31 Temmuz 2026

SEKÜLERİZM – LAİKLİK – ÇEDES / 2 – Nejdet Evren

1921 Anayasası olarak bilinen 1921 Tarihli ve 85 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanunu’nun 2. Maddesi 1923 yılında 634 sayılı yasa ile değiştirilerek ilk metinde olmayan bir hüküm eklenmiştir. Buna göre “Madde 2.- (Değişik : 29.10.1339 (1923) – 364 S. Kanun) Türkiye Devletinin dini, Dini İslâmdır. Resmi lisanı Türkçedir. “ Bu değişiklik ile açıkça bir din, İslamiyet

devamını oku

“ben yolcuyum, rüzgarın peşine düşmüşüm”

Kardeş Türküler – De Bila Beto (Kardeş Türkülerin doğu albümünden) gökyüzü, gökyüzü rüzgar vursun, uçsun mendil. Çöl ortasında kalmış bir güle döndüm, kaldım kışın ortasında, yalnız. De bana ey dağların çocuğu, Gurbet nedir, sıla nedir, sen bilirsin! kaldım buralarda, bîçâreyim, De bana ey dağların çocuğu, sen bilirsin sıcak yelin ne olduğunu hey, haydi aksın pınar

devamını oku

Hayat Cebren Akıyor, Sinekler ve Örümcekler Ulus Baker

Hayat Cebren Akıyor, Sinekler ve Örümcekler Ulus Baker ( Hayvan Dergisi , Cilt:7, Sayı: 44, Sayfa: 16–18) Spinoza, Negri’nin ifade ettiği gibi çağının bir anomalisi. Zorluklarla dolu, kısa bir yaşamı olmuş, aforoz edilmiş, hoşgörüsüzlüğün ne olduğunu anlatabilmek için, bir saldırıda hançerle yırtılan paltosunu hep yanında taşımış. Yaşamı çeşitli kaynaklardan okunabilir ama onu anlamak için şu

devamını oku

Yabancı – Albert Camus (Radyo Tiyatrosu)

Albert Camus’nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan “Yabancı”, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir “varlık”ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi “Meursault”, bir simge kahraman değildir, “adı” olmayan bir “Yabancı”dır;

devamını oku

Suç ve Ceza – Dostoyevski (Radyo Tiyatrosu)

1866 yılı Rusya’sını yansıtan “Suç ve Ceza” (Prestupleniye i nakazaniye), Dostoyevski’nin en büyük eserlerinden birisidir. Dostoyevski’nin ölümüne 15 yıl kala açlık ve sefalet içinde kaleme aldığı bu eser dönemin Rusya’sının sosyo-ekonomik yanlarını tümüyle ortaya koymakla beraber Dostoyevski’nin yaşam kavgasını da çeşitli yönlerden anlatmaktadır.

devamını oku

Yüzbaşının Kızı – Aleksandr Puşkin (Radyo Tiyatrosu)

Yüzbaşının Kızı, Puşkin’in 1833-1836 yılları arasında yazdığı ve Yemelyan Pugaçov Ayaklanması sırasında Rus bir subayla görev yaptığı kale komutanı yüzbaşının kızı arasındaki duygusal ilişkileri konu alan romanıdır. Yüzbaşının Kızı, Puşkin’in roman alanındaki en önemli eserlerinden biridir.

devamını oku

José Ortega y Gasset: “Sıradan olan kişi sıradan olma hakkını ya da sıradanlığı bir hak olarak ilan etmekte ve dayatmakta”

Kitle insanı kendini kusursuz hisseder. Oysa bir seçkin kendini kusursuz hissetmek için pek kendini beğenmiş biri olmalıdır, kendi kusursuzluğuna olan inancı onun özünden kaynaklanmaz, safdillik sonucu da değildir, kendini beğenmişliğinden kaynaklanır, kendisi için bile kurmaca, hayal ürünü ve sorunsaldır. O nedenle kendini beğenmiş kişi başkalarına ihtiyaç duyar, kendi hakkında edinmek istediği fikri onlara doğrulatma derdindedir.

devamını oku

Beyaz Geceler – Dostoyevski (Radyo Tiyatrosu)

Beyaz Geceler, 1848 yılında yayımlanmış, 19. yüzyıl Rus yazarlarından Fyodor Dostoyevski’nin bir kısa hikâyesidir. Dostoyevski’nin ilk eserlerinden olan “Beyaz Geceler”de hayalperest bir adamın dört günlük aşkını anlatılır. Yazarın “hayalperest” tanımlaması ilginçtir. “Hayalperest” sıfatı kitapta dostsuz, sevinçsiz, duygusuz, hayattan zevk almadan yaşayan, toplumun dışına itilmiş insanlara yakıştırılmıştır. Dostoyevski’nin diğer realist ve karamsar eserlerine göre oldukça farklı

devamını oku

İş Yerlerinizin Zeminini Neden Epoksi Kaplama Yapmalısınız?

Hepimiz aldığımız eğitimlerin ardından kendimize uygun bir iş arayışına gireriz. Zorlu iş mülakatlarının ardından bulduğumuz işlerde gece gündüz demeden çalışırız. Birlikte çalışacağımız iş arkadaşlarımızın bizlere karşı tutumu ve birlikte iş birliği içerisinde olmamız oldukça önemlidir. Tabi ki çalıştığımız ortamın temiz ve hijyenik olması da bir hayli önemlidir. Çünkü bir personel temiz ve hijyenik ortamlarda çalıştığı

devamını oku

İtalya’da trenlerin dakik çalıştığının düşünülmesi büyük oranda faşist iktidarın kurduğu propaganda sisteminin bir ürünüydü.

İtalya’da trenlerin dakik çalıştığının düşünülmesi büyük oranda faşist iktidarın kurduğu propaganda sisteminin bir ürünüydü. Mussolini’nin iktidar yıllarındaki birinci önceliği, İtalyan halkının kalbini ve aklını kazanmak, onları ve dünyanın geri kalanını liberal veya demokratik ilkeler karşısında faşizmin faydalarıyla etkilemek olmuştur. “Toprak için Savaş” yüceltilen bataklık kurutma projesinde olduğu gibi, yeni hükümet bir tür “savaş” olarak adlandırdığı

devamını oku

ABD Başkanı Abraham Lincoln, iç savaşın başlangıcında köleliği savunurdu.

“Ben asla ve asla beyaz ve siyah ırkın sosyal ve politik eşitliğine yönelik hiçbir girişime sıcak bakmadım. Asla ve asla zencilere seçmen veya jüri üyesi olma hakkı verilmesine, onlara devlet kadrosu açılmasına veya beyaz insanlarla evlenme hakkı tanınmasına sıcak bakmadım. Bu gibi uygulamalara katılamam çünkü beyazlar üstün bir konumdadırlar. Fakat bu, siyahların her şeyden mahrum

devamını oku

Richard E. Nisbett: Galileo ve Newton, keşiflerini sadece kolaylıkla bastırılamayacakları için değil, merak ve eleştirel düşünce alışkanlıkları nedeniyle yapmışlardı.

Batı, ortaçağda başat olarak tarımla ilgilenirken, daha az bireyci oldu. Avrupa köylüsü, gündelik yaşamda karşılıklı bağımlılık veya özgürlük açısından, ya da akıl yürütmede rasyonalist yaklaşım bakımından, herhalde Çin köylüsünden çok da farklı değildi. Üstelik entelektüel ve kültürel başarı açısından, Avrupa tam anlamıyla geri kalmış bir durumdaydı. Arap emirleri Platon ve Aristoteles’i tartışırken ve Çin’in bölgesel

devamını oku

Ayfer Tunç’un ‘Kuru Kız’ romanı hakkında – Sadık Güvenç

Ayfer Tunç, Kuru Kız romanında sıradan birini mi anlatıyor? Yoksa sıra dışı birini mi anlatıyor? Romanın ana kahramanı Kuru Kız, kendini mahallenin sahibi olarak gören her tarakta bezi olanlarca ötekileştirilmek isteniyor mu? Yok mu herkesin mahallesinde böylesi toplum dışına itilmek istenen ötekiler? İsterler ki herkes kendilerine benzesin. Benzemiyorlarsa yaşamasınlar daha iyi! Ötekileştirilen bireyin yalnızlığından, çaresiz

devamını oku

Tolstoy: iktidarlar halklar arasında varo­lan barışı bilerek bozuyor ve aralarında düşmanlık uyandırıyorlar.

TOLSTOY: “Varolmak için bir gerekçeleri bulunsun diye, iktidarlar, halklarını diğer halkların saldırılarından koru­malıdırlar; ama hiçbir halk bir diğerine ne saldırmak ister, ne de saldırır ve bu yüzden iktidarlar, barış istemek bir yana, özenle, diğer milletlerde kendilerine karşı bir nefret uyandırırlar. Kendilerine karşı diğer halkın nefretini ve kendi halkının vatanseverliğini uyandırdıktan sonra her ikti­dar, halkını, tehlikede

devamını oku

Orhan Veli: “Bu mektubun bütün cümleleri tesadüfen, B ile başladı. Belki de Bella B ile başladığı için.”

Orhan Veli uzun yıllar Bella’ya kur yapar. Bir de isim bulur ona: Düşes. Karşı adlı kitabını 1949’da Bella’ya verirken ilk sayfasına “Bu iş böyle yürümez duchesse!” yazar. Nedir yürümeyen tam belli değil. Belki de kendisi bile bu sorunun cevabını bulamamıştır. 1946’da Bella’ya yazdığı bir mektupta bunun izlerini görebiliriz: Bella, İki şeyden dolayı vicdan azabı çekiyorum.

devamını oku

Dostoyevski: “Cezaevinden çıkarken yanımda insan tipleri ve kişiliklerle çıktım!”

“Aslında insanlar her yerde insan. Hapishanede geçen o dört yılda suçlular arasında adama benzer insanları ayırt etmeyi öğrendim. İnan bana, onların arasında akıllı, güçlü, güzel insanlar var, kaba, katı bir yüzeyin altında altın bulmak ne sevindirici bir şey. Hem de bunlar bir kişi, iki kişi değil, çok. Bazılarına saygı duymamak olanaksız, bazıları ise tam anlamıyla

devamını oku

J. M. Coetzee: İnsan denilen sözde uygar varlıklar, savunmasızları kasten aşağılar ve insanlıktan çıkarırlar.

BİR GÜN, ÇELİMSİZ BİR ÖĞRENCİM Üniversitedeki odama gelip, kendisine ödev olarak verdiğim Barbarları Beklerken’i bir türlü okuyamadığını söyledi, hiç lafı dolandırmadan. “Hocam, bu kitap beni aşıyor.” Akabinde daha da yumuşak bir sesle: “Bu kitabı okumasam, olmaz mı?” Muhtemelen şaşkın şaşkın baktığımı görünce izah etmeye girişti: “Ben Teksas’lıyım hocam. Baptist bir aileden geliyorum. Bu kitapsa fazlasıyla

devamını oku

Nietzsche: “Hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar.”

Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda, şöyle cevap vermişti: “tembelliğe meyillidirler.” Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: “Hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar.” Temelde her insan, dünyada yalnızca

devamını oku

Efsun Elif Bostancı: Yürek burkarken umut aşılayan, zihnime mıhlanan muhteşem Tereza!

Ah Tereza ! Yürek burkarken umut aşılayan, zihnime mıhlanan muhteşem Tereza! Çok büyük acı, hüzün, çok fazla tecrübe ve inanılmaz bir direngenlik hikayesi. Hem beni yerle bir etti hem umutlarımı göklere çıkardı, tezatlar abidesi. 12 yaşında öz teyzesi tarafınfan sapık bir kadın tacirine satılan Tereza’nın gülen yüzü birden solar. Büyük bir karanlığın içinde yolunu bulmaya

devamını oku