31 Temmuz 2026

Yuval Noah Harari: Kısırdöngüler, tarihi tesadüflerle oluşmuş hayali hiyerarşileri kalıcı hâle getirebilirler.

Amerika’da Temiz Olmak Modern Amerika’daki ırk hiyerarşisini sürdüren şey de benzer bir kısırdöngüdür. Avrupalı fatihler 16. yüzyıldan 18. yüzyıla dek, milyonlarca Afrikalı köleyi madenlerde ve çiftliklerde çalıştırmak üzere Amerika’ya getirdi. Bu köleleri Avrupa veya Doğu Asya yerine Afrika’dan getirme kararı üç temel etkene dayanıyordu. Birincisi, Afrika daha yakındı ve hâliyle köleleri Vietnam yerine Senegal’den ithal

devamını oku

Tarihin iki önemli özelliği – Yuval Noah Harari

III. Kısım 13 Başarının Sırrı TİCARET, İMPARATORLUKLAR VE EVRENSEL dinler, eninde sonunda dünyanın tüm Sapienslerini bugün içinde yaşadığımız küresel dünyada birleştirdi. Bu genişleme ve birleşme süreci, elbette durağan ve pürüzsüz değildi. Daha geniş açıdan bakarsak, çok sayıda küçük kültürden az sayıda büyük kültüre ve en sonunda tek bir küresel topluma geçiş, muhtemelen insanlık tarihinin dinamiklerinin

devamını oku

İnsan neden mutluluğu ıskalıyor? Yuval Noah Harari

Modern insan daha fazla mutluluk için bu kadar uğraşıyorken depresyon ve intihar oranları yükseliyor. Sizce insan, mutluluk arayışında başarısız mı oldu? Sanırım evet, başarısız olundu. Güç kazanmakta iyiyiz ancak bu güçleri mutluluğa dönüştürmekte değiliz. İnsan mutluluğu, Taş Çağı’ndan bu yana pek fark etmedi. Bunun bir nedeni, mutluluk ve ıstırap çekme konusundaki dar, sığ anlayışımızdan kaynaklanıyor.

devamını oku

Yuval Noah Harari yanıtlıyor: Teknoloji ve dinler… Gelecekte nasıl olacak?

“Bugünlerde dünya onun kitaplarını konuşuyor. Oxford Üniversitesi’nden doktoralı İsrailli tarih profesörü Harari, ortaçağ tarihi ve askeri tarih çalışmış ve şimdi Kudüs İbrani Üniversitesi’nde ders veriyor. Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi ve Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi adlı kitaplarıyla Türkiye’de de en çok satanlar listesinden inmeyen Harari ile Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu toplantısında buluştuk​.”

devamını oku

Yabancılaşmanın Ölümsüz Şairi: Franz Kafka – Ahmet Ümit

Franz Kafka 3 Haziran 1924 yılında Viyana yakınlarındaki Kierling Sanatoryumu’nda yaşama gözlerini yumduğunda yalnızca 41 yaşındaydı. Belki her ölüm biraz erkendir, ama Kafka gibi sıradışı bir yaratıcının 41 yaşında yaşama gözlerini yumması, sözcüğün tam anlamıyla bir erken ölümdü. Yine de Kafka, bu kısa süreye daha önce benzeri olmayan yapıtlar sığdırdı. Kendisi gibi 1880 yılının başlarında

devamını oku

“Tolstoy’un iri cüssesi hâlâ ufku kaplamakta; ama…” Andre Gide

“Tolstoy’un iri cüssesi hâlâ ufku kaplamakta; ama -aynı dağlık ülkelerde, kendisinden uzaklaşıldıkça, en yakınındaki tepenin ardından, o tepenin gizlediği daha yüksek bir tepenin ortaya çıkışı gibi- bazı öncü kişiler daha şimdiden dev Tolstoy’un arkasından, Dostoyevski’nin ortaya çıkıp büyüdüğünü fark ediyorlar. Dostoyevski, işte o yüksek tepenin ardında yarısı saklı duran tepedir, dağ zincirinin sırlarla dolu düğümü;

devamını oku

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. – Aleksandr Puşkin

Koğuştan taze sabah havasına çıktım. Güneş doğuyordu. Dupduru gökyüzünde iki başlı, karlı bir dağ parlıyordu. Gerinirken: “Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler . Seslerin etkisi ne kadar güçlü! Var gücümle baktım bu efsanevi dağa. Yenilenme ve yaşam ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh’un gemisini, biri idamın öteki barışın simgeleri olarak uçup gelen kuzgunla güvercini gördüm.

devamını oku

Alesandr Puşkin’in ölümsüz şiirsel romanı, Yevgeni Onegin – Fyodor Dostoyevski

“Yevgeni Onegin hayallerle oynayan bir şiir değil, gerçekçi bir gözle yazılmış, ayağı yere sapasağlam basan bir eserdir. Bu şiirin gerçek Rus hayatını dile getiren yaratıcı gücüne, eserin sanat mükemmelliğine Puşkin’den önce kimse ulaşamamıştı, belki ondan sonra da kimse ulaşamadı. Onegin, Petersburglu’dur. Başka türlü olamazdı ki! Şiir için gerekli bu. Kahramanının gerçeğe en uygun yanlarından biri

devamını oku

Kleopatra ve Âşıkları – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Çeviri: Nâzım Hikmet)

KLEOPATRA VE ÂŞIKLARI Saray pırıl pırıl. Şarkıcılar hep bir ağızdan Destan okuyorlardı, filâvta ve rubabın akışıyla. Melike sesiyle ve bakışıyla Canlandırıyordu ziyafeti ihtişam içinde. Gönüller sürükleniyordu onun tahtına doğru Fakat altın tasın önünde, O, birdenbire daldı derinlere Mucizeli başını, omuzuna eğip durdu. Ve şimdi muhteşem ziyafet sanki uyukluyordu, Davetliler susmuştu. Şarkıcılarda ne ses, ne seda

devamını oku

Maça Kızı adlı öykü – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Maça kızı gizemli bir felaket habercisidir. -En yeni fal kitabından- Ve yağmurlu, kapanık havalarda sık sık toplanırlardı; -Tanrı günahlarını bağışlasın!- Büyük kumar oynarlardı. Ve kazanır ve tebeşirle yazarlardı. Böylece, yağmurlu, kapanık havalarda ciddi bir tavırla uğraşırlardı. Bir gün Atlı Birliği muhafızlarından Narumov’un salonunda iskambil oynuyorlardı. Uzun kış gecesi fark ettirmeden geçip gitti ve sabahın saat

devamını oku

CRM Programı (CRM Yazılımı)

CRM programı; müşteri bilgileri, şirket temsilcileri etkileşimleri, satın alımlar ve hizmet talepleri gibi müşteri verilerini toplar. Sonrasında bu verileri analiz eder. Diğer yandan CRM programı satış yapılan pek çok sektörde kullanılır ve CRM araçları satışa yardımcı araçlar olarak görülebilir. CRM Programı Nedir? CRM, müşteri ilişkileri yönetimi kelimesinin İngilizce karşılığından gelmektedir. Customer Relationship Manager’ın kısaltmasıdır. CRM,

devamını oku

Mücadele Estetiğine Bir Örnek: Özgürlük Tutkusu – Müslüm Kabadayı

Her canlının yaşama tutunmak için içgüdüsel, genetik veya bilinçli bir mücadelesi vardır. Hiç unutmuyorum, evimizin üst tarafındaki Aylinkaya’daki küçük bir kovukta biriken toprağa tutunan incir fidesinin zamanla kayayı çatlatarak nasıl büyüdüğüne, meyve verdiğine tanık olmuştum. Köpekler başta olmak üzere hayvanların da yaşama tutunabilmek için nasıl mücadele verdikleriyle ilgili çok sayıda film ve belgesel film çekildiğini,

devamını oku

Sait Faik’in Orhan Veli İle 1947’de Yaptığı Röportaj

“Orhan Veli elindeki şişeye mahzun bir tebessümle baktı. Şişe bitmek üzere idi. Kadehlere birer tane daha koyduk. Şişe boşaldı. Boş şişeyi pencereden dışarı attık. Sanki Orhan Veli’nin okuyucuyu gaflet uykusundan uyandırmak için yazdığı mısra rakı şişesinin içinde imiş gibi, şişe büyük bir şangırtı ile kırıldı. İçindeki mevhum sarhoş istavrit ayıldı. Kuş olup uçtu. O, kanarya

devamını oku

Direnmenin Estetiği’nin yazarı Peter Weiss – Tezer Özlü

Kültürü Tüm İnsanlığın Yararlanacağı Bir Olgu Haline Getirmek İçin Yaşamı Boyunca Çalışan Bir Sanatçı: Peter Weiss 10 Mayıs 1982 günü Stockholm’de öldü. Yaşamı boyunca tüm yapıtlarında dünyada savaşın, barbarlığın, insanın insanı öldürmesinin, insanın insanı sömürmesinin karşısında dikilmiş bu büyük insanı, ilkin saygıyla anıyorum. Onun öldüğü gün de, Alman radyo ve televizyonları ilkin Falkland Adalarındaki karşılıklı

devamını oku

Sait Faik’ten çeşitli anketlere ilginç cevaplar

KİMLER BEĞENİLİYOR? -Devlet adamı olarak kimi beğeniyorsunuz? Sait Faik: Hiç kimseyi beğenmiyorum. -Takdir ettiğiniz parlamenter kimdir? S.F.: Bilmiyorum. -Fıkracı? S.F.: Vâlâ Nurettin. -Şair? S.F.: Herhalde Yahya Kemal değil. Melih Cevdet. -Hikâyeci? S.F.: Orhan Kemal -Sahne san’atkârı? S.F.: Hepsinden nefret ediyorum. -Perde san’atkârı? S.F.: ????? -Ses san’atkârı? S.F.: Hiçbirini dinlemem. En korkuncu Celal Şahin. -Karikatürist? S.F.:

devamını oku

“Çıplak heykeller yapmalıyım, / çırılçıplak heykeller” Sait Faik

Mavinin ve yeşilin bütünleştiği bir adada, Burgazada’da, vapur iskelesinden indiğinizde sizi karşılayan martı çığlıklarıyla yürürken, sakin ve telaşsız bir adam görürsünüz balık tutmaya çalışan. Tuz kokusu karışmış havayı ciğerlerinize doldurup şöyle bir baktığınızda denize karşı, bu adamın tuttuğu balığı öpüp suya bıraktığını fark edersiniz. Ne yapıyor bu adam böyle boş boş diye sayıklarken siz, bu

devamını oku

Plajdaki Ayna – Sait Faik Abasıyanık (Sesli Öykü)

Sesli Edebiyat Yapımları  Öyküler “Ses”leniyor proje kapsamında Hakan Vanlı – Gülen Karaman tarafından seslendirilen Sait Faik Abasıyanık’ın “Plajdaki Ayna” adlı öyküsünü dinlemek için “devamını oku”yu tıklayınız. Türü : Sesli Kitap Antolojisi Yöneten : Göksenin Göksel Yapım Tarihi : Ocak 2007 CD Sayısı : 20 DenizBank / Deniz Kültür

devamını oku

“Ben yaramazlık nedir bilmiyorum ki” – Sait Faik Abasıyanık

-(.) – Ben mektebe gitmiyorum ki. – Neden? – Öğretmen beni dövüyor. – Neden? – Yaramazlık ediyorum da ondan. – Sen de yaramazlık yapma. – Ben yaramazlık nedir bilmiyorum ki. – Öğretmenin yapma dediği şey, dedim. – Belli olmuyor ki! Bir gün arkadaşımın biri, ?Çamaşırcının piçi? dedi. Ben de dövdüm onu. Öğretmen de beni dövdü. Ondan sonra hep çamaşırcının piçi diye çağırdılar. Hiç

devamını oku

Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık

Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna

devamını oku