31 Temmuz 2026

Citroën Araçlarda Güvenli ve Konforlu Sürüş İçin Doğru Bakım Yaklaşımı

Citroën araçlar; konfor odaklı sürüş karakteri, modern donanımları ve teknolojik altyapısıyla şehir içi ve uzun yol kullanımında keyifli bir deneyim sunar. Ancak her araç gibi Citroën modellerinde de performansı korumak, yakıt tüketimini dengede tutmak ve sürüş güvenliğini artırmak için düzenli bakım şarttır. Özellikle yoğun trafik, kısa mesafeli dur-kalk kullanımı ve mevsim geçişleri; fren sistemi, akü,

devamını oku

İzmir Adnan Menderes Havalimanı Araç Kiralama Rehberi

Ege’nin kalbi İzmir’e iniş yaptığınız anda, şehrin enerjisini hissetmek ve rotanızı özgürce çizmek için en kritik adım doğru ulaşım stratejisini belirlemektir. İzmir Adnan Menderes Havalimanı araç kiralama hizmetleri, sadece bir ulaşım tercihi değil; Efes’in antik dokusundan Çeşme’nin masmavi sularına uzanan o eşsiz yolculuğun konfor kapısıdır. Toplu taşıma ağlarının kısıtlı saatlerine hapsolmadan, bagaj yükünüzü dert etmeden ve Ege’nin

devamını oku

Mottocup ile Pratik, Kaliteli ve Çevreci Bardak Çözümleri

Günümüzde hem bireysel kullanıcılar hem de işletmeler, içecek servisi konusunda pratik, hijyenik ve estetik çözümleri tercih ediyor. Bu noktada Mottocup, sektördeki güvenilir konumuyla dikkat çekiyor. Geniş ürün gamı, kaliteli üretim anlayışı ve çevre dostu malzeme kullanımıyla Mottocup; kafe, restoran, etkinlik organizasyonu, ofis veya bireysel kullanım fark etmeksizin her ihtiyaca cevap verebilen bir marka haline gelmiştir.

devamını oku

5ktur ile Karadeniz’de Konforlu ve Unutulmaz Deneyimler

Karadeniz’in eşsiz doğası, tarih kokan sokakları ve misafirperver insanlarıyla her mevsim ayrı bir güzellik sunan bu bölgede, konforlu, güvenli ve profesyonel ulaşım hizmetleri kadar iyi planlanmış tur deneyimleri de büyük önem taşıyor. 5ktur, yıllardır bölgedeki turizm deneyimini zenginleştiren, teknolojiyle hizmet anlayışını buluşturan bir marka olarak dikkat çekiyor. Seyahatseverler, 5ktur’un sunduğu esnek çözümler ve geniş hizmet

devamını oku

Hukukta Kalite ve Güvenin Adresi

Hayatın dönüm noktalarında hukuki destek almak, geleceği güvence altına almanın en etkili yoludur. İzmir avukatarayışındaki bireyler için profesyonellik ve uzmanlık şarttır. Avukat izmir hizmetlerinde müvekkil odaklı yaklaşımıyla tanınan bu büro, özellikle izmir boşanma avukatı ihtiyacında olanlara kapsamlı rehberlik sunar. İzmir Boşanma Avukatı ile Hak Kaybını Önleme Boşanma davaları, anlaşmalı veya çekişmeli olsun, dikkatli planlama gerektirir. Büronun uzmanları, protokol hazırlığından delil toplama aşamasına,

devamını oku

“Yalnızca Yaralı Bir Doktor İyileştirebilir”: Jung’un Gözünden Terapist Olma Sanatı ve Analiz Süreci

Modern psikoterapinin öncülerinden Carl Gustav Jung için terapi, soğuk bir klinik odasında uygulanan teknik bir işlemden çok daha fazlasıydı. O, “Ne kadar insan varsa o kadar da yöntem vardır” diyerek, insan ruhunun standart kalıplara sığdırılamayacağını savunurdu. Jung’un otobiyografisi Anılar, Düşler, Düşünceler, onun terapiye yaklaşımının kuramsal kitaplardan değil, bizzat hastalarıyla yaşadığı sarsıcı deneyimlerden doğduğunu gösterir. Peki,

devamını oku

Jung ve Parapiskolojiye İlgisinin Nedenleri

Jung’un parapsikolojiyi derinleştirmesi ve Freud’un buna şiddetle karşı çıkması, basit bir ilgi alanı farklılığı değil, bilinçdışının doğasına dair temel bir psikodinamik çatışmadır. Jung için parapsikoloji, bilinçdışının nesnel gerçekliğine açılan bir kapıyken; Freud için bu alan, bilimsel teorisini tehdit eden, bastırılması gereken “karanlık bir güçtür”. 1. Jung Neden Derinleştirdi? (Bilinçdışının Otonomisi) Jung’un parapsikolojiye ilgisi, batıl inançtan

devamını oku

Carl Gustav Jung hastalarından neler öğrenmiştir ?

Jung, Anılar, Düşler, Düşünceler adlı eserinde hastalarından edindiği deneyimlerin, kitaplardan öğrendiklerinden çok daha değerli olduğunu vurgular. Ona göre, “Hastalarım bana insan yaşamının gerçeklerini öğretti”. Jung’un teorisini şekillendiren, yöntemlerini değiştirmesine neden olan ve onu kişisel olarak etkileyen önemli vakalar ve bunlardan çıkardığı dersler şunlardır: 1. “Ayakkabı Dikme Hareketi Yapan” Kadın ve Şizofreninin Anlamı Jung, Burghölzli Akıl

devamını oku

Baba Katli mi, Özgürleşme mi? Jung ve Freud’un Büyük Kopuşunun Anatomisi

Psikoloji tarihinin en büyük “aşk ve nefret” hikayelerinden biri, hiç şüphesiz Carl Gustav Jung ve Sigmund Freud arasındakidir. Bir yanda Viyana’nın dahi ama dogmatik babası Freud, diğer yanda Zürih’in mistik ve asi oğlu Jung. Bu ilişki, 1907’de Viyana’da gerçekleşen ve tam 13 saat süren o efsanevi ilk buluşmayla başladı, 1913’te ise sessizliğe gömülen bir mektupla

devamını oku

İŞ YERİNDE MUTLULUK – PSK. BANU BEYAZ

Son yıllarda mutluluk üzerine yapılan çalışmalarda önemli bir artış  olmuştur. Konuya olan ilgi hem araştırmalarda bu konunun değerlendirilme sıklığı anlamında, hem de sosyoloji, geriatrik araştırmalar, klinik psikoloji, kişilik özellikleri, bilişsel etki gibi bu konuyu ele alan araştırma alanlarının çeşitliliği anlamında artmıştır. Mutluluk kavramı birçok araştırmacı tarafından yakından ilgilenilen bir alan olup birden fazla tanıma sahiptir.

devamını oku

Hegel’in Savaş Anlayışı ile Tolstoy’un Savaş Eleştirisi Arasındaki Gerilim

Modern düşüncede savaş, kimi zaman tarihsel ilerlemenin zorunlu bir aracı, kimi zaman ise insanlığın ahlaki iflasının en açık göstergesi olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu karşıtlık, G. W. F. Hegel ile Lev Tolstoy arasında belirgin bir felsefi gerilim olarak ortaya çıkar. Hegel, savaşı tarihsel aklın diyalektik işleyişinde zorunlu bir moment olarak konumlandırırken, Tolstoy savaşın bu türden rasyonelleştirilmesini ahlaki

devamını oku

SCHOPENHAUER: Yaşam Çağlarının Farklılığı Üzerine

Voltaire son derece güzel bir anlatımla şöyle demişti: Yaşının ruhuna sahip olmayan Yaşının tüm sıkıntılarını yaşar. Bu yüzden, bu mutluluk öğretisi incelememizin sonunda, yaşadığımız yılların bizde yarattığı değişikliklere bir bakış atmak uygun olacaktır. Tüm yaşamımız boyunca sadece şimdiki zamanın farkında oluruz, asla daha fazlasının değil. Şimdiki zamanın özelliği ise, başlangıçta önümüzde uzun bir gelecek, ama sonlara doğru

devamını oku

Jack London’ın Hayatta Kalma Anlatıları ve Schopenhauer’in İrade Felsefesi Arasındaki Bağlantılar

Hayatta Kalma Mücadelesinin Doğası London’ın eserlerinde, kahramanlar genellikle doğanın sert koşullarıyla karşı karşıya kalır. Vahşi doğanın acımasızlığı, bireyin fiziksel ve zihinsel sınırlarını zorlar. Schopenhauer’in irade felsefesine göre, yaşamın özü, her canlıda bulunan ve hayatta kalmayı sağlayan temel bir dürtü olan iradedir. Bu irade, bilinçli bir hedef olmaksızın, varlığını sürdürme çabası olarak kendini gösterir. London’ın karakterleri,

devamını oku

Bitmeyen Kavga – John Steinbeck -insanlığın kendi kendisiyle tutuştuğu, acılarla dolu, ezeli ve ebedi savaşı-

Bitmeyen Kavga, insanlığın bitmek tükenmek bilmeyen mücadele gücünün anlatıldığı eşsiz bir grev romanı. John Steinbeck, bir kıvılcımla doğan ve dalga dalga büyüyen bir grevi kaleme alıyor. Torgas Vadisi’nde elma toplayıcılığı yapan işçiler, kötü muameleye ve düşük ücretlere karşı isyan eder ve bu isyan bir anda greve dönüşür. Toprak sahiplerine karşı büyük bir azimle girişilen ve

devamını oku

İş Arayışında Rekabet Avantajı Olarak Öz Farkındalık

Günümüz iş piyasası, geçmişe kıyasla çok daha rekabetçi ve karmaşık bir yapıya sahip. Aynı pozisyon için onlarca, hatta yüzlerce adayın başvurduğu bir ortamda, teknik beceriler tek başına yeterli olmuyor. İşte tam bu noktada öz farkındalık, adaylar için güçlü bir rekabet avantajına dönüşüyor. Kişinin kendini tanıması, yalnızca doğru işi bulmasına değil, aynı zamanda uzun vadede daha

devamını oku

Victor Hugo ‘dan Seçme Şiirler

Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı? Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından

devamını oku

Ekonomik Pragmatizmden Patolojik Hırsa: Puşkin’in Maça Kızı Öyküsünde Hermann’ın Ahlaki Çöküşü

Aleksandr Puşkin’in Maça Kızı (Pikovaya dama, 1834) öyküsü, Rus edebiyatında modern bireyin arzu ekonomisini en erken teşhis eden metinlerden biridir. Hermann karakteri, Puşkin’in döneminde yükselen yeni toplumsal-tipolojik figürün—hesapçı, rasyonel, bireyci ve yükselme arzusuyla dolu proto-burjuvanın—örneklerinden biridir. Bu özellikleriyle Hermann, Auerbach’ın modern gerçekçilikte tanımladığı “içsel çatışmayı belirleyen birey” formuna yaklaşır (Auerbach, 1946/2003, s. 458).Ancak Puşkin bu

devamını oku

Gogol’ün Ölü Canlar (1842) adlı eserinde yer alan Çiçikov’un Babasıyla İlişkisi (VİDEO)

Bu video, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki başkarakter Çiçikov’un babasıyla olan sorunlu ilişkisini çeşitli psikanalitik teoriler üzerinden inceler. Çalışma; Freud, Adler, Lacan ve Winnicott gibi düşünürlerin yaklaşımlarını kullanarak karakterin çocukluk döneminde yaşadığı duygusal ihmalin yetişkinlikteki davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyar. Yazara göre babanın ahlaki değerler yerine sadece maddi kazancı öğütlemesi, Çiçikov’da çarpık bir süperego ve toplumsal maskelerden oluşan sahte bir benlik yaratmıştır. Video, karakterin ölü köylüleri satın alma saplantısını,

devamını oku

Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki Pavel İvanoviç Çiçikov’un çevresindekiler mi saftır, yoksa çıkar ortaklığı mı içindedirler?

Gogol’ün Ölü Canlar romanında Çiçikov’un etkileşime girdiği toprak sahiplerini tek bir kalıba sokmak zordur; ancak genel tabloya bakıldığında karşımızda “saf” insanlardan ziyade, ahlaki bir çürüme ve derin bir bencillik içerisinde yaşayan figürler bulunur. Çiçikov’un başarısı, bu karakterlerin saflığından değil, her birinin kendi özel kusuruna (açgözlülük, hayalperestlik, cimrilik veya kaba bir pragmatizm) uygun bir maske takabilmesinden gelir. İşte karakterler üzerinden

devamını oku

Projektif Teknik İle Bir Çalışma: Çocukların Kişisel Eşyalarına Dair Algılamalarına İlişkin Cümle Tamamlama Tekniğinin Uygulanışı

ÖZET Eşyalar konuşamıyor, acaba konuşsalar neler söylerlerdi size ?” denilerek çocuklardan kişisel eşyalarına dair yanıtlar alınmıştır. İÇERİK Bireyleri  tanıma   tekniklerinden  birisi  de  projektif (yansıtmalı) bir teknik olan cümle tamamlama  ile veri toplamaktır. “Projeksiyon”  sözcüğü  Freud  tarafından ortaya konmuştur.  “Projektif  testler” deyimi  ilk  kez 1939  yılında  Amerikalı  psikolog  Lawrance  K. Frank tarafından  bir  test grubu  için 

devamını oku