Tarikatçı Mehmet Nusret’ten Aydın Aziz Nesin’e – Canan Koçak

Yazmadan rahat edemeyen bir adam, dinlenmek haram ona, uyumak gereksiz, hastalanmak yasak, yazdıkça yazan, her zaman yazacak bir şeyleri olan. Nasıl bu kadar yazabiliyorsun? diye soranlara hafif kızgınlıkla karışık, zora gelmişiz, darda kalmışız işte diyebilecek kadar mütevazi. Övünmekten hoşlanmaz, ama dünyaya bir daha gelecek olsa yine aynı yollardan geçeceğini söyleyip, yine yazar olacağını belirten, yani

okumak için tıklayınız

Kömür Tutuşunca / 1965 Zonguldak Madenci Direnişinin Öyküsü – Erol Çatma

?Bu kitap, Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar ile 1965 direnişinin isimsiz kahramanlarına adanmıştır.? Bu kitap 1965 Martı’nda kendiliğinden patlayan ama etkisi tüm ülkeye yayılan Zonguldak direnişinin öyküsüdür. Erol Çatma, bu grevin ayrıntılarını belgeler üzerinde titiz bir çalışma yaparak ve tarih içinde zorlu bir yolculuğa çıkararak ortaya çıkardı. 1965 Martı’ydı. Yıllardır seslerini çıkarmamışlar; aşağılanmaya, küfre, azara,

okumak için tıklayınız

Olgunlaşma – Bir madenci kasabasının öyküsü 2 – Lewis Jones

Madencinin Sınav Günleri?nin (Cwmardy) devamı niteliğindeki Olgunlaşma 1939?da yayınlandı. Lewis Jones?un “Bir madenci kasabasının öyküsü” üst başlığı ile ortaklaştırdığı bu iki romanda yirminci yüzyılın başlarında İngiltere?nin Güney Galler bölgesinde kömür ocaklarıyla ünlü bir kasaba anlatılıyor. Roman kişileri, bu kasabada yaşayan maden işçileri. Özellikle kasabadaki bir ailenin bireyleri aracılığıyla hem özel bir gelişimin hem de çevredeki

okumak için tıklayınız

Tarlalardan Ocaklara, Sefaletten Mücadeleye / Zonguldak-Ereğli Kömür Havzası İşçileri, 1848-1922 – E. Attila Aytekin

Zonguldak-Ereğli kömür havzasında madenciliğin başlaması, hem bölge halkı hem de Osmanlı İmparatorluğu için çok önemli bir gelişmeydi. 1848’den 1922’ye kadar teknoloji, idari yapı, sermaye bileşimi açısından havzada önemli değişmeler yaşandı; havza, kısa zamanda İmparatorluğun en büyük madencilik bölgesi haline geldi. Bölge, yüzyıl dönümünde on bine ulaşan işçi sayısıyla da Osmanlı işçi sınıfı açısından çok önemliydi.

okumak için tıklayınız

Klasik Kürt Edebiyatı – Fehim Işık

Hala Kürtlerin varlığı ya da Kürt dili üzerine konuşulduğunda, birileri kalkıp ?Hani Kürtlerin dili? Hani edebiyatları, tarihleri?? diyebiliyor. Kuşkusuz bu yazının amacı, Kürtlerin varlığını, dilini ve edebiyatını birilerine ispat etmek değil. Üstelik bu gerekli de değil. Zaten bunların neredeyse tümü akademik bir bakış açısına da sahip değiller. Konuyu araştırmadan, tamamen siyasal bir gözle değerlendiriyorlar. Eğer

okumak için tıklayınız

50 Soruda İnsanın Tarihöncesi Evrimi – Metin Özbek

Metin Özbek ?50 Soruda İnsanın Tarihöncesi Evrimi?nde, insanın evrimini, canlılar dünyasına ait olduğu primatlar takımından başlayarak, hem biyolojik hem kültürel adımların izini sürerek anlatıyor. ?İnsan maymundan mı gelmiştir??, ?Ne zaman iki ayak üzerinde yürümeye başladık??, ?İlk atalarımız bize ne kadar benziyordu??, ?İlk köyler ne zaman kuruldu??, ?Sanat ne zaman doğdu??, ?Atalarımız Afrika?dan ilk ne zaman

okumak için tıklayınız

Mistifikasyon – Nejdet Evren

Önce kitaplar yakıldı. Suçlu bulunmuştu. Kitaplar. Yakılmalıydılar, ki dillerin, dinlerin ve kültürlerin kesintisiz tarihsel süreçlerinde var olan diyalogları kopsun, parçalansın diye…Söz kopmadı diğerinden ne ki vakkanivüsler çala-kalem yazıp durmaktaydılar; tahribat diz-boyunu geçtiğinde bu kadarı da olmaz deyip isyan ettiler…Yığınlarca işsiz vardı ve etiket hazırdı; yaftası yakalarında başladılar hem konuşmaya hem de yazmaya…Dünyalar keşfedilmiş diye yazdılar

okumak için tıklayınız

Denemeler 1 – Fethi Naci

(*) İlkin ?ölçüt? kelimesinin romanın yanına nasıl da gelip kolaylıkla yerleştiğini, yadırganmadan yaygınlaşıp kabul gördüğünü söylemeliyim. Hikâyeden bahsederken, şiirden söz açarken rahatlıkla kullanamadığımız bu kelime roman söz konusu olunca birden işlekleşiveriyor. Sanırım bu biraz da ilk kez yerinde kullanılmasıyla da yakından ilgili. Zaman hükmünü bekleyişiyle çalıştırmış gibi o kelimenin ekseninde. İlk kez kullanan da Fethi

okumak için tıklayınız

Eşek Eşekken ? İhmal Amca

Nazım Hikmet?in yönlendirmesi ile masal yazmaya başlamıştır. İlk masal kitabı Bulgaristan?da Türkçe olarak yayınlanan Sihirli Çiçek adlı kitaptır. 1972?de Duş adlı masalı Türkiye?de bir yarışmada ödül kazandı. Şeytan Uçurtması, Güneşe Vurgun Çocuk, Eşek Eşekken ve Boyalı Kırlangıç adlı masal kitapları vardır. Çocuklarımız, İhmal Amca’yı, ilk, Şeytan Uçurtması adlı kitabıyla tanımıştı. Daha sonra Güneşe Vurgun Çocuk

okumak için tıklayınız

Şifrelerden Sembollere Dan Brown – Alâeddin Şenel, Enis Doko, Hakan Çörekçioğlu, Haluk Hepkon

“Bilim tarihi yanlış olduğu kanıtlanmış bilimsel iddialarla doludur; bu iddialar bilimsel testlere tabi tutulmuş ve bu testleri geçemedikleri için bilim tarihinin konusu haline gelmişlerdir. Ama Brown?un okuyucuya sunduğu ?New Age bilimi? yanlış bile olamamaktadır. Zira ortada sınanabilecek bilimsel bir iddia yoktur; sadece bilimsel jargonla söylenen bir sürü anlamsız cümle vardır… Bir yazarın eserini kaleme alırken

okumak için tıklayınız

Keder Perileri – Remziye Arslan

(*) On iki tane öykü. Göç öyküleri. Öykülerde kimler yok ki? Gözleri altı aydır kapanmayan, göç ettiği topraklarda ölmeyi bekleyen İhtiyar Sisê. Hatıra defterini bize sunan genç kızlığa adımı yeni atan Berivan. İstanbul’a yeni gelen Bingöllü bir adamın saçlarının içine girip O’nun midye satma hayallerine şahit olan bir poyraz. Yüzü değiştirilen, eski yüzü ile yeni

okumak için tıklayınız

Cihat Yolcuları El Kaide’nin Sırları – Faik Bulut

“Kendi yarattığı bir örgütü, şirket veya mali kuruluş anlayışıyla değerlendirdiği sürece, Batı asla işin içinden çıkamaz! New York’taki eylemin maliyetiyle Madrid ve Londra’dakini karşılaştırmak, meselenin ruhunu kavramamaktır. Örgüt hakkında çok sayıda yayın ve belge tarayarak, şimdiye kadar yapılanlardan farklı bir “El Kaide” profili çıkarmaya çalıştık. Şunu yaptı, bunu yaptı diye kara ve kanlı liste sunmak

okumak için tıklayınız

Sakarca – Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un köy dünyasını, yurdumuzdan Batı Avrupa’ya yürüyen emek göçünü anlatan öykü ve romanları yanında çocuklar için yazdığı kitaplar önemli bir küme oluşturur. Sakarca bunlar arasında yazımı 14 yıl sürmüş bambaşka bir yapıttır. Nevşehir’in bir köyünde saptanmış küçücük bir halk masalına yazar adeta yeni bir can üflemiştir. Eşinip durduğu köyde iki kör insana yapılan haksızlığı

okumak için tıklayınız

Mustafa B. Yalçiner’den Mor Sümbüller – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Mustafa B. Yalçıner?in Akdeniz?in güneşinde ve ayında, Toroslar?ın poyrazında, içeride ve dışarıda damıttığı öykülerinin toplamından oluşan ve okuyucusuna yeni yıl hediyesi gibi sunduğu Sümbül Gölü?nü heyecanla, gülerek, tedirgin olarak, sevinerek, hüzünlenerek okudum. Kitap elime ulaştığında trenle yola çıkmam ve yol için de iyi bir yol arkadaşı lazımdı. İşte yol arkadaşım diyerek kitabı çantama attım ve

okumak için tıklayınız

Masal – Mehmet Kaya

“Masal bilgeliktir. Ondan zevk almamanın nedenini, duygularımızın körelmiş olmasında aramalıyız.” Goethe ?Masal, bütünüyle düş (hayal) ürünü olan, genellikle olağanüstü olaylara, zaman zaman da olağanüstü varlıklara (cin, peri, dev, ejderha vb.) yer verilen, ağızdan ağza, kuşaktan kuşağa anlatılarak sürüp giden anlatı türüdür.? (C. Kudret) Pertev Naili Boratav?a göre ise masal, ?anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa anlatı?dır.

okumak için tıklayınız

Emanet Çeyiz / Mübadele İnsanları – Kemal Yalçın “Tek meyveyle bahçe olmaz.”

1998 Kültür Bakanlığı Roman Başarı Ödülü, 1998 Abdi İpekçi Dostluk / Barış Özel Ödülü ve 1999 Türkiye-Yunanistan Dostluk ve Barış Ödülleri alan “Emanet Çeyiz / Mübadele İnsanları”, Denizli?nin Honaz Köyü?nde yaşayan bir Rum ailenin, sürgüne gönderilirken Müslüman komşularına bıraktığı kızlarının çeyizinin, yaklaşık seksen yıl sonra aileye geri veriliş öyküsüdür. Kemal Yalçın, dedesine emanet edilen çeyizi

okumak için tıklayınız

Buddenbrooklar / Bir Ailenin Çöküşü – Thomas Mann

Buddenbrooklar, dünya edebiyatında Alman romanını temsil eden yazarların başında gelen Thomas Mann?ın ilk romanıdır. Mann?ın ?Bir Ailenin Çöküşü? alt başlığıyla 1900 yılında, 25 yaşında kaleme aldığı roman, Kuzey Almanya?da yaşayan zengin bir burjuva ailenin ve aile ticarethanesinin birkaç kuşak boyunca geçirdiği değişimi ele alır. Yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşmasının oluşturduğu Thomas Mann?ın dünya çapında başarıya

okumak için tıklayınız

Devletler ve Ulusları / Batı Avrupa’da Milliyetçilik ve Ulusal Azınlık Sorunları – Elçin Aktoprak

Elçin Aktoprak, bu çalışmasında Birleşik Krallık, İspanya ve Fransa örneklerine odaklanarak farklı ulusal kimlik inşa süreçlerini inceliyor. Ulusal kimliklerin bir kez yaratılan ve bir daha değişmeyen sabitler olmadığına dikkat çekilen kitapta, kapitalizmin geçtiğimiz iki yüz yıl boyunca geçirdiği dönüşümlerin devletleri ve uluslarını nasıl etkilediği ele alınıyor. Batı Avrupa’da her bir devletin merkezinde ve çevre bölgelerinde

okumak için tıklayınız

Har / Bir Kıyamet Romanı – Murat Uyurkulak

(*) “Unutmak. Unutmak istemek. Ve inadına unutamamak. Unutamadıkça yamulmak, netamelenmek. Har?ı okurken, düşünürken bu cenahlarda dolaşıyor insan. Romanın, teni kararmış, gözlerinin altı çökmüş, müptela meleği Tefail?in söylediği gibi: ?Netamiye ülkesi, öyle böyle değil, çok netameli, pek hassas bir yerdir. Herkesin bin türlü takıntısı, çeşit çeşit sapıklığı, ruhundan söküp atamadığı kötü hatıraları vardır. Tarihini hatırlasa infilak

okumak için tıklayınız

Şerem! – Nejdet Evren

Benazir Butto, oturduğu yerden ayağa kalktı ve dedi ki, ?Şerem! Şerem!? …Yıl 1999 ve aylardan Mart?ın 11?iydi. İnsanın/insanların utanç duyacakları davranışlardan kendilerine övgüler çıkartmalarının bir çözüm olmadığını haykırmak istiyordu/istemişti… Utanç tarihe iz-düşmeyi sürdürmekteydi; ki, 27 Aralık 2007 günü coğrafyanın birinde yeniden ortaya çıkacak ve bu sözlerle haykıran/uyaran yüreği ?susturdum? diye sevinecekti! Kana bulanmış bir ibret

okumak için tıklayınız