’dan Cenevre’ye uzanan öyküsü… Irak yönetimi, 16 Mart 1988 günü üç saat süreyle Halepçe?nin üstüne kimyasal bombalar yağdırmış, binlerce insan ölmüş, pek çoğu yaralanmış, bu tarihten sonra Halepçe?deki engelli doğum

okumak için tıklayınız

Bir satır arası şairi: M.Şehmus Güzel – Güngör Gençay

Bugüne kadar yayınladığı eserleri ve Fransa?da sürdürmekte olduğu öğretim üyeliğini esas alırsak, M.Şehmus Güzel?ın öncelikle bilim insanı olduğunu söyleyebılırız. 1947 Erganı/ Diyarbakır? doğumlu olan yazar, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesını bitirdikten sonra yüksek lisans ve doktora tezini Fransa?da tamamlayarak Türkıye?ye döndü. Mezun olduğu Siyasal Bilgiler Fakültesınde profesörlüğe yükseldi. 1982 yılında tekrar Fransa?ya giden M.Şehmus Güzel, siyasetbilim

okumak için tıklayınız

Dipten Gelen Dalga (2. Cilt) – İlya Ehrenburg

Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga’dan oluşan nehir roman, 20. yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Üçlemenin bu son cildi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan yeni dünyayı anlatıyor. 20. yüzyılın ortasında büyük bir yara açarak beliren dehşet bitmiştir ama, şimdi daha sinsi ve daha gizli bir

okumak için tıklayınız

Karl Marx’ın “adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!” – Friedrich Engels

“Marx, (…) zamanının en sevilmeyen ve en çok karaçalınan adamı oldu. Mutlakiyetçi olduğu kadar cumhuriyetçi hükümetler de kovdular onu; tutucu burjuvalar ile aşırı demokratlar onu karaçalma ve kargışlara boğmakta birbirleri ile yarışıyorlardı. O bütün bunları, hiç aldırmaksızın, örümcek ağları gibi yolunun dışına atıyor ve ancak çok zorunlu durumlarda yanıtlıyordu. Sibirya madenlerinden Kaliforniya’ya değin, Avrupa ve

okumak için tıklayınız

Torunlar ? Fethiye Çetin, Ayşe Gül Altınay

Fethiye Çetin ve Ayşe Gül Altınay ‘ın birlikte hazırladıkları “Torunlar” adlı bu araştırma kitabında, 1915’te ya da öncesinde müslümanlaştırılarak, asimile edilerek Anadolu’da kalmış Ermeni çocuklarının hikâyelerini, torunlarının ağzından dinleyeceksiniz. Şimdilerde orta yaşlarını sürmekte olan bu torunlar Ermeni dedelerini, ninelerini, kendilerini anlatırken yüzleşmesi güç soruları da gündeme getiriyorlar. Bugün Türkiye’de yaşayanlar kendi hikâyelerini ne kadar biliyor,

okumak için tıklayınız

Louise Michel – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Paris Komünü?ne pek çok kadın katıldı. Sadece eşlerine, sevgililerine, baba ve kardeşlerine yardımcı olarak, sadece yemek yaparak, bakım ve onarım işleriyle ugraşarak değil. Elde tüfek, boyundan kemere fişeklik, kemerinde dönemin en etkili patlayıcıları, birer savaşçı olarak ta. Bunların içinde günümüzde bile ismi unutulmayan Louise Michel?dir. Bunun birçok nedeni var elbette. Louise 1850?lerde geldiği Paris?te öğretmen

okumak için tıklayınız

Abdülcanbaz / Turhan Selçuk’tan İnsan Manzaraları – Nazife Güngör

Çizgiroman, çizgi ve yazının bir arada olduğu, kolay okunur ve anlaşılır evrensel bir tür. Türkiye?deki en uzun soluklu ve geniş okur kitlesine ulaşan tek çizgiroman ise hiç kuşkusuz Abdülcanbaz? Abdülcanbaz, bir bakıma Türkiye?nin siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel tarihinin aynası gibidir? Toplumsal gerçeklikle bire bir bağlantılı olarak kurgulanan bir çizgiromandır? Yaklaşık 50 yıl önce, 1957?de

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya ‘nın Kaleminden Turhan Selçuk…

Her sanatçı kendisine sağlam bir dil kurmak zorundadır. Çizgiye dayanan karikatürde bunun daha da gerekli bulunduğunu söylemek fazla olacak. Turhan tam anlamıyla kurmuştur dilini. Bu bakımdan gerçek ve soylu bir sanatçıdır. Hatta Türk karikatür geleneği Turhan’ın kurduğu dille başlamaktadır, diyebiliriz. Turhan’da ide, çizgiden önce gelir. Önce ide belirir, sonra çizginin genel konumuna yer hazırlar, sonra

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal ‘in Kaleminden Turhan Selçuk…

Turhan Selçuk bir edebiyat adamıdır. Bir şair, bir romancı, bir hikayecidir. Bu söylediklerimi şaşırtmak için söylemiyorum. Turhan Selçuk gerçeği budur da onun için söylüyorum. Bunları gene söylerken de karikatür sanatını hiç de küçük görmüyorum, söylediklerim bu düşüncenin tam karşıtıdır. İnsan karikatürde de bir Çehov, bir Sait Faik, bir Mansfield olabilir. Karikatürün olanaklarını destan olanaklarına ulaştırabilir.

okumak için tıklayınız

Çocuk Edebiyatında Gülmece (Mizah) – *Mehmet Kaya

“Mizahın olmadığı yerde yaşamak zor, ama her şeyin mizah olduğu yerde de yaşamak olanaksızdır.” Bertolt BRECHT Gülme bir ihtiyaç, bir savunma, bir karşı çıkış, bir paylaşma eylemidir ve sadece insana özgü bir niteliktir. İnsanlar yadırgadıkları olay, görüntü ya da dil kullanımlarına gülerek tepki gösterirler. Aziz Nesin (2002:48) gülmeyi, ?İnsanın, kendi toplumsal ortamındaki bir nedenin etkisiyle,

okumak için tıklayınız

Karanlığın İçinde Aydınlık Yüzler / “Ölülerimiz Konuşuyor” – Adil Okay

(*) Konuşan Onlar Karanlığın İçinde Aydınlık Yüzler, ?Ölülerimiz Konuşuyor? bir kitap başlığıdır. Bu kitap herhangi bir kitap da değildir. Bu kitabın tanıtıma da ihtiyacı yok: Çünkü kendi kendine ve kendini anlatarak konuşuyor. Konuşanların her birini tek tek ve ortaklaşa tanıyoruz. Evet, konuşanlar onlardır. Onlar da bizi/bizleri tanıyorlar. Onlar babamız, anamız, teyze, dayı, amca ve kirvemizdir

okumak için tıklayınız

Yazılar (Masallar, Kehanetler, Nükteler ve Diğerleri ) – Leonardo Da Vinci

Leonardo da Vinci (1452-1519) Yazılar – Masallar, Kehanetler, Nükteler ve diğerleri, dünya tarihinin büyük dehalarından, çok yönlü Rönesans adamı Da Vinci’nin doğrudan bilimsel araştırmaları ya da görsel sanatlarla ilgili yazıları dışındaki bütün metinlerini bir araya getiriyor. İlk baskısı 1952’de yapılan Yazılar, Da Vinci’nin bizzat kaleme aldığı, yaklaşık yedi yüz sayfalık iki elyazması 1967 yılında Madrid

okumak için tıklayınız

Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan ? Melinee Manouchian

(*) Aras Yayıncılık’tan çıkan Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan başlıklı biyografi, Fransız direniş hareketinin simge isimlerinden Misak Manuşyan’ın bilinmeyen hikâyesini paylaşıyor. Memleketimizden çıkan çoğu kıymeti, okul sıralarından sonra kendi çabalarımızla öğrenmek zorunda kalırız ve bu hem zorunlu hem gönüllü alternatif müfredat, bir ömür boyu sürer. Aras Yayıncılık’tan çıkan Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan başlıklı biyografi, kökeni Anadolulu

okumak için tıklayınız

Kadın ve Erkek ? Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

8 Mart 2010 vesilesiyle gündemin yoğun olduğunu görüyorum ve bunun böyle olmasından sevinç duyuyorum. Geçmiş yıllarla kıyaslanınca aradaki fark son derece olumlu ve kadın erkek eşitliğinde ve kadınların özgürleşmesi meselesinde alınan yolu göstermesi açısından önemli. Bugün hemen hemen bütün kentlerde ve « benim diyen » kasabalarda kadınlık durumu, kadınların mücadelesi, tarihi ve geleceği konularında birçok

okumak için tıklayınız

Kadın, Aşk ve İktidar – M. Şehmus Güzel

“Kadın konusunda yazılacak dünya kadar şey var: Nasıl mücadele etmekten, örgütlenme biçimine. Neler yapılması gerektiğinden kadın ve erkek ilişkisine. Kadınların siyasi isteklerinden mesleki isteklerine: Kaymakam ve vali olmak için yapılanlar. Siyasi partilerdeki değişik türdeki çalışmalar… Sinemada, resimde, tiyatroda, müzikte ve diğer sanat dallarında kadın(lar) ve kadına “BAKIŞ”. Bugünkü kadın ve yaptıkları, yapmak istedikleri, mücadelesi… Tarihten

okumak için tıklayınız

Mustafa Balel’in Kitaplarında Emekçi Kadınlar – Sennur Sezer

(*) Mustafa Balel kitaplarında kadınları ve kadın ruh dünyasını vurgular. Mustafa Balel’in kadınları emekçi sınıfın kadınlarıdır; sömürülürler ve ezilirler. Mustafa Balel’in ilk öykü kitabı Kurtboğan 1972’de yayımlanmıştı; romanlarından Peygamber Çiçeği 1982’de, Asmalı Pencere de 1984’te. Onu romancıdan çok öykücü saymam, belki öykü kitaplarının (Kiraz Küpeler, 1977; Gurbet Kaçtı Gözüme, 1983; Turuncu Eleni, 1994) sayıca çokluğundan

okumak için tıklayınız

Hayatı Dokuyanlara… Emekçi Kadınlara Şiirler – Derleyen: Güngör Gençay

“Emekçi kadın, bizim toplumumuzda ikinci bir varlık olarak görülüyor. Kitabı elinize aldığınız zaman, kadın şiirleri antolojisi bu kadar mı, diyeceksiniz. Bu incelikte mi diyeceksiniz ama, bu kadın şiirleri antolojisi değil, ’emekçi kadın şiirleri antolojisi’ ” Güngör Gençay Sınıflar varolmadan önce ezilmenin adı ve objesi kadındı. Sınıflar ortaya çıktıktan sonra bu ezilme katmerleşti. Bu nedenle emekçi

okumak için tıklayınız

Kurnaz Tilki – Johann Wolfgang von Goethe

Kurnaz Tikli, büyük Alman ozanı Goethe’nin bundan iki yüzyıl önce yazdığı bir kitap. 1783 yılında kaleme aldığı ?Kurnaz Tilki? isimli manzum öyküde; tecrübelerinden yaralanan Goethe, dönemin yönetiminde gördüğü kimi olayları ve durumları hayvanların dünyasında yaşanıyormuşçasına bir masal havası içinde anlatıyor. Bu kitapta Ormanlar Kralı Aslan ve çevresindekilerle, halktan biri olan kurnaz Tilki’nin çatışmaları, sürtüşmeleri ilginç

okumak için tıklayınız

Muhteşem İkili – İsmet Bertan

(*) Çocuk yazını söz konusu olduğunda hayvanlar hep vazgeçilmez karakterlerdir. Biraz çocuklara hayvanları sevdirme çabası, ama daha çok da hayvanların dayanılmaz sevimlilikleri sanıyorum buna neden. Elimde başkahramanları hayvanlar olan bir kitap var yine. İsmet Bertan imzalı Muhteşem İkili. Hayvanların dünyasına dair yedi öyküyü barındırıyor kitap. Belgeselci İsmet Bertan’ın çıkan üçüncü kitabı bu. Biri çocuklara (Hızlı

okumak için tıklayınız