31 Temmuz 2026

Şu Alafranga Dünyanın İpsiz Sapsız İşleri: Jung Efendi Berlin Radyosu’nda!

Yıl 1933… Avrupa’nın göbeğinde suların kaynadığı, koca koca kalabalıkların sokaklara döküldüğü ve dünyanın çivisinin çıkmaya başladığı o tuhaf günler. Zürihli meşhur Doktorumuz Carl Gustav Jung, eski talebesi olan Alman nörolog ve psikiyatrist Doktor Adolf Weizsäcker ile Berlin Radyosu’nun mikrofonları karşısına geçmiş. Söyleşinin konusu mu? Elbette şu çıldırmış kitlelerin ve Avrupa’nın ruh hali! Spiker efendi söze

devamını oku

İçimizde Yaşayan O Yabancı: İnsanın İki Ruhu ve Jung Efendi’nin Çarpıcı Keşfi!

Şu ölümlü dünyada “Ben kimim?” diye kendi kendinize sorup da işin içinden çıkamadığınız demler muhakkak olmuştur. Hani bazen içimizden hiç tanımadığımız, bambaşka biri konuşur, bizi hayretlere düşürür ya… İşte bugün, Viyana’nın o meşhur gazete sayfalarından, 1932 yılının Kasım ayından fırlayıp gelmiş bir sırdan, Zürihli Doktor Carl Gustav Jung’un “Herkesin İki Ruhu Vardır” başlıklı o tuhaf

devamını oku

Mavi Tulumlu Bilge ve Kırmızı Chrysler’li Doktor: 1931 Yılından Bir C.G. Jung Portresi!

Bugün o dumanlı psikanaliz odalarından çıkıp, 1931 yılının Zürih’ine, insan ruhunun en derin sularında yüzen bir dâhinin, Dr. Carl Gustav Jung’un günlük hayatına misafir oluyoruz. Amerikalı yazar Elizabeth Shepley Sergeant’ın ta Birinci Cihan Harbi’nden önce tanıştığı ve 1931’de seminerlerine katılarak Harper’s dergisi için kaleme aldığı bu enfes portre, bize koca profesörün o yaldızlı unvanlarının arkasında

devamını oku

Şu Alafranga Dünyanın İpsiz Sapsız İşleri: Tımarhanelik Amerika ve “Hayır” Demenin Kerameti!

Bugün o dumanlı İsviçre dağlarını, Avrupa’nın dar sokaklarını ardımızda bırakıp okyanusun ötesine, gökdelenlerin bulutları deldiği, makinelerin hiç durmadan işlediği Yeni Dünya’ya, Amerika’ya yelken açıyoruz! Yıl 1931… Whit Burnett adlı bir gazeteci, Viyana’dan kalkıp Zürih’e, meşhur doktor Carl Gustav Jung’un kapısına dayanır. Maksadı, Amerika’nın o yaldızlı örtüsünü kaldırmak, şu meşhur “Amerikan Rüyası”nın içyüzünü usta bir ruh

devamını oku

Freud’un Kalesinde Bir “Ayrılıkçı”: C.G. Jung’un Viyana Basın Toplantısı

Yıl 1928, aylardan Şubat… İsviçreli ünlü psikiyatr Carl Gustav Jung, yaklaşık on sekiz yıllık bir aradan sonra psikanalizin başkenti ve eski “ustası” Sigmund Freud’un kalesi olan Viyana’ya geri döner. Saygın bir kültür cemiyeti olan Kulturbund’un davetlisi olarak konferans verecek olan Jung, bu etkinlikten birkaç gün önce Viyana basınının karşısına çıkar. İlginç olan şudur ki; 21

devamını oku

Afrika’nın Ortasında Kaybolan Bir Dâhi: “Siz, O Doktor Jung’sunuz Sanırım!”

Yıl 1925… Kenya’nın ücra bir köşesinde, Nandi Bölgesi’ndeki Kapsabet karakolunda görevli genç bir İngiliz devlet memuru olan Francis Daniel Hislop, sıradan bir günün akşamüstünde evine doğru yürümektedir. Birden, okaliptüs ağaçlarıyla çevrili o geniş ve gösterişli yolun aniden bakımsız bir toprak yola (eski Uganda kervan yoluna) dönüştüğü sınırda, kenara çekilmiş büyük bir safari aracı görür. Aracın

devamını oku

Carl Jung’un Terapi Odasından Sızan Sırlar: Esther Harding’in Gizli Defterleri

Psikoloji tarihinin en büyüleyici ve gizemli figürlerinden biri olan Carl Gustav Jung ile karşılıklı oturup sohbet etme şansınız olsaydı, ona ne sorardınız? Jung’un en önemli Amerikalı öğrencilerinden ve temsilcilerinden biri olan Dr. M. Esther Harding, 1922 yılından itibaren bu şansı elde etti ve Zürih’te Jung ile yaptığı özel görüşmeleri defterlerine kaydetti. Ölümünden sonra yayımlanan bu

devamını oku

C.G. Jung’un Gözünden: En Trajik Ânıyla Yüzleşen Amerika

Eylül 1912’de, psikanalizin dev ismi Dr. Carl Gustav Jung, Fordham Üniversitesi’nin davetlisi olarak Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret etti. Amacı, insan zihninin karanlık dehlizlerini açıklayan psikanaliz teorisini Yeni Dünya’ya anlatmaktı. Ancak Jung, sadece hastaları değil, koca bir ulusu da analiz masasına yatırdı. The New York Times gazetesinde 29 Eylül 1912’de yayımlanan röportajı, Amerikan toplumunun psikolojik yapısına

devamını oku

Bazı Gençlik Anıları : Carl Gustav Jung’un Gençliğine Dair

Şu Alafranga Zihin Doktorlarının Delikanlılık Halleri: “Fıçı” Jung Efendi’nin Gençlik Sırları! Bugün sizinle o meşhur “analitik psikoloji” denizlerinin kaptanı, rüya hafiyesi İsviçreli doktor Carl Gustav Jung’un çocukluk ve gençlik yıllarına doğru bir seyahate çıkacağız. Hem de en yakın çocukluk arkadaşı Albert Oeri’nin dilinden, elli yıl sonra kaleme aldığı o dürüst “Bazı Gençlik Anıları” isimli hatırattan!

devamını oku

Carl Gustav Jung’un rüyalarında karşılaştığı İlya ve Salome karakterleri,

İlya (Elijah) Neyi Simgeler? Salome Neyi Simgeler? Özetle İlya ve Salome; Jung’un kendi zihinsel karmaşasına bir amaç arayışı sırasında ortak bilinçdışının kuyusundan çıkardığı, baba, kadın, cinsellik ve bilgelik kavramlarıyla yüzleşmesini sağlayan çok katmanlı sembollerdir.

devamını oku

Şu Alafranga İzdivaçların İçyüzü: Carl Jung’un Gölgesindeki Kraliçe, Emma Jung!

Ey fani ! Geçenlerde size Tatavla’dan Paris’e uzanan “ölüm tüccarı” Zaharoff’un karanlık işlerinden dem vurmuştum. Bugün ise rotamızı İsviçre’nin o soğuk, o dumanlı dağlarına, “zihin doktorlarının”, ruh hafiyelerinin mahrem odalarına çeviriyoruz! Konumuz, şu meşhur psikanalist Carl Gustav Jung’un hem karısı, hem asistanı, hem de dert küpü olan zavallı ama bir o kadar da dirayetli Emma

devamını oku

Şu Alafranga Dünyanın İpsiz Sapsız İşleri: Tatavla’dan Paris’e Bir “Ölüm Tüccarı”nın Portresi

Ey fani ! Bugün size, şu yaldızlı Avrupa kıtasında ne dolaplar, ne fırıldaklar döndüğünü gösteren bir hikâyeden, Morris West’in Fanus adlı o meşhur romanından fırlayıp gelmiş bir zat-ı muhteremden bahsedeceğim. Öyle bir zat ki, adına Basil Zaharoff derler; kimileri ona “Avrupa’nın gizemli adamı”, kimileri ise düpedüz “ölüm tüccarı” adını takmıştır. Gelin görün ki bu tehlikeli

devamını oku

“Edebiyattan hiç anlamayan felsefe insanı, felsefe insanı değildir” Afşar Timuçin

Kavram bilgisinin yetkin bir bilinç oluşturmak için zorunlu olduğu tartışmasız bir gerçek. Ama bir yandan da yaşamla birlikte kavramlar da dönüşüyor. Sağlıklı bir bilinç etkinliği için kavramların dönüşümü ve bilinç etkinliğindeki yeri bakımından nelere dikkat etmek gerekiyor? İnsan bilinci sürekli dönüşen bir yapı ortaya koyuyor. Bu bilinçte dönüşen şeyin özü nedir dersek, bu dönüşen şeyin

devamını oku

“Felsefe profesörlerinden filozof olmaz.” Afşar Timuçin

Felsefe neden insanların gözünü korkutur? Kimi filozoflarda karşımıza çıkan, felsefe dilinin ağdalı olması bir etken olabilir mi?Felsefe dilinin ağdalı olması aslında felsefi yetersizliğin sonucudur. Çünkü felsefe diliyle kolay yoldan, basitçe anlatılamayacak hiçbir bilgi yoktur. Dolayısıyla bir filozof kendi görüşlerini basite indirgeyemiyorsa onun kafası karışık demektir. Ne yapmak gerekiyor peki? Yaşamı kavramak, yalınlaştırmak için felsefeyi yalın bir

devamını oku

Toplu Yaşam Alanlarında Yeni Standart: Profesyonel Site Hijyeni ve Yönetimsel Verimlilik

İZMİR – İzmir’in hızla dikey bir mimariye kavuşması ve çok bloklu site yaşamının yaygınlaşması, “ortak alan temizliği” kavramını geleneksel apartman görevlisi modelinden çıkarıp kurumsal bir yönetim disiplinine dönüştürdü. Günümüzde binlerce kişinin aynı asansörü paylaştığı, aynı spor salonlarını ve çocuk parklarını kullandığı dev projelerde, hijyenin sürdürülebilir olması sadece bir temizlik meselesi değil, bir toplum sağlığı zorunluluğu haline

devamını oku

Liyakat Algımızı Değerlendirelim – Psk. Banu Beyaz

Liyakat kavramının Türk Dil Kurumunda “yeterlilik, layık olma, uygunluk” gibi kelimeler ile ifade edilirken; Liyakatli kavramı iş bilir anlamı taşımaktadır. Liyakat kavramı Arapça kökenli bir kelimedir ve layık sözcüğü ile aynı kelimeden gelmektedir. Liyakat sözcüğü Latince karşılığı hak etmek, kazanmak anlamına gelen “mereo” kökü ve Yunanca güç, iktidar anlamına gelen “kratia” sözcüklerinin birleşimi “meritokrasi” sözcüğünün

devamını oku

Phubbing Davranışı – Psk. Banu Beyaz

Phubbing; ingilizce “phone’’ (telefon) kelimesinin ve “snub” (hiçe saymak, görmezden gelme) fiilinin birleştirilmesiyle meydana gelmiştir .Yüz yüze iletişim sırasında akıllı telefonla etkileşime giren kişiye “phubber” denilirken, “phub edilen” yani telefonla küçümsenen kişiler ise literatürde “phubbeerler” olarak adlandırılmıştır. (Chotpitayasunondh & Douglas, 2016: 13). Çok sayıda araştırmada, başkalarıyla etkileşim halindeyken akıllı telefon kullanımı “kaba ve sosyal açıdan

devamını oku

Sigmund Freud’un kuramları ışığında Hamlet karakteri nasıl yorumlanabilir?

William Shakespeare’in Hamlet adlı trajedisi, modern edebiyat eleştirisinde psikanalitik yorumların en sık uygulandığı metinlerden biridir. Özellikle Freud’un geliştirdiği Oedipus complex kuramı, Hamlet’in davranışlarını ve kararsızlığını açıklamak için önemli bir teorik çerçeve sunar. Bu makale, Freud’un psikanalitik kavramları çerçevesinde Hamlet karakterinin içsel çatışmalarını, eylemsizliğini ve annesiyle ilişkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. 1. Freud’un Hamlet Yorumu ve Oidipus

devamını oku

Macbeth oyununda iktidar arzusu ve ahlaki çöküş arasındaki ilişki nasıl dramatize edilir?

William Shakespeare’in trajedilerinden biri olan Macbeth, iktidar hırsının bireyin etik yapısını nasıl aşındırdığı ve nihayetinde psikolojik ve toplumsal bir yıkıma yol açtığı üzerine kuruludur. Oyun, iktidar arzusunun bireysel ahlakı nasıl dönüştürdüğünü dramatik yapı, karakter gelişimi ve sembolik motifler aracılığıyla sahneler. 1. Kehanet ve İktidar Arzusunun Doğuşu Oyunun başlangıcında Macbeth henüz ahlaki açıdan tamamen yozlaşmış bir

devamını oku

Don McGowan’ın “What Is Wrong with Jung” (1994) adlı Kitabı Üzerine

Don McGowan’ın “What Is Wrong with Jung” (1994) adlı kitabı, Carl Gustav Jung’un teorilerine ve metodolojisine yönelik sistemli ve sert bir eleştiri niteliği taşır. Kitap, Jung’un bir “bilim insanı” olmaktan ziyade, bilimsel yöntemleri kendi teolojik ve mitolojik görüşlerini doğrulamak için kullanan bir düşünür olduğu tezini savunur. 1. Metodolojik Eleştiri ve Bilimsel Disiplin Eksikliği McGowan’ın en

devamını oku